TÜRKIYE'DE HİÇ BIR ŞEY YOLUNDA GİTMEZKEN, BİR İŞGALİN VE BUHRANIN İÇİNDEYKEN, BAĞIMSIZLIĞINI YİTİRMİŞKEN, EKONOMİSİ VE EĞİTİMİ ÇÖKMÜŞKEN NASIL OLURDA MİLLİ TAKIMDAN BAŞARI BEKLENİR Kİ?!? ŞU TANITIM VIDEOSU BİLE KAYBETMEYE YETER!!!
SON DAKİKA: İran Füze Saldırılarıyla ABD Destekli Kürt Üslerinin İmha Edildiğine Dair Görüntüler
Hem Irak Kürdistanı hem de Süleymaniye vilayeti hedef alındı.
🚨BREAKING: Insane Footage Of US-Backed Kurdish Bases Destroyed By Iranian Missile Strikes
Both Iraqi Kurdistan & the Suleimaniyeh province targeted.
@dgnthn@Berke208@umitozdag O yaptığın tarife ilk başta kendini kat zira senin de o güruhtan hiç bir farkın yok. Yahu insan 35 yıllık arkadaşının ne mal olduğunu elbette bilir. Eee, ne kandırılmasından bahsediyorsun hayırdır!!!!
Narsist hödük, geçen gün nalları diken Graham’in ardından konuşmuş. “Kör ölür badem gözlü olur” değil, daha çok “it itliğini teneşirde bırakmaz” kabilinden. Şöyle diyor: “Aramızda küçük ihtilaflar vardı. … Ben Ukrayna çatışmasının bir an önce bitmesini istiyordum. Bence o daha ziyade devam etmesinden yanaydı. Doğrusu bu meselede epey militandı.” Bu durumda “itle yatan bitle kalkar” da denebilir. Ama sonsöz galiba şöyle olmalı: “Kan çanağa dökülmedikçe temizlenmez.”
Önümüzdeki savaşları yalnızca yapay zekâ, hipersonik füzeler ve insansız sistemler belirlemeyecek.
Savaşı, gerektiğinde çamurun içine girip savaşmayı ve ölmeyi göze alacak insan belirleyecek.
Bunu en iyi gören kurumlardan biri de Amerikan Deniz Harp Okulu Annapolis oldu.
Bu nedenle geleceğin deniz subaylarına artık sadece teknoloji değil, Stoacı felsefe de öğretiliyor.
Çünkü onlar da biliyor ki yapay zekâ korkmaz ama cesaret de gösteremez ve fedakarlık yapmaz.
Tarih boyunca zaferi en gelişmiş silahlar değil, o silahları en ağır şartlarda kullanmaya devam eden irade kazandı.
Yeni Substack yazımda, ABD Donanması'nın bu dikkat çekici zihniyet değişimini ve bunun geleceğin savaşları açısından ne ifade ettiğini anlattım.
https://t.co/68usiW59hX
Artık Türkiye sadece NATO���nun kanat ülkesi değil merkezine oturdu. Oturduğu yerden bir daha kalkamayacak.
Üye ülkelerin ittifakın en önemli sorununu aşarak “ortak tehdit”i nihayet belirlediklerini, düşmanı tanımladıklarını da görüyoruz: Belge de Rusya ve İran düşman! Belgeyi inzaladığımıza göre, biz de Rusya ve İran’ı düşman ve
tehdit olarak gördüğümüzü ilan etmiş oluyoruz
Menzilcilerin Şirk ve İstismar Balonu Patladı, Duvara Tosladılar! https://t.co/f2wickj9kn
Menzil Şeyhi Muhammed Saki, bunca zamandır Allah'a açıkça şirk koştuklarını bizzat kendi diliyle itiraf etti: “Biz mürşidimizin emri Allah’ın emridir demeyeceğiz. Dernek başkanımız Peygamber efendimizdir demeyeceğiz. Allah’ın, Rasulullah’ın emri, mürşidimizin emri olmalıdır, İfsadı engelleyeceğiz”
Menzilciler, şimdiye kadar tabandaki o saf biatçıları tam olarak bu sinsi şirk mekanizmaları sayesinde mutlak bir kontrol altında tutuyorlardı. Yıllarca halkın en temiz dinî duygularını acımasızca sömürüp, bu sapkın söylemlerle kitleleri kurşun asker gibi devlete ve millete karşı güdüleyenler; ancak aniden ağız değiştirdiler, 180 derece çark ettiler!
