Eğitim sistemi değişiyormuş. Yıllardır eğitim sistemi değişiyor, milli eğitim bakanları değişiyor, sınav sistemleri değişiyor, sınav isimleri değişiyor, soru sayıları değişiyor ama öğrencilerin ve atama bekleyen öğretmenlerin kaderi asla değişmiyor.
..Benim aşk dilim tamamen değerli hissetmek üzerine kurulu..birinin bana günümün nasıl geçtiğini, kaygılarımla nasıl başa çıktığımı, hatta karnımı doyurup doyurmadığımı sorması.. bazı şeyler sadece değerli hissettirir ve bunun maddiyatla hiç ilgisi yok.
Bu ülkede “fakir çocuk” annesi çöp toplamaya gidince yanarak öldü, “ayrıcalıklı çocuk” yangın tedbirsiz otelde öldü, “Türk çocuk” önünüze katıp çatışmaya götürdüğünüz için öldü, “Kürt çocuk” zırhlı araç çarptığı için öldü, “işçi çocuk” okulu bırakıp fabrikada kolunu kaptırıp öldü, “Suriyeli mülteci çocuk” kaçak çalıştığı yerde asansöre sıkışıp öldü, “üniversiteli çocuk” sokakta dövdürdüğünüz için öldü, “tarikata verdiğiniz çocuk” üstüne kapı kitlendiği için yanarak, dayanamayıp intihar ederek öldü, “mezun çocuk” iş bulamadığından öldü, “aşiret çocuğu” koca köy organize olup öldürdüğü için öldü, “mendil satan çocuk” tecavüz edilip öldü, “yeni doğmuş çocuk” hastane çetelerinin elinde, “kaykay yapan çocuk”, “harçlığını çıkarmak için çalışan çocuk” sokak güvenliği olmadığı için, “sitede oturan çocuk” kolonu kesilmiş bina yüzünden “sporcu çocuk” inşaatı denetlenmemiş otel yüzünden öldü. Siz hangi çocuğu koruyup kollayabiliyorsunuz da ne yüzle çocuk istiyorsunuz?
Ben anne olmadan önce napıyordum? İstediğim saatte uyuyup uyanıyor muydum harbi, gün içinde istediğimi yapıp istediğim yerde istediğim saatte olabiliyor muydum?
Ben unuttum önceki düzenimi..
Rodinden öncesi silinmiş gibi..
've bu yorgun, bu üzünçlü yüreği
benim değilmiş gibi, benim değilmiş gibi
kimse görmeden şöyle bir yol kenarına bıraksam…''
*Edip cansever • boş versene seni niye beklemeli