Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda sergilenen sahneye karşı açık yüreklilikle haykıralım:
Bugünkü uluslararası düzende hukukun gücü değil, güçlünün hukuku hâkimdir.
Bu düzen; Gazzeli bebeklerin katledildiği, Minaplı kız çocukların üzerine bombaların yağdığı, milyonlarca insanın yerinden edildiği bir dünyada, bütün bunların siyasi sorumluluğunu taşıyanların Birleşmiş Milletler kürsüsünden “hukuk”, “barış” ve “medeniyet” nutukları atabildiği bir düzendir.
Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılması engellenirken, tescilli soykırım suçlusu, katil Netanyahu’nun BM kürsüsünden dünyaya seslenebilmesi bu düzenin adalet anlayışındaki çifte standardın en açık göstergelerinden biridir.
Mesele bütün devletleri aynı kefeye koymak değildir. Mesele; başta ABD ve İsrail olmak üzere, uluslararası hukuku kendi çıkarlarına göre eğip bükenlerin, Birleşmiş Milletler kararlarını hiçe sayanların karşısında insanlığın ortak iradesinin neden sonuç üretemediğidir.
Dünya beşten büyüktür; ama mesele yalnızca beşten büyük olmak da değildir. Mesele, dünyayı beş ülkenin insafına bırakmayacak adil bir düzen kurabilmektir.
Birleşmiş Milletler güçlülerin ayrıcalıklarını koruyan bir mekanizma değil, mazlumun hakkını zalime karşı koruyabilen bir adalet zemini olmak zorundadır.
Aynı salonlarda aynı konuşmaları yaparak, aynı kınama cümlelerini tekrarlayarak zulmü durduramıyoruz.
Bu düzen çürümüştür
Bu düzen iflas etmiştir.
Bu düzen değişmelidir.
Bizim mücadelemiz; gücün haklı olduğu bir dünyanın yerine, hakkın güçlü olduğu Adil ve Yeni Bir Dünya kurma mücadelesidir.
Fındık alım fiyatını %27,5 artırarak 255 TL'ye çıkaran iktidar; artan maliyetler ve yüksek enflasyon karşısında emeği her geçen gün değersizleşen üreticimizi bir kez daha hayal kırıklığına uğratmıştır.
Mazot, gübre, zirai ilaç, işçilik, nakliye maliyetleri katlanırken; fındığa yapılan bu artış zam değil, reel olarak indirimdir.
Çiftçinin alın teri, makyajlanmış enflasyon rakamlarına göre değil; hakkaniyet ve gerçek üretim maliyetlerine göre karşılık bulmalıdır.
Filistin halkının haklı mücadelesine omuz verirken siyonist İsrail askerleri tarafından katledilen Ayşenur Ezgi Eygi’yi, şehadetinin yıl dönümünde rahmetle anıyorum.
Ayşenur kardeşimiz, zulmün karşısında susmayan vicdanın; sınırları aşan Filistin dayanışmasının sembollerinden biri oldu.
Aradan geçen zamana rağmen ne onu katledenler hesap verdi ne de siyonist İsrail’in işlediği insanlık suçları son buldu.
Bizler Ayşenur’u da Filistin uğruna bedel ödeyenleri de unutmayacağız; katilleri ve onlara cesaret verenleri asla unutturmayacağız.
Ruhu şad, mekânı cennet olsun.
Millî Gazetemizin değerli kalemi, Yedi İklim Dergisi’nin banisi, kıymetli büyüğüm Ali Haydar Haksal'ın vefatını derin bir teessürle öğrendim.
��mrünü gençliğin ihya ve inşasına vakfeden, eserleri ve güzel şahsiyetiyle ardında iz bırakan Haksal ağabeyimize Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve camiamıza sabır ve başsağlığı diliyorum.
Rabbim mekânını cennet, makamını âli eylesin.
@NecmeddinKemal@Alev_Sezen_@SaadetPartisi@mahmutarikansp İçeride ki 3500 pkk suçlusu dışarı çıkınca nasıl bir süreç işleyecek te BOP'a yarayacak cidden anlatabilenle karşılaşmadım.
Hayal bile denemeyecek ilkokul seviyesi varsayımlarla partiyi itham etmeyi bırakın artık.
PKK varlığını sürdürdüğü sürece BOP'a hizmet ederdi
@NecmeddinKemal@Alev_Sezen_@SaadetPartisi@mahmutarikansp Bende anti tezi savunuyorum.
PKK terör örgütünün lağvedilmesi BOP'a vurulmuş bir darbedir.
Dürüst olmak gerekirse bir terör örgütünün sona etmesi bu kadar sorun oluşturmamalı.
Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Abdullah Sert Hocaefendi, muhterem eşi Zehra Sert Hanımefendi ve evlatlarının geçirdiği elim trafik kazasını derin bir teessürle öğrendim.
Kazada hayatını kaybeden Zehra Sert Hanımefendi’ye Allah’tan rahmet, aynı kazada yaralanan kızı hanımefendiye acil şifalar diliyorum.
Abdullah Sert Hocamız başta olmak üzere ailesine ve yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum.
Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Sayın Ali Yalçın’ın kıymetli babası Selahattin Yalçın’ın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.
Merhuma Allah’tan rahmet; Sayın Ali Yalçın başta olmak üzere ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır ve başsağlığı diliyorum.
Mekânı cennet, makamı âli olsun.
Biz proje parti değiliz, projelerin partisiyiz. Kimse ümitsiz olmasın.
Türkiye’yi bu karamsar günlerden çıkaracak kadro da var, proje de var, irade de var.
Her itirazı "whataboutism" diye yaftalamakla eleştiriden kaçamazsın. Fikirler delillerle tartışılır, hakarete sarıldığına göre çaresizsin, ağzından salyalar akarak sahibine "beni kullanmaya devam edin, bakın nasıl havlıyorum" diye yalvarıyorsun,
@FUATUGUR
Tavuk tarda sayılır derken sen de tar'a çıkmışsın nihayet, kaderin cumhurbaşkanın iki dudağı ile patronunun bir el işaretinin arasında. Bu çarmıhta gazetecilik yaptığını zannediyorsun, senin gibilere aparat gazeteci deniyor.
@FUATUGUR
Hala Dezenformasyon ile Mücadele Merkezi’nden (DMM) bir yalanlama gelmedi..
Tarihimizin, bağımsızlığımızın ve milli vakarımızın simgesi olan Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü Amerikan bayrağı renkleriyle ışıklandırmak...
Kendi değerlerine bu kadar yabancılaşmak, dostluk değil hafıza tutulmasıdır.
15 Temmuz'da yaşanan hain kalkışmadan sorumlu tuttuklarınızı 4 Temmuz'da onurlandırmak hangi siyasi aklın eseridir?
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde bu millete yaşattığınız utancı; Galata Köprüsü'nün üstünde nutuk atarak temizleyemezsiniz!
Bizim rengimiz de, duruşumuz da bellidir! 🇹🇷
Milletimiz bunu unutmaz!