Sosyal medyayı daha anlamlı kullanabilmek ve benimle etkileşim kuranlara yararlı içerikler sunabilmek için paylaşımlarımın konusunu "Tüketici Hukuku" ile sınırlama kararı aldım.
Bilgilerinizi sunarım.
2025 yılında markette yaşadıklarımız...
468 ürünün fiyatı 1 yılda ne oldu?
Hepsi MARKET ENDEKSİ'2025 RAPORU nda.
#TBF#TürkiyeninVicdanı#MARKETENDEKSİ
https://t.co/rzqZMGSw06
2025 Kasım, gıda enflasyonu;
TBF yüzde 1,36.
TÜİK yüzde -0,69.
İkisinden biri doğru değil!
Sizce hangisi?
#TBF#TürkiyeninVicdanı#MarketEndeksi#TÜİK
https://t.co/FaKKd6PaqJ
@BirGun_Gazetesi Deniz; “Tüketici Hakem Heyetleri kapatılıyor” yaygarası yapan kimi çevreler, kendi konfor alanlarını korumak uğruna olumlu yöndeki değişim ve gelişmeye direnmektedirler.
#TBF#TürkiyeninVicdanı
https://t.co/rQKap8TV6C
Rızaları dışında adlarına kredi çekilen ve haklarını arayan iki tüketici...
Tüketicilerden birisinin açtığı dava kabul edilerek borçsuz olduğuna karar verildi.
İCRA TAKİBİNE İTİRAZ ETMEKLE DE YETİNİLEBİLİR.
Tüketicinin banka hesabına erişilerek onun nam ve hesabına borç doğurucu işlemler yapılmışsa, tüketici doğan bu borçtan sorumlu olmadığını tespit ettirmelidir. Bunun yollarından birisinin menfi tespit davası açmak olduğu izah edilmişti.
Dava açıp yürütmenin maliyeti düşünülünce ve adli yardım talebinin de kabul edilme ihtimali zayıfsa her tüketicinin dava açıp yürütmesi beklenemez.
Tüketici eğer borçlu olunan bankanın maaş müşterisi değilse ve bankanın otomatik tahsilat yapma ihtimali de yoksa alacaklı olan bankanın icra takibi başlatması beklenebilir. Tüketici de başlatılan icra takibine itiraz ederek takibi durdurabilir. İcra takibi durduktan sonra hiçbir haciz işlem yapılamaz. Bu noktadan sonra alacaklı bankanın alacağına kavuşması için borçlu tüketiciye karşı "itirazın iptali" davası açması gerekir.
Bireysel bankacılık müşterisi olan tüketiciye açılacak itirazın iptali davası tıpkı menfi tespit davası gibi tüketici mahkemesinde görülür. Menfi tespit davasında olduğu gibi itirazın iptali davasında da tüketicinin borçlu olup olmadığı incelenir. Tüketici, menfi tespit davasında ileri sürebileceği tüm iddiaları itirazın iptali davasında da ileri sürebilir. Her iki davanın neticesinde de doğmuş olan borçtan tüketicinin sorumlu olup olmadığı kararlaştırılır. Ancak itirazın iptali davası alacaklı banka tarafından açıldığı için ve ispat yükü davacıda olduğu için yargılama masrafları da peşinen davacı tarafından ödenir. Böylece tüketici daha az masrafla borçsuz olduğunu tespit ettirme imkanı bulmuş olur.
İtirazın iptali davasında alacaklı bankanın takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispatlanırsa, takip miktarının en az %20'si tazminat olarak tüketiciye ödenir. Örneğin alacaklı olmadığını bilecek durumda olan bankanın buna rağmen başlattığı icra takibi kötü niyetlidir. Buna karşılık alacaklı bankanın açtığı itirazın iptali davası kabul edilirse ve icra takibine yapılan itirazın haksız olduğuna karar verilirse tüketici takip miktarının en az %20'sini kötüniyet tazminatı olarak bankaya ödemek zorunda kalacaktır.
Tüketicilerin en önemli sorunlarından birisi bilişim sistemlerinin kullanılmasıyla meydana gelen dolandırıcılık ve hırsızlık olaylarıdır. Dolandırıcılık ve hırsızlık olaylarının önemli bir kısmı da bankacılık sektöründe meydana gelmektedir.
Özellikle bazı belli bankalar üzerinde yoğunlaşan dolandırıcılık ve hırsızlık olaylarında tüketiciler, kimse ile konuşmadıklarını veya kimseyle mobil uygulama parolasını paylaşmadıklarını ama her nasılsa adlarına kredi çekildiğinden ve/veya hesaplarından üçüncü kişilerin hesaplarına para transferlerinin olduğundan, Bazı tüketiciler ise dolandırıcılığa maruz kalarak hesaplarına erişildiğinden yakınmaktadır.
Bu tür durumlarda bireysel bankacılık müşterisi olan tüketicilerin hangi talepleri ne şekilde ileri sürebilecekleri bu twit serisinde izah edilecek.
BORÇ ÖDEMELERİ TEDBİREN DURDURULABİLİR.
Tüketici, açtığı menfi tespit davası ile kendisine ait olmadığını ispat etmeye çalıştığı borçların ödemesini veya icrasını tedbiren durdurabilir. Böylece borcu ödeme zarureti dava sonuçlanana kadar ertelenir.
Tüketici ilgili bankanın maaş müşterisi ise yani maaş parası, borçlu olduğu bankadaki hesabına ödeniyorsa, banka otomatik tahsilat işlemi yapabilir. Bu yüzden otomatik tahsilatın tedbiren durdurulması için verilecek tedbir kararı daha da önemli hale gelmektedir.
Tüketici, aleyhinde icra takibi başlatılmadan menfi tespit davası açmışsa Mahkemeler, tedbir kararını kural olarak (İcra ve İflas Kanunu m.72/2) alacağın en az %15'i kadar gösterilecek teminat karşılığında vermektedir. Örneğin dava değeriniz 100.000,00 ₺ ise göstermeniz gereken asgari teminat tutarı 15.000,00 ₺'dir. Ancak bu oran takdiren düşürülebilir.
Ancak tüketici, gösterilen teminat tutarını ödemesi halinde kendisi ve ailesinin geçimi önemli ölçüde zor duruma düşecekse HMK m.335/1-b kapsamında verilecek adli yardım kararı ile teminat göstermeden muaf kalabilir.
Önemle belirtilmelidir ki tedbir kararı ile ödemesi durdurulan borç ortadan kalkmış değildir. Hatta bu borç için faiz işlemeye devam etmektedir. Sadece borcun tahsil edilip edilmeyeceği davanın neticesinde belli olacaktır. Davanın kabul edilmesi ile borçsuzluğu tespit edilen tüketici borçtan tamamen kurtulacaktır. Ancak davanın kısmen dahi reddi halinde tüketici borçlu bulunduğu kısmı faiziyle ödemekten kaçınamaz.
Mahkemelerin vermiş olduğu teminatlı ve teminatsız tedbir kararları ekte paylaşılmıştır.
Tüketici Birliği Federasyonu Genel Başkanı Mehmet Bülent Deniz, 29.Tüketici Konseyi'nde ülke ve tüketici gündemine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.
#TBF#TürkiyeninVicdanı
https://t.co/VjoaOwLVP8