Bugün 11 haziran, benim 12 yaşında bir çocukken adaletin akpnin keyfi olduğunu öğrendiğim günün yıl dönümü...
Koskoca 11 yıl olmuş, 11 yılda ne adalet gelmiş ne de iftira atma kültürü bitmiş; aynı tas aynı hamam devam birileri!
Ama az kaldı, hem kendilerinin hem de gerçeği bildiği halde susanların hesap vermesine ÇOK ÇOK AZ KALDI!
Sadece biraz daha sabır...
⚠️ “Sanıklar yargılanmıyor, biz cezalandırılıyoruz.”
6 Şubat depremlerinde yıkılan Ilgım Apartmanı’na ilişkin davada mağdur yakınları, yargı sürecinin ağır ilerlediğini ve sanıkların duruşmalara katılmadığını söyleyerek sürece tepki gösterdi:
• İlk duruşmada müteahhit S.Z, yalnızca 50 km uzaklıkta olmasına ve bizim itirazımıza karşın SEGBİS ile bağlandı.
• Sonrasında yine itirazımıza karşın duruşmadan ayrı tutuldular ve artık gelmeye bile tenezzül etmiyorlar.
• Gelinen noktada, yıllardır sürüncemede bırakılan bu dosya bizler açısından adalet arayışından öte yeni bir yıpranma sürecine dönüştü.
• Bizler her celse bin kilometreyi aşan yolları aşındırırken sanıkların duruşma salonuna gelmesine dahi gerek görülmemesi ve sorularımızı dahi yöneltemiyor oluşumuz da bir garabettir.
• Sanıklar yargılanmıyor, bizler cezalandırılıyoruz sanki. (Cumhuriyet - Çağdaş Bayraktar)
"Başkaları adına utanabiliyor, elinizle yüzünüzü örtebiliyorsanız, atardamarlarınız gibi, toplardamarlarınız gibi, kılcal damarlarınız gibi, bir de ar damarınız var demektir. Bence ar damarı -yerini bilmesek de- herkeste mevcuttur; gelin görün ki kimininki çatlaktır ve o çatlaklardan sızan pis kokulardan midemiz bulanır."
Polis ablukadaki arkadaşlarımızı tek tek ortaya alarak tekme ve yumruklarla saldırıyor, küfürler ediyor, gazdan gözümüz yanıyor, bayılanlar ve rahatsızlananlar var.
Polis direnen öğretmenlere saldırıdı; bayılan ve yaralanan öğretmenler olduğu bildirildi.
Hakları için bir haftadır açlık grevinde olan öğretmenlere polis saldırdı. Sağlık ekiplerinin yaralılara ulaşmasını engelleyen polis, işkenceye ve saldırıya devam ediyor.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, (@ogretmensendika) şimdilik 5 öğretmenin gözaltında olduğu bilgisini verdi.
LÜTFEN ACİL DUYARLILIK VE DESTEK
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Mühendisliği son sınıf öğrencisi, 22 yaşındaki Şule Nur Aykanlı’dan 4 gündür haber alınamıyor.
Şule Nur Aykanlı, 17 Haziran günü önce saat 12.00 sıralarında erkek kardeşine, ardından saat 15.30 civarında babasına birer ses kaydı gönderdi. Daha sonra tüm aile bireylerini telefonundan engelledi ve o saatten sonra kendisine bir daha ulaşılamadı.
Şule Nur, en son 17 Haziran günü saat 13.00 sıralarında, İstanbul Sarıyer’de bulunan İTÜ Ayazağa Kampüsü Kız Öğrenci Yurdu’ndan çıkarken görüldü. O saatten bu yana kendisinden herhangi bir haber alınamıyor.
Şule Nur Aykanlı’yı gören, yerini bilen veya kendisi hakkında herhangi bir bilgiye sahip olan vatandaşların, vakit kaybetmeden ekte verilen telefon numaralarına veya emniyet birimleriyle iletişime geçmeleri büyük önem taşımaktadır.
📢 Lütfen bu paylaşımı mümkün olduğunca yaygınlaştıralım. Bir kişinin göreceği küçük bir ayrıntı, Şule Nur’a ulaşılmasını sağlayabilir.
0542 7439283
0546 2697164
Bilkent Üniversitesi’ni 1. olarak bitiren öğrenci mezuniyet konuşmasında,
İmamoğlu'nun diplomasını atıfta bulunarak
“Sözlerimi bitirirken,
DİPLOMAMIN DA BİR ÖMÜR BOYU BENİMLE OLMASINI TEMENNİ EDERİM!..”
Şırnak Uludere'de bir kadını çapa ve kürekle darbeden 2 şüpheliden biri serbest bırakıldı.
Diğer şüpheli hakkında adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı kararı verildi.
BİR BABALAR GÜNÜ TRAVMASI:
Bugün takvimler Babalar Günü’nü işaret ediyor; evlerin kapısı neşe ile çalınıyor, çocuklar babalarına sarılıyor. Ancak herkes için aynı değil bu gün. Bazıları için Babalar Günü, şefkatle hatırlanan bir anı değil, ruhunda onarılmaz yaralar açan bir travmanın yıldönümü. Nilay Esmer’in hikayesi, işte bu günün gölgesinde kalan, adaletin koruması gerekirken yalnız bıraktığı bir evladın sessiz çığlığıdır.
Bugün herkes Babalar Günü’nü kutlarken, Nilay Esmer davası; bir babanın evladına karşı işlediği istismar suçunun hukuk sisteminde nasıl bir cezasızlık sarmalına dönüştüğünün en acı ve somut kanıtıdır.
