demirtaş'ın 24 haziran 2026'da süreçle ilgili paylaştığı yazısı, çok daha olumlu bir sahiplenme içeriyordu. bahçeli başta olmak üzere erdoğan'a karşı alçakgönüllü bir yerden diplomatik nezaketle sürecin sahiplenilmesine dönük yaptığı çağrı; bugün itibarıyla sarfettiği; “mgk kararlarıyla yürürlüğe gireceği zannedilen” ifadeleri, bir bakıma hayalkırıklığı yaşadığını da gösteriyor.
elbette demirtaş bugün için de toptan sürece dönük bir karşı duruş sergilemiyor, ancak o günden bugüne yaklaşımında bariz nüanslar oluştuğunu, itirazlarının somutlaştığını da son paylaşımını dikkate alarak söyleyebiliriz. bulmacaya konu ettiği her kelimenin üzerine ince ince düşünerek, yanıtlar aramış olması bunun bariz bir tezahürü.
Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
Timur Soykan iyi gazetecidir lakin söz konusu Kürt siyasetini okumaya gelince kötü bir yorumcudur. Bizzat Selahattin Demirtaş’ı kendisi bu sürece destek verdiğini yolu yöntemi konusunda bizzat temel açıklamalar yaptı. Bunları görmeden ısrarla popüler ekran sözleri söylemenin anlamı ya manipülasyondur ya da körlüktür ya da reyting uğruna bilinçli sözlerdir.
Amedspor taraftarına İYİ Parti Trabzon İl Başkanı Oktay Çavuşoğlu iftira attı. Çavuşoğlu, Süper Lig ilk haftasında Erzurumspor’lu Eren Tozlu için çekilen nispet videosunu Eren Bülbül için yapılıyormuş gibi göstererek iftira attı. Videonun sahibi iftiraya tepki gösterdi.
sabah akşam aynı tiplerin o ekrandan diğerine cirit attığı ve günden güne gazetecilik adına her şeyin ayaklar altına alındığı, muhabir/editörüne para vermeye gelince kaynak bulamayan ama topluma kurtarıcı olarak sattığı yüksek transfer ücretli tiplere sınırsız kaynak sunan zavallı türk medyası.
bir oligopol yaratmışlar. kendi niteliksizliklerini, ilkesizliklerini önemli gazetecilik başarısı olarak kitlelere zerk ediyorlar. ana akım medyanın çöküşüyle beraber boşta duran araziyi üç beş müptezele tapuladılar. yeni sesler, genç yetenekler ya da farklı fikirler üretmek yerine, riski sıfırlamak için ‘garanti reytingi olan’ figürlerle gazetecilik yaptıklarını sanıyorlar.
yani işte takipçi sayın çoksa, ekran karşısına topladığın sadık kitlenle arzu edilen ticari başarıyı getirebiliyorsan sorun kalmıyor, yaptığın gazetecilik mi şovmenlik mi meczupluk mu, sahtekarlık mı önemli değil.
vaziyet buyken, kendilerini muhalif olarak tanımlamaları da haliyle komik oluyor. vaktiyle ertuğrul özkök, “bir elimde arzuhan hanım, diğer elimde aydın bey, gazetecilik değil jonglörlük yapıyorum” diyordu. işte bu kanallar da tam olarak bir ismail'i havaya atarken, diğer ismail'i kucaklayıp tutuyor, sonra diğerini atıyor filan dekken, özkök'ün tarif ettiği bir sirk haline dönüşerek birden akdeniz oluyor iklim. dolayısıyla kanallar da ismaillerin, barışların vs'lerin birer kiralık stüdyolarından farksız hale geldi. ilkesel tutumlar, yaklaşımlar yerini şovmenliğe, reklam geliri ve izlenmeye bıraktı.
yani düşünün, ismail küçükkaya benim derdimi anlıyor. az önce astronomik transferini imzalamış ama “bizden biri” gibi açlıktan kırılan, gelir adaletsizliğiyle, hukuksuzlukla boğuşan halkın bir anda temsilcisi oluyor. yalanınızı sikeyim :) biz de sizin gibiyiz” martavalına inandırdıkları bir yaşam, eko sistem yaratmışlar. eko sistem demişken, ekrem bey'le ilgisi yok tabii.
oysa bu isimlerin çoğunun sahici bir yerden söz kurduklarını da göremezsiniz. ekran önünde yaptıkları tek şey, halkın öfkesini taklit etmek. siz evinizde sinirlenirken, ekrandaki kahramanlarımız bizim adımıza bağırır, deşarj eder ve reklam arasına gider. bugünkü toplumsal ruh halimizin bu denli sinik, pasif olması, biraz da bu gaz alma nümayişlerini şovlarıyla süsleyen şarlatanlarla ilgisi var.
Amedspor Tribün yöneticilerinden Hidayet Akboğa Ergani’de Trabzonspor taraftarının kadınlara şişe atmasına dair açıklama yaptı:
“Maç haftası boyunca ortamı geren, provoke eden, otobüs yolculukları boyunca küfür, hakaret ve alenen Kürt halkına ırkçı söylemlerde bulunan, maç sonu barbarca stad tuvaletlerini kıran Trabzonspor taraftarının bu yaptıklarına karşı Amedspor taraftarı büyük bir olgunluk ortaya koydu.
Bugün edindiğimiz bilgilere göre Ergani ilçemizdeki olaydan dolayı halkımızın 8 ferdi gözaltına alınmış. Rakip takım taraftarının barbarlığı ortadayken cezanın Amedspor taraftarına kesilmesi kabul edilemez.
Trabzonspor taraftarı spor kamuoyuna, topluma büyük bir ibret olmuştur. Yaptıkları ile ne topluma ne de sporun ruhuna faydaları olmamıdığı gibi büyük bir zarar doğurmuştur. Bu bağlamda işledikleri suçlar göz ardı edilmemeli, ciddi yaptırımları uygulanmalıdır.”
@skranca@sedefology@acidhouse2 Ve kendi maaşının artması için mücadele vereceğine ve mücadele birliği oluşturcağına, temizlikçinin parasına göz koyuyor. Yok bu insanlık olmadı, gerçekten olmadı…
Pkk aradan çıkınca ırkçılık daha berrak, daha kristalize hale geldi.
Eskiden terörist derlerdi. Onunla ırkçılıklarını meşru hale getirirlerdi. Dikkat ederseniz tek kelime terör demiyor, tüm nefreti Kürtlere, bizlerin varoluşuna.
Şu konuda millet İstanbul seyircisine laf ediyor, salonu dolduramıyorlar, ruhsuzlar vs diye. Bir kez daha tekrar edeyim, salonun önemli bir bölümü hiç satışa çıkmadı, doğrudan sponsorlara verildi. Davetiyeli seyirci de maç seçiyor. Polonya maçına geliyor, Azerbaycan’a gelmiyor
İlk yarıda Amedspor geriye düştüğünde bir totem yaptım. Tüm tribüne şunu söyledim ilk yarı 1-1 dakika 89’da ikinci golü atacağız dedim. Özellikle Direniş grubunun kalabalık olduğu yerde bunu defalarca bağırarak söyledim. Nusaybin ve diğer kentlerden gelen taraftar dakika 89’da yaşanan atak sırasında hepsi maçı bırakıp bana bakıp gol olduktan sonraki o sevinç ve en az 100 kişinin bu ana şahit olması! Teşekkürler büyük taraftar teşekkürler Amedspor bize bu muazzam geceyi yaşattığın için!
Not: Özellikle Nusaybin’den, Cizre’den gelen taraftarın ayrıca emeğine sağlık!