Allah'a ortak koşan ve Peygamber'in yerine geçen Menzilciler şimdi imana mı geldi? Ancak nafile! Kur'an açıkça haykırıyor: 'Allah, kendisine ortak koşulmasını bağışlamaz. Allah’a ortak koşanlar büsbütün sapıtmıştır' (Nisâ Suresi 48 ve 116. ayetler).
Ey Muhammed Saki! Madem işin doğrusunu biliyordunuz, peki on yıllardır neden Allah'a ortak koştunuz? Neden ümmetin arasına fitne sokan bu karanlık davranışlarınızdan bugüne kadar asla vazgeçmediniz?
Sizin bu şirki ortadan kaldırmanıza, hakikati haykırmanıza engel olan perde arkasındaki o sinsi güç neydi?
Peki şimdi on yıllardır sinsi yalanlarla kandırılan masum Menzilcilerin akıbeti ne olacak?
Biatçıları köleleştiren o şirke dayalı istismar sisteminizin sinsi ipleri nihayet koptu mu?
@Saadet0150@AvarBanu@OPAMUKOGLU@OrkunOzeller@FanYayc@NaimBaburoglu Aynen❗️
Ortak NATO tatbikatında TCG MUAVENET Gemimizi Saratoga uçak gemisinden fırlatılan 2 füze ile vurup 5 askerimizi şehit eden...Pkk yı 40 senedir besleyip silah desteği veren kimdi.
Şimdi kalkmışlar Adana ya NATO kolordusu kuracaklarmış😡
Buna izin verenler vatan hainidir..
Aklımızla dalga geçiyorlar!
Geçtiğimiz günlerde DOA iade sistemine yoğun talep sonrası 500 ml'lik suları 5,75₺'den 7,25₺'ye organize şekilde yükselttikleri ortaya çıkan marketler şimdi güya 50 kuruş indirim yaptılar!
Şişe başına 1 TL zam yapmış oldular!
https://t.co/NaxIXGNciA
MİDAS YAZILIKAYA: ÖN-TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ANADOLU'DAKİ TAŞA İŞLENMİŞ MİRASI
"Bugün Eskişehir topraklarında yükselen devasa Midas Yazılıkaya Anıtı, Batı eksenli tarih teorilerinin iddia ettiği gibi yabancı kavimlerin değil; binlerce yıl önce Avrasya bozkırlarından gelip Anadolu’yu mühürleyen öz be öz Türk atalarımızın geride bıraktığı muhteşem bir Ön-Türk şaheseridir."
Gordion merkezli Frig uygarlığının aslında bir Ön-Türk boyu olduğunu ve bu devasa açık hava tapınağının Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk inanç sistemini (Gök Tanrı kozmolojisini) yansıttığını gösteren somut kanıtlar ve deşifre edilen damgalar şu şekildedir:
1. ANITIN YUKARI, ORTA VE ALT KISMINDAKİ ÖN-TÜRKÇE DAMGALARIN SIRRI
Midas Anıtı rastgele oyulmuş bir taş duvar değildir; yukarıdan aşağıya doğru Türklerin yer-gök evren tasarımını (kozmolojisini) anlatan tam teşekküllü bir yazıt alanıdır:
ANITIN ÜSTÜ (GÖK) - "ÖG" DAMGASI (Ruh, Akıl, Yaradan'a Ulaşma): Anıtın en üst tepe kısmındaki alınlıkta ve yazıtların başında yer alan bu damga, yukarıya bakan iki boynuz veya göğe açılmış iki el şeklindedir (𐰝). Eski Türkçe’de "akıl, mantık ve anne" anlamına gelen "Ög", ruhun Yaradan’a (Tengri'ye) ulaşması için geçmesi gereken bilgelik aşamasını simgeler.
ANITIN ORTASI (YERYÜZÜ) - "EB" DAMGASI (Kutsal Mekan ve Gök Kubbe): Anıtın tam merkezinde, içine kutsal heykellerin konulduğu kapı benzeri oyuğun (niş) çevresi ters bir V veya otağ çadırı şeklindedir (𐰋). Eski Türkçe’de yurt ve yuva anlamına gelen "Eb", bu alanın "Gök Tanrı’nın yeryüzündeki evi ve sığınağı" olarak mühürlendiğini kanıtlar.
