Beni takip edebilmeniz için;Ülke konumunu,TR dışı bir ülke seçmelisiniz.Frekansımdan almayanlar uzak durabilirler.2gün takipedip,Sonra sileceksen hiç takip etme
“Sizden terörist olmaz,siz slogan atmayı bile bilmiyorsunuz bee!
Sizden olsa olsa dost olur,arkadaş olur,güzel bir kardeş olur.
Ölünceye kadar yanınızdayım”
Ahmet Nesin abinin simâsı
kadar yüreği de güzel eşi;Hilâl Nesin’e ait bu sözler..
Teşekkürler @hilalnesin🙏
Tanklar, askeri nakliye uçakları falan da götürmeleri lazımdı. O evlerden silah değilse de aşırı sayıda kitap çıkıyor. Bilhassa ders kitapları... çünkü bu vicdansız (!) teröristler ikinci hatta üçüncü üniversite bitirmeye, ikinci, hatta üçüncü yabancı dil öğrenmeye çalışıyorlar. Yine bu vicdansız (!) teröristler 3 lt toprak buldukları yere bile domates, maydanoz, hatta ve hatta acı biber falan ekiyorlar.
"KARANLIK BİR HÜCREYE KAPATILDIM, İŞKENCE ODASINA GÖTÜRÜLMEKLE TEHDİT EDİLDİM"
Bugünün en etkiliyici konuşmalarınan birini, ev hanımı Gurbet Karabağ yaptı. Lütfen dinleyin, okuyun.
"2017 yılının Mart ayında, Afyonkarahisar’da bir ev hanımıyken, henüz 40 günlük olan küçücük bebeğimle gözaltına alındım. Emniyette bana ağır psikolojik baskılar yapılarak ifadem alındı. En vahşisi ise kucağımdaki kundaklı yavrum üzerinden yapılan tehditlerdi. Polisler sürekli "Seni içeri atarız, çocuğunu ancak 12 yaşında görürsün!' diye bağırdılar. Onur incitici hakaretler ettiler. Bir anne için daha kırkı çıkmamış evladıyla sınanmak, ölümden daha zordu.
Daha sonra, pandemi döneminde tutuklanarak Afyon Cezaevi’ne gönderildim. Kapıda bizi karşılayan ilk şey, insan onurunu ayaklar altına alan çıplak arama uygulaması oldu. Ardından, ağır suçluların cezalandırıldığı tek kişilik, karanlık bir hücreye kapatıldım. Duvarlarına insan pislikleri sürülmüş, elektriği olmayan, tuvaleti kokan o hücrede 75 gün kaldım
Yan hücrelerdeki adli suçluların sürekli ettiği hakaret ve küfürlere, demir parmaklıklardan bile daha ağır geliyordu. Bir kadın ve bir anne olarak cezaevi yönetimine dilekçe yazıp sadece daha insani bir ortam talep ettim. Ertesi gün başgardiyan hücre kapımı açtı; dilekçemi buruşturup yüzüme fırlattı. Bana bağırarak, "Bir daha böyle bir dilekçe yazarsan seni yumuşak odaya (işkence odasına) alırım, akıllı ol!' diyerek tehdit etti.
Tam bu çıkmazın içindeyken, beni savunması gereken kendi avukatım bile üzerimde yoğun bir psikolojik baskı kurdu. İsim vermem ve 'etkin pişmanlık' yasasından yararlanmam için beni sürekli sıkıştırıyordu. Ben ise suçsuz olduğumu biliyordum ve bunu kabul etmeyeceğimi açıkça ifade ediyordum. Hem gardiyanın tehdidi hem de avukatımın bu itirafçılık baskısı arasında kendimi tamamen yalnız, çaresiz ve dipsiz bir kuyuda hissettim. Defalarca ölümü diledim.
İşte tam o karanlıkta, yan hücreden bir ses yükseldi: "Sen kimsin?" Kendimi tanıttığımda, bir ablamız, "Biz seni çok uzun zamandır arıyoruz. Gurbet, sana ulaşmaya çalışıyorduk, hakkını helal et" dedi.
O sesi duymak o birkaç cümleyi duymak, o pis ve karanlık hücreyi benim için bir anda cennete çevirdi. neden biliyor musunuz? Çünkü emniyette ifadem alınırken sürekli herkes gidip kurtardı kendini olan senin gibi gariplere oldu demişlerdi. O an yalnız olmadığımı, dışarıda birilerinin benim için çabaladığını ve dua ettiğini hissetmek bana yeniden yaşama gücü verdi.
Bugün burada bu acıları anlatmamın tek bir sebebi var: Türkiye’de hâlâ aynı pis hücrelerde bu zulmü yaşayan, unutulmamayı bekleyen binlerce insan var. Biz bu zorlukları göğüslediysek, içeridekilerin sesi olmak zorundayız. Gelin içeridekileri de dışarıdakileri de yalnız bırakmayalım, yaralarımızı birlikte saralım. Çünkü biz birlikte güçlüyüz!"
