🟣 Türkiye’nin pek çok kentinde baroların yeni dönem yönetimlerini belirlemek üzere yapılan seçimler sonuçlandı.
🗳️ Türkiye’deki toplam kadın avukat sayısı, hemen hemen erkek avukat sayısına eşit olmasına rağmen baro yönetimleri bu seçimlerde de #eşittemsil hedefinden çok uzak kaldı.
♀️ Baroların karar alma mekanizmalarına seçilen tüm kadın avukatları kutluyoruz. Kendilerini tüm seçim ve atamalarda eşit temsil hedefi için birlikte mücadele etmeye davet ediyoruz.
Seçilmiş kadın baro başkanları:
👏🏽 Türkiye’nin en kalabalık ikinci barosu olan 102 yaşındaki #AnkaraBarosu'nda ilk kez seçimle bir kadın başkan göreve geldi. Ankara Barosu'nun yeni Başkanı Av. Elçin Özge Şimşek Çağlayan oldu.
👏🏽 #ArtvinBarosu seçimlerinde Av. Handan Demiral Almalı yeniden başkan olarak seçildi.
👏🏽 #AfyonkarahisarBarosu'nda Av. M. İpek Yılmaz Göktürk ikinci kez başkan seçildi.
👏🏽 İki kadın adayın olduğu #ÇankırıBarosu seçimini Av. Gamze Yaşar kazandı.
👏🏽 #DenizliBarosu başkanlığına Av. Özlem Doğan Bıyıklı seçilerek baro tarihindeki ilk kadın başkan oldu.
👏🏽 #KarabükBarosu'nda üç kadın avukatın aday olduğu seçimi Av. Sibel Şirin kazandı.
👏🏽 #TunceliBarosu seçimlerini Av. Dilan Torun kazanarak başkanlığa seçildi.
Kaynak haberler👇
https://t.co/HdYbXYqUS4…
https://t.co/xY18B9D7vF…
📢 Kız çocuklarının hayatlarını, haklarını, hayallerini savunuyoruz.
#11EkimDünyaKızÇocuklarıGünü
🎈 Cinsiyetçi kalıp yargılarla küçük yaşlardan itibaren ayrıştırılan kız çocukları; yoksulluk, ayrımcılık, şiddet, istismar, çocuk işçiliği, eğitimden koparılma ve ev içi bakım yüküyle karşı karşıya bırakılıyor.
🍭 Kız çocuklarının hayalleri aile içindeki rollerle sınırlandırılıyor; özgürlükleri kısıtlanıyor, itaat etmeleri bekleniyor. Çocukların eşit ve özgür bireyler olarak yetişmesini engelleyen bu düzen, eşitsizliği kuşaktan kuşağa yeniden üretiyor.
🟣 Çocukların yeri okul, sokak, oyun alanları ve hayalleridir.
🧮 Her çocuğun parasız, zorunlu, kesintisiz, laik, bilimsel ve toplumsal cinsiyet eşitliğini esas alan eğitim hakkı güvence altına alınmalıdır. Kız çocuklarını karma ve örgün eğitimden koparan, onları eve ve aile içine hapseden politikalar kabul edilemez.
🟣 Yoksulluk kader değildir; çocukların açlığı ve yoksunluğu siyasi tercihlerden bağımsız değildir.
🍲🏡🩺 Her çocuğun sağlıklı beslenme, barınma, sağlık hizmetlerine erişim ve güvenli bir yaşam hakkı vardır. Çocukların temel ihtiyaçlarını karşılamak sosyal devletin sorumluluğudur.
🟣 Çocukların cinsel istismarı hiçbir gerekçeyle meşrulaştırılamaz.
⚖️ İstismarı örtbas eden, cezasızlığı besleyen, çocukların maruz bırakıldığı cinsel sömürüyü sözde evlilik kavramının arkasına saklayan anlayışı reddediyoruz. Çocukların korunması ailelerin insafına bırakılamaz. Devlet, her türlü istismarı önlemek ve failleri etkili biçimde soruşturmak, cezalandırmakla yükümlüdür.
🟣 Çocuk hakları kâğıt üzerinde bırakılamaz.
📄 Başta Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve çocukları cinsel istismar ve sömürüden koruyan Lanzarote Sözleşmesi olmak üzere, çocuk haklarına yönelik uluslararası yükümlülükler eksiksiz yerine getirilmelidir. Kadınlara ve kız çocuklarına karşı şiddetle mücadelede İstanbul Sözleşmesi'nin yaşamsal önemini ise bir kez daha hatırlatıyoruz. Çocukların üstün yararı, eşitlik ve şiddetten uzak yaşam hakkı hiçbir gerekçeyle yok sayılamaz.
❗ Çocukları susturan, kız çocuklarını itaatkâr kadınlar olarak yetiştirmeyi hedefleyen, laik ve bilimsel eğitimi tasfiye eden, toplumsal cinsiyet eşitliğini düşmanlaştıran politikalara karşı mücadelemizi sürdüreceğiz.