ANITIN ALTI (YER ALTI) - "UÇ" VE "OĞ" DAMGALARI (��lüm ve Yeniden Doğuş): Anıtın zeminle birleştiği en alt sınırda fani hayatın sonunu ve ruhun yer altı yolculuğunu anlatan damgalar bulunur:
"Uç" Damgası: Çizgi uçlarının kıvrılmasıyla oluşan spiral dalgalardır (~). Ruhun bedeni terk ederek sonsuzluğa uçmasını (ölümü) simgeler (Cennet anlamındaki Uçmağ köküdür).
"Oğ" Damgası: Birbirinin içine geçen labirent benzeri basamaklı karelerdir. Zamanın çevrimini ve rahmi simgeleyen "Oğ", ruhun yer altındaki karanlık koridorlardan geçerek yeniden doğuşa hazırlanma sürecidir.
🪡 2. TAŞA KAZINMIŞ TÜRK BOY DAMGALARI VE KİLİM MOTİFLERİ
Batı dünyasının "basit birer mimari süsleme" zannettiği anıt cephesindeki geometrik desenler, Asya Hunlarından itibaren Türk boylarının kilimlerine, halılarına ve mezar taşlarına vurduğu tescilli Türk Damgalarıdır [S1]:
Üstteki "ÖG" damgası, Türk kilimlerinde gücü ve bereketi simgeleyen "Koçboynuzu" motifine dönüşmüştür.
Ortadaki "EB" damgası ve kapı formu, kadim Türk kilimlerinde yurdu ve doğurganlığı simgeleyen "Eli Belinde" motifinin taştaki ilk halidir.
Alttaki "UÇ" ve "OĞ" damgaları ise Anadolu kilim dokumalarında ölümü ve ölünün hatırasını saklayan "Akrep", "Çengel" ve "Sandık (Mezar)" motifleriyle birebir aynı estetik ve anlamsal köke sahiptir.
3. RUNİK YAZI SİSTEMİ VE DİLSEL BAĞLAR
Anıtın üzerinde yer alan ve Batılı bilim insanlarının Grek alfabesinden türediğini iddia ederek tam olarak çözemediği yazıtlar, Türklerin en eski yazı sistemi olan Orhun-Yenisey Runik Harfleri ile morfolojik olarak tamamen aynıdır. Bu yazıtlar Türkçe tabanlı ve Ön-Türkçe köklerle okunduğunda, bozkır inanç sistemine ait dini ritüeller ve Türk devlet gelenekleri anlamlı bir şekilde deşifre edilmektedir.
KAYNAKLAR
Friglerin kökenini, yazılarını ve kültürlerini Ön-Türk tarihi perspektifinden ispatlayan temel bilimsel araştırmalar şunlardır:
KÂZIM MİRŞAN ARAŞTIRMALARI (Ön-Türk Tarihi ve Epigrafi Uzmanı):
“Proto-Türkçe Yazıtlar” ve “Anadolu Prototürkleri” adlı eserlerinde, Midas Yazılıkaya'daki harfleri tek tek Orhun alfabesiyle eşleştirmiş; "ÖG", "EB", "UÇ" ve "OĞ" köklerinin ses evrimlerini ve anıttaki dini/teolojik anlamlarını formülleriyle deşifre etmiştir. (Detaylı arşiv taraması için bakınız: Yeniden Ergenekon - Kâzım Mirşan Ön Türk Tarihi Araştırmaları). +++
MİDAS YAZILIKAYA: ÖN-TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ANADOLU'DAKİ TAŞA İŞLENMİŞ MİRASI
"Bugün Eskişehir topraklarında yükselen devasa Midas Yazılıkaya Anıtı, Batı eksenli tarih teorilerinin iddia ettiği gibi yabancı kavimlerin değil; binlerce yıl önce Avrasya bozkırlarından gelip Anadolu’yu mühürleyen öz be öz Türk atalarımızın geride bıraktığı muhteşem bir Ön-Türk şaheseridir."
Gordion merkezli Frig uygarlığının aslında bir Ön-Türk boyu olduğunu ve bu devasa açık hava tapınağının Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan Türk inanç sistemini (Gök Tanrı kozmolojisini) yansıttığını gösteren somut kanıtlar ve deşifre edilen damgalar şu şekildedir:
1. ANITIN YUKARI, ORTA VE ALT KISMINDAKİ ÖN-TÜRKÇE DAMGALARIN SIRRI
Midas Anıtı rastgele oyulmuş bir taş duvar değildir; yukarıdan aşağıya doğru Türklerin yer-gök evren tasarımını (kozmolojisini) anlatan tam teşekküllü bir yazıt alanıdır:
ANITIN ÜSTÜ (GÖK) - "ÖG" DAMGASI (Ruh, Akıl, Yaradan'a Ulaşma): Anıtın en üst tepe kısmındaki alınlıkta ve yazıtların başında yer alan bu damga, yukarıya bakan iki boynuz veya göğe açılmış iki el şeklindedir (𐰝). Eski Türkçe’de "akıl, mantık ve anne" anlamına gelen "Ög", ruhun Yaradan’a (Tengri'ye) ulaşması için geçmesi gereken bilgelik aşamasını simgeler.
