#Emanetin100Yılı
24 Haziran 1926… Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kulübümüzü bizzat ziyaret ederek, yeşil-kırmızı armamıza Ay-Yıldız taşıma onurunu bahşettiği o tarihi günün üzerinden tam bir asır geçti.
Ulu Önderimizden aldığımız bu kutsal emaneti, ilk günkü onurla, gururla ve bitmeyen bir sevdayla taşımaya devam ediyoruz. Armamızdaki Ay-Yıldız, yalnızca bir sembol değil; taşıdığımız sorumluluğun, Cumhuriyet’e bağlılığımızın ve nesilden nesile aktaracağımız büyük bir mirasın adıdır.
100 yıldır göğsümüzde gururla…
100 yıldır aynı inançla…
@kilicdarogluk Artık düşün milletin yakasından. Ne mühürsüz oylarda ne de cumhurbaşkanının 3. defa seçime katılmasında göremedik sizi.. 13 tane seçim kaybedip de butlan kararıyla başa geçmeyi nasıl içinize sindiriyorsunuz?. Şu anki halinizle Bahçeli’den bir farkınız kalmadı.
@kilicdarogluk CHP’ye en büyük zararı verenlerin başındasınız. Sizinle ne yol yürünür, ne köprü geçilir. Sadece partiye değil Türk demokrasisine butlan kararına sahip çıkarak en büyük zararı verdiniz.
Bayram tatilini ailemle birlikte yurt dışında geçiriyorum. Evvela şunu diyeyim, erken rezervasyon ile Türkiye'de bir konaklama yapmayı planlıyorduk ama düşündüğümüz her yerin fiyatı, şu an yaptığımız tatilin toplam maliyetinin en az %50 üzerinde idi. Uçak bilet fiyatları bile... Yurtdışında ilk fark ettiğim şey hizmet fiyatları, Euro kuru ile TL'ye dönünce Türkiye fiyatlarının anlamlı derecede altında. Ancak başka birşey daha fark ediyorum: Yiyeceklerin porsiyon büyüklüğü. Karşılaştırma kabul edilmeyecek derecede. En az 2 katı kadar. Yani Türkiye sadece niceliksel olarak pahalı değil. Aynı zamanda niteliksel olarak da pahalı. Yaşadığımız şeyin adı tam olarak Skimflasyon ve Shrinkflasyon. Bunu sadece döviz kuru ile açıklayabilir miyiz?
2026 yılı itibariyle Türkiye sınırlarında kurulmuş bir şirketin “yalnızca açık kalması” için aylık üstlenilmesi gereken maliyet 20.000 TL’yi aşıyor.
Diyelim fatura kesmeye başladınız.
Kestiğiniz faturanın KDV’sini “faturanızı tahsil edin ya da etmeyin” ortalama 1 ay sonra peşinen devlete ödemek zorundasınız.
[Fatura kestiğiniz tutar] - [fiş / fatura ile kanıtlayabildiğiniz gider] sonrası kalan tutarı “faturanızı tahsil edin ya da etmeyin” 3 ayda 1 peşinen devlete ödemek zorundasınız.
Bu hesaplara “kendinize ve çalışanlarınıza ödemeyi düşündüğünüz maaş ve bunlarla alakalı vergi ve sigorta giderleri” dahil değil.
Tüm bunları da düşünürsek, aylık min 250.000-300.000 TL dolayında “düzenli sermaye ve nakit akışı yaratamayacaksanız” şirket kurmanızın hiçbir manası yok.
Uzun zamandır çok sayıda şikayetlerin olduğu Vize Randevu sistemi ile ilgili ciddi araştırma ve haber yapan Sn. @haskologlu na , destek olmak gerektiği, düşüncesindeyim..
İspanya, İtalya, Almanya vb. Avrupa ülkelerinin vize randevularını bot yazılımlarla kapatan sözde vize şirketleri:
Vatandaşın ücretsiz olan vize randevu hakkını 250 Euro’dan 400 Euro’ya kadar satıyor. Siz aylarca bekleyi, alamazken bunlar sizin hakkınızı pazarlıyorlar.
Kısaca: Bir karaborsa sistemi kurmuşlar.
Bu şirketlerden randevu almazsanız randevu bulmanız neredeyse imkânsız. Randevular saniyeler içinde tükeniyor.
Bu korsan vize şirketleri yılda milyonlarca dolar kazanıyor.
Avrupa Birliği yetkililerine bu hafta gönderdiğim delillerin ardından inceleme başlatıldığını söylediler.
Umarım bu video bir ihbar olarak kabul edilir ve Türkiye’de bu kişiler hakkında soruşturma başlatılır.
Yaptığım bu çalışmaların gündem olması ve devamı için beni takip edip, videolarımı paylaşabilirsiniz.
Yeniden hoş geldin Yaren
Günlerdir Adem Amca ile birlikte “Acaba görür müyüz?” diye güneye uzun uzun bakarken meğer o da bize çatıdan bakıyormuş; biz tanıyamamışız. İlk iki gün çatıda ve bahçede uzak ve çekingen durunca geleni eşi sandık. Hava şartları nedeniyle göle de açılamamıştık. Dün Adem Amca’nın kapısının önünde beklemeye başlayınca içimize bir şüphe düştü. Bu sabah buz gibi havaya rağmen şansımızı yeniden denedik…
Ve anladık ki gelen Yaren’miş! 🤍
Merak edenlere, soranlara, bir kuşla baharı bekleyenlere müjdeler olsun.
