12 gündür hastanede yaşıyorum. Bu Kenan Alpay gibi tiplerden o kadar çok var ki inanamazsınız. Dünya kendi etrafında dönüyor zannediyorlar. Sadece onun hastası var, sadece onun canı yanıyor.
Babam acılar içinde feryat ederken polikliniğe geldik ve sıramız olmamasına rağmen kapıyı çalarak doktor beye durumu anlattım. Hoca sağ olsun hemen koşa koşa ameliyathaneye gitti ve oradan asistanını arayarak babaın acil ameliyata alınmasını sağladı.
Belki de Kenan'ın hedef gösterdiği doktorun da başına benimki gibi acil bir vaka gelmişti. Nereden biliyorsun işini ihmal ettiğini?
Sizdeki bu hedef gösterme hadsizliğinin kaynağı olan özgüven nedir arkadaş? Bio'ya gazeteci yazınca her şeyi kendinize hak mı görüyorsunuz?
Ben Dr. Hanım'ın yerinde olsam hedef göstermeden dava açarım. Bu terbiye yoksunu kişilere standart insanı davranışları başka türlü öğretme şansımız yok.
Bir gazeteci tarafından, Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde görev yapan meslektaşımızın adı açıkça verilerek sosyal medyada hedef gösterildiği tarafımıza bildirilmiştir.
Eleştiri haktır. Hedef göstermek ise hukuk önünde karşılığı olan bir eylemdir.
Daha önce sosyal medya üzerinden meslektaşlarımıza yönelik yürütülen linç kampanyalarında nasıl sessiz kalmadıysak, nasıl gerekli hukuki süreçleri başlattıysak, bugün de aynı kararlılıkla hareket edeceğiz.
İlgili meslektaşımızla görüşülmüş olup, talebi doğrultusunda suç duyurusu dahil tüm hukuki süreçler başlatılacaktır. Sürecin sonuna kadar da takipçisi olacağız.
Hiç kimse bir hekimin adını açıkça paylaşarak onu sosyal medya mahkemelerine çıkaramaz. Hekimlerin onuru, itibarı ve çalışma güvenliği; beğeni uğruna yürütülen linç girişimlerine terk edilemez.
Meslektaşlarımız bilsin ki yalnız değildir.
Dün olduğu gibi bugün de, bir hekime yönelen haksızlığın karşısında; hukukun, meslek onurunun ve dayanışmanın yanında duracağız.
Tıp, Etik ve Kardeşlik Sendikası Yönetim Kurulu
@tibbiyelisozluk@DahiliyeDoktoru@mturker3301@Bladesinger15@arasiradoktor@sanciburak@ascisan
'bağlantıları sayesinde mülakatsız olarak atandı'
Baskı ve şiddetle genç öğretmen Irmak Koparan’ı ölüme sürüklediği iddia edilen müdür, tenzili rütbe ile öğretmenliğe düşürüldü.
Destek veren milli eğitim müdürü açığa alındı.
Sabahat Akkiraz’ın iddiasına göre, Melahat İleri; müdür olarak görev yaptığı okula bağlantıları sayesinde mülakatsız olarak atandı.
Fatih Altaylı, milli takıma villa vereceğini söyleyen İbrahim Hacıosmanoğlu’na seslendi:
▪️ “Bodrum’da 4000 tane villa yapıyorum. Milli takım oyuncularına birer tane hediye edeceğim.” demek kolay ama insanın aklına bazı sorular geliyor.
▪️ Bodrum’da 4000 villayı nereye yapıyor, bunu merak ettim.
▪️ Birine villa hediye edecek kadar büyük bir servetin varsa, o serveti elde ederken ne kadar vergi ödediğini de açıklayabilmen gerekir.
▪️ Sayın Hacıosmanoğlu çıkıp, “Ben şu işleri yaptım, geçen sene şu kadar vergi ödedim, kazancım budur.” desin.
▪️ Çünkü milli takımdaki 22 futbolcuya villa hediye etmek ciddi bir maliyet demektir; bunun arkasında da ciddi bir kazanç ve ciddi bir vergi yükümlülüğü olması gerekir.
▪️ Bir anlatsın bana.
