Havaların soğumaya başladığı bu günlerde sokaktaki canların içini ısıtacak mama desteğinde bulunan Türkiyenin en faydalı stksı @Tumyad4 a çok teşekkür ederiz.
Ben Hz Musa değilim , elimde asa yok.
O kadar fazla yardım talebi varki, yetişmek imkansız. Günde 18 saat kurumdayız, 10 seneyi geçti, kurum 1 gün kapanmadı, bayram seyran hep açığız, elimizden gelenin hep fazlasını yaptık, Tümyad adanmışlıktır, yetişemediğimiz her kardeşimiz içimizde sızıdır, kimse gönül koymasın, hep adaletli davranıyoruz. Ormanlar yanıyor, keşke her yangın yerinde olsak, bişeyin ucundan tutsak, binlerce burs, okul desteği, onlarca akülü araç desteği, binlerce gıda desteği isteyen var, yetişmek imkansız, protez desteği isteyen, kira, elektrik, su desteği isteyen.
Tümyad çok cüzzi bütçeyle olmaz denilen işleri oldurdu, umarım ileride gücümüz fazla olur, daha çok insana, hayvana destek olma şansımız olur,
Bu sayfanın milyonlar olması lazım, dolandırıcı haluğun sayfası 10 milyondu
Buda bizim sitemimiz olsun.
Başka canlıların aynı acıyı yaşamaması ve adaletin sağlanması için soruşturmanın hızlandırılmasını talep ediyoruz.
Daha önce kamuoyuna duyurduğumuz bu vahim olayda, bir yavru kedinin birden fazla kişi tarafından sistematik ve ağır eziyete maruz bırakıldığı görüntüler kamuoyuna yansımıştı.
Görüntülerde; yavru kediye yabancı cisimlerle cinsel saldırıda bulunulduğu, vücudunda sigara söndürüldüğü, kuyruğundan tutularak sallanıp yere vurulduğu, tekmelerle dövülerek kemiklerinin kırıldığı, ayaklarla ezildiği ve ardından yakıldığı görülmektedir.
Bu ağır ve planlı eziyet sonucunda yavru kedi yaşamını yitirmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmış ve şüpheliler hakkında gözaltı talimatı verilmiştir. Ancak failler henüz tespit edilerek adli makamlar önüne çıkarılmamıştır.
Böylesine vahim bir olayın failleri ivedilikle tespit edilmeli, yakalanmalı ve yürürlükteki mevzuat kapsamında hak ettikleri cezayı almalıdır.
TÜMYAD olarak soruşturmanın hızlandırılmasını ve faillerin bir an önce adalet önüne çıkarılmasını talep ediyoruz.
Hayvana şiddet suçtur.
#HayvanaŞiddetSuçtur #Adaletİstiyoruz
Hayvanlara yapılan zulme sessiz kalmak, ahlaki bir zaafiyettir. Her birey, en yakınından başlayarak bu zulme karşı durmalıdır. Çünkü bu dünya sadece insanların değil, tüm canlıların ortak evi. İnsanlık, kötülükleri engellemek için bir araya gelmeli ve sesini yükseltmelidir. Unutmamalıyız ki, biz suskun kaldıkça bu zulüm devam ediyor. Herkes üzerine düşen sorumluluğu almalı ve harekete geçmelidir. 🌍🐾
#KötülüğeDurDe
Söylediğimiz gibi sıra kedilere geldi. Valilik açıklamasında 4 ay önce yaşandığı belirtilen bir kedi tırmalaması vakasına gönderme yapmış. Kedi tırnağından kuduz bulaşması, kafanıza meteor düşmesi ihtimaliyle aynı. TR'de böyle bir vaka kayıtlarda yok. Bu bir psikolojik harp haberi.
Seni böyle gördüğüm ilk andan itibaren beynimde dönüyor bu sözler Cezve… Sen sakın ha bize hakkını helal etme.
“Yok bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda bir yer
Bana bu cihanda yoktur, aman”
#CezveİçinAdalet
Cezve… Sana nasıl kıydılar? 😔
“Ağlamadan izleyebilirim” dedim ama ne mümkün…
Öyle tatlısın, öyle sevgi dolusun ki…
İçinde zerre kötülük yoktu.
Tek suçun, herkesi insan sanmaktı.
Tıpkı Eros gibi…
Ama karşına çıkanlar, insan suretine bürünmüş canilerdi.
Vicdanı, merhameti olmayan yaratıklar…
Unutulmasın, insan olarak doğmak kimseye üstünlük vermez.
“Eşref-i mahlûk” olmak; merhamet, adalet, vicdan ve bir çok özellik ister.
O vasıf kazanılır, doğuştan verilmez.
Sana kıyan cani en ağır cezayı alana kadar,
7527 sayılı yasa iptal edilene kadar,
Nefreti örgütleyen GÜSODER ve çevresi yargılanana kadar
Bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz!
#7527KıyımYasasıiptal
#GüsoderTerörüneSon
Onlar üşümez, Allah onları öyle yarattı diyenler bu videoyu iyi izlesin. Az önce buz gibi ayazda çarşı merkezinde, araçların gelip geçtiği yola sinmiş titreyerek ölümü bekliyordu. İyiki rastlamışız ona 😔🙏
#soğuk#ayaz#subat#kedi
Yanlarından yüzlerce, belki binlerce insan geçerken, soğuktan donarak hayatını kaybeden sokak hayvanlarını görmezden gelmek ne kadar mümkün?
Seslerini duyurabildiklerinde bile, kimse onları görmüyor, yardım çığlıklarına kulak tıkanıyor. Ama neden?
Farkındalık eksikliği, aciliyet algısının yetersizliği, yardım etme kapasitesindeki sınırlılıklar, ilgisizlik ve toplumsal normlar bu derin sessizliğin ardındaki asıl nedenlerdir.
Bir aile bireyinin ölüm döşeğinde acı çekerken yapmamız gerekeni düşünün; aynı duygusal ve etik sorumluluğu, bu canlılar için de taşımamız gerekmiyor mu?
Onları görmek, onlara ses olmak ve toplumsal farkındalık yaratmak, hepimizin üzerine düşen insani bir sorumluluktur.