Stratejist Siyaset Bilimci Galip ilhaner (6 Ağustos 2026)
Erdoğan’ın en büyük eseri: ADİL Türkiye Cumhuriyeti Devleti
Yurtta SELAM Dünyada SELAM
Yurtta İSLAM Dünyada İSLAM
2027 yılını SELAM Yılı olarak ilan ediyoruz.
2027 yılını BARIŞ Yılı olarak ilan ediyoruz.
2027 yılını HAYIRLI yıl olarak ilan ediyoruz.
PKK silah bırakıyor.
PKK tasfiye oluyor.
Hayırlı olsun!...
Barışın Liderleri;
1. Cumhurbaşkanı Gazi Recep Tayyip Atatürk
2. MHP Lideri Devlet Bahçeli
Erdoğan ve Bahçeli, terörsüz bir Türkiye'yi miras olarak bırakıyor.
ALLAH kendilerinden razı olsun.
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır. *
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır. **
Stratejist Siyaset Bilimci Galip ilhaner, Kandil Selahaddin Eyyubi Askeri Üssü (25 Şubat 2025)
https://t.co/mudz2c42mT
***
Stratejist ve Siyaset Bilimci Galip İlhaner’in kaleme aldığı bu metin; "Terörsüz Türkiye" tartışmaları, bölgesel gelişmeler (Özellikle Suriye ve Kandil), Kürt siyaseti ve AK Parti-MHP iktidar bloku stratejileri ekseninde inşa edilmiş kapsamlı bir siyasal-güvenlik analizidir.
Metnin detaylı analizi, temel argümanları, stratejik riskleri ve önerilen yol haritası başlıklar halinde incelenmiştir:
1. Güvenlik ve Askerî Strateji: Kandil ve Suriye Denklemi
Kandil’e Askerî Üs Kurulması: İlhaner, terörle mücadelenin reaktif (savunmacı)lıktan çıkarılıp proaktif (taarruzi) bir aşamaya taşınmasını savunmaktadır. Kandil’in kalbine "Selahaddin Eyyubi Askeri Üssü ve Askeri Havaalanı" kurulması, bölgenin kalıcı olarak kontrol altına alınması ve Türkiye’nin güvenlik sınırlarının ileri bir hatta taşınması gerektiği tezini savunur.
Suriye Boyutu (SDG ve Şam Yönetimi): Şubat 2025'te SDG ile Suriye Demokratik Konseyi arasında gerçekleşen anlaşmaya (Suriye ordusuna katılım, sivil kurumların yeniden açılması, yabancı savaşçıların çekilmesi) dikkat çekilir. Yazar, buradaki gelişmeleri PKK/PYD’nin bir "bekle-gör ve zaman kazanma taktiği" olarak okur.
2. Siyasi Strateji ve "Kürtler ile PKK’nın Ayrıştırılması" Tezi
Metnin en temel omurgasını, Kürt seçmen kitlesi ile PKK/DEM Parti çizgisinin birbirinden net bir şekilde ayrıştırılması zorunluluğu oluşturur:
Süreç Kimin Başarısı Olmalı?: Sürecin Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla veya DEM Parti’nin öncülüğünde ilerlemesinin, Kürt seçmeni tamamen DEM Parti/PKK çizgisine iteceği uyarısı yapılır. Bu durumun, ilerleyen süreçte DEM Parti’nin oylarını %20 seviyelerine çıkarabileceği ve bölgede özerklik/fiili durum adımlarına zemin hazırlayacağı belirtilir.
Kızıl Elma ve Ortak Amaç: Türklerin ve Kürtlerin nihai hedefinin "Büyük Türkiye" ve "Dünya Barışı" olduğu vurgulanarak, Türk-Kürt amaç birlikteliği savunulur.
2. Zamanlama ve Liderlik Vurgusu ("Cam Pencere" Teorisi)
İlhaner’e göre Türkiye’nin terörü tamamen tasfiye edebilmesi için kritik bir tarihsel zaman aralığı bulunmaktadır:
Erdoğan ve Bahçeli Sonrası Riskler: Yazar, PKK’nın Abdullah Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin vefatını beklediğini öne sürer. Bu iki liderin tasfiye edici iradesi olmadan sonraki dönemlerde PKK’nın ve olası isyan dalgalarının önüne geçilemeyeceğini savunarak, "PKK, Erdoğan ve Bahçeli hayattayken tamamen tasfiye edilmelidir" tezini savunur.
Öcalan’ın Etkisizliği: Abdullah Öcalan’ın PKK üzerinde mutlak bir otoriteye sahip olmadığını, PKK’nın küresel istihbarat örgütlerinin (CIA, Mossad, MI6 vb.) kontrolünde bir yapı olduğunu ve Öcalan’ın da bu denklemde kullanıldığını ifade eder. Dolayısıyla sürecin Öcalan üzerinden yürütülmesinin sonuç vermeyeceğini savunur.
4. AK Parti İçindeki Kürt Siyasetçilere Eleştiri
Metnin iç politika eleştirisi kısmında, AK Parti’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki oy kaybı ve yerel yönetimlerdeki başarısızlıkları sorgulanır:
Cesaretsizlik Eleştirisi: AK Parti’de siyaset yapan Kürt kökenli siyasetçilerin ve bürokratların "keyiflerine baktıkları, ihale peşinde koştukları ve PKK ile ideolojik/siyasi bir mücadele yürütmedikleri" sert bir dille eleştirilir.
Seçim Sonuçları: Van gibi stratejik merkezlerde AK Parti’nin sıfır çekmesinin faturasının bu pasif tutuma kesildiği belirtilerek, iktidar partisinin PKK ile mücadele etmeyen isimleri tasfiye etmesi gerektiği vurgulanır.
5. Selam Platformu ve Alternatif Eylem Planı
Yazar, Van merkezli Selam Platformu adına şu somut stratejik adımları önerir:
Meydanlara İnmek: PKK’ya silah bıraktırma baskısının Öcalan’dan değil, devletle ve Türkiye ile entegre olan, PKK ile mücadele eden Kürt halkının 81 ilde düzenleyeceği mitinglerle ve sokak eylemleriyle yapılması gerektiğini belirtir.