ANITIN ORTASI (YERYÜZÜ) - "EB" DAMGASI (Kutsal Mekan ve Gök Kubbe): Anıtın tam merkezinde, içine kutsal heykellerin konulduğu kapı benzeri oyuğun (niş) çevresi ters bir V veya otağ çadırı şeklindedir (𐰋). Eski Türkçe’de yurt ve yuva anlamına gelen "Eb", bu alanın "Gök Tanrı’nın yeryüzündeki evi ve sığınağı" olarak mühürlendiğini kanıtlar.
ANITIN ALTI (YER ALTI) - "UÇ" VE "OĞ" DAMGALARI (Ölüm ve Yeniden Doğuş): Anıtın zeminle birleştiği en alt sınırda fani hayatın sonunu ve ruhun yer altı yolculuğunu anlatan damgalar bulunur:
"Uç" Damgası: Çizgi uçlarının kıvrılmasıyla oluşan spiral dalgalardır (~). Ruhun bedeni terk ederek sonsuzluğa uçmasını (ölümü) simgeler (Cennet anlamındaki Uçmağ köküdür).
"Oğ" Damgası: Birbirinin içine geçen labirent benzeri basamaklı karelerdir. Zamanın çevrimini ve rahmi simgeleyen "Oğ", ruhun yer altındaki karanlık koridorlardan geçerek yeniden doğuşa hazırlanma sürecidir.
🪡 2. TAŞA KAZINMIŞ TÜRK BOY DAMGALARI VE KİLİM MOTİFLERİ
Batı dünyasının "basit birer mimari süsleme" zannettiği anıt cephesindeki geometrik desenler, Asya Hunlarından itibaren Türk boylarının kilimlerine, halılarına ve mezar taşlarına vurduğu tescilli Türk Damgalarıdır [S1]:
Üstteki "ÖG" damgası, Türk kilimlerinde gücü ve bereketi simgeleyen "Koçboynuzu" motifine dönüşmüştür.
Ortadaki "EB" damgası ve kapı formu, kadim Türk kilimlerinde yurdu ve doğurganlığı simgeleyen "Eli Belinde" motifinin taştaki ilk halidir.
Alttaki "UÇ" ve "OĞ" damgaları ise Anadolu kilim dokumalarında ölümü ve ölünün hatırasını saklayan "Akrep", "Çengel" ve "Sandık (Mezar)" motifleriyle birebir aynı estetik ve anlamsal köke sahiptir.
3. RUNİK YAZI SİSTEMİ VE DİLSEL BAĞLAR
Anıtın üzerinde yer alan ve Batılı bilim insanlarının Grek alfabesinden türediğini iddia ederek tam olarak çözemediği yazıtlar, Türklerin en eski yazı sistemi olan Orhun-Yenisey Runik Harfleri ile morfolojik olarak tamamen aynıdır. Bu yazıtlar Türkçe tabanlı ve Ön-Türkçe köklerle okunduğunda, bozkır inanç sistemine ait dini ritüeller ve Türk devlet gelenekleri anlamlı bir şekilde deşifre edilmektedir.
KAYNAKLAR
Friglerin kökenini, yazılarını ve kültürlerini Ön-Türk tarihi perspektifinden ispatlayan temel bilimsel araştırmalar şunlardır:
KÂZIM MİRŞAN ARAŞTIRMALARI (Ön-Türk Tarihi ve Epigrafi Uzmanı):
“Proto-Türkçe Yazıtlar” ve “Anadolu Prototürkleri” adlı eserlerinde, Midas Yazılıkaya'daki harfleri tek tek Orhun alfabesiyle eşleştirmiş; "ÖG", "EB", "UÇ" ve "OĞ" köklerinin ses evrimlerini ve anıttaki dini/teolojik anlamlarını formülleriyle deşifre etmiştir. (Detaylı arşiv taraması için bakınız: Yeniden Ergenekon - Kâzım Mirşan Ön Türk Tarihi Araştırmaları). +++