Size gerçekten gülünç bir olaydan bahsediyorum: Milli Takımımız şimdilik gol atamadan devam ediyor ve elendi. Bu arada medyada haftalardır süren reklam kampanyaları devam ediyor, Milli Takımın eski golleri coşkusu, halkın desteği coşkusu, her şey değişik markalara uygulanarak ülke reklamlarla yayılıyor. Ve görüyoruz ki, koca firmaların hiçbir B planı yokmuş! Yani anlayacağınız “Milli Takım çok kötü elenip kaybolursa biz 20 Haziran’dan itibaren reklam kampanyamızı ne yapacağız, durduracak mıyız, yoksa film değişecek mi, yoksa başka bir şey mi koyacağız?” Benim şu ana kadar gördüğüm kadarıyla hiçbir şey değişmeden reklamlar devam ediyor ve bu firma sahiplerine herhalde karşı propaganda haline dönüşüyor! Koskoca ajanslarda ve dev şirketlerde bunu düşünen bir insan yok mu önceden? ABC planlarınız olmadan mı dev kampanyalar finans ediyorsunuz? Allah akıl fikir versin!
Öğretmen Irmak Ayşe Koparan’ın ölümünden sonra öğretmenliğe dönen Okul Müdürü Melahat İleri’nin görevden uzaklaştırılması gündeme geldi.
Hamur İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Özmüş ise açığa alındı.
(Kısa Dalga)
Beşiktaşta 19 yaşında 12 gol atan Semih Kılıçsoyu yedi. Euro 24te Semih oynamasın diye Barış Alperi santrafor yaptı, Barış oynadığı hiçbir maçta gol asist yapamadı. Semih'i turnuvanın son maçının son dakikası oyuna aldı.
Kadronun performansla değil torpille seçildiğini söyleyen, Fransa Ligue 1 de sezonun takımına seçilen Berke Özeri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Beşiktaşın kadro dışı bıraktığı, fbde yedek olan Mert'i aldı.
Danimarka'da yılın futbolcusu seçilen, tam 12 gol 21 asist yapan Aral Şimşiri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Fbde kadro dışı bırakılan, Kasımpaşaya giden İrfancanı aldı.
Bundesligada oynayan 10 gol 6 asist yapan 45 milyon euro teklifi reddedilen Can Uzunu yedi. Can oynamasın diye Keremi santrafor yaptı. Semih'e yapılanın aynısı Cana yapıldı. Mağlup giden Avusturalya maçında hiç süre vermedi.
Beşiktaşın kaptanı, Dünya kupasına katılmamızı sağlayan, 10 gol 10 asist yapan Orkun Kökçüyü Beşiktaşa geldikten sonra 11 den kesti. Beşiktaşa gelmeden önce her maç 11 de görev veriyordu.
7 m euroya Bragaya transfer olan, avrupa ligi yarı final maçında gol atan, maçın adamı seçilen Demir Egeyi yedi. Kadroya bile almadı. Yerine gs'de kadroya bile giremeyen Kaan Ayhanı aldı.
Bundesligada takımında banko 90 dakika oynayan, 4 gol atan Ozan Kabakı yedi. 11 de Ozan yerine, dünya kupasına hazırlanmak yerine tik tok videosu çeken bıyık bırakan sonra bıyığı kesen Merihi oynattı.
Tsde 1 gol 5 asist yapan, sol bek ve sol açık oynayan Mustafa Eskihellaçı yedi. Kadroya bile almadı. Yeride bahis oynadığı için ceza alan Eren'i aldı.
Osimheni oynadığı her maçta sahadan silen, Beşiktaşta 11 oynayan Emirhan ile Konyasporda 2500 dakika oynayan, 2 gol 2 asist yapan ligin en güçlü stoperlerinden Adil Demirbağı yedi. Kadroya bile almadı. Onun yerine twittercı Sametle tütüncü Çağları aldı.
Barış ve Keremden santrafor icat etmeye çalıştı Milli takımı yedi.
İlk 2 maçta 1 puan bile alsa 3. maça iddialı çıkılacak turnuvada, iki maçta da mağlup olup turnuvaya veda etti. Çıkardığı takım Gol bile atamadı.
Altın jenerasyonu tenekeye çevirdi.
Tüm bunlardan sonra çıkıp, eleştirenleri kaosçu ilan etti ve onlardan daha Türküm dedi.
Futbolda dünya 32. siyiz.
Kadın voleybolunda dünya 3. süyüz.
Şimdi soruyorum biz futbol ülkesi miyiz, kadın voleybolu mu?
Bu kadar parayı futbola neden harcamaktayız?
Bu denli destek ile bu denli başarısızlık neden?
Futbol taraftarları bu vasatlığı daha ne kadar kör gibi destekleyecek?
Siz de sorun 👇