Kız çocukları için eşitliği ve özgürlüğü savunmaktan vazgeçmeyeceğiz.
#HayallerimizdenVazgeçmiyoruz
🟣 #NafakaGerçekleri - 9
❓ Nafaka süreli hale getirilirse geçmişte hükmedilmiş olan nafakalar kesilir mi?
Kesinlikle kesilmemesi gerekir.
Çünkü:
⚖️ Hukuk sisteminde genel kural kazanılmış hakların korunmasıdır.
Ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları geriye yürümez (Anayasa madde 153).
Yapılacak düzenlemenin geriye dönük uygulanması hazırlıkları var
İktidarın nafaka yasa değişiklikleri ile ilgili olarak basına verdiği bilgilere göre, yoksulluk nafakasında yapılacak değişiklikler, kanun yolu incelemesinde olanlar dahil olmak üzere görülmekte olan tüm davalarda da uygulanacaktır.
📌 Kısacası sadece açılacak davaları değil hangi aşamada olursa olsun açılmış tüm nafaka davalarını etkileyecek.
⚠️ Kazanılmış nafaka hakları da tehlikede
Yasa değişikliği yapılırsa, bundan daha önce açılıp kesinleşmiş davalar da etkilenecek. Eski nafakalar da yasa çıktıktan sonra sadece 1 yıl daha ödenecek.
👉 Şu anda yasa değişikliği tartışmalarından haberi olmayan binlerce kadın yasa değiştikten bir yıl sonra birdenbire nafakasız kalacak.(Geçici md.1/)
#NafakaHaktır #YasalaraDokunmaUygula
🟣 Hak savunucularının, gazetecilerin, medya kuruluşlarının, siyasi partilerin, sendikaların ve sivil toplum örgütlerinin temsilcilerinin sansüre ve sosyal medya engellemelerine dur demek için Yeni Parti’nin çağrısıyla Anayasa Mahkemesi önünde gerçekleştirdiği buluşmada EŞİK gönüllüleri de vardı.
🗨️ #EŞİKGönüllüsü Av. Nezahat Doğan Demiray söz alarak, EŞİK Platformu sosyal medya hesaplarıyla ilgili farklı zamanlarda verilmiş erişime engelleme kararları bulunduğunu vurguladı. Çok sayıda kadın örgütünün sosyal medya hesaplarıyla ilgili de benzer kararlar verildiğini belirtti.
♀️ Kadınların haklarına ve kazanımlarına saldırılar devam ederken, geleneksel medyanın yok olduğu bir dönemde hakları ve eşitliği sosyal medya üzerinden savunmanın öneminden bahsetti.
⚖️ İktidarı ifade özgürlüğü konusunda Anayasa Mahkemesi kararlarına uymaya davet etti. Engellemelerin hukuka aykırılığı, ifade özgürlüğü üzerindeki caydırıcı etkileri ve sistematik olduğu yönündeki Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarını hatırlattı.
Sansüre ve engellemelere rağmen hayatlarımızdan, haklarımızdan ve hayallerimizden vazgeçmiyoruz!
#SansüreDurDe
#İfadeÖzgürlüğü
#vazgeçmiyoruz
🟣 #NafakaGerçekleri -5
❓ Bir gün evli kalıp ömür boyu nafaka ödeniyor mu?
Bir gün evli kalıp onlarca yıl nafaka ödendiği iddiasına dair şu ana dek somut, gerçek tek bir dava örneği ortaya konulmamıştır.
⚖️ Bir günlük evlilikten sonra dava açılması için ortada ağır bir kusur, aşırı bir şiddet ya da bir dolandırıcılık olması gerekir. Bu da bazı evliliklerin iptalini gerektirebilir, nafaka yükümlülüğü doğmaz.
📌 #EŞİK ’in 2023 yılında bu tür nafaka mağduriyeti iddialarıyla ilgili verilerin açıklanması için Bakanlıklara yaptığı çağrıya hala yanıt verilmemiştir.
📍 Aynı çağrıda 1-2 gün evli kalıp mağdur olduğunu iddia eden çevrelere de seslenilmiş ve haksız bir ödeme varsa, kadınlar olarak bunu üstleneceğimiz ilan edilmiştir.
Bu çağrıya da yanıt gelmemiştir.
⚠️ Üstelik 10 gün evli kalıp 30 yıldır nafaka ödediğini iddia eden bir akademisyenin de akademisyen olmadığı ortaya çıkmış, dava dosyasına da kimse ulaşamamıştır.
📊 Türkiye’deki boşanmaların sadece %2,8’i bir yıldan az süren evlilikleri, %70’ten fazlası 5 yıldan uzun süren, yarıya yakını ise 11 yıldan fazla süren evlilikleri kapsamaktadır.
Üstelik 1 yıldan az süren evliliklerde kaç kadına yoksulluk nafakası bağlandığına dair veri hala yoktur ve sanki bu durum son derece yaygınmış izlenimi yaratmak en basit tabiriyle durumu çarpıtmaktır.
