Seni ibret vesikası yapacağız Rasim Ozan Kütahyalı .
Yapacağız ki ; bir gün birileri senin gibi rezil bir tetikçiliğe soyunur, insanların hayatları üzerinden servet edinmeye kalkarsa, "sonum ROK gibi olur" desin.
Şerefsiz eski karın @Nagehanalci ile beraber yaşattıklarınızı yaşamadan göçmeyeceksiniz bu dünyadan.
Timur Soykan: "Ya sen kaç tane insanın hayatını kararttın bu şekilde ya? Utanmazlığa bakar mısınız?
Mağduriyet anlatıyor, çok kötüyüm diyor, çok kötü hissediyorum kendimi diyor. Eşim için endişeliyorum diyor.
Senin o zamanlarki eşin TSK’da tutuklanan subayların eşleri takvimlere çıplak poz versin diye alay ediyordu..
Geyik yapıyordunuz, nargile masalarında kimi tutuklatacağınızın planlarını kahkahalarla, esprilerle yapıyordunuz, Zekeriya Öz'ün odasından çıkmıyordunuz."
Siz kendinizi ne sanıyorsunuz?
Az önce bir Burger King şubesinde durumu olmayan bir anne kız için makine üzerinden yemek siparişi ettim. Fişi aileye verdim.
Kendi yemeğimin siparişini de ödedikten sonra beraber sıraya girdik. Benim için bir tepsi hazırlanırken aile için hazırlanmadı. Sebebini sorduğumda ise 'onlar restoranda yiyemez, onlara paket hazırlayabiliriz' cevabını aldım.
Bu rezalet üzerine yöneticiyi çağırdım. Ben yiyebiliyorken bu aile neden restorana alınmıyor diye sorduğum da yüksek bir sesle 'kurallarımız var öyle herkesi içeri alamayız' cevabını aldım.
Diğer müşterilerin de tepki göstermesi üzerine en sonunda aileye servis yapıldı. Durumu haberleştireceğimi söylediğimde ise yönetici benimle konuşmak istedi. Tek kelime özür dilemeden haklılığını savundu.
Daha önce bu şubeye hiç girmeyen, hiçbir vukuatı olmayan, sadece FAKİR oldukları için bu muameleye maruz kalan ailenin iletişim bilgilerini aldım ve yemekleri bitene kadar restorandan ayrılmadım.
Küçücük bir kızın yüzüne 'sen burda oturup yemek yiyemezsin' diyecek kadar aşağılık olan bu zihniyeti sizlerin takdirine bırakıyorum.
Kurtuluş Parkında abluka altındayız. Kimseyle konuşmuyor, kimseyle görüşmüyor, bedenimizi betona yatırıyoruz.
Tüm Türkiye’yi bulunduğu yerlerde ses çıkarmaya çağırıyoruz. Bizimle beraber ablukanın içerisine gelerek açlık grevine gireceğini beyan eden milletvekillerini madenciyle dayanışmaya çağırıyoruz.
#MadencininEliniTut #HakkımıVerDorukMadencilik
Gülistan Doku'yu ararken barajı boşaltıyorlar,
Bir kadın cesedi çıkıyor… Dereyi tarıyorlar,
Başka bir kadın cesedi… Her yerden kadın cesedi çıkıyor!
Bir de normalmiş gibi yok bu değil,bu da değil falan diye devam etmişler!!
Adamlar için su kaynaklarının dibin de kadın cesedi bulmak normalleşmiş!!!!!
İyi ki kadınları bu da değil diye suya geri atmamıslar'!!
O cesetlerden biri Esma Kılıçarslan;
bedeninde dört erkeğin DNA’sı var ama ortada ne fail var ne dosya ne de bir soruşturma!
Diğerlerinin kim olduğunu bile bilmiyoruz!
