Arkadaşlarım kapasiteleri kadar yanımda oldular. Anlayamadıkları noktada bana karşı birleşip cephe aldılar. İstisnai yakınlarım dışında arkadaşlık tecrübelerimdir.
@Feneristcom Sen taraftarın %99'u değilsin oğlum kendine gel. Sen sadece basit bir Aykutist tarikatı üyesisin. Fenerbahçeliler Aykut Hoca gelmediği için gayet mutlu.
Osman Pamukoğlu:
Kürt şovenler tarafından söylenen bir şey var; Kurtuluş Savaşı'nda, Çanakkale'de beraberdik. İki tarafta da yoktunuz. Beraber değildik! Bunu bize söylemeye mecbur bırakıyorsunuz.
Kurtuluş Savaşı'nda olmadığınız gibi İngiliz ,Fransız ve Yunan'la işbirliği yapmak ve bağımsız devlet kurmak için kurulan Kürt Teali Cemiyeti ile;
Ali Batı Ayaklanması,
Cemil Çeto Ayaklanması,
Milli aşiret isyanı,
Koçgiri İsyanları ise milli mücadeleye zarar verdiniz.
Anadolu'yu ne beraber fethettik ne beraber kurtardık, ne de beraber devlet kurduk.
Devleti Türkler kurdu bu sefer de devleti yıkmak isteyen İngiliz ve Fransızlarla işbirliği ile Şeyh Sait İsyanı, Ağrı ve Dersim isyanlarını çıkarttınız...
Apo'nun ABD ile birlikte yazdığı
senaryodur beraber kurtardık ve kurduk palavrası...
Osmanlı padişahları içinde liderlik, zeka, politika, entelektüel birikim vs. konularda tek büyük adam var o da Fatih. Onun çapında 3-4 padişah olsaydı bir başka olurduk. Haremlerle, kardeş katliyle, entrikalarla, taht kavgalarıyla ve geri kalmışlıkla kendini yok etmiş bir imparatorluk maalesef.
Atatürk, İstanbul'a geldiğinde Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaret etmiş ve saygısını sürekli göstermiştir.
Bir ziyaretinde Fatih'in türbesinin bakımı ve koruması için özel talimatlar verdiği, onun hatırasına her zaman sahip çıkılması gerektiğini belirttiği bilinir.
Ama bizim nankörlüğü iman edinmiş pilav üstü sağcılar Osmanlı'yı Atatürk yıktı diyor. Atatürk olmasa Osmanlı devam edecekmiş, ulus devletin manası yokmuş. Her yer işgal edilmemiş, Osmanlı fiilen çökmemiş, Batı'yı İngilizler ve Yunanlar esir almamış, Güney'i İtalyanlar ve Fransızlar işgal etmemiş, Doğu'da Ermeniler devlet kurmamış gibi konuşuyorlar. Millet Ankara, Erzurum ve Karadeniz arasında bir bölgede sıkışmamış, vatan dediğin bu kadarcık kara parçasından ibaret kalmamış gibi Atatürk küçülmeye gitti diyorlar, sanki topraklarımız işgal edilmemiş ve antlaşmalarla her şey elimizden alınmamış gibi. Sevr ile elimiz, kolumuz bağlanmamış, silahları dahi gizleyerek, kaçırarak elde etmemişiz gibi konuşuyorlar.
Ordu yok, para yok, silah yok, inanç yok, açlık var, cehalet var, hastalık var, zulüm var, taciz ve tecavüz var, ihanet var. Her yer yıkılmış, yakılmış ve talan edilmiş. Üstelik yıkılmış imparatorluğun başındaki zat, milleti zerre düşünmeyen sadece çöken imparatorluğun 600 yıllık koltuğunu düşünen biri iken ona karşı gelen bir yiğit çıkıp her şeyinden vazgeçerek vatanı kurtarıyor, pilav üstü sağcılar da bunların hiçbiri olmamış gibi Atatürk'ü yıkıcı, menfaatçi bir düşman addediyorlar. Bu kuru bir nankörlük değil, bu düşmanlık kötülüğe iman etmektir.
Toynbee hayatının ilk yarısında ciddi bir Atatürk düşmanıdır. Zira Atatürk önce Çanakkale zaferiyle Churchill hükümetini düşürerek İngilizlerin düşmanlığını kazanmış ve ilerleyen yıllarda da İngiltere'nin emperyal planları için ciddi bir engel haline gelmiştir.
Hayatının ikinci yarısında ise Toynbee, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni araştırmak için ülkeye gelmiştir. Yıkıntıların arasında yaratılan medeniyeti ve bunu yaratan dahiyi görünce ciddi bir Atatürk hayranı olmuştur.
Ünlü İngiliz tarihçi Arnold Toynbee, Türk Devrimi’ne hakkını teslim eder:
“Öyle bir dönem düşünün ki, Batı dünyamızdaki Rönesans, Reform ve sanayi devriminin tümü bir insanın yaşamına sığmış olsun.”
Toynbee bu değerlendirmesiyle, batının 500 yıldasağladığı gelişmeyi, Atatürk’ün kendi ülkesinde 15 yıla sığdırdığını söyler.
Ahmet Fuad’ın 1912 yılında Nuri Conker’e Atatürk hakkında yazdığı mektup:
"Aziz Nuri, Burada vaziyet biraz hareketli. Paşamız bugünlerde pek ciddîdir.
Gözünden yaralanınca arkadaşları ona 'Yek Çeşm' yani 'Tek Göz' lakabını taktılar.
Fakat bizim Paşa durur mu? Yek-çeşm ile dünyayı güzel görmeye ve diğer gözünün görmediğini unutmaya başladı vesselam.
Mübâhese arasında mâlûmlardan (İtalyanlardan) bahis açılınca, hiç tereddüt etmeden dedi ki: 'Merak etme, tek gözle de onların yine analarını sikeriz.'
Kendisi böyle buyurdu, biz de gülüp kaldık.
Selam ve muhabbetle, Ahmet Fuad"