Meşruiyetin İnşası: PKK ile mücadele eden Kürtlerin, DEM Parti destekçilerinden daha görünür, daha güçlü ve daha baskın hale getirilmesi gerektiği savunulur.
Özetle Değerlendirme
Galip İlhaner bu analizinde; hükümetin yürütebileceği olası bir "çözüm" ya da "terörsüz Türkiye" sürecine karşı en sert güvenlik tedbirleri ve en keskin siyasi uyarılar paketini sunmaktadır. Sürecin terör örgütüne ve onun siyasi uzantısına yarar sağlayacak bir "yumuşama" veya "meşrulaşma" zeminine dönüşmemesi gerektiğini; bunun yerine devlet yanlısı, milliyetçi-muhafazakar eksenle entegre olmuş bir Kürt siyasi iradesinin sahaya sürülmesiyle kesin bir tasfiye operasyonuna dönüştürülmesini talep etmektedir.
Kandil, Türkiye'nin KILIÇ hakkıdır.
Kandil bizim kılıç hakkmımızdır.
***
Stratejist Siyaset Bilimci Galip ilhaner, Kandil Selahaddin Eyyubi Askeri Üssü (25 Şubat 2025)
https://t.co/PWOfpXqA4k
***
Stratejist ve Siyaset Bilimci Galip İlhaner’in kaleme aldığı bu metin; "Terörsüz Türkiye" tartışmaları, bölgesel gelişmeler (Özellikle Suriye ve Kandil), Kürt siyaseti ve AK Parti-MHP iktidar bloku stratejileri ekseninde inşa edilmiş kapsamlı bir siyasal-güvenlik analizidir.
Metnin detaylı analizi, temel argümanları, stratejik riskleri ve önerilen yol haritası başlıklar halinde incelenmiştir:
1. Güvenlik ve Askerî Strateji: Kandil ve Suriye Denklemi
Kandil’e Askerî Üs Kurulması: İlhaner, terörle mücadelenin reaktif (savunmacı)lıktan çıkarılıp proaktif (taarruzi) bir aşamaya taşınmasını savunmaktadır. Kandil’in kalbine "Selahaddin Eyyubi Askeri Üssü ve Askeri Havaalanı" kurulması, bölgenin kalıcı olarak kontrol altına alınması ve Türkiye’nin güvenlik sınırlarının ileri bir hatta taşınması gerektiği tezini savunur.
Suriye Boyutu (SDG ve Şam Yönetimi): Şubat 2025'te SDG ile Suriye Demokratik Konseyi arasında gerçekleşen anlaşmaya (Suriye ordusuna katılım, sivil kurumların yeniden açılması, yabancı savaşçıların çekilmesi) dikkat çekilir. Yazar, buradaki gelişmeleri PKK/PYD’nin bir "bekle-gör ve zaman kazanma taktiği" olarak okur.
2. Siyasi Strateji ve "Kürtler ile PKK’nın Ayrıştırılması" Tezi
Metnin en temel omurgasını, Kürt seçmen kitlesi ile PKK/DEM Parti çizgisinin birbirinden net bir şekilde ayrıştırılması zorunluluğu oluşturur:
Süreç Kimin Başarısı Olmalı?: Sürecin Abdullah Öcalan’ın çağrısıyla veya DEM Parti’nin öncülüğünde ilerlemesinin, Kürt seçmeni tamamen DEM Parti/PKK çizgisine iteceği uyarısı yapılır. Bu durumun, ilerleyen süreçte DEM Parti’nin oylarını %20 seviyelerine çıkarabileceği ve bölgede özerklik/fiili durum adımlarına zemin hazırlayacağı belirtilir.
Kızıl Elma ve Ortak Amaç: Türklerin ve Kürtlerin nihai hedefinin "Büyük Türkiye" ve "Dünya Barışı" olduğu vurgulanarak, Türk-Kürt amaç birlikteliği savunulur.
2. Zamanlama ve Liderlik Vurgusu ("Cam Pencere" Teorisi)
İlhaner’e göre Türkiye’nin terörü tamamen tasfiye edebilmesi için kritik bir tarihsel zaman aralığı bulunmaktadır:
Erdoğan ve Bahçeli Sonrası Riskler: Yazar, PKK’nın Abdullah Öcalan’ın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin vefatını beklediğini öne sürer. Bu iki liderin tasfiye edici iradesi olmadan sonraki dönemlerde PKK’nın ve olası isyan dalgalarının önüne geçilemeyeceğini savunarak, "PKK, Erdoğan ve Bahçeli hayattayken tamamen tasfiye edilmelidir" tezini savunur.
Öcalan’ın Etkisizliği: Abdullah Öcalan’ın PKK üzerinde mutlak bir otoriteye sahip olmadığını, PKK’nın küresel istihbarat örgütlerinin (CIA, Mossad, MI6 vb.) kontrolünde bir yapı olduğunu ve Öcalan’ın da bu denklemde kullanıldığını ifade eder. Dolayısıyla sürecin Öcalan üzerinden yürütülmesinin sonuç vermeyeceğini savunur.
4. AK Parti İçindeki Kürt Siyasetçilere Eleştiri
Metnin iç politika eleştirisi kısmında, AK Parti’nin Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki oy kaybı ve yerel yönetimlerdeki başarısızlıkları sorgulanır:
Cesaretsizlik Eleştirisi: AK Parti’de siyaset yapan Kürt kökenli siyasetçilerin ve bürokratların "keyiflerine baktıkları, ihale peşinde koştukları ve PKK ile ideolojik/siyasi bir mücadele yürütmedikleri" sert bir dille eleştirilir.
Seçim Sonuçları: Van gibi stratejik merkezlerde AK Parti’nin sıfır çekmesinin faturasının bu pasif tutuma kesildiği belirtilerek, iktidar partisinin PKK ile mücadele etmeyen isimleri tasfiye etmesi gerektiği vurgulanır.
