Hişam b.Urve (rahmetullahi aleyh), babası Urve b. Zübeyr’den( radıyallahu anh) veya bir başkasından şöyle rivayet etmiştir:
Ebu Hüreyre ( biri önde yürüyen) iki adam gördü: Onlardan birine,
-Bu senin neyindir, diye sordu. O da:
-Babamdır, dedi.
Bunun üzerine Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle dedi:
-Sakın ona ismiyle seslenme, onun önünden yürüme ve ondan önce oturma.
(Edebü’l Müfred)
Adamın biri yüzüne darbe alınca:
-Ah sırtım!, demiş. Vuran, durmuş ve:
-Ben senin yüzüne vurdum, sen ise sırtım diye bağırıyorsun, demiş. Adam da şöyle cevap vermiş:
- Eğer sırtımı yaslayacağım birileri olsaydı, sen yüzüme vurmaya cesaret edemezdin, demiş.
…
Gazze, “ah sırtım!” diye inliyor.
#HandsOffRafah
Harf devrimi ile Türkiye'nin hafızası yok edildi. Artık geçmişimizi hatırlamayacağız. Kemalistler istedikleri gibi (Yalanları) anlatacak biz de dinleyeceğiz...
Ebu Ubeyde'den
Tüm Müslümanlara Çağrı:
"Muhterem kardeşlerim size izzet ve şeref yurdundan, Gazze’den sesleniyorum.
Sebat yurdundan, sabır yurdundan, Allah’ın takdirine rıza gösteren yurttan size sesleniyorum.
Bu mesajları siz Müslüman kardeşlerimize gönderiyoruz, belki de kısa bir zaman sonra sizinle birlikte bir daha olamayacağız. Allah’tan dileğimiz bu konuşacağımız şeyleri bizim lehimizde bir delil olarak amel defterimizde saklasın, aleyhimize bir delil olmasın.
Birinci mesajımız: Müslüman kardeşlerimize deriz ki;
Hepimiz Muvahhid Müslüman kimseleriz. Allah’ımızın hakkımızda takdir buyurduğu şeylere razıyız, asla ümitsiz değiliz, asla o’nun takdirine itiraz etmeyiz.
Zaferin kısa zamanda ve acil bir şekilde gerçekleşeceğine inanıyoruz. Allah Teala’nın bunu hakkımızda takdir edeceğine dair hüsn-ü zanna sahibiz.
Allah Teâlâ şöyle buyurmaktadır:
“Sizden öncekilerin başına gelenlerin benzeri başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi zannediyorsunuz? Onlar büyük sıkıntılara maruz kaldılar, sarsıldılar.” Evet biz de şu an büyük bir sarsıntıdan geçiyoruz. Ayet-i kerimenin devamında: “(Bu durum karşısında) Allah’ın elçisi: zafer ne zaman diye diyecek…
İyi bilin ki Allah’ın zaferi pek yakındır.” Evet biz de büyük sıkıntılara maruz kaldık, sarsıldık. Kalplerimize ve canlarımıza dokunan bir sarsıntıdan geçtik, ancak Rabbimizin rahmetinden hiçbir zaman ümidimizi kesmedik, kesmeyeceğiz. Allah Teala Kur’an’ında: ‘Allah’tan ümidinizi kesmeyin’ buyuruyor. Biz de Allah’ın rahmetinden ümidimizi kesmiyoruz. Rabbimizin kendi katına aldığı kardeşlerimizi şehitler olarak görüyoruz. Kalanları da büyük bir zaferin beklediğini düşünüyoruz. Bu Allah’a zor gelen bir şey değildir.
İkinci mesajım: Ey beni dinleyen Müslüman kardeşim:
Bana sadece duayla bile olsa yardımcı olabilirsin. Dua Müminin silahıdır. Sakın duayı küçümsemeyelim.
Eğer sen bana büyük bir yardımda bulunamıyorsan bana edeceğin duayla Allah katında beraat edeceksin. Evet sizden isteğimiz dua edin bize. Çoluk çocuğunuzla toplanıp bize toplu dua edin. Secdelerinizde bize dua edin, sadaka verin, bize dua edin. Bizim duaya çok ihtiyacımız var. Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem bir sıkıntıya maruz kaldıklarında ellerini açıp dua ederlerdi. Israrla dua edip, duasının kabul edileceğine ve tahakkuk edeceğine inanırdı.