Kaldı ki, ölünceye kadar nafaka mı olur sorusu hakkaniyetli bir soru değildir. Koşullar değiştiğinde nafaka her zaman azaltılabilir ya da tamamen kaldırılabilir. Ayrıca, örneğin 60 yaşında boşanan bir ev kadınına ödenen nafaka, koşulları varsa ve yargıçkararıyla nafaka borçlusu öldükten sonra bile devam edebilir. Adalet bunu gerektirir.
👉 Örneğin Almanya, İngiltere ve Belçika’da böyledir.
Kaynak: Adalet Bakanlığı Adli İstatistikler Raporları 2013, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019, 2020, 2021
#NafakaHaktır #YasalaraDokunmaUygula
🟣 Eşitlik İçin Kadın Platformu (#EŞİK), Medeni Kanun’un 100. yılında yaptığı açıklamayla mücadele mesajı vererek “Eşit yurttaşlıktan, laik hukuk düzeninden, kadınların özgürlüğünden ve kazanılmış haklarımızdan vazgeçmiyoruz” ifadelerine yer verdi.
✒️ Aslı Solmaz @izmirdeyenigun
https://t.co/by9u7enk1S
🟣 EŞİK-Nafaka Gerçekleri Kampanyası'nı herkese hatırlatmanın tam zamanı
⚖️ Anayasa Mahkemesi, boşanan kadınlara bağlanan yoksulluk nafakası ile ilgili "süresiz" ibaresini neden iptal ettiğini açıkladı.
⚠️ Anayasa Mahkemesi, evliliğin ve boşanmanın kadınları tüm dünyada nasıl yoksullaştırdığından hiç söz etmiyor.
👉 Kendisine "nafaka mağdurları" diyen, gerçekte ağırlıklı olarak çocukların birikmiş iştirak nafakasını ödemek istemeyen "nafaka borçlusu" erkeklerin "anayasal hakları"ndan sözediyor.
📌 Anayasanın 10. maddesindeki kadın-erkek eşitliği ve 41. maddedeki ailede eşitlik maddelerini ise görmek istemiyor.
♀️ #EŞİK olarak mahkeme üyelerine, siyasetçilere ve tüm kamuoyuna nafaka gerçeklerini tekrar hatırlatmak istiyoruz.
🚨 #NafakaGerçekleri -1
❓ Nafaka sadece kadınlara mı bağlanıyor?
⚖️ Medeni Kanun'a göre yoksulluk nafakası kadın veya erkek ayrımı olmaksızın boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen tarafa bağlanabiliyor.
👉 Ancak uygulamada, kadını ev içi bakım emeğine hapseden toplumsal cinsiyet rolleri ve ekonomik eşitsizlikler nedeniyle nafaka alanların çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor.
🚨 Unutmayalım ki, 1990 yılına kadar Medeni Kanun'un 159. maddesi, kadının çalışmasını kocasının iznine bağlıyordu. Anayasa Mahkemesi'nin iptal ettiği bu maddenin etkileri toplumun bir kesiminde etkisini sürdürüyor ve kadınların çalışması fiilen engelleniyor.
📌 Güvenilirliği tartışmalı istatistiklere göre bile, kadınların istihdam oranı erkeklerin yarısından daha azdır:
📍 Kadınlarda %32,5, erkeklerde %66,9*
📍 İncelenen boşanma davası dosyalarında erkeklerin %7’sinin, kadınların ise %47’sinin hiçbir geliri yoktu**.
Toplumsal cinsiyet ayrımcılığı ortadan kalktığında, aile içi bakım yükümlülüğünü erkekler de üstlenmeye başladığında boşanma nedeniyle yoksulluğa düşen erkek olursa, onlara da nafaka bağlanacaktır.
#NafakaHaktır #YasalaraDokunmaUygula
*Kaynak: TÜİK İstatistiklerde Kadın, 2025
**Kaynak: Kadın Dayanışma Vakfı, 2024 Yoksulluk Nafakası Araştırması, 16 il, 155 boşanma dosyası
📢 Medeni Kanun 100 Yaşında: Kadınların Eşit Yurttaşlığından Vazgeçmiyoruz!
#EŞİKBasınAçıklaması 👇🏽
https://t.co/9cDq1iayzv
👏🏼 Medeni Kanun 100. Yaşında, kutlu olsun…
🟣 Bugün asıl mesele, Medeni Kanun’un 100 yıllık tarihini kutlamak değil; kadınların bu kanunla elde ettiği eşit yurttaşlık anlayışının geleceğini savunmaktır.
🟣 Son yıllarda “aileyi koruma” ve “nüfusu artırma” başlıkları altında yürütülen politikalar, giderek kadınların yaşamını ve haklarını belirleyen kapsamlı bir politika alanına dönüşüyor.
🟣 2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesiyle başlayan süreç, kadınların çalışma yaşamından doğurganlığına, boşanma hakkından çocuk bakımına kadar hayatın bütün alanlarına müdahale edilen yeni bir döneme işaret ediyor.