Ülkenin her yeri kadın mezarlığına dönüşmüş ama sadece sesini duyurabildiklerimizin isimlerini biliyoruz......,
#GülistanDoku
Bir buçuk yıldır geceyi gündüze katarak, uykusuz, yorgun ama asla vazgeçmeden çalıştı. Yıllık izinlerini yaktı. Başsavcı Ebru operasyon startını verdikten sonra bir dakika bile uyumadı, adliyeden hiç ayrılmadı, ağzına bir parça lokma bile koymadı.
Bu, bir görevden öte; bir annenin yüreğiyle verilen bir sözün hikayesidir.
Sizin gibi cesur, vicdanlı ve azimli kadınlar oldukça bu dünyada umut da var, adalet de… Gülistan’ın sesi, fotoğraftada gözlerinde de görüldüğü gibi sizin kararlılığınızda yaşamaya devam ediyor. Adalet, sizinle büyüyecek.
Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?
Valinin oğlu mazlum bir kıza kötülük edip öldürüyor. ( Hepimiz biliyoruz neler olduğunu ama yazamıyorum artık. Sanki yazarsam annesi babası görecek de daha da bir dertlenecek, dağlanacak içi diye… yazamıyorum burayı) Sonra… Valinin koruması kızı kaybediyor! Vali ise kolluk kuvvetlerini yanlış yönlendirerek kızcağızı aylarca yanlış yerlerde arattırıyor, bir de utanmadan arama çalışmalarına kendi de katılıyor!!! PESSSS…
Mazlumun dünyasında kıyamet koparken zalime yatağında rahat vermesin inandığım yüce Allah! 🙏🏻
“Ben bi garip çobanım” diyen babanın, şu ağıt yakan ananın her damla gözyaşında boğulun inşallah 🙏🏻
Devletin, senin, benim, yetimin, emeklinin emeğini, vergisini, kendi pisliklerini örtmek için kullanmışlar! Hakkım helal değildir!!!
Valisinin de, oğlunun da, korumasının da, başhekiminin de; kim varsa dahil olan, hepsinin Allah gani gani belasını versin!!!
#gulistandoku #BizeNeOldu
@Armagan_caglaya Doğduğumuz gün insanlığa dayatılan hiç bir dinin gereklerini yapmak zorunda değiliz. Bugünlerde ki dünya gündemine bakılacak olursa dinlerin zehir olduğunun açık kanıtı!!
Ne güzel anlatmış...
#Kadın etek giydi bacaklarına baktınız, pantolon giydi kıçına baktınız.
Kalabalığa girdi taciz ettiniz, otobüste yalnız kaldı tecavüz ettiniz.
Açık giyinince tahrik oldunuz..
kapalı giyindi içini merak ettiniz.
Kız çocukları okumasın dediniz,
hastaneye gidince #Kadın doktor istediniz.
O kadar mı açtın cinselliğe çaresize saldırdınız...
İstediğini alamayınca da yakıp yıktınız..
Size hiç öğretmediler mi zorla güzellik olmaz diye.
Milyonlarca Kadını öldürdünüz bir kez daha bir kez daha hiçlik yaşattınız Kadınlara..
Bir kez daha dedin ki sizin yeriniz yok..
Ve bir kez daha dediniz ki Kadın cinsel bir araçtır.
Araca ulaşamayınca ölüme ulaştırdınız..
Oysaki sen evine gittiğinde annen hazırladı sofrayı, sen yemek seçiyorsun diye sevdiklerinden yaptı.
Temiz giyin diye hiç bekletmedi kıyafetlerini yıkadı, ütüledi dolabına astı.
Okul toplantılarına hep annen geldi.
Alfabeyi tekrar ezberledi seninle.
Sen üşüme diye uykusundan uyanıp üstünü örttü senin.
Karşılıksız sevdi seni.
Yeri geldi arkadaş oldu, yeri geldi öğretmen oldu, yeri geldi kardeş oldu, yeri geldi baba oldu sana...
Şimdi bir düşün bakalım senide bir Kadın doğurmadı mı...?
Bu paylaşımı herkes görmeli! Çünkü doğruyu söyleyenler yalnız kalmamalı