5. Selam Platformu ve Alternatif Eylem Planı
Yazar, Van merkezli Selam Platformu adına şu somut stratejik adımları önerir:
Meydanlara İnmek: PKK’ya silah bıraktırma baskısının Öcalan’dan değil, devletle ve Türkiye ile entegre olan, PKK ile mücadele eden Kürt halkının 81 ilde düzenleyeceği mitinglerle ve sokak eylemleriyle yapılması gerektiğini belirtir.
Meşruiyetin İnşası: PKK ile mücadele eden Kürtlerin, DEM Parti destekçilerinden daha görünür, daha güçlü ve daha baskın hale getirilmesi gerektiği savunulur.
Özetle Değerlendirme
Galip İlhaner bu analizinde; hükümetin yürütebileceği olası bir "çözüm" ya da "terörsüz Türkiye" sürecine karşı en sert güvenlik tedbirleri ve en keskin siyasi uyarılar paketini sunmaktadır. Sürecin terör örgütüne ve onun siyasi uzantısına yarar sağlayacak bir "yumuşama" veya "meşrulaşma" zeminine dönüşmemesi gerektiğini; bunun yerine devlet yanlısı, milliyetçi-muhafazakar eksenle entegre olmuş bir Kürt siyasi iradesinin sahaya sürülmesiyle kesin bir tasfiye operasyonuna dönüştürülmesini talep etmektedir.
Kudüs'e SELAM
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET olsun
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Stratejist Siyaset Bilimci Galip İlhaner'in "Milli Kürtler" yaklaşımı
***
Açık kaynaklarda yer alan yazıları incelendiğinde, Galip İlhaner'in "Milli Kürtler" yaklaşımı, Kürt meselesine ilişkin temel kavramlarından biri olarak öne çıkmaktadır. Bu değerlendirme, İlhaner'in kendi görüşlerini özetlemektedir.
İlhaner'in yazılarında "Milli Kürtler" kavramı şu başlıklar etrafında şekillenmektedir:
PKK ile Kürt toplumunu birbirinden ayırma: İlhaner, PKK'nın bütün Kürtleri temsil etmediğini; aksine Kürtlerin önemli bir bölümünün örgüte destek vermediğini savunur. Ona göre PKK'nın hedeflerine ulaşamamasının temel nedenlerinden biri budur.
"Milli Müslüman Kürtler" vurgusu: Yazılarında sık sık "Milli Müslüman Kürtler" ifadesini kullanır. PKK'ya karşı mücadele eden Kürtlerin, güvenlik korucularının, Diyarbakır Anneleri'nin ve benzeri aktörlerin daha fazla görünürlük ve takdir görmesi gerektiğini ileri sürer.
İslam ortak kimliği: İlhaner'e göre Kürtlerin üst kimliği etnik değil, İslam'dır. Bu nedenle Kürt toplumunun büyük çoğunluğunun etnik ayrılıkçılığa yönelmediğini savunur.
Türk-Kürt birlikteliği: Yazılarında tarihsel olarak Türkler ve Kürtlerin birlikte hareket ettiğini, bu birlikteliğin korunmasının Türkiye'nin güvenliği açısından stratejik önem taşıdığını ifade eder.
"Türkiyeleşme" yaklaşımı: İlhaner, "Terörsüz Türkiye" ve "Türkiyeleşme" süreçlerini, PKK'nın silahlı mücadeleyi bırakması ve Kürtlerin Türkiye ile bütünleşmesi açısından önemli bir stratejik süreç olarak değerlendirir.
İlhaner'in "Milli Kürtler" tezinin temel iddiaları
Kendi yazılarından hareketle şu temel tezler öne çıkmaktadır:
Kürtlerin büyük çoğunluğu PKK'yı desteklememektedir.
Kürtlerin önemli kısmı Türkiye Cumhuriyeti'ni kendi devleti olarak görmektedir.
İslam ortak kimliği etnik ayrışmayı sınırlayan temel etkendir.
PKK ile mücadele eden Kürtler devlet politikalarında daha fazla temsil edilmelidir.
Türkiye'nin birlik ve bütünlüğü, Türk-Kürt iş birliğinin güçlenmesiyle korunabilir.
Bu görüşler, İlhaner'in köşe yazılarında ve siyasi değerlendirmelerinde tekrar eden temalardır. Bunlar; yazarın kendi jeopolitik ve siyasi analiz çerçevesini yansıtmaktadır.
Madem namaz kılıyorsun
@eczozgurozel
, Anıtkabir Camii'nin açılışını da yap.
Kemalistler Anıtkabir Camii'nde namaz kılarmı?
Özgür Özel Anıtkabir'e Cami açılması önerimi destekler mi?
Bir dahaki namazını Anıtkabir Camii'nde kılar mı?
Bir dahaki şov amaçı abdest görüntüsünü, ANITKABİR CAMİİ'inde de veri mi?
***
Stratejist Siyaset Bilimci Galip ilhaner’in Anıtkabir’e cami önerisi, Anıtkabir Camii
Galip İlhaner'in Anıtkabir'e cami açılması yönündeki önerisi, Ağustos 2023'te yayımlanan bir yazısı ve sosyal medya paylaşımları sonrasında kamuoyunda tartışma konusu olmuştur. Bu öneri; İlhaner'in kendi siyasi ve ideolojik yaklaşımını yansıtan bir öneridir.
İlhaner'in önerisinin temel unsurları
Basına yansıyan ifadelerinde İlhaner şu görüşleri dile getirmiştir:
"Anıtkabir'e camii açılmalı."
"Türkiye artık 'dinsiz Atatürk' anlayışını terk ederek 'Müslüman Atatürk' konseptine geçmeli."
"Atatürk'ün İslami yönü ön plana çıkarılmalı."
"CHP tabanı da İslam dinine ısındırılmalı."
