Ekonominin kanı paradır. Yakın geçmişte 60 milyar dolar, "Kur Korumalı Mevduat" adı altında, ülkede parası olanlara aktarıldı. Bu yetmemiş gibi, fon vurgunlarıyla, piyasadan 23 milyar dolar daha emildi. Kısacası ülkenin kanını emdiler...
https://t.co/hJCFcyziK0
Şimdi lütfen kendinizi benim yerime koyun. Beraat ettiğiniz bir dava var. Yargı ve siyaset oyunlarıyla, bu davada tekrar hakim karşısına çıkarılıyorsunuz.
Üstelik hakim sadece ifade alacak. Çünkü dava, ifade alınmadığı için bozulmuş. Yani esas değil usül meselesi.
Bu esnada, beraat veren hakim hemen değiştiriliyor. Yeni atanan hakim beraat kararını yok sayıyor ve 2 yıldan fazla hapis cezası veriyor ki siyaset yasağı da gelsin.
Tuzla davasının özeti budur ve tam bir skandaldır.
Bu asla tesadüf değildir. Bütün davalarımda hakimler değiştirildi. Müdahale edilen mahkemelerin “Türk Milleti adına” değil, siyaset ve bir kişi adına karar verdiğine artık şüphe yoktur.
Tuzla skandalı; bunun son, açık ve sarih kanıtıdır. Böyle bir düzenden kimse adil bir yargılama beklemesin.
Yüksek yargı camiasını, hakim ve savcıları tarihi bir sorumlulukla düşünmeye davet ediyorum.
Millet şahidimdir!
AKP Eskişehir il yönetimindeki gücüne güvenen maganda, aşırı hız ve ağır kusurla 3 yaşındaki Elif Mavi’yi doğum gününden bir gün sonra katletti! Küçücük bir çocuğun 14 metre sürüklendiği bu cinayete verilen ödül gibi ceza ise sadece ev hapsi! Adalet istiyoruz! #ElifMaviİçinAdalet
Belediye Başkanının tutuklanması,
ışık hızında iptal edilen başkan vekilliği seçimi,
dört CHP’li meclis üyesinin şaibeli şekilde AKP’ye geçmesi,
iki meclis üyesinin tutuklanması,
CHP-YENİ Parti’den bazı meclis üyelerinin kendi adayına değil AKP adayına oy vermesiyle Üsküdar Belediyesi AKP’ye geçti.
Sonuç olarak bu tablo sadece iktidarın eseri değil. Üsküdar’ı AKP’ye teslim edenler, CHP’den seçilip AKP’ye oy veren meclis üyeleridir.
Sorarlarsa milli irade dersiniz...
Dün şu fotoğrafta yer alıp halkın seçimine saygı göstereceğim diyen 2 kişi, gizlice AKP adayına oy vermiş. Yaptıklarının ne derece etik dışı olduklarını bildikleri için gizleniyorlar. Er ya da geç ortaya çıkacaktır.
Siyaset; şerefle ve halkın teveccühü ile yapılmalı!
Çeşme Belediyesi Basın Danışmanı Seher Deniz'in İzmir, Çeşme'de bulunan firmalara gönderdiği fiyat tekliflerine ulaştım.
Belediye çalışanının aynı zamanda reklam ajansı var. Bu şahıs bu tür kaçak yapılardan para alıyor ve gazetelerde haberini yapıyor.
Uma isimli mekan sahili kapatacak şekilde binalaşmış. Buralar kanuna aykırı kaça yapı.
Bu şahsın yaptığı para istediğine dair görüntüler de var. Bu soruları dün ilettim ancak hiçbir belediye yetkilisi dönmedi.
BU HABER İÇİN 45+KDV PARASI ALDIĞINIZ DOĞRU MU? BU HABERDEN ÇALIŞTIĞINIZ GAZETENİN HABERİ VAR MI?
Bugün içerisinde dönmezseniz konuşmaları kamuyararı adına paylaşacağım.
Bu iş inanılmaz... Bir şahıs hem basın danışmanı hem de bölgedeki mekanların reklamını yapıp para kazanıyor. Bölgede ruhsatlı işletmelerin çoğu bu kadını ihbar ediyorlar. Eğer bunlar yalansa açıklama yapın.
Bu konunun partisi yok. Her partiden vatandaş buna tepki göstermeli. Bu sizin hakkınız.
Aynı şekilde bu kaçak yapıların yıkımı için ise Çevre bakanlığı yetkililerine de yazdım cevap yok. Bu ülkenin vatandaşından oy alıp bu tür sorunları görmezden gelmeye hakkınız yok. Hiçbirinizin yok. Hangi parti olursa olsun kimsenin yok.
Sadece bu bölge değil diğer tüm bölgeler bu şekilde. Onları da aşama aşama paylaşacağım.