Üçüncü mesajım: Ey bu mesajımı dinleyen kardeşlerim:
Bu mesajımızı dünyanın her bir köşesine ulaştırmaya çalışın. Zira hala ümmetin içerisinde uykuda olanlar var. Zaferin, kurtuluşun gökten ebabil kuşlarının yardımıyla geleceğine inanıyorlar. Ama ebabil kuşları gelse belki de önce bizi ve sizi taşlayacaklar.
Gazze’de olup bitenleri her tarafa duyurun. Haberlerimizi dünyanın dört bir yanına duyurun. Çocuklarımızın içine düştüğü ızdırabı aktarın. Gazze’nin her tarafı enkaz yığını haline geldi. Güvenilir hiçbir noktası kalmadı. Binalar, koca koca siteler, içinde oturanların üzerine devrildi. En ufak bir uyarı yapmadan, ani baskınlarla vahşice yapıldı bunlar.
Arkadaşlarımızdan, ailelerimizden tamamen, bütün aile fertleriyle dünyadan silinen, nüfus kütüğü silinenler oldu. Ailenin birinde yüz şehit, 1 diğerinde elli şehit, diğerinde kırk şehit. Hayatta kalanları da ecellerini bekliyor burada.
Bunları size niçin söylüyoruz? Kıyamet gününde sizin için bir mazeret teşkil etsin diye söylüyoruz. Zira Allah’ın huzurunda size Gazze’deki Müslümanlar için ne yaptınız diye sorulduğunda en azından bu bahsettiğim şeyleri yaptığınızı söyleyerek kendi beraatinizi sağlamış olacaksınız. Dua sizden herhangi bir külfet istemiyor. Dua sizden herhangi bir tekellüfte bulunmanızı istemiyor. Bunu esirgemeyin lütfen Gazzeli kardeşlerinize.
Caddelere meydanlara çıkıp, insanlara karşı bu zulmü haykırmanız sizden büyük bir gayret istememektedir. En azından gafil olan kardeşlerimizi bu şekilde uyarmış, onlara bu durumu hatırlatmış olursunuz. Allah’ın karşısında kıyamet gününde inşaallah bu eylemlerinizle mazur görülürsünüz...
İhtiyar dinsiz! Bunadığından hatırlayamıyorsun! Afganistana da naralarla girmiş fakat ceset torbalarıyla çıkmıştınız. Allah Teala sizi fakr u zaruret içindeki müminlerin elleriyle zelil ederek dünyaya “yaşayan leşler” olduğunuzu gösterdi. Gazze Conilere ikinci Afganistan olacak.
Ah bebek😢
Annesinin peşinden çıplak ayakla nasıl da gidiyor...
Lanet olsun terörist İsrail‼️
Bu masumların ahı seni yakacak❗️❗️
Senin de seni sevenin de taaaaa!!!!
Taaaa!!!!
Taaaa!!!!
Yıkılasın İsrail
Enkazını göreyim
Sana ülke diyenin
Yüzüne tüküreyim!
Kadın, çocuk, genç, yaşlı demeden
Kurşunlar yağdırır can alır düşünmeden
Elbet senin de bir sonun olacak eminim
Göreceğiz İnşallah Azraile
Can vermeden...
Yıkılasın İsrail
Enkazını göreyim
Sana ülke diyenin
Yüzüne tüküreyim!
Tevrat’a bağlı Yahudiler, 2000 yıl önce Süleyman Mabedi’nin yıkılmasıyla, Yahudilerin asla bir devlet kuramayacağını, hele Kudüs’e dönmelerinin mümkün olmadığını, dönen olursa cezalandırılacağını bilir. Bu yüzden Filistinlilerin Gazze’yi boşaltması değil, aksine Yahudilerin Filistin’i boşaltması, kaçar gibi terketmesi kendilerine yapacakları en büyük iyilik olacaktır.
Şu an Filistinlilerle savaştıklarını zannediyorlar. Yarın kiminle savaştıklarını anladıklarında çok geç olacak.
Filistin topraklarındaki Yahudiler için zaman daralıyor!
…
#GazzeUnderAttack