Bu önerinin arkasındaki düşünce
İlhaner'in farklı dönemlerdeki yazıları birlikte incelendiğinde, önerinin birkaç temel varsayıma dayandığı görülmektedir:
Atatürk'ün dini kimliğinin yeniden yorumlanması
İlhaner, kamuoyunda oluştuğunu düşündüğü "dinsiz Atatürk" algısının değiştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bunun yerine Atatürk'ün Müslüman kimliğinin daha görünür hale getirilmesini önermektedir.
Anıtkabir'in sembolik işlevinin değiştirilmesi
Öneriye göre Anıtkabir yalnızca devlet törenlerinin yapıldığı bir anıt olmaktan çıkarak dini bir işlev de kazanmalıdır.
Bu yönüyle öneri mimari olmaktan çok sembolik ve ideolojik bir dönüşüm önerisi niteliğindedir.
Toplumsal kutuplaşmanın azaltılması iddiası
İlhaner'in ifadelerine göre böyle bir adımın;
muhafazakâr kesim ile Atatürk arasında kurulduğunu düşündüğü mesafeyi azaltacağı,
CHP seçmeninin İslam'a daha olumlu yaklaşmasına katkı sağlayacağı iddia edilmektedir. Bunlar İlhaner'in değerlendirmeleridir; bu sonuçların gerçekleşeceğine ilişkin bilimsel bir uzlaşı bulunmamaktadır.
Anıtkabir'in mevcut niteliği
Resmî olarak Anıtkabir;
Anıtkabir, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün anıt mezarıdır.
Tasarlanırken temel amaç, Atatürk'ün anısını yaşatan bir anıt ve ziyaret mekânı oluşturmaktı.
Proje şartnamelerinde cami veya ibadet yapısı öngörülmemiştir; ana unsurlar Anıt Bloku, Şeref Holü, tören alanı ve müze olarak belirlenmiştir.
Kamuoyundaki tepkiler
Basına yansıyan haberlere göre öneri sosyal medyada yoğun tartışmalara yol açmıştır. Destekleyenler bunu Atatürk'ün dini yönünün vurgulanması olarak değerlendirirken, eleştirenler Anıtkabir'in tarihî ve sembolik niteliğinin değiştirilmesine karşı çıkmıştır. Tartışmalar büyük ölçüde siyasi ve ideolojik eksende gerçekleşmiştir.
Siyaset bilimi açısından değerlendirme
Bu öneri birkaç farklı perspektiften incelenebilir:
Kimlik siyaseti: Atatürk'ün tarihsel mirasının yeniden yorumlanması girişimi.
Sembol siyaseti: Devletin en önemli anıtlarından birinin anlamının yeniden tanımlanması önerisi.
Toplumsal bütünleşme iddiası: Farklı ideolojik kesimler arasında ortak semboller oluşturma hedefi olarak sunulmaktadır.
Laiklik tartışmaları: Devlet sembolleri ile dini mekânların ilişkisi konusunda farklı görüşleri yeniden gündeme getirmektedir.
Bu değerlendirmeler, önerinin olası siyasal etkilerine ilişkin analitik bir çerçevedir; önerinin doğruluğu veya uygulanabilirliği konusunda bir hüküm ifade etmez.
İsrail'e LANET olsun diyenlere, SELAM olsun
Filistin'e SELAM
Gazze'ye SELAM
İsrail'e LANET
Gündemimiz Gazze
Bu konu daha önemli
Unutma UNUTTURMA
Filistin'de zulüm yeni başlamadı
ALLAH İsrail ve destekçilerini kahretsin
ABD Başkanı Donald Trump ile Benyamin Netanyahu ortaktır.
Yaptığım taramada, Galip İlhaner'in bu konudaki görüşlerinin iki ana başlıkta toplandığı görülüyor:
1."Erdoğan'ın soyadı Atatürk olsun" önerisi (2025)
2.Erdoğan–Atatürk karşılaştırmaları ve "ikinci yüzyılın lideri" yaklaşımı
1. "Erdoğan'ın soyadı Atatürk olsun" tezi
2025 yılı başında Galip İlhaner, X hesabında ve çeşitli paylaşımlarında şu öneriyi dile getirmiştir:
"Mustafa Kemal'e verilen Atatürk soyadı, 100 yıl dolduğu için geri alınmalı ve Recep Tayyip Erdoğan'a verilmelidir."
Aynı paylaşımda şu düşünceyi de savunmuştur:
•"Her 100 yılda bir Atatürk soyadı, 100. yılın liderine verilmelidir."
•"1. Yüzyılın lideri: Gazi Mustafa Kemal Atatürk"
•"2. Yüzyılın lideri: Gazi Recep Tayyip Atatürk."
Bu öneri, birçok haber sitesi tarafından haberleştirilmiş ve sosyal medyada yoğun tartışmalara neden olmuştur. Bazı yayınlar bunu destekleyici, bazıları ise sert biçimde eleştirel bir dille aktarmıştır.
________________________________________
2. Erdoğan–Atatürk karşılaştırmasının temel mantığı
İlhaner'in çeşitli yazıları ve paylaşımları birlikte değerlendirildiğinde şu düşünce çerçevesi görülmektedir.
Birinci Yüzyılın Lideri
İlhaner'e göre;
•Cumhuriyetin ilk yüzyılını şekillendiren kişi Mustafa Kemal Atatürk'tür.
•Devletin kuruluşunu gerçekleştiren lider olarak tarihî rolü vardır.
İkinci Yüzyılın Lideri
İlhaner;
•Cumhuriyetin ikinci yüzyılına damga vuran kişinin Recep Tayyip Erdoğan olduğunu,
•özellikle 15 Temmuz sonrasında yeni bir siyasal dönemin başladığını,
•Erdoğan'ın yeni yüzyılın kurucu lideri olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır.
________________________________________
3. Atatürk'e bakışındaki değişim
İlhaner'in son yıllardaki yazılarında dikkat çeken noktalardan biri de şudur:
2025 yılında yayımladığı "Atatürk Kemalist değil, Atatürkçüdür" başlıklı yazısında;
•Kemalizm ile Atatürkçülüğün aynı şey olmadığını,
•Atatürk'ün sonraki dönemlerde oluşturulan Kemalist ideolojiden ayrılması gerektiğini,
•Atatürk'ün tarihsel kişiliğinin yeniden değerlendirilmesini savunmaktadır.