🟣 Kadınların yaşam koşullarını değiştirmeden, bakım yükünü paylaşmadan, ekonomik bağımsızlığı güçlendirmeden kadınlardan daha fazla çocuk doğurmalarını istemek bir sosyal politika değildir. Kadınların bedenini ve emeğini nüfus politikasının aracı haline getirmektir.
▶️ Üstelik “aileyi koruma” söylemi, giderek kimin aile sayılacağına ve hangi yaşam biçimlerinin kabul edilebilir olduğuna ilişkin bir müdahale alanına dönüşmektedir.
▶️ Aileyi korumak, farklı yaşam biçimlerini hedef göstermek değil; kadınları, çocukları ve LGBTİ+ bireyleri şiddetten, ayrımcılıktan ve yoksulluktan korumaktır.
❗ Bugün kadınların medeni hakları bakımından en önemli tehditlerden biri de boşanma hakkı etrafında şekillenen yeni düzenleme arayışlarıdır.
🔴 “Boşanma süreçlerini hızlandırma” gerekçesiyle gündeme getirilen düzenlemeler, kadınların boşanma sürecindeki haklarını ve güvencelerini zayıflatıyor. Boşanmanın hızlı olması tek başına adalet anlamına gelmez.
🔴 Kadınlarla erkekler arasındaki tarihsel ve ekonomik güç eşitsizlikleri görmezden gelinerek boşanmanın “uzlaşma” veya “hız” meselesine indirgenmesi, kadınların hak kayıplarını görünmez hale getiriyor. Bu yolla Medeni yasadaki aile hukukundan kaynaklanan nafaka, tazminat, mal rejimi alacağı gibi haklar yok edilerek kadınlara devlet ve aile eliyle ekonomik şiddet uygulanmasının önü daha da açılmak istemektedir.
❗ Kadınların hızlı değil, adil boşanmaya ihtiyacı vardır.
⚖️ Yoksulluk nafakasına ilişkin Anayasa Mahkemesi kararı da bu nedenle yalnızca teknik bir hukuk düzenlemesi olarak ele alınamaz. Yıllarca ev içi emek vermiş, çocukların bakımını üstlenmiş, eğitim ve çalışma olanakları kısıtlanmış kadınların boşanma sonrasında ekonomik güvencesizliğe sürüklenmesi, nafaka hakkının evlilik süresi üzerinden tartışılması kadınların eşit yurttaşlığını doğrudan etkiler.
♀️ Bütün bunlar yaşanırken kadına yönelik şiddetle mücadelede de kadınların yaşam hakkını güvence altına alan 6284 Sayılı yasanın hükümleri ve içeriği yürürlükte olan İstanbul Sözleşmesinin öngördüğü caydırıcı politikalar hayata geçirilmiyor. Koruma kararlarının etkin uygulanmadığı, şiddet faillerinin caydırıcı yaptırımlarla karşılaşmadığı, kadınların güvenli biçimde başvurabileceği mekanizmaların yetersiz kaldığı bir ortamda “aileyi koruma” söyleminin gerçek bir karşılığı olamaz.
Çünkü kadınların eşit yurttaşlığı yalnızca Medeni Kanun’daki birkaç maddeden ibaret değildir.
👭👭 Biz kadınlar, medeni haklarımızın aileci politikaların konusu haline getirilmesine; boşanma hakkımızın, ekonomik güvencemizin, bedenimiz ve yaşamımız üzerindeki karar hakkımızın sınırlandırılmasına; eşit yurttaşlık yerine makbul kadın ve makbul aile tanımlarının dayatılmasına izin vermeyeceğiz.
Eşit yurttaşlıktan, laik hukuk düzeninden, kadınların özgürlüğünden ve kazanılmış haklarımızdan vazgeçmiyoruz.
#MedeniYasaKırmızıÇizgimiz
#MedeniYasadanVazgeçmeyeceğiz
#YasalaraDokunmaUygula
🖤 İnsan hakları ve felsefi etik alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınan filozof, akademisyen ve yazar Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
⚫ Yalnızca akademik alanda değil; insan onurunun korunması, adalet anlayışının yaygınlaştırılması ve kadının toplumdaki eşit varoluşu adına yürüttüğü mücadeleyle tanınan Kuçuradi, kadın haklarını soyut birer kural değil, doğrudan insan olmanın ve özgürleşmenin vazgeçilmez bir boyutu olarak ele aldı.
⚫ Felsefeyi kağıt üstünde bir disiplin olmaktan çıkarıp eyleme dönüştüren Kuçuradi, Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı idi.
⚫ Ailesine, sevenlerine, öğrencilerine, tüm felsefe ve insan hakları camiasına başsağlığı dileriz.
⚫ Fikirleri, insan odaklı duruşu ve eşitlik yolunda bıraktığı izler daim olsun.
