Fon Soruşturmasında Emre Tezmen’in ifadeleri ortaya çıktı.
Savcı soruyor:
“Vatandaşlardan toplanan fon paraları Tera’nın kendi hisselerini yükseltmek için mi kullanıldı?”
Emre Tezmen’in yanıtı:
“Fonların hangi hisseleri aldığından haberim yok.”
Savcı ; “Fonlarla şirketlerin hisselerini yükseltme karşılığında şirket sahiplerinden elden para aldınız mı?”
Tezmen bunu da reddediyor.
Ama rakamlara bakın…
Tera Yatırım’ın piyasa değeri yaklaşık 1,4 milyar liradan 280 milyar liraya çıkıyor.
Savcı soruyor:
“Bu nasıl oldu?”
Tezmen:
“Bu bir şişme yükseliş değildir. Bu bedel bile hâlen ucuz.”
Dört şirketin toplam piyasa değeri ise yaklaşık 9 milyar liradan 620 milyar liraya yükseliyor.
Tezmen bunu şirketlerin büyümesi ve yatırımcı güveniyle açıklıyor.
Şimdi gelelim asıl meseleye…
Tezmen:
“Fon alımlarından haberim yok.”
Tera Portföy’ün eski Genel Müdürü Alper Öztürk ise diyor ki:
“Fon yöneticisinin böyle bir kararı kendi başına alması mümkün değildir. Hâkim ortağın iradesinin yansımasıdır.”
Bir de şu ifadesi var:
“Portföy yöneticiliğim sadece kâğıt üzerinde formaliteden ibaretti.”
MASAK kayıtlarında ise Tezmen’den tek seferde 1 milyar 159 milyon 772 bin liralık transfer soruluyor.
Tezmen’in yanıtı:
“Prive Sigorta’nın satın alınmasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Ayrıntıları hatırlamıyorum.”
1 Milyar 159 Milyon Türk Lirası transferi hatırlamıyormuş!
Savcı ; Tera Yatırım Bankası’na yaklaşık 2,8 milyar lira gönderdiğini,
Tera Yatırım Holding’den yaklaşık 2 milyar lira,Tera Yatırım Menkul Değerler’den ise yaklaşık 2,77 milyar lira aldığını belirterek bu para hareketlerinin ekonomik gerekçesini sordu.
Tezmen işlemlerin banka sermaye artırımıyla bağlantılı olduğunu düşündüğünü söylemiş.
Bir başka rakam:
Tezmen’in para transfer hacmi;
2024’te 210 milyon TL,
2025’te 5,87 milyar TL.
Suçsuzmuş !
Fon vurgunu konusunda yapılan tutuklamalar, AKP’nin bir göz boyamasıdır!
AKP’nin planına göre;
Tutuklananlar, en fazla genel seçimlere kadar içeride tutulup, eğer seçimi AKP kazanırsa, genel seçimden hemen sonra serbest bırakılacaklardır.
Çünkü bu fon vurgununa dahil olan siyasi ayağın kimler olduğunu, bu kişiler biliyor.
Tutuklananlar, fon vurgununa karışan siyasi ayağı bildikleri sürece de, kendilerini güvence altına almışlar demektir.
Manipülasyon sürecinde hisse alıp satan bürokratlar, onları bilenler tarafından ifşa edilebilecekleri için şu anda gizli bir şantaj altındalar.
Bu oyunu bozmak zorundayız!
O nedenle soruşturmanın selameti için⬇️
Tera şirketinin manipülatif kapalı fonunun oluşturulması ve halka arz edilmesinden bugüne kadar geçen süredeki izinleri veren ve görevde olan;
Tüm SPK üyeleri!
Ya istifa etmelidir ya da mevcut koşullarda görevden alınabilmeleri için derhal bir kanun değişikliği yapılmalıdır!
Ayrıca bu süreçte görevde olan;
Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Takasbank yönetim kurulu üyeleri derhal görevden alınmalıdır!
Soruşturma boyunca;
Bu üyeler, kamudaki diğer görevlerinden de el çektirilmelidir!
Bir gün değil, bir ay değil, tam beş yıl boyunca; bu devasa fon vurgunu süresince, tüm uyarılara rağmen uyuyan veya uyuyor numarası yapan;
Bu yönetim kurulu üyelerinin⬇️
1. HTS kayıtları incelenmelidir (Fon yöneticileriyle baz veriyor mu?)
2. Mal varlıkları tedbiren dondurulmalıdır.
3. Kendilerinin, eşlerinin, çocuklarının ve çevrelerinin hesap hareketleri incelenmelidir. Mal varlıklarında olağandışı artışlar var mı tespit edilmelidir.