Bu yaklaşım, önceki dönemlerdeki daha sert Atatürk eleştirilerinden farklı bir söylem olarak dikkat çekmektedir.
________________________________________
4. Erdoğan ve Atatürk arasında kurduğu benzerlikler
İlhaner'in yazılarından çıkarılabilecek başlıca karşılaştırmalar şunlardır:
AtatürkErdoğan
Cumhuriyetin kurucu lideriİkinci yüzyılın dönüştürücü lideri olarak değerlendirilir
Kurtuluş Savaşı dönemi15 Temmuz sonrası dönem
Birinci yüzyılİkinci yüzyıl
Devletin kuruluş süreciDevletin yeniden yapılandırılması süreci olarak yorumlanır
Tarihî liderYeni tarihî lider olarak sunulur
Bu karşılaştırmalar İlhaner'in yorum ve değerlendirmeleridir.
________________________________________
5. "Atatürk soyadı" önerisinin amacı
Paylaşımlarından hareketle İlhaner'in önerisinin arkasındaki düşünce şu şekilde özetlenebilir:
•Atatürk soyadını yalnızca kişisel bir soyadı olarak değil,
•belirli dönemlerde ülkeye yön veren lidere verilen sembolik bir unvan olarak değerlendirmektedir.
•Bu nedenle "Atatürk" soyadının her yüz yılda bir yeni dönemin liderine verilmesini önermektedir.
Bu öneri, mevcut Türk hukukunda yer alan bir uygulama değildir; İlhaner'in kişisel siyasal önerisi niteliğindedir.
________________________________________
6. Kamuoyundaki yansımalar
Bu açıklamalar:
•çeşitli haber sitelerinde haber olmuş,
•sosyal medyada yoğun biçimde tartışılmış,
•hem destekleyen hem de eleştiren çok sayıda yorum almıştır. Haberlerin önemli bir kısmı öneriyi "tartışmalı" veya "tepki çeken" bir çıkış olarak sunmuştur.
Sonuç
Tarayabildiğim açık kaynaklara göre Galip İlhaner'in Erdoğan–Atatürk karşılaştırmalarının temel ekseni şu tezlere dayanmaktadır:
•Mustafa Kemal Atatürk'ü Cumhuriyet'in birinci yüzyılının kurucu lideri olarak görmektedir.
•Recep Tayyip Erdoğan'ı ise ikinci yüzyılın kurucu lideri olarak tanımlamaktadır.
•"Atatürk" soyadının sembolik bir devlet unvanına dönüştürülmesini ve ikinci yüzyılın lideri olarak Erdoğan'a verilmesini önermiştir.
•Aynı dönemde kaleme aldığı yazılarda Kemalizm ile Atatürkçülüğü birbirinden ayıran yeni bir yaklaşım geliştirdiğini ifade etmektedir.
***
#SONDAKİKA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mansur Yavaş Ekrem İmamoğlu Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu Osman Melih Gökçek Kemalist Kemalistler Kemalizm Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Terörsüz Türkiye Süreci Yüzyılı Hürmüz Boğazı ABD Başkanı Donald Trump İsrail Adalet Bakanı Akın Gürlek Haluk Levent Fatih Altaylı Yeni Parti CHP AK Parti Suriyeli Suriyeliler Kürt Kürtler Kürtçe Arap Araplar Abdullah Öcalan Selahattin Demirtaş #KademeSusmayacak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Siyonist Yahudi Yahudiler Benyamin Netanyahu #LGBT #Deprem Gazze FETÖ Gülben Ergen AHBAP #sallandık Cem Küçük Kudüs Cem Küçük 15 Temmuz Ali Koç Aziz Yıldırım Muharrem İnce Ümit Dikbayır Sadettin Saran Erdal Beşikçioğlu Sinem Dedetaş Bennu Gerede okan Buruk Deniz Zeyrek YENİ Partimizin Yüksek Askeri Şura Karadeniz'de Türk Anıtkabir YENİ Partimizin Şamil Tayyar Özge Özpirinçci Ertuğrul Özkök Beyaz TV
Stratejist Siyaset Bilimci Galip ilhaner, Kemalistler – Atatürkçüler Çatışması
CHP’deki iç savaş Kemalistler-Atatürkçüler çatışmasıdır.
Atatürkçüler Kemalistleri tasfiye ediyor.
CHP = Atatürkçüler
Yeni Parti = Kemalistler
Atatürkçüler ile Kemalistlerin kavgası
Atatürkçüler Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında buluşuyor.
Kemalistler de Özgür Özel başkanlığında buluşuyor.
Atatürkçüler ile Kemalistlerin her Grup Konuşmasında olay çıkıyor.
Kemalistler ile Atatürkçüler arasında kavga çıkmasın diye, TBMM'de önlem alınıyor.
Kemalistler çok agresif.
Adeta bir savaşa hazırlanıyorlar.
***
***
Stratejist Siyaset Bilimci Galip ilhaner, Kemalistler – Atatürkçüler Çatışması
Paylaştığınız metin, CHP içindeki gelişmeleri belirli bir siyasi çerçeveyle yorumlayan bir görüştür.
Bu metindeki temel tezler şunlardır:
CHP'de yaşanan gerilimlerin "Atatürkçüler" ile "Kemalistler" arasında olduğu iddia edilmektedir.
"Atatürkçüler CHP'yi yeniden şekillendiriyor, Kemalistler ise tasfiye ediliyor." görüşü ileri sürülmektedir.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Atatürkçü", Özgür Özel'in ise "Kemalist" çizgiyi temsil ettiği öne sürülmektedir.
TBMM'de grup toplantılarında yaşanan tartışmaların bu ideolojik ayrışmanın yansıması olduğu iddia edilmektedir.