⚠️ Anayasa Mahkemesi’nin Yoksulluk Nafakasıyla İlgili Gerekçeli Kararı Yayımlandı: Cinsiyet Eşitsizliği ve Kadın Yoksulluğu Görmezden Gelindi
#EŞİKBasınAçıklaması 👇
https://t.co/0sLqUSN9ej
⚖️ Anayasa Mahkemesi’nin 4 Haziran 2026’da verdiği, Medeni Kanun’un yoksulluk nafakasıyla ilgili 175. Maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin iptaline ilişkin kararının gerekçesi, 30 Eylül 2026 tarihinde Resmi Gazete’ de yayımlandı.
📌 Türkiye kadına karşı şiddet, kadın yoksulluğu, kadın işsizliği, kreş desteklerinin yetersizliği gibi konularda ne yazık ki ciddi sorunlar yaşayan bir ülke olduğu için nafaka süresiyle oynamak, milyonlarca kadın ve çocuğun hayatıyla oynamak anlamına gelmektedir.
👉 AYM çoğunluğu da bu toplumsal gerçeğin farkındadır.
Nitekim Mahkeme, kararın 31. paragrafında yoksulluk nafakasının kural olarak belirli bir süreyle sınırlandırılabileceğini belirtmekle birlikte; evliliğin süresi, nafaka alacaklısının yaşı, eğitim ve sağlık durumu ile ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi gibi unsurlara bağlı olarak bazı durumlarda nafakanın yaşam boyunca (süresiz) uzatılması gerektiğini bizzat kabul etmiştir.
Ancak bu zorunlu ihtiyacı tespit etmesine rağmen kuralı iptal ederek yasal düzenlemeyi belirsizliğe sürüklemiş ve somut güvenceleri zayıflatmıştır.
📌 Anayasa Mahkemesi kararını belirleyen temel kabul, çoğu aslında çocuğun birikmiş nafakası nedeniyle “nafaka borçlusu” olan erkeklerin kasıtlı olarak yarattığı “ömür boyu nafaka mağduriyeti” algısını gerçekmiş gibi yorumlaması olmuştur.
👉 Anayasa Mahkemesi, konuyu AYM’ye taşıyan mahkeme kararında belirtildiği gibi erkeklerin “yeniden evlenmesine, mülk edinmesine ve doğacak yeni çocuklarının korunmasına” öncelik vermiştir.
📍 Anayasa Mahkemesi, “evli kadının nüfus kütüğünün erkeğinkine geçirilmesi”ni eşitliğe aykırı bulmayan kararında olduğu gibi bu kararında da ataerkinin tarafını seçmiştir.
Son zamanlardaki kararlarında yaptığı gibi eşitlik ilkesini ve cinsiyet eşitsizliğini tartışmak zorunda kalmamak için esası derinlemesine irdelemekten ve somut verileri ele almaktan kaçınmıştır. Bunun yerine sorunu teknik bir boyuta indirgemiş; “hukuki belirlilik” ilkesini merkeze koyarak cinsiyet eşitsizliğini ve kadın yoksulluğunu görmezden gelmiştir.
👫 Kadın erkek eşitsizliği eğitimden istihdama her alanda devam ederken; kadına karşı ekonomik dahil her türlü şiddet hızla artarken; kadın yoksulluğu giderek derinleşirken nafaka hakkının hedef alınması kadınların hedef alınmasıdır. Nafakayı sınırlandırmaya yönelik her girişim cinsiyete dayalı eşitsizliği ve şiddeti daha da artıracaktır.
💬 #Nafaka tartışması ancak ve ancak;
📍Kadınların işgücüne katılımı erkeklerle eşit seviyeye ulaştığında,
📍Ev içi ücretsiz bakım emeği kamusal olarak üstlenildiğinde,
📍Eşit işe eşit ücret sağlandığında
📍Kadına yönelik her türlü ekonomik ile fiziksel şiddet ortadan kaldırıldığında bitebilir.
♀️Kadınların ekonomik bağımsızlığı ve fiili eşitliği sağlanmadan nafaka hakkına dokunulamaz. Milyonlarca kadının yaşam güvencesini elinden alan bu düzenlemelere karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Hayatlarımızdan
Haklarımızda
Hayallerimizden
Vazgeçmeyeceğiz
#NafakaHakkımaDokunma
🟣 28 Eylül – Uluslararası Güvenli Kürtaj Günü
♀️ Güvenli kürtaja erişim, kadınların bedenleri ve yaşamları hakkında karar verme hakkının ayrılmaz bir parçasıdır.
⚖️ Türkiye’de kürtaj, 2827 sayılı Kanun uyarınca gebeliğin 10. haftasına kadar yasal. Ancak yasal olmak, erişilebilir olduğu anlamına gelmiyor.
⚠️ 2024’te 779 hastaneyi kapsayan bir araştırmaya göre:
📍 Kamu hastanelerinin yalnızca %6,2’si isteğe bağlı kürtaj hizmeti sunduğunu bildirdi.
📍 65 ilde ise tek bir kamu hastanesi bile bu hizmeti verdiğini bildirmedi.