4. Maaşlarıyla uyumsuz mal varlığı artışları varsa soruşturulmalıdır.
5. Görevi ihmal isnadıyla derhal bir iddianame hazırlanmalıdır.
Devletin itibarı, soruşturmanın selameti ve tüm mağdurların hakkını arayabilmesi için bu adımların atılması şarttır!
Sadece iki kamu bankasının son beş yıllık reklam ve ilan harcaması 13 milyar 175 milyon liradır!
Halk Bankası:
-2021 yılı 466,3 milyon TL
-2022 yılı 1 milyar 190 milyon TL
-2023 yılı 1 milyar 777 milyon TL
-2024 yılı 1 milyar 879 milyon TL
-2025 yılı 2 milyar 941 milyon TL
-Toplam 8 milyar 253 milyon TL
Ziraat Bankası:
-2021 yılı 281,5 milyon TL
-2022 yılı 467,5 milyon TL
-2023 yılı 1 milyar 122 milyon TL
-2024 yılı 1 milyar 264 milyon TL
-2025 yılı 1 milyar 787 milyon TL
-Toplam 4 milyar 922 milyon TL
Bir vergi ödeyicisi olarak soruyoruz; bu paralar ile hangi yayın organlarına, hangi medya kuruluşlarına, hangi kriterlere göre ilan ve reklamlar verilmiştir? Bu denli yüksek rakamlar Hazineye aktarılacak payı azaltmakta ve olan yine vergilerimize olmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ABD’de.
Gitmeden önce ABD’nin isteğiyle bir jest daha yaptı. Komşumuz İran’ın, Türkiye’de 44 yıldır faaliyet gösteren bankasını kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl aynı gün yine ABD’deydi. Daha oradayken ABD menşeli bazı ürünlere 2018’den beri uygulanan ek vergiler kaldırıldı.
Yıllar önce 1 milyar dolardan fazla bir bedeli ödeyerek talep ettiğimiz F35’ler ise hala verilmedi. Hal böyleyken, Türkiye ABD şirketi Boeing’ten 225 uçak alma sözü verdi.
Kazanan hep ABD!
Bir yıldır uçaklarımız verilecek diye beklerken; jest üstüne jest yaptığınız dostunuz F35’leri Suudi Arabistan’a sattı.
Biz neden bu haldeyiz?
Meşruiyetini millette değil başka ülke liderinde ararsan, itibarın uçak boyutu olduğunu zannedersen, işte böyle vermeden almaya alıştırırlar.
Belki unuttunuz fakat, devletler arasında mütekabiliyet prensibi vardır.
Hizmet etmeniz gereken Mr. Trump değil, 86 milyon yurttaşınızdır.
Beklentimiz ve önceliğimiz ise Türkiye’nin güvenliğidir.
Timur Soykan: "Şubat 2025'te Destek Faktoring'i halka arz ediyorlar, arz sırasında hisse değeri 47 lira, şirketin değeri, 438 milyon dolar.
Temmuz 2026'da hisse değeri 47 liradan 3.960 liraya çıkıyor. Halka arz sırasında, 47 lirayken 100.000 lirayla sen bu hisseyi aldığın zaman, 100.000 liran 8,4 milyon TL oluyor.
Şirketin değeri Temmuz 2026'da 28 milyar dolar. O dönemde Tüpraş'ın, Türkiye'nin en büyük sanayi şirketinin değeri 11,5 milyar dolar.
Bu, göz göre göre işlenmiş bir cinayet. Herkesin bildiği bir cinayet."
Tudors isimli şirket, data havuzundaki verilerin çalındığını duyurdu.
Türkiye'de her gün bir şirketten vatandaşın güvenip emanet ettiği veriler sızıyor.
Bu şirketlere KVKK ihlali nedeniyle verilen cezalar komedi. Durum böyle olunca bunlar da veri güvenliğine para harcamak yerine kesilen cezayı ödemeyi daha makul buluyor.
Bunu sadece bir şirket için değil genel söylüyorum.
Gerçekten yazık. Umarım ilgili kurumların yetkilileri de soruşturulur.
Zaten verilerimiz çalındı, bu da çalınsa ne olacak diye düşünmeyin. Her birinden farklı bir bilgi çalınsa inanılmaz detaylı bir bilgi havuzu oluşuyor. Bu, millî güvenlik meselesi.
Son süreçte savcılıkların attığı adımlar çok kıymetli ancak bu konunun çok yönü var.
Savcılık 19 Ağustos’ta SPK’dan fon manipülasyonu hakkında SPK’dan bilgi istedi.
“Gizli tutun” diye uyardı.
Gel gör ki, yazının içeriği sızdırıldı!
Serdar Turhan 24 Ağustos’ta…
Muhammed Yarız, 1 ve 4 Eylül’de 5 milyar TL kaçırdı.