Adaletİçin SesVer
https://t.co/er9cgGOq6U
berlinyenimedya videosuna bir göz at! #TikTok https://t.co/FmPDIz5WBb
Vasfı sadece fizyolojisinde kalmış,
ama diğer bütün vasıflarını bir korkuya kurban etmiş;
Fakat kibrindende zerre ödün veremeyen”Erkekler”e rağmen:
Mertçe duruşun simgesi:
@hilalnesin sözünü söylemiş✅✅
Hukuksuzca demir parmaklıklar arkasında gün sayanlara..
Umutlarını nehirlere emanet eden,
Bazıları o nehirleri geçebilen,bazıları geçemeden orada kalanlara..
Uçutmaları tellere takılan,Kara Efe Ahmetlere,Yusuflara,Betül’lere..
Kısacası yüreği insan kalabilenlerin buluşma yeri🙏
ÖNEMLİ GELİŞME
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi @ECHR_CEDH, on yıldır hapiste olan ve mal varlıklarına el konulan Koza Holding'in ortaklarından Cafer Tekin İpek'in "ÖZGÜRLÜK ve GÜVENLİK HAKKI"nın İHLAL EDİLDİĞİNE (AİHS m. 5/3) karar verdi.
Maalesef Türkiye, hukuksuz kararları nedeniyle AİHM tarafından bir kez daha mahkum edildi.
STRAZBURG’A GELİYOR MUSUN?
Sen yoksan bir değil, çok eksiğiz!
Çünkü biz, BİR’leri alt alta değil, yan yana diziyoruz.
3 elif 111 oluyor, 4 elif 1111.
Sen yoksan çok eksiğiz.
Bir daha düşün:
Gelince ne kazandığını.
Gelmeyince ne kaybettiğini.
Mazlumlara da neler kaybettirdiğini.
Bebeği ile tutuklanan ev hanımı Gurbet Karadağ:
Herkes kaçtı, senin gibiler kaldı diye baskı yaptılar.
Yan hücrede bir ses geldi: 'Biz seni arıyorduk'
O zaman anladım ki, kimse bir yere kaçmamıştı
#Strazburg#AdaletBuluşması#JusticeMarch
TAMAMI👇
https://t.co/5j3tPEGOfC
🚨 SEN TRÖRST DEĞİLSİN
📌 Strazburg'daki 5. Adalet Yürüyüşü'ne katılan sanatçı Hilal Nesin, binlerce kişiye seslendi:
🗣️ "Sizden ‘terörist’ olmaz; çok güzel dost, arkadaş, kardeş olur."
#Strazburg#AdaletYürüyüşü#HilalNesin#Gündem#Türkiye
Dünyanın her yerinden, 7 den 70’ine binlerce kardeşimiz ile beraber
ÖZGÜRLÜĞÜMÜZÜN ZEKATINI EDA EDEBİLMEK
için bir araya geldik.
Türkiye’deki masum kardeşlerimize mesajımız;
UNUTULMADINIZ
UNUTMAYACAĞIZ
UNUTTURMAYACAĞIZ
Avrupa’dan, şu an Türkiye’de, Medrese-yi Yusufiye’de haksız yere tutulan tüm masum kardeşlerime ve dışarıda olan ailelerine Avrupa insan hakları mahkemesi önünden selam olsun.
HEPİMİZ ÖZGÜR OLANA KADAR HİÇ BİRİMİZ ÖZGÜR DEĞİLİZ.
Sanatçı Hilal Nesin’den Strazburg Adelet Buluşması’na damga vuran sözler:
“Sizden ‘terörist’ olmaz; çok güzel dost, arkadaş, kardeş olur.”
#AdaletBuluşması#JusticeMarch
BUGÜN,
Strasbourg’da atılacak her adım, sadece bir yürüyüşün parçası olmayacak. O adımlar, insanlık tarihinin en eski ve en asil mücadelesine; hak ile güç, adalet ile zulüm arasındaki mücadeleye verilmiş sessiz fakat sarsılmaz bir cevap olacak.
Atalar demişlerki
“Yaş ağaca balta vuran el onmaz oğul”
Teyzemiz de şöyle diyor:
“Benim şu ağacımı kesenleri Rabbim evlat acısıyla sınasın” diyor!
Yani şunu demek istiyor:
Benim ağaçlarımı budayanları da Allah kolunu kanadını budasın.
Olmadı,evlatlarını budasın ve anlasın.
Amin🤲
Ben ne bu asrı çözebildim-
Nede bu insanlık meselesini..
Onun için hep diyorum kendi kendime:
“Ben bu asrın insanı olamam”
Akbelen’de yokedilen yaşam haklarına direnip,tutuklanan
“Esra Işık”hakkında hiçbir yerde tık yok.
Peki değişim neydi-
Nasıl olacaktı?
Dedim ya:
Anlamıyorum
73 YAŞINDA CEZAEVİNDE! HAYIRSEVER ABDULLAH TIRPAN'IN ÇIĞLIĞI! CANLI https://t.co/qEDX6HSRtu @YouTube aracılığıyla
Esra Tırpan Yakut abla iyiki de Abdullah Tırpan amcanın kızısın,
İyiki öyle bir babaya evlât olmuşsun
Acınızı yüreğimde hissediyor ve sizi selamlıyorum!!!