📍 Bazı hastanelerde kürtajın yasal olmadığı söylendi; bazıları hekimlerin hizmet sunmadığını, bazıları ise yasadaki 10 haftadan daha kısa süreleri gerekçe gösterdi.
⚠️ Türkiye’de kürtaj yasal. Ama kadınlar kürtaj hakkına ulaşamıyor.
Kamu hastanelerinde hizmetin sunulmaması, başvuruların geri çevrilmesi ve kadınların özel sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi, yasal hakkı fiilen kullanılamaz hale getiriyor.
👉 Bir hakkı yasada tanıyıp hayatta kullandırmamak, o hakkı fiilen yok saymaktır.
Kürtajın engellenmesi ya da erişilemez hale getirilmesi yalnızca sağlık hakkını değil; kadınların bedensel özerkliğini, mahremiyetini, eşitliğini ve kendi yaşamları hakkında karar verme hakkını da ilgilendirir.
♀️ 28 Eylül’de taleplerimizi açıkça ifade ediyoruz:
🟣 Yasal kürtaj hakkı fiilen kullanılabilir olmalıdır.
🟣 Kamu hastanelerinde güvenli, ücretsiz ve erişilebilir kürtaj hizmeti sunulmalıdır.
🟣 Kadınlar kürtaj kararı nedeniyle damgalanmamalı, baskı altına alınmamalıdır.
🟣 Doğum kontrol yöntemlerine ve kapsamlı cinsel sağlık hizmetlerine ücretsiz ve kolay erişim sağlanmalıdır.
#GüvenliKürtajHaktır
Karar kadınların
Kaynak haber linki 👇
https://t.co/EZrJbs7K4Y
❗️Bir günde en az 6, beş günde en az 12 kadın öldürüldü.
💢Her gün en az üç ila beş kadının öldürüldüğü, şüpheli kadın ölümlerin ve yeterince soruşturulmayan kadın intiharlarının sistematik hale geldiği bu katliamın adı #cinskırım'dır.
🔴Kadına karşı şiddet, kadınların kendi başına çözmesi gereken bir mesele değil; devletin asli görevidir.
🔴Derhal kadın cinayetlerine karşı bir acil eylem planı hayata geçirilmelidir. #EŞİK olarak kurulduğumuzdan bu yana sorumlulara görevlerini hatırlatıyor, cinskırıma karşı yapılması gerekenleri sıralıyoruz.
👉🏾Atılması gereken acil ve zorunlu adımlar şunlardır:
✔️Şiddet üzerine uzmanlaşmış kadın örgütleriyle birlikte kadınlara karşı her türlü şiddetle mücadele için acil bir eylem planı oluşturulmalıdır.
✔️İstanbul Sözleşmesi içeriği yürürlüktedir. Sözleşme sadece merkezi iktidarı değil; Meclis, yargı, tüm yerel yönetimler, üniversiteler, siyasi partiler, sendikalar, medya, meslek odaları, spor kulüpleri ve herkesi bağlamaktadır. Derhal eksiksiz ve etkin şekilde uygulanmaya başlanmalıdır.
✔️6284 sayılı kadına karşı şiddetin önlenmesi yasasının etkin uygulanması sağlanmalı, bağımsız izleme mekanizmaları kurulmalıdır.
✔️Kadın cinayetlerini önlemek için risk değerlendirme ve yönetim birimleri kurulmalıdır.
✔️7/24 çalışacak kadınlara özgülenmiş, ücretsiz ve etkin, ülke çapında aktif bir Alo Şiddet Hattı, her semte kadın danışma merkezi, her 100 bin nüfusa en az bir sığınak, her 200 bin nüfusa en az bir cinsel şiddet kriz merkezi açılarak şiddetle ilgili ulusal mücadele ağı bir an önce kurulmalıdır.
✔️Şiddet mağdurlarına yönelik tıbbi, psikolojik ve hukuki danışmanlık hizmetleri ücretsiz olarak sağlanmalı ve tüm kadınlar için erişilebilir hale getirilmelidir.
✔️Sığınaklar ve şiddet önleme merkezlerinin sayıları derhal artırılmalı, mevcut olanlar nicelik ve nitelik olarak güçlendirilmeli ve şeffaf şekilde izlenmelidir.
✔️Şiddetten uzaklaşan kadınların ve çocukların sığınakta kaldıktan sonra tamamen bağımsız bir yaşama geçebilmesi için sığınak sonrası geçiş evleri açılmalı, sığınak ile bağımsız yaşam arasında köprü oluşturulmalıdır.
✔️Şiddete uğrayan kadınlara bağımsız bir yaşam kurmak için ihtiyaç duyduğu barınma, eğitim, sağlık, istihdam, kreş ve maddi yardım olanakları sağlanmalıdır.
✔️Aile hukukunda arabuluculuk ve uzlaştırma, kadın erkek eşitliği sağlanana dek kesin şekilde yasaklanmalıdır.
✔️6284 ve diğer yasalar kapsamındaki görevlerini ihmal eden veya kötüye kullanan kamu görevlilerine karşı rutin olarak soruşturma ve dava açılmalıdır.
