200 dakika boyunca geliştirebildiğimiz tek gol pozisyonu. Kaptanımız Hakan ve korumasındaki Montella'nın her seferinde tüm faturayı kestiği Orkun yaptı onu da
Komik olan Dünya Kupası'na da Orkun götürmüştü
Söyleyince kulüpçü oluruz, yine savunun kuklayı
Hayatını bilime adamış, Türk tarihçiliğinin mihenk taşlarından, toplumumuzun sevgisine mazhar olmuş tarihçi, akademisyen ve yazar İlber Ortaylı’nın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.
Merhuma Allah'tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dileriz.
Beşiktaş bir kupadan, bir galibiyetten, bir takımdan çok daha fazlasıdır;
Beşiktaş ailedir!
Bugün Kocaelispor deplasmanında skordan bağımsız, omuz omuza olmanın, aynı sevdaya baş koymanın tarif edilemez gururunu yaşadık. Yol boyunca, tribünde, her bir tezahüratta o eşsiz Beşiktaş ruhunu en derinden hissettim.
Büyük taraftarımıza bize gösterdikleri teveccühten ötürü çok teşekkür ediyorum. Aldıkları 3 puanla bu güzel günü galibiyetle taçlandırıp bizleri mutlu eden takımımızı ve teknik heyetimizi tebrik ediyor, emeklerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Şunu bir kez daha gördük ki; biz bir ve beraber olduğumuz sürece aşamayacağımız engel, kazanamayacağımız zafer yoktur. Bu birliktelik, bizi asıl büyük hedeflerimize ulaştıracak olan en büyük gücümüzdür.
Aslolan Beşiktaş'tır!
Bugün Rafa'yı yemekle itham edilen Sergen Yalçın, Beşiktaş'tan dönemin yöneticisi Uğur Ekşioğlu ile ters düşerek ayrıldı.
Feyyaz'a Beşiktaş'ın çekini kırdırdı dediler, kendisi haberinin dahi olmadığını söyledi.
Guti, Carvalhal ile yaşadıklarından dolayı kadro dışı kaldı ve gönderildi.
Pascal yaptığı bir hareket sonucu, sahada adam öldürmeye teşebbüs edenlerin ceza almadığı yerde tarihin en ağır cezasına çarptırıldı ve sözleşmesi feshedildi.
Quaresma, bir yönetim stratejisi olarak gönderildi.
Pepe, alacaklarının gecikmesinden doğan hakkını kullanıp sözleşmesini tek taraflı feshetti.
"Gomez 1 sene kiralık, istersek 1000 Euro'ya bonservisini alıyoruz" dediler, adam şampiyon olduğumuz sene sonrası kâh "Şampiyonlar Ligi için kurulacak takımdan emin değilim" diyerek, kâh ailevi nedenleri gerekçe göstererek gitti.
Ben bu süreçlerin tamamında, oyuncuların Beşiktaş'a dönmesini istedim. Hepsinin Beşiktaş'a faydalı olacağına inanıyordum, bu yüzden hepsini de savundum. Hatta Fikret Orman tarafından "Quaresmasporlu" ilan edilenlerden biri de benim.
Beşiktaş'a maç kazandıracak, bireysel yetenekli oyuncuların burada olmasını en çok ben isterim. Bu, bugünkü yıldızımız Rafa Silva için de geçerli.
Ancak yukarıda örneğini verdiğim isimlerle Rafa arasında çok büyük bir fark var. Onlara Beşiktaş'ın kapısı kapatılmıştı. Bugün Beşiktaş'ın başkanı da, teknik direktörü de "forma orada, saha orada, çıksın oynasın" diyorlar.
Dilerim Rafa çıkıp oynamayı, hatta kendisine sorun yaratan biri varsa futboluyla ona da cevap vermeyi tercih eder. Ancak Rafa bunu yapmaz, yine de "ben gideceğim" derse biz her ne kadar kalmasını istesek de bu defa diğer bir seçenek devreye girer, istenen bonservisi getirip gider.
Bu belirsizlik artık bir an önce bitmeli, Beşiktaş her hafta Rafa antrenmana çıktı mı çıkmadı mı gündemiyle uğraşmamalıdır.
Yukarıda Beşiktaş'tan koparılan, kendi dönemlerinde takım için ifade ettiği değer bugünkü Rafa Silva'dan aşağı olmayan birçok ismi örnek verdim. O isimler Beşiktaş'tan istemeye istemeye ayrıldılar.
Sonra Sergen hem futbolcu, hem teknik direktör olarak tekrar geldi, burada şampiyonluklar yaşadı.
Feyyaz Uçar bu kulübe yönetici oldu, kendisine futbol şubesi emanet edildi.
Guti antrenör olarak geri geldi, yaşananlara rağmen Beşiktaş'ı hep güzel andı, "beni bir Carvalhal'e yedirdiler" demedi, bugün halen Beşiktaş'a geldiği günün yıldönümlerini kutluyor :)
Pascal hayatını İstanbul'da kurdu, halen Beşiktaş maçlarına geliyor.
Quaresma geri döndü, kariyerinin en güzel yıllarını geçirdi, bugün Rafa Silva'ya "burada değerisin, seni seviyorlar, çık topunu oyna" diyor :)
Bugün hepsinin tarihte muazzam bir yerleri var.
Rafa da böyle bir yeri olsun istiyorsa formasını giyer, sahaya çıkar, Beşiktaş için elinden geleni yapar. Böyle giderse belki bugün sonuçlar iyi gitmiyor diye kahraman ilan edilir ancak yarın Beşiktaş kupalar, şampiyonluklar kazandığında adını anan olmaz, "küstüm oynamıyorum" diyen biri olarak hatırlanır.
Sadece bundan sonraki geleceğini değil, Beşiktaş kulübünün tarihindeki yerini de kendi belirleyecek o yüzden.
Bir not daha:
Sergen ve Feyyaz giderken başkan Sayın Seba'ydı.
Pascal giderken Bilgili, Guti giderken Demirören, Quaresma ve Pepe giderken Fikret Orman başkandı.
Hatta Pepe giderken kulüpteki maaş alamayan personele ödeme yaparak gitti, kimse "krizi yönetemediler" deyip bu işleri o günkü yönetimlere yıkmadı.
Oyuncuların geri dönmesini benim gibi herkes istedi ancak kimse kelle avına çıkmadı.
Bu mevzu da maksatlıdır, yine üzüm yemek değil bağcıyı dövmek isteyenlerin yarattığı bir süreçtir.
Beşiktaş bugünlerin üstesinden gelir, umarım Rafa da bunun bir parçası olur.
Büyük zaferler, yalnızca büyük milletler tarafından kazanılabilir!
30 Ağustos Zaferi’nin 103. yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. 🇹🇷
#30Ağustos Zafer Bayramımız Kutlu Olsun!