Ekonomist (İST Üniversitesi) ;Mali ve Finansal Kontrol,Finansal Yönetim;EphMRA''Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,bir orman gibi kardeşçesine ATATÜRK'ün izinde''
Kemal Kılıçdaroğlu artık siyasi bir kadavradır.
Gelecek nesiller ona bakarak ne yapılmaması gerektiğini öğrenecektir.
Bu da memlekete sağlayabileceği son ve tek faydadır !
Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına "evet" demek, ülkeyi bir "polis devletine" dönüştürmenin önünü açmaktır.
Meclis, itiraz hakkının yok sayıldığı ve herkesin "kurşun asker" olmaya zorlandığı bir kışla değildir.
İktidar için tehlike arz eden herkesin tepesinde demoklesin kılıcı gibi sallanacak bu fezlekelere boyun eğersek; ne hakkı ne de hukuku savunabiliriz.
Bu bağlamda, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel kurula gelecek fezlekelere destek vereceklerini açıklaması, demokratik mücadele adına son derece talihsiz bir yaklaşımdır.
Dokunulmazlıklar, iktidarın muhalefeti susturma aracı olamaz.
#Dokunulmazlık #KemalKılıçdaroğlu #ÖzgürÖzel #Fezleke #Demokrasi #Meclis
Sözcü TV yayını ile ilgili çok fazla konuşuluyor. Ben de fikrimi söylemek istiyorum.
Bildiğiniz gibi içeriği izlemeden Kemal Bey'in orada olmasının bir cesaret olduğunu zikretmiştim. Ve fırsat buldum yayının içeriğini izledim:
İçerikle de alakalı birkaç söz söylemek isterim:
Şimdi arkadaşlar, gazeteciler sıkıştırdı vs. bunları geçin. Bunlar olması gereken şeyler. Biz uzun zamandır bu gerçeklikten çıktığımız için bünye bunu kaldırmadı. Gazeteci bu en istenmeyen soruyu en kışkırtıcı şekilde sorabilir. Biz hariç, dünyanın her yerinde bu iş böyledir.
Bu gazetecilere hiçbir şey diyemeyiz. Örnek olarak, Beyaz Saray’da Trump ile gazeteciler arasında bunun yüz katı kavga, hakaret, sert soru, baskı, yönlendirme, kovma ve kovulma sahnelerine şahit olduk. Bu, aslında gazeteciliğin doğasında olan bir durum.
Bazen sosyal medyada bundan on sene önceki basın toplantılarına denk geliyorum. İnanılmaz bir değişim var.😀
Bugün aynı gazeteci, aynı soruları rüyasında bile soramaz. Maalesef bu da bizim eksiğimiz… Kabul etmek lazım.
Bu bakış açısıyla baktığımızda, içeriği değerlendirdiğimizde aslında burada tek kusurlu, programa çıkan Kemal Bey ve Kemal Bey’i o programa çıkaran danışmanları. Evet medeni bir cesaret, evet Kemal Bey'in cesareti akılda kalacak ama adamı yayın boyunca kum torbası etmişler kardeşim. Buna müsaade edilir mi!?
Program günü de dediğim gibi; Özgür Özel de TGRT’de bizim programa konuk olsun, görelim. Sokakta bir söz vardır: Dayak yiyeceğin kesinse, o kavgaya girmezsin. Ha "ben korkmam"...
O zaman cesaretle dayak yersin. Ama sonuçta dayak yersin... 😃
Sevgiler, iyi pazarlar.
🟥AKP'li isim partisinden 'Kılıçdaroğlu' röportajına gelen tepkileri böyle yorumladı:
🗨️ "Bunlar olması gereken şeyler. Biz uzun zamandır bu gerçeklikten çıktığımız için bünye bunu kaldırmadı. Gazeteci bu en istenmeyen soruyu en kışkırtıcı şekilde sorabilir. Biz hariç, dünyanın her yerinde bu iş böyledir."
https://t.co/k7GXzkhPet
Sen Erdoğan'la katılacağın ilk programda "efendim bu tempoya rağmen nasıl oluyor da bu kadar zinde kalabiliyorsunuz" gibi sorular sorarak gerçek gazetecilik nasıl olurmuş tüm Türkiye'ye tekrar gösterirsin.
Demirtaş, yıllar önce CHP’yi uyarmıştı:
Yarın bir gün “AKP” HDP’lilerin dokunulmazlığını kaldırdı demeyecekler! “CHP kaldırdı” diyecekler. Çünkü CHP’nin oylarıyla bu yapılmış olacak.
Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorsunuz demek… Benim babam, sizin doğru bulmadığınız dokunulmazlığı kaldırılınca, görev gereği KÜRSÜ DIŞINDA okuduğu mektup yüzünden 60 yaşında tutsak edildi. Gençliğinin tam 8 yılını, aynı sizin gibi hiçbir aksiyonundan pişman olmayanların uygulattığı iğrenç, insanlık onurunu yok edecek işkencelerle geçirdikten sonra, daha sıçramadan derin bir uyku uyuyamazken yeniden mahkum oldu. Binbir çeşit yeni hastalık edindi Kandıra cezaevinde. Çok geçmeden daha da hastalandı ve öldü. Susmak istiyordum çünkü size laf atmak konforlu. Siz en basit olansınız, en kolay bölümsünüz. Katıldığınız programda Selahattin Demirtaş ve terör kelimelerini arka arkaya kullanmaya hiç utanmadığınız için susamadım. 78 yaşında birine bela okuyacak değilim fakat dokunulmazlıkların kaldırılmasından bugüne dek tutsak edilmiş, ruhunda onarılmaz yaralar açılmış, çocuklarının büyüdüğünü görememiş, aile üyelerini toprağa vermiş ve cenazesine bile gidememiş herkesin ahı her gece ve gündüz, bu dünyada ve ahirette üzerinizdedir. İyi hatırlanmayacaksınız.
🔴 Yandaş Fuat Uğur'dan, Sözcü TV yayınına tepki:
🗣️ "Sistem Kılıçdaroğlu'nu madara etmek üzerine kurulmuştu. Işıklandırma da buna göre yapılmıştı. Spotu Kılıçdaroğlu'nun suratına basmışlar. Kemal Kılıçdaroğlu'nun bütün gözenekleri ortada ve onu ekranda kötü göstermeyi amaçlamışlar."
Dün gece mahkeme kararıyla atanmış, butlancı Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı ilkeli, cesur, hazırlıklı duruşları ve kamuoyunun zihnindeki tüm soruları yönelttikleri için meslektaşlarım Senem Toluay Ilgaz, Barış Tekoğlu ve Aslı Kurtuluş Mutlu'yu içtenlikle tebrik ederim.
@ilgazsenem@baristerkoglu@aslikurtuluss
“CHP’de çarpıcı iddia: Destek varsa operasyon yok
CHP Genel Merkezi’ne yakın bazı isimlerin belediye başkanlarına, “Operasyon istemiyorsanız, bize destek verin” dediği öne sürüldü.”
Özgür Özel: "Bizi polisi kullanarak binadan attılar, üstünde 265 miting yaptığım otobüsü aldılar, bu Özgür'ü susturur, iktidar yürüyüşünü durdururuz dediler.
Aha burada, Çavdır'da bir kahvede, bir sandalyenin üstündeyim ama milletin de gönlündeyim"
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, İstanbul’da deniz manzaralı başkanlık ofisi açtı.
Arpaguş’un, İstanbul Müftülük Külliyesi yerleşkesinde, Botanik Bahçesi arazisinde bulunan deniz manzaralı bir binayı, ‘Başkanlık ofisine çevirdiği’ iddia edildi.
Diyanet kaynakları, ofiste makam kabul odasının yanı sıra toplantı odası, özel kalem ve diğer personel için odalar bulunduğunu söyledi.
Ofisin masraflarının Türkiye Diyanet Vakfı gelirlerinden karşılandığı ve personellerin ofiste çalışması için devamlı istihdam edildiği de iddialar arasında yer aldı. (Mustafa Bildircin)
Demirtaş’ın dokunulmazlıklar konusunda Hayri Demir ve Hasan Kılıç’ın kitabında kurduğu şu cümleyi hatırlatmak isterim:
“TBMM’de oylama yapılmadan birkaç gün önce bir CHP’li vekilin Genelkurmay Başkanlığı’nı ziyareti ile başladı her şey ve CHP’nin kararı ‘evet’e evrildi.”
Siyaset bilimci Prof. Dr. Övgün, mutlak butlan Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını Cumhuriyet’e değerlendirdi: ‘Psikolojik ve ahlaki olarak çöktü’
https://t.co/S8NW4B7MHz
Hâlbuki biz Bay Kemal’in kim olduğunu bütün niyetlerini, bütün senaryosunu bütün kumpasını, artık hepimiz deşifre ettik ve hepimiz çok çok iyi biliyoruz!!!