Bir sızıntı daha var!
Yarız, 2 Eylül tarihli yurt dışına çıkış yasağı kararını da haber alıp süper yatla Yunanistan’a kaçtı.
Ülke babadan miras kalsa böyle lunaparka çevrilemez!
Fon skandalı patladığından beri borsada 54 milyar dolarlık değer kaybı yaşandı…
AKP de çıkmış, SPK’ya görevlerini hatırlatıyor. 😶
Güneşi emanet etsek onu da söndürürsünüz!
💡AKP İstanbul Gençlik Kolları'nda yönetim kurulu üyesiydi.
➖"Piyasa bozucu" eylemler yaptığı için 2020'den beri her yıl ya geçici işlem yasağı uygulandı ya da para cezasına çarptırıldı.
➖Bu siciline rağmen Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı yapıldı.
➖Ve ardından büyük soygun başladı.
➖Yüz binlerce küçük yatırımcının yüz milyarlarca lirası manipülasyonlarla fon çetelerinin cebine boca edilirken en büyük paylardan birini de o aldı.
💡AKP'nin 28 yaşındaki parlak çocuğu, götürdüğü milyarlarca liranın bir kısmını da lüks yaşamına ayırdı.
➖3 ay önce 750 milyon TL vererek dünyanın en lüks yatlarından birini satın aldı.
➖Yanına da, hız zevkini tatmin etmek için, on milyonlarca lira harcayarak sürat botu ekledi.
👉Bu ülkenin 5.5 milyon genci, evinde iş ve aş umudunu kaybetmiş çaresizce beklerken,
💡AKP’nin parlak genci Muhammed Yarız ve arkasındakiler lüks, ışıltılı ve şatafatlı bir hayat sürüyor.
Babasının hatırı var diye beceriksiz bir doktora ameliyat olmazsın değil mi Tayyip Bey!
Ama aynı nedenle liyakatsiz birini SPK Başkanı yaptın. Şimdi bu atamanın bedelini binlerce insanın parası, malı ve hayatı ile ödüyor.
Yine mi aldatıldın Tayyip Bey?
Tüm Türkiye’nin dikkatine!
AKP’nin vatandaşa ihanet niteliğindeki köprü ve otoyol özelleştirme planının faturasını tek tek açıklıyoruz.
Özelleştirme kapsamına alınan;
Otoyolun adı: KGM Anadolu Otoyolu
Güzergahı: İstanbul-Ankara
Uzunluğu: 379 km
Geçiş ücreti: 338 TL
Bu özelleştirme gerçekleşirse, araç geçiş ücretine yapılması beklenen zam oranı %460❗️
Peki nasıl?
🔵Karayolları 1.Bölge’deki, İstanbul-Ankara güzergahını kapsayan, kamunun işlettiği, Anadolu Otoyolu’ndaki araç geçiş ücreti:
🔵Kilometre başına 0,89 TL
🔴Aynı güzergahta bulunan ve Yap-İşlet-Devret modeliyle yapılan, yandaş şirketlerin işlettiği, Kuzey Marmara Otoyolu’nun şu anda araç geçiş ücreti:
🔴Kilometre başına 4,96 TL
Aradaki fark 4,6 kat❗️
Sonuç⬇️
KGM Anadolu Otoyolu özelleştirilirse;
Şu anda 338 TL olan araç geçiş ücreti, kademe kademe 1.890 TL’ye kadar çıkacak!
Bu da %460’a kadar zam demek!
Bunun adı vatandaşı soyma planıdır!
“Spekülasyon amaçlı paylaşım” yaptığı iddiasıyla, “milli güvenlik ve kamu düzeni” gerekçesiyle hesapları engellenen isimlere bakın:
Ekonomi yazarı Uğur Gürses, tiyatro sanatçısı, oyuncu ve yazar Orhan Aydın, Prof. Dr. Bilge Yılmaz, ekonomist Emre Şirin, gazeteci Dinçer Gökçe ve Naz Yavuzarslan…
Gazetecinin, sanatçının ve ekonomistin hangi yazısı ya da paylaşımı “milli güvenliği ve kamu düzenini” tehdit etti?
Bu yılın başında 100 bin lira brüt ücret ile işe başlayan bir çalışanın Ocak ayında eline net 75.953 lira geçerken, Eylül ayında net 67.156 lira geçmektedir. Bu çalışandan tek başına bir yılda 183.119 lira vergi kesilmektedir. Özel jetlere, yatlara binen, kolunda milyonluk saati ile gezen bazı iş insanları böylesine gösterişli hayatlarına rağmen şirketlerinde bu kadar vergi ödüyor mudur bilemiyorum…