Hakan hocanın önerilerinin anlaşılması zor gerçekten; bir çıkış stratejisi öneriyor ama tutarsızlıklar içeriyor; önce kredi/döviz kuru gevşemesi öneriyor ve sonrasında daha derin bir resesyon; yani sıfırdan başlayalım diyor, mevcut kriz yeterince iyi bir kriz değil demek istiyor
İngilizce’de bir söz var: “If it ain’t broke, don’t fix it”
Yani kısaca “bozuk olmayan bir şeyi düzeltme”
Yaklaşık 25 yıl boyunca borsada günlük hisse senedi fiyat marjı %20 olarak uygulandı. Bu süreçte Türkiye ve dünya akla hayale gelmeyecek krizler, dalgalanmalar, şoklar yaşadı.
Sonra Covid sırasında pandeminin piyasalar üzerindeki etkisini azaltmak için bu oran “geçici olarak” %10’a düşürüldü.
O gün bugündür (yaklaşık son 5 yıldır) fiyat marjı düşürüldüğü yerde kaldı. Artık ne Covid var ne movid.
Neden peki? Bugün artık olağanüstü bir durum yokken neden eski hale dönülmüyor? Çeyrek yüzyıl yapılan uygulama yanlış mıydı yani? Nesi bozuktu tam olarak?
Bunun ben mantıklı bir açıklamasını bulamıyorum bilen varsa söylesin..
Denebilir ki ya ne farkeder ha %20 ha %10, hem zaten daha iyi yatırımcının günlük zararı sınırlanmış olur, malesef kazın ayağı öyle değil.
Marjın %10 olması, piyasadaki spekülasyon ve özellikle manipülasyonu arttırdı. Piyasanın içinde olan bütün aktörler de bunun farkında. Bu konuda akademik çalışmalar da var.
Bilimsel olarak bunun tersini iddia eden varsa buyursun yazsın ben de öğrenmiş olurum.
Açığa satış yasağı gibi bunun da değişmesinin, piyasadaki sağlıklı fiyat oluşumu açısından gerekli olduğunu düşünüyorum.
Eskiden 25 yaşındaki insanları görünce her şeyi çözmüş, kariyerini kurmuş, doğru insanı bulmuş, ne istediğini bilen kişiler sanırdım. Meğer 25 yaş, cevaplardan çok soruların arttığı bir yaşmış.
Mert Başaran’ı çok tasvip etmem ancak bu söyledikleri %100 haklı. Serhan denen adamın anlattıklarıyla Mertin dedikleri ne alaka gidip tahtakale esnafından vergiyi vatandaş mı toplasın o başka bir tartışmanın konusu
Sen tüm vergi yükünü orta direğe yık, sonra ay sonunu getiremiyor de.
Gelir vergisi tahsilatının %93'ü stopajla alınıyor. Yani maaşlının cebinden daha maaşı eline geçmeden.
Tahtakale esnafı gelir vergisinin kaçta kaçını ödüyor?
Kuyumcunun beyan ettiği gelirle kasasındaki nakit aynı mı?
Toptancı her satışa fatura kesiyor mu?
Maaşlıyı aşağıla, kayıt dışı esnafı romantize et. Klasik.
Beyaz yakalı edebiyatı bir hayli sıktı artık bu adamın.