Jandarma tarafından olay yerinde tanzim edilen "suçüstü" tutanakları ortadayken, gerçekler görmezden geliniyor.
ÖZ BABANIN dosyaya yansıyan "beni öldürün ama işlem yapmayın" beyanı, açık bir suç ikrarıdır; cezasızlığa kalkan olamaz.
İstismar davasında jet hızıyla verilen beraat kararı ile aynı failin silahlı tehdit dosyasının 22 aydır çekmecede bekletilmesi, adalet terazisinin dengesini bozmaktadır.
Yargılamada failin kurguladığı "rıza" beyanlarına itibar edilmesi, somut delilleri yok sayan bir yaklaşımdır. Hukuk; güçlülerin sözüne değil, somut suç tutanaklarına dayanmalıdır.
Nilay Esmer için verilen bu "jet beraat" kararı, hukuka ve vicdana aykırıdır. Fail serbestken ve tehdit dosyasının akıbeti meçhulken adaletten söz edilemez. Adalet raftan indirilene, "jet beraat" kararları bozulana ve hukuk tecelli edene kadar mücadelemiz sürecektir.
Bir evladın güven duyması gereken en temel bağ, bugün bir hukuk arayışının merkezine dönüşmüş durumda. Adalet sadece yasaların yazıldığı soğuk metinlerde değil, mağdurun vicdanında karşılık bulduğunda gerçektir. Nilay için bu hukuk mücadelesi, sadece bir dava değil, geleceğe bırakılacak bir 'adalet namusu' meselesidir.
Sessizliğe gömülmeye çalışılan o tutanaklar, bir gün mutlaka gerçekleri haykıracak. Adalet yerini bulana dek, vicdanlar rahat etmeyecek; mücadelemiz her engeli aşarak, o karanlık çekmecelerden çıkana kadar sürecektir.
#AdaletNilayaBorçlu
#NilayEsmerİçinAdalet
#GecikenAdaletAdaletDeğildir
#SkandalKararlaraİtirazımızVar
#AdaletRaftanİndirilsin
#JetBeraateHayır
#BabalarGünü
BİR BABALAR GÜNÜ TRAVMASI:
Bugün takvimler Babalar Günü’nü işaret ediyor; evlerin kapısı neşe ile çalınıyor, çocuklar babalarına sarılıyor. Ancak herkes için aynı değil bu gün. Bazıları için Babalar Günü, şefkatle hatırlanan bir anı değil, ruhunda onarılmaz yaralar açan bir travmanın yıldönümü. Nilay Esmer’in hikayesi, işte bu günün gölgesinde kalan, adaletin koruması gerekirken yalnız bıraktığı bir evladın sessiz çığlığıdır.
Bugün herkes Babalar Günü’nü kutlarken, Nilay Esmer davası; bir babanın evladına karşı işlediği istismar suçunun hukuk sisteminde nasıl bir cezasızlık sarmalına dönüştüğünün en acı ve somut kanıtıdır.
Jandarma tarafından olay yerinde tanzim edilen "suçüstü" tutanakları ortadayken, gerçekler görmezden geliniyor.
ÖZ BABANIN dosyaya yansıyan "beni öldürün ama işlem yapmayın" beyanı, açık bir suç ikrarıdır; cezasızlığa kalkan olamaz.
İstismar davasında jet hızıyla verilen beraat kararı ile aynı failin silahlı tehdit dosyasının 22 aydır çekmecede bekletilmesi, adalet terazisinin dengesini bozmaktadır.
Yargılamada failin kurguladığı "rıza" beyanlarına itibar edilmesi, somut delilleri yok sayan bir yaklaşımdır. Hukuk; güçlülerin sözüne değil, somut suç tutanaklarına dayanmalıdır.
Nilay Esmer için verilen bu "jet beraat" kararı, hukuka ve vicdana aykırıdır. Fail serbestken ve tehdit dosyasının akıbeti meçhulken adaletten söz edilemez. Adalet raftan indirilene, "jet beraat" kararları bozulana ve hukuk tecelli edene kadar mücadelemiz sürecektir.
Bir evladın güven duyması gereken en temel bağ, bugün bir hukuk arayışının merkezine dönüşmüş durumda. Adalet sadece yasaların yazıldığı soğuk metinlerde değil, mağdurun vicdanında karşılık bulduğunda gerçektir. Nilay için bu hukuk mücadelesi, sadece bir dava değil, geleceğe bırakılacak bir 'adalet namusu' meselesidir.
Sessizliğe gömülmeye çalışılan o tutanaklar, bir gün mutlaka gerçekleri haykıracak. Adalet yerini bulana dek, vicdanlar rahat etmeyecek; mücadelemiz her engeli aşarak, o karanlık çekmecelerden çıkana kadar sürecektir.
#AdaletNilayaBorçlu
#NilayEsmerİçinAdalet
#GecikenAdaletAdaletDeğildir
#SkandalKararlaraİtirazımızVar
#AdaletRaftanİndirilsin
#JetBeraateHayır
#BabalarGünü
26 sene 4Ay 28 Gün renk kattın hayatımıza
Bukadar az yasayacagını bilsem gene senin baban olurdum seni çok seviyorum
Senin baban olmaktan gurur duyuyorum Senden özür dilerim Adalet'ini geciktirdigim için 😭 Ama yemin ediyorum Evlatçığım
Bulacaz ve o demir parmaklıklar ardında çürüyecek @abakingurlek
Adaleti verin bize