Valide sultan kethüdası Ali tarafından yaptırılan çeşme kaybedilmiş, kitabesi ayak hizasına çekilmişti. İmkanlar ölçüsünde çeşmeyi tekrar adını verdiği sokağa kazandırdık.
“Gel gel iç ayn-ı Ali’den Kevser’i
1145 h. (1732 m.)
Ketebehu el-fakîr Mehmed Emîn Teberdâr-ı Sarây-ı Atîk”
@mimarkaanc Bence Süleymaniye çevresindeki konakların boyutları olağanüstü. Pencereleri kontrol etmek gerek bu okuduğumuza göre mutlaka, ama konaklar ahşap saraylar gibi. Sultanahmet meydanında da öyleydi, Ayasofya çevresinde Saray eşrafı oturuyordu. Konaklar da görkemliydi.
Düşünülenin aksine 83 planı ile Boğaziçi koruma altına alınabilmiş. Planın temel amacı, yıllar içerisinde Boğaziçi İmar Öngörünüm alanında sadece eski eserlerin ayakta kalması ve korulara katılan alanların arttırılması. Halen de bu plan kararları geçerli. Elbette bugün için planın yetersiz kaldığı hususlar var. Lejand ile aşılmaya çalışılıyor. Öngörünüm sınırları içinde kalan ve komşularıyla anlaşamayan veya maddi durumu yetersiz aileler zorda kalıyor. Öngörünüm alanı sınırları da gözden geçirilmeli, o ayrı. Beşiktaş tarafında Ortaköy'de Öngörünüm sınırı bitiyor. Hiç denizle alakalı olmayıp silüete de girmediği halde Öngörünümde olan yapılar var. Ayrıca aynı tarihlerde Moda (Eski Deniz Kulübü), Ortaköy (iskelenin çevresi) vb sahillerin halka açıldığı imar planları yapılmıştır. Bu planlar da halen geçerli ama bina bina deliniyor.
Arkadaşlar iş arıyorum. Çeşitli kurumlarda içerik editörlüğü, redaktörlük, yazarlık yaptım.Halen de çeşitli yazı atölyeleri, eğitimleri, danışmanlık hizmeti veriyorum.Senaristlik de yapıyorum. Muhtelif yayınevleri bünyesinde evden ya da ofisten çalışabilirim.Duyurabilir misiniz?
@XilourisEfe@matteodenuno Geçen gün paket getiren biri, "bana aperitif bir tarif yapabilir misiniz" dedi. Sanırım pratik demek istemişti. Sonra burada da pratik yerine aperitif yazan birini gördüm. Artık insanlar rastgele konuşuyor. Hele ki "aura" yerli yersiz her cümlede bir tane serpiştiriliyor.
A.Selçuklu dönemi yapı tarzını, günümüze taşıyan Divriği evlerinden biri de Katırcıoğlu evidir. Bu evler özgün hali ile düz damlıdır.
Evi farklı kılan bir özellik; cephe köşesine yerleştirilen yuvarlak çıkmadır. Seyir penceresi olarak tek kişinin oturacağı şekildedir. @Seda_Ozen
1600'lü yılların son çeyreğinde İstanbul:
'şehir surları içinde yaklaşık 37 ila 38 bin ev bulunur. arazinin yapısından ötürü biri diğerinin görüşünü (manzarasını) kapatmaz. bazıları taştan, diğerleri ise ahşaptan yapılmıştır. çoğu tek katlıdır, dış cepheleri boyalı ve oldukça süslüdür, iç mekanları ise oldukça konforlu ve kendi adetlerine göre ziyadesiyle döşelidir ve hepsi kiremit kaplıdır.'
Tamam ama "mezuna kalmak" tınısı kötü, avam bir tanım. İstediğim bölüm için bir yıl daha hazırlanacağım denir. Eğitimin, sınavların bir parçası da Türkçe hakimiyeti değil mi? Konunun mezuniyetle alakası yokken ve kimse okulda kalmamışken bu kullanım garip görünüyor. İlk 5.000 için tebrikler.