✔️Şiddet failleri lehine uygulanan infaz düzenlemeleri adı altındaki aflardan vazgeçilmelidir.
✔️Ekonomik ve psikolojik şiddet, fiziksel şiddet, ısrarlı takip, dijital şiddet, cinsel taciz, tecavüz dahil cinsel şiddet, zorla evlendirme, eziyet gibi kadınlara ve çocuklara yönelik suçlarda cezasızlık politikasından vazgeçilmelidir.
✔️Kadına karşı şiddet olguları ile ilgili olarak yeterli sayıda ve ağırlıkla kadın olmak üzere meslek içi eğitimden geçirilmiş kolluk ve yargı üyesi görevlendirilmelidir.
✔️Kültür, gelenek, din ve sözde “namusun” şiddet eylemlerine bahane olarak ileri sürülemeyeceği, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği dahil kimseye ayrımcılık yapılamayacağı temel ilke olarak kabul edilmelidir.
✔️Bağımsız kadın örgütlerinin kadına karşı şiddetle ve ev içi şiddetle mücadeledeki bilgi ve deneyimlerini görmezden gelme pratiğinden derhal vazgeçilmelidir.
#KadınCinayetleriPolitiktir #6284eDokunma
#İstanbulSözleşmesiYürürlükte #İstanbulSözleşmesiUygulansın #YasalaraDokunmaUygula
📂EŞİK'in konuyla ilgili önemli bazı basın açıklamaları 👇🏾
- Kadına karşı sistematik şiddet eziyettir, işkencedir. Seyretmeyin, görevinizi yapın, 25 Kasım 2020, https://t.co/ICwkGUfQQl
- Günde en az üç kadın öldürülüyor, bu artık bir #cinskırım, 22 Ocak 2021, https://t.co/KD7V1UHiL9
- EŞİK #Cinskırım Kampanyası Basın Bülteni, 30 Ocak 2021, https://t.co/WPDuQ4eoYW
- 4 Eski Bakandan Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun #MeclisGöreve Kampanyasına Videolu Destek, 1 Şubat 2021, https://t.co/2RvLkTscBz
- Kimse Görevini Yapmadığı İçin Bu Ülkede Artık Bir Cinskırım Var!, 5 Ekim 2024, https://t.co/Savf3DrKcT
- Eşitsizlik Cezasızlık Verisizlik ve Şiddetin Son Halkası Kadın Katliamı, 22 Ağustos 2024, https://t.co/5UxxVjkVTH
- İktidarın, Kadınlara Karşı Şiddetle İlgili Attığı Her Adım Göstermelik!, 27 Ağustos 2024, https://t.co/R8Tt9mIyrF
- Kadınların savaşa, soykırıma, cinskırıma karşı eşitlik, özgürlük, şiddetsiz yaşam mücadelesi sürüyor, 7 Mart 2026, https://t.co/CoRu3Uh0Ig
🔴 2026 Nisan ayında iki farklı okulda gerçekleşen şiddet olaylarına bugün bir yenisi eklendi.
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınındaki silahlı saldırıda 10 çocuk yaralandı.
Yaralanan tüm çocuklara acil şifa diliyoruz ve hatırlatıyoruz:
📌 Çocukların ve tüm vatandaşların can güvenliğini koruma görevi devletindir ve vatandaşların muhatabı devlettir.
Çocuk suçluluğu bireysel sorunlara ve bireylerin sorumluluğuna indirgenemez. Güvenlik tedbirleri ve sosyal medya yasaklarıyla çözülemez.
👉 Önleyici bir yaklaşımla gerekli kurumsal kapasite oluşturulmalı, toplumda gittikçe yayılan erkeklik, şiddet ve suç kültürünün arkasındaki sebeplerle etkin mücadele yürütülmelidir.
EŞİK'in önceki açıklamaları
👇🏽
https://t.co/xWgTi7PTGF
KAMU YARARI ÜRETEN NASIRLI ELLERİMİZDİR!
Kamu yararı, şirketler için köylünün hayatını yok sayarak olmaz dedik. Akbelen’de söz, toprağında yaşayan halkındır dedik.
Şimdi topraklarımızı ve geleceğimizi kurtaracak o kararı bekliyoruz. Asla vazgeçmeyeceğiz!
#KamuYararıBiziz
👏🏾 2026 Uluslararası #HrantDinkÖdülü (@HrantDinkVakfi) Türkiye’den kadın ve çevre hareketinin en mücadeleci isimlerinden biri olan Süheyla Doğan'a (@suheylad) verildi.
♀️🫒 Yıllardır kadınların eşit ve özgür yaşam hakkını, adaleti, barışı, doğayı, yaşamı ve ortak geleceğimizi savunan #EŞİK kurucularından ve Kazdağları Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği (@KazdagiKDernegi) Başkanı Süheyla Doğan'ı bu hakedilmiş ödül için yürekten kutluyor ve sevgiyle kucaklıyoruz.