"Kemalistler çok agresif, adeta savaşa hazırlanıyor." şeklinde güçlü ve retorik bir ifade kullanılmaktadır.
Ancak mevcut kamuya açık bilgiler açısından şu noktalar önemlidir:
CHP yönetimi, kendisini hem Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı hem de Kemalist bir parti olarak tanımlamaktadır. Resmî söylemde "Atatürkçülük" ile "Kemalizm" birbirinden ayrı siyasi akımlar olarak sunulmamaktadır.
Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında liderlik ve parti yönetimine ilişkin önemli siyasi rekabet yaşanmıştır. Ancak bunun resmî olarak "Atatürkçüler–Kemalistler çatışması" şeklinde tanımlandığına dair doğrulanmış bir kanıt bulunmamaktadır.
TBMM'de zaman zaman grup toplantıları ve parti içi tartışmalarda gerginlikler yaşanabilmektedir. Bunların belirli iki ideolojik blok arasında sistematik bir "iç savaş" olduğu yönündeki değerlendirme ise yorum niteliğindedir.
"Kemalistler savaşa hazırlanıyor" gibi ifadeler mecazi ve polemik amaçlı söylemler olarak değerlendirilmeli; doğrulanmış bir olgu gibi sunulmamalıdır.
Dolayısıyla akademik ve tarafsız bir ifadeyle bu yaklaşım şu şekilde özetlenebilir:
Galip İlhaner'in yorumuna göre, CHP'de yaşanan liderlik ve yönetim mücadelesi yalnızca kişisel bir rekabet değil, "Atatürkçüler" ile "Kemalistler" arasında ideolojik bir güç mücadelesidir. İlhaner, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Atatürkçü çizgiyi, Özgür Özel'in ise Kemalist çizgiyi temsil ettiğini ileri sürmekte; parti içindeki gerginlikleri bu ayrışmanın sonucu olarak yorumlamaktadır.
***
#SONDAKİKA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mansur Yavaş Ekrem İmamoğlu Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu Osman Melih Gökçek Kemalist Kemalistler Kemalizm Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Terörsüz Türkiye Süreci Yüzyılı Hürmüz Boğazı ABD Başkanı Donald Trump İsrail Adalet Bakanı Akın Gürlek Haluk Levent Fatih Altaylı Yeni Parti CHP AK Parti Suriyeli Suriyeliler Kürt Kürtler Kürtçe Arap Araplar Abdullah Öcalan Selahattin Demirtaş #KademeSusmayacak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Siyonist Yahudi Yahudiler Benyamin Netanyahu #LGBT #Deprem Gazze FETÖ Gülben Ergen AHBAP #sallandık Cem Küçük Kudüs Cem Küçük 15 Temmuz Ali Koç Aziz Yıldırım Muharrem İnce Ümit Dikbayır Sadettin Saran Erdal Beşikçioğlu Sinem Dedetaş Bennu Gerede okan Buruk Deniz Zeyrek Yüksek Askeri Şura YENİ Partimizin ABD'de 25 Türk Vatandaşlığı Anıtkabir Karadeniz'de Türk
Türkiye’nin geleceğinde CHP’ye yer yok.
Kemalistler Atatürk'ün devrimlerini çağa uyduramadı.
Atatürk'ün devrimleri başarısız oldu.
Atatürk kaybetti, Erdoğan kazandı.
Yeni (CHP) Pati, başaramadı ve kaybetti.
Kemalizm kaybetti, Erdoğanizm kazandı.
Kemalistler kaybetti, Erdoğancılar kazandı.
***
Bundan böyle; Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye (Yüce Osmanlı Devleti), Osmanlı İmparatorluğu için, Osmanlı Cumhuriyeti kavramını, Erdoğan için de Gazi Recep Tayyip Atatürk ismini kullanacağım.
Tüm Türkiye Cumhuriyeti Devleti vatandaşlarına bunu öneriyorum.
***
Çünkü, Osmanlı Devleti bir cumhuriyetti.
Erdoğan da Türkiye ve Türk dünyasının Atatürk'üdür.
Türkiye 100 yıl sonra, yeni bir Atatürk, Atatürk'ten daha zeki ve daha cesur bir lider çıkarmayı başardı
Gün gelecek Halife Cumhurbaşkanı 15 Temmuz Gazisi Gazi Recep Tayyip Erdoğan için de bir Anıtkabir (Anıt Türbe) yapacağız.
R.T. Atatürk'ün vefat yıl dönümlerinde 3 dakikalık selalardan sonra, Erdoğan'ı tekbirlerle anacağız.
Atatürk'ün devri kapandı.
Erdoğan'ın devri başladı.
Erdoğan Atatürk'ten daha cesur ve daha büyük bir lider
Atatürk yüzyılı kapandı, Erdoğan yüzyılı başladı.
Geçmişin lideri; Gazi Mustafa Kemal Atatürk
Geleceğin lideri: Gazi Recep Tayyip Atatürk
Erdoğan'ın en büyük eseri: Terörsüz Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti
Atatürk dönemi kapandı, Erdoğan dönemi başladı.
Aslında Atatürk dönemi Abdülhamit Han’ın devamı, Erdoğan dönemi de Atatürk’ün devamı niteliğinde.
Atatürk de 2. Abdülhamid Han gibi devleti ve milleti toparlamaya çalışmıştır.
Erdoğan da Atatürk’ün bıraktığı yerden Cumhuriyeti zirveye taşıdı.
Atatürk yüz yıl boyunca etkili oldu.
Erdoğan da 2. yüz yılı başlattı.
Erdoğan’ın etkisi de yüzyıllarca devam edecek.
Erdoğan da Abdülhamid ve Atatürk gibi çok çetin mücadeleler vererek tarihe geçti.
Türkiye’nin Erdoğan etkisindeki 2. Yüzyılı başladı.
Erdoğan Abdülhamid ve Atatürk’ten aldığı mirası geleceğe taşıdı
İlk Cumhuriyet 23 Aralık 1876 Tarihinde, Halife Hazretleri II. Abdülhamid Han tarafından ilan edilmiştir.
