Boğazlar sadece su değildir.
Onlar ticaretin, savaşın ve kaderin kapılarıdır.
Ve o kapıyı tutanlar,
dünyanın geçmek zorunda olduğu yolu belirler. #warisover
🎭 TÜRKİYE SİMÜLASYONU
Hoş geldiniz,
Burada devlet var ama pek göremezsiniz.
Yangın çıkar, uçak yok.
Deprem olur, çadır yok.
Halk aç kalır, ama saray ışıl ışıl.
Rüşvet mi?
O artık CV’ye yazılıyor.
“Tecrübeler: 3 yıl kaymakam sekreterine çikolata kutusunda teşekkür.”
Bravo!
Devlet kurumları desen, hepsi birbirine referans olmuş:
Aradığında “O bizlik değil”,
Gittiğinde “Bize mail atın”,
Mail atınca “Yanlış birime düşmüşsünüz”.
Ve biz?
Biz hâlâ bu enkazın altında “Sesimi duyan var mı?” diye bağırıyoruz.
Ama yukarıdan sadece inşaat sesi geliyor.
Adalet mi istiyorsun?
Kuyruğa gir. Ama torpilin yoksa seni en sona alırlar.
Peki ya torpilin varsa?
Zaten suçlu bile sayılmazsın, VIP çıkıştan geçersin.
Ticaret desen:
“Abi dolandıran dolandırana, ben dürüst davrandım da komik oldum.”
Bak dürüst esnafa, ya batmış ya da delirmiş.
LGS bir sınav değil, bir sektördür.
Test yayıncılığı, özel ders, koçluk, takviye ilaçlar, kaygı terapileri, uyku düzenleyiciler ve veli endişeleri ile 13 yaşındaki çocukların sırtından çok yönlü bir ekonomik düzen kurgulanmış. Kaybeden tek şey: çocukluk.
Türkiye’de yaşayan her yurttaşımıza samimiyetle fikrini almak açısından şu 3 soruyu yöneltmek istiyorum;
👉 20 Milyonluk lüks bir aracı olan ile 200 bin TL’lik eski model bir aracı olanın aynı fiyattan akaryakıt alması,
👉 Çok soğuk olan Erzurum-Kars gibi şehirler ile daha sıcak olan Antalya-İzmir gibi şehirlerde doğalgaz kullanımının aynı tarifeden faturalandırılması,
👉Lüks konutta ikamet eden zengin ile gecekonduda ikamet eden düşük gelirli vatandaşın suyu ve elektriği aynı tarifeden kullanması, DOĞRU MUDUR?
Her yönü ile soruları düşünerek cevaplarınızı yorumlar kısmında bekliyorum.