💬 Ödül konuşmasında tüm baskılara rağmen #UmudumuzuBüyütüyoruz diyen Süheyla Doğan ödülünü; ülkemizin ve yeryüzünün taşını, toprağını koruyan tüm yaşam savunucularına, kadının insan hakları için mücadele eden feministlere, LGBT+'lara, hayvan özgürlükçülerine, emek sömürüsüne karşı direnen işçi sınıfına, toprağını koruyan köylülere ve tüm hak savunucularına ithaf etti.
🚺 Süheyla Doğan'ın da dile getirdiği gibi, mücadele etmekten ve #HayatlarımızdanHaklarımızdanHayallerimizdenVazgeçmiyoruz
🟣Sonuçlar kamusal eğitimin direnişidir.
PISA 2025'te başarı olarak nitelendirilen verilerde öne çıkan okullar her geçen yıl sayıları, kontenjanları azaltılan, yeterli bütçe kaynak aktarılmayan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri ve Anadolu liseleri oldu. Akademik, bilimsel eğitim veren bu okulların PISA 2025'teki oranı yüzde 55,7.
✒️Feray Aytekin Aydoğan
https://t.co/CXrB4iqMKu
🟣 #EMEP ’li Karaca’dan Bakan Tekin’e: MESEM’lerin kapatılmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır?
EMEP Milletvekili Sevda Karaca (@sevdakaraca ) , aynı gün yaşamını yitiren 13 yaşındaki Tunç Çam ile 10 yaşındaki Mehmet Doğan Cebe’nin ölümlerini Meclis gündemine taşıdı. Karaca, Bakan Tekin’e #MESEM ’lerdeki çocuk ölümlerini ve çocuk işçiliğini sordu.
✒️Hasan Can Bilici
https://t.co/CJIMSvIuuN
⚠️ Ortada Metin Yok, Açıklama Çok: Nafaka Hakkımıza Dokundurtmayacağız!
4 Haziran 2026’da Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesindeki yoksulluk nafakasının “süresiz olarak” istenebilmesine ilişkin ibareyi iptal etti.
EŞİK olarak aynı gün yaptığımız açıklamada bu karara itiraz ettik.
👉 Kadınların ekonomik eşitsizliği, bakım yükü ve yoksulluğu sürerken nafaka hakkının zayıflatılmasının ekonomik şiddeti artıracağına dikkat çektik.
👉 AYM kararının gerekçesi dahi ortaya çıkmadan Adalet Bakanı tarafından yapılan “yeni düzenleme” açıklanmasını da eleştirdik.
🔴 Aradan geçen sürede ortada kamuoyuyla paylaşılmış bir metin yokken Bakan yine bir açıklama yapıyor ve nafaka düzenlemesinin ekim ayında gündeme gelecek pakette yer alacağını belirtiyor.
📌 AYM kararının hemen ardından başlayan bu süreç, yoksul kadının nafaka hakkının, kadın örgütlerini dışarıda bırakarak, oldu bittiye getirileceğine dair kaygılarımızı ciddi şekilde artırıyor.
♀️ #EŞİK olarak bir kez daha söylüyoruz:
❌ Gerçek dışı nafaka iddiaları üzerinden yürütülen tartışmalar, kadınların ekonomik güvencesini ve eşit yurttaşlık hakkını tehdit ediyor.
❌ Üstelik yoksulluk nafakaları çoğunlukla son derece düşük miktarlarda bağlanırken, bağlanan nafakaların önemli bir bölümü de tahsil edilemiyor.
⚖️ Bakanlığın görevi; kamuoyunu belirsizlik içinde bırakacak açıklamalar yapmak değil, mevcut yasaları ve özellikle Medeni Kanun hükümlerini etkin ve eksiksiz biçimde uygulamaktır.
Nafaka haktır. Dokundurtmayacağız!
#NafakaHaktır
#YasalaraDokunmaUygula
İlgili haber 👇
https://t.co/amqgdk0Gd0
🏆A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası finalinde İtalya’yı nefes kesen mücadelede 3-2 mağlup ederek Avrupa şampiyonu oldu.
♀️ Bu başarı; yıllarca emek veren, mücadele eden, sahada var olmak için önlerine konulan engelleri aşan kadınların başarısıdır.
Kadınlar sporda da, hayatın her alanında da eşit, özgür ve görünür olacak.
Kadınların olduğu yerde mücadele var, dayanışma var, başarı var.
Tebrikler! 💜🏆💜
#FileninSultanları
♀️ 16 kadın sanatçı, Harbiye’de gönüllü olarak, üniversiteli genç kadınlar için sahne aldı
🟣 İstanbul Vakfı’nın üniversite eğitimi için İstanbul’a gelen genç kadınlara destek olmak amacıyla başlattığı #SenOkuBizYanındayız kampanyası, Harbiye’de düzenlenen dayanışma konseriyle başladı.
✍🏼 Elif Turgut @turguttelif@istvakfi@ibbkadin@ibbkadinaile
https://t.co/y7hpKgnMdR