Her yıl 23 Aralık tarihi Cumhuriyetin ilanı olarak, Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmalıdır.
Osmanlı Cumhuriyeti ilanı 23 Aralık 1876
Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı Cumhuriyeti'nin bir devamıdır.
1. Cumhuriyet, 23 Aralık 1876 (Halife II. Abdülhamid)
2. Cumhuriyet, 23 Temmuz 1908 (Halife II. Abdülhamid)
3. Cumhuriyet, 29 Ekim 1923 (Gazi Mustafa Kemal Atatürk)
4. Cumhuriyet, 16 Temmuz 2016 (Gazi Recep Tayyip Erdoğan - Gazi Devlet Bahçeli)
Aslında Cumhuriyetin temellerini, Halife Sultan Padişah 2. Abdülhamid Han Hazretleri atmıştır.
1. Cumhuriyet: Birinci Meşrutiyet, Osmanlı İmparatorluğu'nda 23 Aralık 1876'da II. Abdülhamid tarafından ilan edilen, anayasal monarşi rejiminin ilk dönemidir. Bu dönemin anayasası Kanun-ı Esasi, yürütme organı padişah II. Abdülhamid, yasama organı ise Meclis-i Umumi'dir. Tarihimizdeki ilk Cumhuriyet ilanıdır.
2. Cumhuriyet: İkinci Meşrutiyet, Osmanlı Anayasası'nın, 30 yıl askıda kaldıktan sonra, 23 Temmuz 1908'de yeniden ilan edilmesiyle başlayan ve Mebuslar Meclisi'nin 11 Nisan 1920'de tasfiyesi ile sona eren dönemdir.
3. Cumhuriyet: Türkiye Büyük Millet Meclisinin 29 Ekim 1923 günü gerçekleşen oturumunda Mustafa Kemal'in hazırladığı anayasa değişikliği teklifinin kabul edilmesiyle başlayan dönemdir.
4. Cumhuriyet: 15 Temmuz Fetö darbe ve işgal girişiminden sonra; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Lideri Devlet Bahçeli önderliğinde, 2. Kurtuluş Savaşı sonucunda kuruluna Yeni Türkiye Cumhuriyeti Devleti aynı zamanda 4. Cumhuriyet ilanını da yapmıştır.
***
#SONDAKİKA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mansur Yavaş Ekrem İmamoğlu Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu Osman Melih Gökçek Kemalist Kemalistler Kemalizm Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Terörsüz Türkiye Süreci Yüzyılı Hürmüz Boğazı ABD Başkanı Donald Trump İsrail Adalet Bakanı Akın Gürlek Haluk Levent Fatih Altaylı Yeni Parti CHP AK Parti Suriyeli Suriyeliler Kürt Kürtler Kürtçe Arap Araplar Abdullah Öcalan Selahattin Demirtaş #KademeSusmayacak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Siyonist Yahudi Yahudiler Benyamin Netanyahu #LGBT #Deprem Gazze FETÖ Gülben Ergen AHBAP #sallandık Cem Küçük Kudüs Cem Küçük 15 Temmuz Ali Koç Aziz Yıldırım Muharrem İnce Ümit Dikbayır Sadettin Saran Erdal Beşikçioğlu Sinem Dedetaş Bennu Gerede okan Buruk Deniz Zeyrek YENİ Partimizin Yüksek Askeri Şura Anıtkabir
Stratejist Siyaset Bilimci Galip İlhaner, İbrahim Melih Gökçek
@06melihgokcek
değerlendirmeleri
Yaptığım taramada, Galip İlhaner'in Melih Gökçek hakkında en kapsamlı ve sistematik değerlendirmesinin 8 Ağustos 2023 tarihinde yayımlanan "Ankara'yı Ankara Yapan Adamlar Atatürk ve Melih Gökçek" başlıklı köşe yazısı olduğu görülmektedir. Bunun dışında Melih Gökçek'e ilişkin çeşitli sosyal medya paylaşımları ve farklı yazılarında benzer görüşleri tekrar ettiği anlaşılmaktadır.
Bu değerlendirmeler, Galip İlhaner'in kendi siyasi ve stratejik yorumlarını yansıtmaktadır. Aşağıdaki özet, bu görüşlerin analitik bir derlemesidir.
1. Temel Tezi: "Ankara'yı Ankara yapan adamlar Atatürk ve Melih Gökçek"
İlhaner'in analizlerinin merkezinde şu tez bulunmaktadır:
•Ankara'nın başkent olmasını sağlayan tarihsel lider Mustafa Kemal Atatürk'tür.
•Ankara'nın modern belediyecilik, altyapı ve kentleşme bakımından ikinci büyük dönüşümünü ise Melih Gökçek gerçekleştirmiştir.
•Bu nedenle Ankara tarihini iki büyük döneme ayırmaktadır:
oAtatürk dönemi
oMelih Gökçek dönemi
Yazısında şu değerlendirmeyi yapmaktadır:
•Atatürk Ankara'yı başkent yaptı.
•Melih Gökçek Ankara'yı büyüttü. Ankara’yı gerçek ve modern bir başkent yapan asıl kişi Melih Gökçek’tir.
•Ankara ile özdeşleşen iki isim Atatürk ve Melih Gökçek'tir.
________________________________________
2. Melih Gökçek'i neden başarılı görüyor?
İlhaner'in yazılarında öne çıkan başlıklar şunlardır:
Altyapı
•yeni bulvarlar
•köprülü kavşaklar
•ulaşım yatırımları
Kentleşme
•yeni yaşam alanları
•parklar
•Özellikle ANKAPARK
•rekreasyon bölgeleri
Belediye vizyonu
İlhaner'e göre Gökçek,
•büyük düşünen,
•uzun vadeli projeler üreten,
•Ankara'yı uluslararası ölçekte rekabet edebilir hale getirmeye çalışan bir belediye başkanıdır.
________________________________________
3. Esenboğa Havalimanı
Kullanıcının da belirttiği gibi İlhaner'in çeşitli sosyal medya paylaşımlarında dile getirdiği görüşlerden biri, Esenboğa Havalimanı'nın adının değiştirilmesi önerisidir.
