Seninle sohbet etmeyi sana sarılmayı seninle gezmelerimi bile o kadar özledim ki Shrek’m. Kalbimdeki o 40. mum hala tazecik bir hasretle yanarken, aynı zamanda yolumu aydınlatması için, hep yanımda olduğunu bilmem için bıraktığını biliyorum…
Şükretmeyi unuttuğum mutsuz ve dipte bir dönemim vardı. O günlerden sonra iki alışkanlık edindim. Birincisi sahip olduğum herşey için şükretmek, ikincisi bana kötü enerji veren heryeri ve herkesi terk etmek.
Yıl 2025 ve benim mucizelere olan inancım hala geri gelmedi. Tekrar tekrar kabuğu kalkan yara gibi kanayıp duruyorum. Hiçbirşey senli günler gibi,hiçbirşey eskisi gibi olmadı…
Bu şehre eskiden koşup geri gelmenin çok daha anlamı vardı. Bekleyenimin güzelliği özelliği hasreti sardı içimi. Büyük bir boşluk hissi var artık bu şehirde…
Şu hayatta anlasilabilmek kadar mucizevi bir nimet yok. Bunu bulabildiyseniz ne mutlu. Aksi durumda tüm ömrünüz içinize akittiginiz gozyaslariyla doluyor.
Ha bide şu yeni logoyu beğenmeyen bı ben değilimdir yahuuu. Yasaklı bı sayfaya giriyomus hissi ve birdenbire ben nerdeyim lan dedirten his. Hiç giresimizzz kalmadı beee Elıııın'cımm!
Sosyal medyanın en kotu yanlarından biri de spoilere maruz kalmak! Dizinin yeni sezonu gelmiştir ama senin izlemeye fırsatın olmamıştır. Ama herkes story atmaya başlamıştır bile.
Tamam en çok siz izliyosunuz en çok sizin diziniz ama bizi bi salın beee!
biriyle kavga edebilirsin, üzülebilirsin, kalbin kırılabilir bunlara dayanabilirsin. ama değersiz hissettirildiğinde dayanamazsın. çünkü varlığını gördüğün bi şeye yokmuş gibi davranmak aşırı dayanılmaz hissettirir
Sabahattin Ali ne güzel açıklamış;
Canım çok şey anlatmak istiyor ama yorgunum.Beynim yorgun,bedenim yorgun, Bunca şeyi affeden kalbim bile yorgun artık. Heveslerim yorgun, iyimserliğim yorgun,Konuşarak anlaşmaya olan inancım bile yorgun artık.Çok yorgunum