@cigdembaysall@mansuryavas06 Sosyal medyayı kullanıyorsunuz bu konular çok hassas biraz daha hakkaniyetli ve vicdanlı olun çok zor bir dönemden geçiyoruz.
Aysel Serap Gez <<Yazmış..
CUMHURBAŞKANI’NA MEKTUP!
Sayın Cumhurbaşkanım!
"Karınlarını biz doyuruyoruz, oy vermiyorlar" diyorsunuz da; siz kaç yıldır elektrik faturası ödemiyorsunuz?
Doğalgaz mesela, hiç böyle bir fatura gördünüz mü?
Peki, hiç arabanızı benzin istasyonuna çekip, kendi benzininizi aldınız mı? Hem de kendi paranızla ama...
Mesela siz, çocuğun bu sene yurt masrafı ne olacak diye düşündünüz mü? Sınava giriş ücretini ödeyemediğiniz için, sınava sokamadığınız evladınız oldu mu?
Doğru söyleyin lütfen, Emine hanım, pazarda peynirin kilosunun kaç tl olduğunu bilmeyeli kaç sene oldu?
İlk evinizi nasıl aldınız?
Kaç senedir kira ödemiyorsunuz?
Sıfırdan gelip, kaç mülkünüz oldu?
O milyonluk araçlara sahip olmadan önce, onları ilk ve ancak rüyada görebiliyor olmanızın üstünden kaç sene geçti?
Adına kesilmiş tek bir fatura görmeden 30 yılı aşkın bir zaman yaşamak nasıl bir duygu?
Tatile ya da doğduğun yerlere giderken bütçe planlaması yapmak zorunda olmadan kaç yıl geçirdiniz?
"Elbette ki en lüks uçak bana ait olmalı" diyecek ruh haline ve imkânlara sahip olalı kaç sene oldu?
Bunların hiç biri artık sizin sorununuz değil, neden mi? Çünkü o faturaların hepsini biz ödüyoruz.
Boğazınızdan geçen her bir lokmanın ücretini biz ödüyoruz. Size saraylar yaptırıyoruz. Dünyanın en pahalı makam uçaklarını alıyoruz size. Dünyanın en pahalı arabalarını alıyoruz size ve çocuklarınıza. Çocuklarınızın hepsini yurtdışında, en pahalı okullarda okuttuk mesela, hem de bizimkiler sınava girecek parayı bulamazken. Siz her gün bu milletin çocuklarının geleceğini tehlikeye sokarken, biz sizin çocuklarınızın hepsinin geleceğini garantiye aldık. Başka devletlere itibarınız olsun diye, eşiniz hanımefendi alışverişini rahat yapsın diye, Belçika gavur ellerinde cadde kapattık. Sizin yedikleriniz içtiklerinizin adını bile bilmediğimiz, telaffuz edemediğimiz halde hepsinin bi tamam paralarını biz ödedik. Siz son otuz senede hiç fatura görmeyip, herhangi bir ödeme yapmadığınız için hepsini biz ödedik. Ee, bunları birileri ödeyecekti elbet, biz ödedik. Hatta siz alınmayın diye birçok şeyi de "örtülü ödenek" den ödedik.
Biz kim miyiz?
Mesela aramızda yerin 500 m altında asgari ücretle çalışan madenciler de var. Berber, kasap, mobilyacı, mimar, doktor da var. Artık ürün ekemeyen çiftçiler, hayvan yetiştiremeyen köylüler de var, iş adamları da var aramızda.
Meselâ iş çıkışı biraz gezeyim derken tecavüze uğrayan, sonra da size yakın kişiler tarafından "o saatte sokakta ne işi vardı" denilen kadın var ya, o da çok faturanızı ödedi sizin.
Şehit aileleri bile, içtiğiniz o ejderha meyvesi suyunun parasını ödedi. Millet yani yahu, millet. Yani bizler. 30 senedir biz bakıyoruz size. Yemedik yedirdik, giymedik giydirdik. O iş öyle sizin dediğiniz gibi değil, siz bizim karnımızı doyurmadınız, biz sizin karnınızı doyurduk. Hatta görülüyor ki başka bir insan olmanızı da sağlamışız. Sizin bu söyleminiz dünya siyasi tarihi için yabancı değil, 'sizi ben yarattım' deme noktasına gelmenize sanırım az kaldı.
Murat Bekici..
Erol Mütercimler'den muhteşem bir kampanya
"Milletvekilliği bir meslek değildir, emekli maaşları almaları kabul edilemez, emekli maaşları almaları iptal edilsin..."
Destekleyenler..?!
@itirazedenler Şu dünyada babasına güvenmeyen insanlar senin'gibi fırıl fırıl dönenemi güvenecek ekmek yedigi kaba pisleyenemi gövenecek .haram olsun yoksul halkın vergisine ihanet edenlere.
Seni tanıyordum.
Elinde silah, Komünist avına çıktığın ta o ilk günlerden beri seni tanıyordum.
Önce Ankara'da sonra İstanbul'da ve tüm bir ülkede kana bulamadığın sokak, kahvehane, okul avlusu, fabrika önü kalmamıştı.