@niseval@selfnotez İstediği bölümü kazanamamış. Sonuç olarak herkes istediği bölümde okumalı zaten. İstediğin bölümü kazan, senelerce sınava gir dilersen 30 yaşında oku. En güzeli bu. Bunda saklayacak bir durum yok.
@sal_gudmann "Mezuna kaldım" diyecek kadar dilbilginiz sınırlı, kitap okumamış, edebiyattan habersiz vasat çocuklar olduğunuz için benim aşağılık kompleksim olduğunu iddia ediyorsunuz. Yazık sizlere. Nasıl göründüğünüzün farkında bile değilsiniz.
İstediğim bölümü kazanamadım bir yıl daha çalışacağım, hazırlanacağım denir. Mezuna kalmak o kadar arabesk, o kadar kötü kurulmuş bir tamlama ki, şöyle diyeyim "mezuna kaldım" şeklinde konuşan birini işe almam. Muhatap da almam. Bu kaba saba bir tamlama. Kullanmayınız. Avam bir şey
@Onana010213@nelerol94446929@symscovington@SonGulyabani Ama bu defa biraz sahtekarlık kokan ve bozuk bir üretim var. Mezun olunur veya mezun olunmaz, sınav kazanılır veya kazanılmaz mezuna kalmak çok arabesk bir üretim. Şu an düşündüm de, "mezun olduğumla kaldım" gibi bir cümleden mi türettiler acaba
@EvrimBinbas Ocak kaşını da siz eklediniz. Sanıyorum hücre (göz) ve birçok adı olan unsur için söylediniz. Ocak kaşını da not alacağım. Teşekkürler Hocam
Türk evinde eşyaların ve mimarinin sınırları insan ölçekleriyle biçimlenir. Odalarda yer alan sabit dolabın üst sınırı, insan elinin ulaşabileceği mesafededir.
Yüklüğün üstündeki açık raf; Rumca “musandıra” (Yunanca "mesándiro") olarak adlandırılır. Geleneksel Bodrum mimarisinin en bilinen dört temel ev tipinden biri de "musandıralı ev" olarak adlandırılır ki, musandıra orada "asma kat" anlamındadır.
Balıkesir Havran'ın mimari mirasına yönelik bu seri, Havran Belediyesi ile Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi arasındaki bir protokol kapsamında hazırlanmış, eserler 15 yıllık bir çalışmanın ürünü.
Bu protokollerin oluşturulması, 15 yıl bir tarihi yerleşime emek verilmesi ve yayın ile kalıcı eser bırakılması oldukça kıymetli.
Serinin üçüncü cildinde de Batı etkili konutlar, ticaret yapıları ve kamu yapılarının belgelenmesi ile bunlara ilişkin koruma önerilerine odaklanılmış.
3. Cilt: https://t.co/aORiecIWNB
Balıkesir Havran’ın özgün mimari kimliğini belgeleyen önemli bir e-kitap (ücretsiz) serisini tanıtmak istiyorum.
Mimarlık fakültelerinin sahada en aktif çalışan kürsüleri, restorasyon ana bilim dalları olabilir. Hocalarımız ve (çoğunlukla) yüksek lisans öğrencileri, ülkemizin mimari mirasına sahip alanlarında çalışır, tespit ve belgeleme yapar, yapıların rölövelerini alır, koruma projelerini hazırlarlar.
Bu seri de uzun yıllara dayanan böyle bir birikimin ürünü; Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü Restorasyon Anabilim Dalı öğretim üyeleri ile lisansüstü öğrencilerinin katkılarıyla hazırlanmış ve Demet Ulusoy Binan, Koray Güler ve Deniz Sena Eyüpgiller editörlüğünde yayımlanmış.
Cilt 1: https://t.co/oepnuJx4Fd
Balıkesir Havran'ın mimari mirasına yönelik e-kitap serisinde ikinci ciltte geleneksel evlere yönelik rölöve, restitüsyon ve koruma önerileri sunuluyor.
2. Cilt: https://t.co/J1EvZW7s0c