İlhaner'in savunduğu düşünce özetle şöyledir:
•Ankara'ya uzun yıllar hizmet eden Melih Gökçek'in ismi yaşatılmalıdır.
•Bunun en uygun yollarından biri Esenboğa Havalimanı'na Melih Gökçek adının verilmesidir.
Bu öneri, kişisel ve siyasi bir öneridir; resmî makamlarca benimsenmiş bir uygulama değildir.
________________________________________
4. Ankapark
İlhaner'in en fazla üzerinde durduğu konulardan biri Ankapark'tır.
Ona göre:
•Ankapark stratejik bir projeydi.
•Türkiye'nin en büyük tema parkı olabilirdi.
•Eksikleri tamamlanarak işletmeye açılmalıydı.
•Kapatılması Ankara ekonomisine zarar verdi.
Yazılarında Ankapark'ın atıl bırakılmasını özellikle eleştirmektedir.
________________________________________
5. Mansur Yavaş eleştirileri
İlhaner'in analizlerinde Mansur Yavaş hakkında öne çıkan görüşler:
•Melih Gökçek dönemindeki birçok projeyi devam ettirmediği,
•özellikle Ankapark'ın işletilmemesinin hata olduğu,
•Ankara'nın belediyecilik açısından gerilediği,
•Gökçek döneminin kıymetinin sonradan daha iyi anlaşıldığı.
Bunlar İlhaner'in siyasi değerlendirmeleridir.
________________________________________
6. Ekrem İmamoğlu değerlendirmeleri
İlhaner, Melih Gökçek ile Ekrem İmamoğlu'nu da karşılaştırmaktadır.
Başlıca iddiaları:
•İmamoğlu'nun belediyecilik performansını yetersiz bulmaktadır.
•AK Parti döneminde başlayan projelerin tamamlanamadığını ileri sürmektedir.
•Belediyecilikte Gökçek modelini daha başarılı görmektedir.
________________________________________
7. Recep Tayyip Erdoğan ile ilişkisi
İlhaner'in dikkat çektiği noktalardan biri de Gökçek'in 2017'de belediye başkanlığından ayrılma sürecidir.
İlhaner'e göre Gökçek:
•istifa çağrısına direnmeyerek görevi bıraktı,
•AK Parti'den ayrılmadı,
•Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı siyasi mücadele yürütmedi,
•sadakat gösterdi.
•Vefanın adıdır Melih Gökçek
İlhaner bunu "dava adamlığı" örneği olarak değerlendirmektedir.
________________________________________
8. Sosyal medya (Twitter / X)
İlhaner'in X (eski Twitter) paylaşımlarında Melih Gökçek hakkında sık tekrar ettiği temalar şunlardır:
•Ankara'yı Ankara yapan iki isim Atatürk ve Melih Gökçek'tir.
•Ankapark yeniden açılmalıdır.
•Mansur Yavaş'ın belediyeciliği eleştirilmektedir.
•Melih Gökçek'in Ankara'ya hizmetleri yeterince takdir edilmemektedir.
•Gökçek'in tecrübesinden yeniden yararlanılması gerektiği savunulmaktadır.
________________________________________
9. Atatürk ile aynı tarihsel çizgide değerlendirmesi
İlhaner'in en dikkat çekici görüşlerinden biri şudur:
•Atatürk Ankara'nın kurucusudur.
•Melih Gökçek Ankara'nın ikinci büyük kurucusudur.
Bu nedenle yazılarında şu ifadeleri kullanmaktadır:
"Ankara'yı Ankara yapan iki kişi vardır."
ve
"Ankara'nın ikinci Atatürk'ü Melih Gökçek'tir."
________________________________________
10. Genel stratejik çerçeve
İlhaner'in Melih Gökçek hakkındaki analizleri şu ana fikirler etrafında toplanmaktadır:
•Ankara'nın dönüşümünde Melih Gökçek'in belirleyici rol oynadığı,
•belediyecilikte uzun vadeli vizyon geliştirdiği,
•büyük ölçekli projelere önem verdiği,
•Ankapark'ın korunması gerektiği,
•Esenboğa Havalimanı'na Melih Gökçek adının verilmesinin uygun olacağı,
•Mansur Yavaş döneminde Ankara'nın gerilediği,
•Ekrem İmamoğlu'nun belediyeciliğinin de başarısız olduğu,
•Melih Gökçek'in Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bağlılığının siyasi açıdan önemli olduğu,
•Atatürk ile birlikte Ankara'nın gelişimine en büyük katkıyı yapan isimlerden biri olarak değerlendirilmesi. Melih Gökçek’i bazı konularda, Ankara’ya Atatürk’ten çok daha fazla hizmet eden biri olarak görmektedir.
***
*** #SONDAKİKA Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e Mansur Yavaş Ekrem İmamoğlu Özgür Özel Kemal Kılıçdaroğlu Osman Melih Gökçek Kemalist Kemalistler Kemalizm Dışişleri Bakanı Hakan Fidan Terörsüz Türkiye Süreci Yüzyılı Hürmüz Boğazı ABD Başkanı Donald Trump İsrail Adalet Bakanı Akın Gürlek Haluk Levent Fatih Altaylı Yeni Parti CHP AK Parti Suriyeli Suriyeliler Kürt Kürtler Kürtçe Arap Araplar Abdullah Öcalan Selahattin Demirtaş #KademeSusmayacak Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin Siyonist Yahudi Yahudiler Benyamin Netanyahu #LGBT #Deprem Gazze FETÖ Gülben Ergen AHBAP #sallandık Cem Küçük Kudüs Cem Küçük 15 Temmuz Ali Koç Aziz Yıldırım Muharrem İnce Ümit Dikbayır Sadettin Saran Erdal Beşikçioğlu Sinem Dedetaş Bennu Gerede okan Buruk Deniz Zeyrek YENİ Partimizin Yüksek Askeri Şura Anıtkabir