Buluşma 15. yılda da gerçekleşti.
İtalya, Almanya, İspanya vb. ülkelerin vize randevuleri yılın belli zamanları açılıyor ve 1 dakika bile sürmeden tamamen bitiyor.
Bunların çoğu vize şirketi adı altında milletin hakkını gasp eden şirketler tarafından yapılıyor.
Binlerce genç bu şirketlere para veremediği için mağdur oluyor.
Artık bu tefeciliğe son verilmek zorunda. Bu ülkenin insanı herkes tarafından soyuluyor.
Bu ülkelerin Türkiye'deki temsilcileri ve sözde vize şirketleri hakkında soruşturma açılmalı. Yıllardır bu şekilde milyon dolarlar kazandılar. Umarım bu sefer sonları olur.
@abakingurlek@adalet_bakanlik@TC_Disisleri
Türkiye’de çocuklar okula, yetişkinler ise işlerine 10 yıldır 'Kalıcı İleri Saat Uygulaması' nedeniyle karanlıkta gidiyor.
Bunun asıl sebebi kalıcı saate geçmek değil.
• Asıl sebebi: Türkiye'nin kalıcı saate geçerken saati en doğunun da doğusunda kalan 45. doğu meridyenine sabitlemesi.
• Türkiye kalıcı saati 30. doğu meridyenine sabitlenseydi, hem doğudaki hem batıdaki çocuklar kış aylarında okula gün aydınken gidebilecekti.
• İngiltere benzer bir uygulamayı denedi ancak özellikle çocukların gün aymadan okula gitmesinden doğabilecek sorunlar nedeniyle vazgeçti.
Türkiye ise 10 yıldır bu uygulamaya devam ediyor.
Gerekçe olarak da 10 yılda toplamda: 400 milyon TL tasarruf edildiği iddia ediliyor. Bu tasarrufu neredeyse hiçbir bağımsız kuruluş doğrulamazken,
Aynı zamanda Türkiye:
• Sayısız vakfa 100 milyonlarca TL aktarıyor.
• TL’nin değer kaybını önlemek için çıkardığı KKM sistemi nedeniyle 60 milyar dolar zarar ettiği belirtiliyor.
• Bu, kalıcı ileri saat uygulamasından iddia edilen tasarrufun yaklaşık 150 katı zarar anlamına geliyor.
• Ancak yetkililer tasarrufa, vakıflar ve yanlış politikalardaki zararları azaltmak yerine Türkiye’nin geleceği olan çocukların üzerinde olumsuz etki yaratabilecek bu uygulamadan başlıyor.
NOT: Türkiye kalıcı saate geçmedi, kalıcı ileri saate geçti.
• Sorun kalıcı saate geçmek değil. Kalıcı saate geçmenin olumlu yönleri var ancak kalıcı ileri saat Türkiye gibi doğusu ile batısı arasında saat farkı olan ülkeler için olumsuz etkilere sahip.
• “Diğer ülkeler de artık bunu istiyor” gibi söylemler olursa, umarım aradaki farkı anlatabilmiş olurum. O nedenle bu videoyu; paylaşıp, beğenmeniz çok değerli olur.
Fırat ve Dicle nehirlerimizin suları gelecekte altın değerinde olacak! Bu devasa kaynak ve bölgenin çok az nüfus yoğunluğuna sahip bomboş dağları, tarım ve hayvancılık için eşsiz bir fırsat sunuyor. Bu potansiyeli harekete geçirmek için artık Batı'dan Doğu'ya güçlü bir göç şart!
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve eşi Semra Sezer, 26 ülkeden gelen devlet ve hükümet başkanlarını ve eşlerini Dolmabahçe Sarayı’nda ağırlıyor.(2004)
Kişisel bilgilerimi paylaşmaktan hep imtina ettim.
Ancak bu kişisel değil.
Sivas'ta çocukluğumun geçtiği ev!
Bu evlerden çıkıp Cumhuriyet'in okullarında okuduk.
Ne özel okullara para verdik ne de üniversiteye.
Kızı erkeği ile kardeştik.
Amacımız yükselmek, ileri gitmekti.
Dünya zeytinyağı bilançosu netleşiyor
Uluslararası Zeytin Konseyi verilerine göre:
1- İtalya, Fas ve Mısır’da üretim artışı var. İspanya’da üretim normale döndü.
2- Türkiye, Ürdün, Arjantin, Tunus, Yunanistan’da üretimde düşüş var. En sert düşüş yüzde 43 ile Türkiye’de. Türkiye’nin verilerinde karmaşa var.
3- İthalatta Amerika Birleşik Devletleri,
ihracatta İspanya ilk sıralarda.
Ayrıntıları haberimde👇👇
Dünya zeytinyağı bilançosu netleşiyor https://t.co/yBMHThYFO6