Ev baskınları yaptın, kör karanlıklarda.
Boğarak öldürdüğün arkadaşlarımın üstüne, kurşun yağdırmak marifetlerin arasındaydı.
Bahçelievler'de yedi canıma sen kıydın.
Ellerine bulaşmış insan kanıyla, yüzünü yıkıyordun her sabah.
Sarkık bıyıkların, yaz kış üstünden çıkarmadığın kara ceketin, korkak - hain sinsi, kan oturmuş bakışların, gözümün önünden hiç gitmedi.
16 Mart katliamında kardeşlerimin üstüne kurşun yağdıranların başında sen vardın.
1979 kışında, Ankara Ziraat Fakültesi öğrencisi, kayınbiraderim Sabit Torun’u Balgat'da evinin önünde pusu kurup, yaylım ateşine tutanların başında sen vardın.
Kalbura çevirdiğiniz o körpe bedendeki, yirmi bir kurşunun dört adedi, senin cinayet aletinden çıkmıştı.
Maraş’ı kana sen buladın.
Annelerimizin karnındaki bebeklerimizi katlettin.
Bir değil, beş değil, on değil yüzlerle canımızı ateşe verdin.
Yozgat, Çorum ve 93'te Sivas'da yine sen vardın.
Bir dağ başında, elinde silahın uluyan resimlerini anımsıyorum,
Madımak ateşe verildiğinde, “tahrik var” diyen yine senin ölüm kokulu sesindi.
Korkağın tekiydin.
Uçan kuştan, akan sudan, kararmış geceden, gündüz güneşten ve insan sesinden ödün patlardı.
Bu yüzden olsa gerek seni yalnız başına kimse görmedi!
Kuyruğunu kıstırıp, sokak köşelerine pusu kuran, uyuzluk misali yaşadın.
Ardında iş ortağın onca ‘tosuncuk’ varken, hep güvencede hissettin kendini.
Bu ülke katillerini seviyor ya, seni daha çok seviyorlar!
Bahçeli de seviyor seni, Baykal da, Tayyip de, Erbakan da.
Halen arkan sağlam.
Ardından methiyeler düzülüyor!
Yazık oldu sana yazık. Ölümün böyle olmamalıydı!
Ateşe verdiğin o Maraş yolu, canını aldı!
Çakılıp kaldın bir dağın başına.
Beş santim buz tutmuş bedenin.
Zavallı ürkek yüreğin donmuş!
Üzülmedim.
Hiç unutmayacağım söz!
Aklıma Faşizm düştüğü her an, önce seni anıyordum, yine seni anacağım.
Orhan Aydın
Kaddafi'nin öldürülmesinin 16 gerçek nedeni
1. Libya'da elektrik faturası gelmedi, elektrik tüm vatandaşlarına bedava geldi.
2. Kredi faizleri yoktu, bankalar devlete aitti,vatandaşına kredi kanunla %0.
3. Kaddafi,Libya'daki herkes ev sahibi olana kadar ebeveynlerine ev almayacağ söz verdi. Kaddafi'nin babası saltanatı sırasında bir çadırda öldü.
4. Libya'daki tüm yeni evli çiftler hükümetten 60.000 dinar aldı ve bu yüzden kendi dairelerini satın aldılar ve ailelerini kurdular.
5. Libya'da eğitim ve tıbbi tedaviler ücretsizdi. Kaddafi’den önce sadece %25 okuyucu vardı, onun saltanatı sırasında %83'lük
6. Libyalılar bir çiftlikte yaşamak isteseler, ücretsiz ev ekipmanları, tohumlar ve büyükbaş hayvan aldılar.
7. Eğer Libya'da tedavi edilemezlerse, devlet onlara yurt dışına tedavi için +2300$ konaklama ve seyahat için fon verirdi.
8. Libyalı araba alsa fiyatın %50'sini devlet finanse etti.
9. Benzinin litre fiyatı 0.14 dolar oldu.
10. Libya'nın dış borcu yoktu ve rezervleri 150 milyar dolardı (şimdi dünya çapında donduruldu)
11. Libyalıların bir kısmı okuldan sonra işe giremediği için devlet iş bulamayınca meslek ortalama maaşını ödemiş.
12. Libya petrol satışlarının bir kısmı doğrudan tüm vatandaşların banka hesaplarına bağlandı.
13. Çocuk dünyaya getiren anne 5.000$ alacaktı
14. 40 somun ekmek 0.15 dolar tuttu.
15. Libyalıların %25'inin tüm Illisna diplomalarına sahipti.
16. Kadafi, çöl ülkesinde suyun bulunmasını sağlamak için "BÜYÜK ADAM PROJESİ" olarak bilinen dünyanın en büyük sulama projesini gerçekleştirdi.
Bunun adı "DİKTATÖRLÜK"se demokrasi nedir acaba?
NEDİR...?!
Çok kıymetli gazetci ve televizyoncu emekci insanlar .Her gün et fiyatı habari veriyorsunuz,ben Avrupa da yaşıyorum .Dana kıyma 13. € et fiatı 18-20 € lütfen birde kıyaslama yapmayın lütfen.