Adamlar yüzyılın felaketi denilen, binlerce insanın evsiz kaldığı, binlercesinin öldüğü, koca şehirlerin yerle bir olduğu depremin ardından o yerlerin yeniden inşa edilmesinden rahatsız. Hazımsız. Ve bunu konu eden adamı da linçliyorlar. Şu kafa bambaşka bişey.
Elbette muhalefet et. Ama yapılmış bişeyin üzerinden muhalif olmak, onun üzerinden kurulmak, kin kusmak, nefret etmek bilemiyorum Altan bilemiyorum. Çok değişik.
Tek hareketin nelere mâl oldu Kral.
Fare Messi yi adamlar kupa koleksiyoncusu yaptı, ite kaka şampiyon yapacaklar.
Olsun, sen karakterinden bir kere olsun taviz vermedin. Gelmiş geçmiş en iyisi sensin 💪
CR7 🖤 GOAT
Bu olay ile ilgili burada takip ettiğim bir arkadaşımın söylediği laf 2 gündür aklıma gelip duruyor.
Aşağıda videoda Eda Ece hem karşısındaki insanları cehalet ve bilgisizlik ile suçlayıp hem de yardımı yapan bizdik, biz yaptık, ettik diyerek yapılan hayır işinden böbürleniyor, kibre düşüyor.
Nasip öyle bir kavram, Allah öyle büyük ki; hem ettiği bu laf ile rezil olup, kandırılan ve cahil olanın kendileri olduğu hem de bir kuruş paralarının geçmediği, hepsinin kumara, harama gittiği ortaya çıktı.
İbret almak isteyen için inanılmaz bir örnek. Allah hiçbirimizi kibre düşürmesin ve eğer farkında olmadan düşüyorsak rezil etmeden affedip, terbiye etsin.
İslamofobik batı yalakaları seri üzgün.
İspanyada Katedrale çevirilmiş Büyük Kurtuba Camii’sinde dua etmek hatta ellerini kaldırmak bile yasak, uyarıyolar. Ayasofya kılıç hakkıyla kazanılmış bi camiiyse okuyamazsın. Siz bize yasaklarken iyi, size yasak olunca mı mağdur oldunuz?
🚨🗣 Jude Bellingham revealed what he said to Messi:
🗣Reporter: "we saw you walk up to Messi and had a conversation, what did you say to him?"
"Nothing much, I told him the world knows how the higher authorities help him get here and he shouldn't feel any special"
"Ronaldo is better than you were my last words to him before I left"
⭕️ Duyar kasmaktan helak olan Ece Üner neden suskun?
Oysa ki şu yaşananlar muhafazakar bir dernekte olsaydı edebiyat parçalardı.
Sosyal medyada paylaşım rekorları kırardı.
Şimdi lal! Neden acaba?!
Bayan duyarkasan ve duyarkasanları seven sevgili halkımız bunu da görün.
Sene 2015, dernekte otururken ayakkabı boyacılığı yapan bir kardeş içeri girdi.
“15 TL Suriye’ye, 25 TL Filistin’e…” dedi ve hiçbir şey beklemeden çıktı gitti.
İHH’yı rakamlarla değil, böyle yüreklerle tanıdık. Nice isimsiz kahramanın emanetiyle büyüyen bir iyilik hareketi…
Açıklamanın bir çok bölümünde “devletim,devletimiz” kelimeleri bolca geçiyor. Günah çıkarmaya, af dilemeye çalışıyorlar ama siz bu ülkenin en zor zamanında “devlet” bilmediniz, tanımadınız. Hadi kardeşim, yemezler.
Deprem zamanı gerçekten bölgede olan gazeteciler "devletimiz burada" dediği için hakaretler yağdıran Oğuzhan Uğur paylaşımlarını temizliyor!
Asıl biz senin kim olduğunu bu millete unutturmayacağız! @aybers
Bu ülkede sanayinin neden montaj sanayisi olarak kaldığının itirafı aslında bu konuşma...
Maalesef bizde marka yaratma veya markalaşma/var olanı alma , yani risk alıp dünyaya açılma mantığı hiçbir zaman olmadı...
Bunu bütün ülke sanayisi için söylüyorum, arada çok ender risk alan insan çıktı, haricinde bizim düşünce yapımız maalesef risk almayalım yedek parça üretelim veya montajcı olalım üzerinedir...
Devlete güvenmedik, başka alternatifimiz yok o yüzden dolandırıldık yazıyorlar. Niye yok? Bir tane şarkıcının derneği harici hayır kuruluşunuzun olmaması ayıp değil mi? Onlarca islami stk vardı mesela. Hepsi sahadaydı. Hiç biri de dolandırıcı çıkmadı.
Filistin’e ilk gidişim, el-Halil Camii’ni ziyaret edeceğiz. Yokuşun başında otobüsten iniyoruz. Türk olduğumuza dair hiçbir gösterge de mevcut değil. Yokuşun en aşağısında böyle bir amca kollarını açıp “Selamun aleykum ya ehle Turkiye” diye sevinçle bağırmıştı. Sonra Ürdün’de, Suriye’de, Bosna’da, Üsküp’te ve daha nice yerde bu tavrı gördüm, alıştım.
Bugün ne olursak olalım, Balkanlardan Kuzey Afrika’ya, İber’den Çin’e kadar çok geniş bir coğrafyada milyonlarca insan bizi öz kardeşi, hatta babası gibi görüyor.
Önemli olaylarda para/sikke bastırmak, bir Türk geleneğidir. Osmanlı padişahlarından çok önce, İslam öncesi Türk hükümdarları da bunu yapıyorlardı. Osmanlı sonrası Türkiye Cumhuriyeti döneminde de devam ettirildi önemli olaylarda para basma geleneği. Muhaliflik değil cahillik bu.