Kavmiyle/Irkıyla Övünenler Hakkında
إِنَّ اللَّهَ عَزَّ وَجَلَّ قَدْ أَذْهَبَ عَنْكُمْ عُبِّيَّةَ الْجَاهِلِيَّةِ وَفَخْرَهَا بِالْآبَاءِ، مُؤْمِنٌ تَقِيٌّ، وَفَاجِرٌ شَقِيٌّ، أَنْتُمْ بَنُو آدَمَ، وَآدَمُ مِنْ تُرَابٍ، لَيَدَعَنَّ رِجَالٌ فَخْرَهُمْ بِأَقْوَامٍ إِنَّمَا هُمْ فَحْمٌ مِنْ فَحْمِ جَهَنَّمَ أَوْ لَيَكُونُنَّ أَهْوَنَ عَلَى اللَّهِ مِنَ الْجِعْلَانِ الَّتِي تَدْفَعُ بِأَنْفِهَا النَّتَنَ
Şüphesiz ki Allah, sizden cahiliye kibrini
ve babalarla/atalarla övünme adetini temizlemiştir. (İnsanlar ya) takva sahibi bir mümin ya da bedbaht bir günahkardır. Hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır. İnsanlar, cehennem kömürlerinden bir kömür olan birtakım kavimlerle (atalarıyla) övünmeyi ya bırakırlar ya da Allah katında burnuyla pislik yuvarlayan böcekten (mayıs böceğinden) daha değersiz bir hale gelirler.
Ebu Davud, Edeb, 120 (Hadis No: 5116)
Tirmizî, Menâkıb, 74 (Hadis No: 3955)
Ahmed bin Hanbel, Müsned, II, 524
Biz Allah’ın eli vardır ve şanına yakışır şekilde keyfiyetini biz bilmeyiz dediğimizde demediklerini bırakmayanlar şeyhlerinin öldükten sonra dünyayı yönettiğini söylüyor fıkra bu kadar.
Öğrencisi İbrâhîm bin Hâni diyor ki:
"Ben Ebû Abdillâh'a, kendi bidatine davet eden bidatçi birisiyle oturup oturulmuyacağını sordum.
Ebû Abdillâh şöyle dedi:
"Onunla oturulmaz ve konuşulmaz, umulur ki bu vesîleyle tevbe eder."
Hanbel bin İshâk ise onun şöyle dediğini işitmiştir:
"Hiç kimsenin bidat ehliyle oturması, onlarla içli dışlı ve samimi olması doğru değildir."
İbnu Batta, el-Ibâne, 2/475,
Elhamdulillah. Elhamdulillah. Elhamdullahi Rabbil Alemin.
Mahkeme tahliye kararı ile sonuçlandı.
Cezaevinden tahliye edilmesini bekliyoruz.
Dua eden, bizle birlikte bekleyen, soran, ilgilenen tüm kardeşlerimizden Allah razı olsun, hiç bir musibeti sizlere uğratmasın. Rabbimiz bekleyişi devam eden suçsuz, mazlum esir kardeşlerimizi ve ailelerini de tez vakitte sevindirisin.
Herkese Mekke'den selamlar. Zannedildiği kadar korkunç bir sıcak yok hamd olsun. Hacılar dönüyor ve Mekke hızla sakinleşiyor. Fakat otellerin yeni sezona hazırlanması biraz daha sürer. Bu nedenle umre planlayanlar en erken ay sonunu beklerlerse otel ve otobüs hizmetlerinden daha iyi faydalanabilirler. Ağustosta inşallah grubumla birlikte yeniden geleceğiz. Şevval için yaptığım umre çekilişini kazanan arkadaş hakkını yaza ertelemis sonra irtibat kuramamıştık. O kardeş isterse bana yeniden yazsın inşallah. Göz hakkı niyetine bu tweeti retweetleyenler arasında yapacağımız çekiliş ile bir kişiyi inşallah kendimiz ile birlikte götüreceğiz inşallah. Hadi ya nasip...
Ebû Abdillah’ın (İmam Ahmed) Oğlu Abdullâh diyor ki:
"Ben babama, yanında; içerisinde Rasûlullâh Sallallâhu Aleyhi ve Sellem'in sözleri, sahâbe ve tâbi'înin ihtilâfları bulunan tasnif edilmiş bir kitap olan bir adamın; kitabın içerisinde bulunan terk edilmiş zayıf hadîsleri ayırd edecek bir basirete sahip olmadığı hâlde bunlarla fetvâ verip amel etmesi hakkında sordum.
Dedi ki: "Bunlardan hangisinin kabul edilecegini sorup bunun sonucu sahîh bir hükümle amel etmedikçe; o kimse bununla amel etmez! Bu kişi bunları ilim ehline soracaktır.”
Abdullâh bin Ahmed bin Hanbel, Mesâ'il'ul İmâm Ahmed -Rivâyetu
İbnihi Abdillâh- sf. 438
"Hiç kimseyle tartışmaması, kimseyle münazara etmemesi, ayrıca cedelleşmeyi öğrenmemesi gerekir. Şüphesiz; kader, ru'yet, Kur'ân ve diğer Sünnetlerde kelâma dalmak mekrûhtur ve yasaklanan hususlardır. Bunu yapan kimse, söylediği ile Sünnet'e isâbet etse dahi, cedelleşmeyi terkedinceye ve âsâra (rivayetlere) îmân edinceye kadar Ehli Sünnet'ten olmaz”
Ahmed bin Hanbel, Usûl'us Sunne, sf. 20-21.
Ebu Saîd'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
"Cebrâîl -aleyhisselâm-, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e gelerek:
- Ey Muhammed! Hastalandın mı? diye sordu.
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-:
- Evet, dedi.
Bunun üzerine Cebrâîl -aleyhisselâm- Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in üzerine şunu okudu:
بِسْمِ اللهِ أَرْقِيكَ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ، مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنٍ أَوْ حَاسِدٍ، اللهُ يَشْفِيكَ، بِسْمِ اللهِ أَرْقِيكَ [ رواه أحمد وابن ماجه ]
"Allah'ın adıyla sana eziyet veren her şeyden, her kötü nefisin, gözün veya hasetçinin şerrinden senin üzerine okurum. Allah sana şifâ versin. Allah'ın adıyla senin üzerine okurum."
(Müslim, Selâm, hadis no: 4056).
Merrûzi diyor ki:
"Ahmed, bir Hristiyana baktığı zaman gözlerini yumardı. Ona bu husus sorulduğunda dedi ki: "Ben, Allâh'a iftira edip O'nun hakkında yalan uyduran birisine bakmaya güç yetiremiyorum!"
İbnu Ebî Ya'lâ, Tabakât'ul Hanâbile, 1/12.
Gıybet etmekten çokça sakınıp korkan bir bedeviye soruldu: İblis hakkında ne dersin? Bedevi; Vallahi aleyhinde çokça konuşulduğunu biliyorum ancak içini Allah bilir :))