🚨 HASSAS 🚨
Bu infazı yapanlar, sırf avukat davayı çekmiyor diye yaptılar, rahatlığa bakar mısınız!
Bursa’da 5 milyonluk alacağına ilişkin açtığı davayı geri çekmeyen avukat, depodan yola doğru yürürken otomobilin içinden açılan ateş sonucu hayatını kaybediyor.
Olaya ilişkin görüntüler de burada, yani ne desem az kalır, k*n dondurucu…
@EltunHaber1 Artık sene sonu bazı oyuncularla vedalaşmamız lazım. Çok sevdik hepsini ama kabuk değiştirmemiz lazım. Aç oyuncu lazım bize. 1-2 tane daha Sallai mentalitesinde adam lazım. En önemlisi dengeli bir oyun oynamayı öğrenmemiz lazım.
@emrenalbant90 Sanki ilk defa yapıyor. Ezelin anası kör Meliha gördü sakatlıktan sonra sahaya öbek öbek bıraktığını bizim hocamız göremedi. Oynatma kardeşim. Koy İlkayı, ya da ne bileyim al sağa singoyu boey i vs. at öne Sallai yi. Ama yok. İlla atacak evladını sahaya
Şerefsiz herif arabayı adamın üstüne sürüyor, sonra inip göğsüne sert bir yumruk atıyor.
Talihsiz adam yumruktan sonra sarsılıyor, kendine gelemiyor, arabaya yaslanıyor, çok zorlandığı belli.
Ona rağmen sürü gibi tüm çalışanlar adama çullanıyor.
Allah sizin bin belanızı versin. Eğer bir adalet varsa bu kavgaya bu şekilde linç ederek, sürü gibi saldırarak karışan, içeriden koşan, tek kişiye 30 kişi saldıran HERKESİN hapse atılması lazım.
Temasa bile gerek yok, içeriden bir şiddetle, koşa koşa gelen ve fırsat bulsa adama bir de o geçirecek ve sözde "en masum" kişi bile hapse atılmalı.
44 yaşında bir adamı sürüyle saldıran itler gibi linç etmişsiniz.
İnsanın içi soğur mu?
TÜVTÜRK istasyonunda dövülerek katledilen polis memuru Melih Okan Keskin’in 2 gün önce 44 yaşına girdiği ve iki çocuk babası olduğu ortaya çıktı.
Polis memurunun eşi Emel Keskin çarpıcı detayları anlattı:
“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. 'Park lambam yanıyor' diyor. İçerideki görevli şahıslar ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı; ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek, eşimi gönderiyorlar. Ama alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de 'Yetkili kimse yok mu' diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada onunla konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20-30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor, 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üstüne doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği gözüküyor. Sonra eşim 'Ne yapıyorsun' falan diye el kol hareketi yapıyor. Sonra eşim telefon görüşmesi yaparken araçtan inen şahıs şiddetli bir şekilde eşime bir yumruk atıyor. Eşim bu yumruk darbesiyle sarsılıyor, düşmüyor, kendini toparlıyor. Tekrar eşimin üzerine yürüyorlar. Yani 3 ayrı olay var; ama 2’nci olayda yumruk darbesiyle eşim sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına atlayıp darp raporu almak için onkoloji hastanesine gidiyor.
Ben hastanedeyim bir olay oldu darp raporu alacağım. Sen çocukları al' diyor. Sonra tomografinin sonucunu söylemek için tekrar görüştüğümüzde 'Beynimde kanama varmış, beni ameliyat edecekler' dedi.
Eşime, 'Melih ne oldu' diyorum; ‘Kavga oldu, dayak yedim, 20-30 kişi üstüme saldırdı’ dedi. Sonra hastaneye gittim. Doktor bana eşimin beyninde 7 milimlik bir kayma olduğunu, kanamasının olduğunu, açık bir ameliyat olacağını, zor bir ameliyat olacağını, ameliyattan çıktığında felç kalabileceğini, her türlü ihtimali söyledi. Eşim ameliyata girerken benim elimden tutarak ‘Seni seviyorum, kedine iyi bak, çocuklarıma iyi bak’ dedi. Benim eşim elimi öpe öpe ameliyata girdi. Benim eşim bir yumrukla hayatını kaybedecek bir insan değildi. Hayatının baharında gitti. Ardında 2 çocuğunu bıraktı. Hayallerimiz yarım kaldı. 2 çocuğum babasız kaldı. Eşim olay yerinden ambulansla sevk edilmedi. Kimse tarafından ambulans çağırılmadı. Kendi şahsi aracımıza binip hastaneye darp raporu almaya gitti. Eşim bir tane bile yumruk sallamamış. Sadece kendini savunmaya almış. Canını kurtarmaya çalışmış. Her şeyimiz yarım kaldı. Çok gençti, 44 yaşındaydı. 2 gün önce doğum günü vardı. Sadece yumruk atandan şikayetçi değilim zaten. Herkesten şikayetçiyim.
Olayın daha çok araştırılmasını ve aydınlanmasını istiyorum. Firma 'Bizim personelimiz değil, eski personelimiz' diyor. Hayır kendi personelleri. Sonuna kadar bu olayın arkasında olacağım. Elimden geldiğince güçlü olmaya çalışacağım. Bu personelin sabıka kaydı varmış. Avukatımız dosyayı inceledi. Savcılık dosyasını inceledi. Olaya karışan, darbeden 25-30 kişiyi şirket avukatları temsil ediyor. Adamı darbettikleri yetmiyormuş gibi gelip utanmadan bir de hepsi şikayetçi oluyorlar. Melih vefat edene kadar ne bir açıklama ne bir özür ne bir telefon hiçbir şey yok. Öldüğünde de artık işin ucu kendilerine de dokunacağını anladıkları zaman açıklama yapma gereği duyuyorlar. 20 kişinin darbettiği bir insan orada tek başına bırakılıyor. Kocaman bir şirket olayı örtbas etmeye çalışıyor. Eşim sadece kendini koruma altına almaya çalışmış"
Galatasaray'ın averajla şampiyonluğu kaybetti sezon da
Sivasspor Beşiktaş maçında verilmeyen penaltı için
Bünyamin Gezer: Vida'nın pozisyonu benim için asla penaltı değil. Net söylüyorum elini ne yapsın
Aynı Bünyamin Gezer Kazımcan Karataş'ın pozisyonuna Net penaltı ❗
Teknik Direktörümüz Okan Buruk: “Kimse unutmasın: Biz de Galatasarayız! Bugün yaşananları gördükten sonra birbirimize ne kadar destek olmamız gerektiğini herkese göstereceğiz!”
Galatasaray taraftarı, Serdar Ali Çelikler’in VOLE’sine en büyük tepkiyi izlemeyerek verebilir. Halihazırda bitik halde olan VOLE’yi tamamen bitirmenin yolu Galatasaray taraftarının etkileşim vermemesinden geçiyor.