@laldenizlicesme@murat_kurum@Akparti@herkesicinCHP@yenipartiyiz
İzmir Çeşme’de sahilleri kapatarak vatandaşın hakkını gasp ederek para kazanan işletmenin ziyaretine gidene bakın.
Çeşme Belediyesi Başkanı’nın Basın danışmanı aynı zamanda Hürriyet yazarı.
Sahil alanını kapatan ve sayısız insanın şikayet ettiği yeri ziyaret edip Turizme katkısı için teşekkür ediyor.
Bu işletme girişte size harcama kotası koyuyor. 4 bin TL ile 8 bin TL arasında değişiyor. İlgili hiçbir kurum adım atmıyor.
Başka bir ülkede bu olsa bu şahıs dahil tüm yönetim istifa eder. Utanmadan bir de burayı gazetede yazacağını açıklamış.
@cesmebld@laldenizlicesme@csbgovtr
Çok talihsiz sözler. Yunanlar bir devletti ve onlarla savaştık. Üstelik bu savaşı kesin ve kati şekilde kazandık ve Anadolu'daki tüm hak iddialarını terk ettiler. Megali idea öldü ve bu ölüm belgesini imzaladılar. Dahası, bu ideale sahip milyonlarca Rum ülkeden gönderildi. Yunan subaylar ülkede kalmadı. Onlar için yasal bir düzenleme yapılmadı. Yunanistan savaş sonrasında Türkiye için tehlike olmaktan çıktı.
Türkiye barışı bu şartlar altında sağladı. Lozan'dan sonra Anadolu'da Venizelos'u açıkça övebilen kimse kalmamıştı. Yunan propagandası yapmak, intihardan farksızdı. Yunan işgalinin yıl dönümünde Anadolu'da torpil bile patlatamazdın. Savaşta ölen yunan subayları için tören düzenleyemezdin.
Bu şartları sağladıktan sonra ülke çıkarları için pekala barış yapabilirsin. Çözüm sürecinin bununla benzer hangi tarafı var?
İstanbul, Üsküdar’da bir bebeğin ve kadının bulunduğu aracı takip edip, saldıran ve hakaretler eden 2 insanımsı şahıs:
Diğer araçlar müdahale edince ve polis olunca kaçmışlar.
Bu gördükleriniz sadece kayda alınanlar. Her gün binlerce böyle şahıs birilerine saldırıyor.
Bunlar gibilerin olduğu yerde bu cezalar az bile.
Bir trafik teröristinin aptalca eylemi yüzünden Türk milletinin geleceğinin mensubu olan gencecik tıp öğrencisi hayata gözlerini yumuyor.
Bu cürmün karşılığı sadece 7 yıl...
Süleymancılar’ın servetini üç yıldır anlatırken bize din düşmanı diyenler şimdi “Alihan Kuriş suç örgütü” diye yazıp çiziyor, demediğini bırakmıyor. Süleymancılar, Menzil, İsmailağa ve dahası… Hepsi birbirinin aynı, ne zaman anlayacaksınız? Tarikat, ticaret ve siyaset üçgeni
Bir teyzem şöyle yazmış; "Yarın perşembe pazarı. Pazar param size helal olsun. Benim azımı siz çok bilin."
İşte biz böyle bir emanetle yola çıktık...
Bu büyük yürüyüşe inanan, imkânı kadar omuz veren, duasını ve desteğini esirgemeyen herkese yürekten teşekkür ediyorum.
Millete rağmen değil, milletle yürüyoruz!
Genel Başkanımız Özgür Özel:
“Tayyip Bey’in ne istediyse verdiklerinin, millete karşı damarlardan ilerleyenlerin, 15 Temmuz günü başarsalar gelip bu Meclis’i kapatacak olanların bırakın o çıkarcı selamlarını almayı…
YENİ Parti’nin onlar için harcayacak tükürüğü bile yoktur!”
Kuyu tipi cezaevi; 15 metrelik duvarların arasında, gökyüzünün bile tel örgülerle sınırlandığı, insanın adeta bir kuyunun dibinde tek başına bırakıldığı mutlak tecrit yeridir.
Şimdi vicdana soralım: Hakkında kesinleşmiş hüküm bulunmayan, halkın oylarıyla seçilmiş bir belediye başkanını böyle bir hücreye koymayı hangi hukuk, hangi vicdan açıklayabilir?
Bir insanı sadece özgürlüğünden değil, gökyüzünden ve insandan da mahrum bırakmak, adalet değil; vicdanları yaralayan ağır bir tecrittir. @sdedetas@uskudarbld@yenipartiyiz
Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan…
Siz bu yoldan dönmedikçe, biz de dönmeyeceğiz.
Siz arkamızda oldukça, korkmadan iktidara yürüyeceğiz.
Bizim yolumuz milletle birdir!