Başkanımız Hüseyin Can Güner’in, 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajı… 🇹🇷
Başkan Vekilimiz Haldun Güler’in sesinden sizlere ulaşıyor.
Bugün, 104 yıl önce olduğu gibi aynı inançla söylüyoruz:
Özgürlük ve bağımsızlık, bu ülkenin vazgeçilmezidir.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Türkiye’den giden 66 bin 914 öğrenci yurt dışında yükseköğrenim görüyor
Başka ülkeye yerleşmeyi düşünenler de artış kaydediyor
Peki gençler neden gitmek istiyor? Üniversite göçün ilk adımı mı? 👇
https://t.co/7z5t8CFIBJ
Avrupa Komisyonu'nun 2025 yılı Schengen vize istatistiklerine göre Türk vatandaşları en çok Yunanistan'a başvurdu. #EuropeNews
➡️ https://t.co/eIgwQJcCHA
How frightened must #Erdoğan be to fear a book before it even reaches a bookshop?
A court has moved against Ekrem #İmamoğlu’s Millet Şahidimdir before its publication, targeting even copies that have yet to be printed. Imagine spending years projecting an image of unshakable strength, only to panic at the prospect of words not yet on a page.
Authoritarian power may look formidable from afar. Look more closely, and it often reveals something very different: fear, insecurity — and remarkable fragility.
I was elected Mayor of Istanbul three times. When I became the leading democratic challenger to the government, my university diploma, a prerequisite for running for presidency, was annulled. I was arrested and placed in pre-trial detention.
Since then, they have tried repeatedly to silence me.
My voice, my image and even photographs of me have been restricted. My social media accounts have been blocked time and again.
Then they tried to silence me inside the courtroom itself. I was prevented from presenting my defence and even from questioning other defendants.
Now they are trying to silence that defence outside the courtroom as well.
My forthcoming book, Millet Şahidimdir — The Nation Is My Witness — contains much of the defence I was not allowed to deliver freely before the court. On 27 August, before the book could even be released, an Istanbul court ordered all printed and forthcoming copies to be seized and banned its distribution and sale.
Police were sent to printing houses and copies were confiscated.
Think about what this means, first they prevent a political prisoner from presenting his defence in court; then they prohibit the public from reading that defence.
This is not justice. It is censorship backed by judicial power.
But I will not be intimidated.
I will not be silenced.
I will not surrender.
Millions will read this book. My defence will be heard. The truth will reach the public including those who are trying so desperately to suppress it.
You can confiscate a book. You cannot confiscate the truth.
Der @ECHR_CEDH fordert erneut die Freilassung von Osman Kavala. #Türkiye ist völkerrechtlich verpflichtet, das Gerichtsurteil zu befolgen. Für eine EU-Vollmitgliedschaft, die 🇹🇷 weiterhin anstrebt, sind Rechtstaatlichkeit und Umsetzung von EGMR-Urteilen unerlässlich. #FreeKavala
Uluslararası insan hakları organları bir zamanlar "makbul" idi.
Uluslararası Af Örgütü, Recep Tayyip Erdoğan mahkûm edildiğinde onu "düşünce suçlusu" sayarak 1998 yılında onun lehine bir kampanya yürütmüştü.
Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Kalkınma Partisi, 2000'li yılların başında avukatları Faik Işık ve Hayati Yazıcı kanalıyla birden çok defa İnsan Hakları Avrupa Mahkemesine başvuru yapmıştı.
Aşağıda söz konusu başvurulardan birini ve Af Örgütü'nün mektubundan bir kesidi, arşivimden paylaşıyorum.
YENİ Parti’yi birlikte kurduk.
Birlikte büyütüyoruz.
Birlikte iktidara taşıyacağız.
Bu yeni yürüyüşün sesini herkese yine hep birlikte duyuracağız.
Resmi sosyal medya hesaplarımız:
X:
https://t.co/bTd0qnbmzj
Instagram:
https://t.co/xp8XX5gRey
Facebook:
https://t.co/nx8AhZM2fD
TikTok:
https://t.co/2mgwobgeT1
YouTube:
https://t.co/EjmOPLCTtc
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, iş insanı ve sivil toplum aktivisti Osman Kavala'nın ikinci başvurusuna ilişkin kararını 25 Ağustos'ta açıklayacak
Kavala, 2017'den beri cezaevinde tutuluyor
Haber: https://t.co/8z2eHlpMmR
AİHM, 2017 yılından bu yana cezaevinde bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala’nın mahkûmiyet süreci ve ihlal kararlarına ilişkin ikinci başvurusunu yarın karara bağlayacak.
➡️ https://t.co/EyFJOzXD5w
Bir tane gazeteci Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşısına geçip, “Arkadaş kaç aydır ahlaki değer diye sallayıp duruyorsun, Çubuk’ta yaşanan saldırıdan sonra Aziz İhsan Aktaş’tan gelen zırhlı arabayı alıp Genel Başkanlığın bitene kadar kullanan sen değil misin?” diye neden sormaz?
Kime neyin palavrasını sıkıyorsun Kemal Kılıçdaroğlu?