Ben sana seçimi kimin kaybettirdiğini söyleyeyim @Berhansimsek
Genel Başkanınız Kılıçdaroğlu yanındaki arkadaşı seçimin 2. Turu için Kars'a görevlendirdiğinde beyefendinin yanıtı bu olmuştu.
Size seçimi, sözünü sıradan bir üyeye dahi geçiremeyen o yetersiz adayınız kaybettirdi.
⭕️Fatih Altaylı:
“Deliler taş atıyor. Yarım akıllılar çıkarmaya çalışıyor. Tam akıllı zaten kalmamış gibi.
⭕️Son bomba, bir bankanın
Halk TV ve Sözcü TV’ye toplam 100 milyon dolar kredi verdiği iddiası.
⭕️Birileri çıkmış ‘Niye verdin, geri çağırsana krediyi’ diyorlar. İsim vermeye paçaları sıkmamış ama bahsettikleri banka çok açık anlaşılıyor, ‘botokslu eski genel müdür’ diye aşağıladıkları ise Hakan Ateş. Onu da herkes anlıyor.
⭕️Banka adı zikretmemelerinin nedeni ise yaptıklarının Bankacılık Kanunu gereği suç olduğunu bilmeleri. Ama yasaya göre suçtan kurtulmaları mümkün değil.
⭕️Üstelik buranın bir özel banka olduğunu, şartları sağlayan herkese kredi vermesinin doğal olduğunu unutmuşlar.
⭕️Kamu bankalarının kaynakları ile medya satın alıp, 30 küsur milyarlık borcu ödemeyenlerin adını ağzına alamayanlar, özel bankaların bizi hiç ilgilendirmeyen kredi ilişkilerini sorguluyorlar.
⭕️Daha sonra Sözcü TV bir açıklama yapıyor ve söz konusu bankadan kredi falan almadıklarını, bunun büyük bir yalan olduğunu açıklıyor. Yani bir yalanı haber yapıyorlar.
⭕️Ama çok açık bir gerçeği yazamıyorlar.
⭕️Demirören Grubu’nun, Doğan Medya’yı satın alırken kullandığı yaklaşık 800 milyon dolarlık krediyi niye sorgulamıyorsunuz. Gizli bir şey değil. Hepimizin gözü önünde oluyor.
⭕️2025 sonunda bu alacak 33 milyar 910 milyon TL idi. Basit mevduat faizi uygulansa bu borcun bugün itibarıyla 40 milyara dayanması lazım.
⭕️Üstelik bu özel banka değil kamu bankası. Yani batağı özel bankada olduğu gibi ortaklar cebinden değil, Hazine karşılıyor, bizim cebimizden.
⭕️Çiftçiyi, tarım sektörünü kredilendirmesi gereken bankanın, bir medya grubundan 40 milyara dayanan alacağı var ve bankanın takipteki alacaklarının yarısından büyük bölümünü bu tek kredi oluşturuyor.
⭕️Bunu sorgulamayıp, bir özel bankanın vermediği krediyi sorgulamak ‘gazetecilik’ oluyor ve Ahmet Hakan başkalarının gazeteciliğini sorguluyor.
⭕️Biz de bu olup biteni izliyoruz. Eskiden utanarak izliyorduk. Artık gülüyoruz.”
Ekrem İmamoğlu Erzurum'da Kılıçdaroğlu'na oy isterken taşlandı. O sırada Berhan Şimşek'in yanında oturan Eski Kayyum Gürsel Tekin oy toplamak için Kars'a gitmeyi reddetmişti.
Bir ilçe Belediye başkanı hem de hukukçu bir belediye başkanı şunu çok iyi bilmelidir ki?
İBB Meclisi mevzuata aykırı olan hiçbirinin yapıyı legal hale getiremez.
Bu konuyla alakalı yasal düzenleme gerekir.
Bu konunun muhatabı Türkiye Büyük Millet Meclisidir.
#İBBDavası'nda 54.Gün
"Teknofest projesinde görev aldım diye hiç kimse bana "Atatürk Havalimanı'nın satın almacısı" demedi!
Çünkü böyle bir şey değildi.
Aynı bugünkü durum gibi."
🔺️İş İnsanı, danışman #GüldemŞık beyanda bulunuyor.
"Çalıştığım süre boyunca kurumsal etkinlikler, lansmanlar, seminerler, fuarlar ve protokol organizasyonlarının alan satın almalarını yaptık, aynı zamanda finans süreçlerini takip ettim.
Akbank gibi kurumların yıl sonu ve bayi toplantıları organizasyonları, Kızılay'ın çeşitli etkinlikleri ve bunların en büyüğü olan, 2019 yılında Atatürk Havalimanı'nda gerçekleştirilen Teknofest Festivali idi.
Festival, farklı şekillerde bugün de devam etmektedir.
Teknofest projesini üç ajansın oluşturduğu bir konsorsiyumun parçası olarak aldı.
Ben de bu sayede Türkiye'nin en büyük festivallerinden biri olan Teknofest'in satın alma ekibine dâhil oldum.
Festivalin hazırlık ve uygulama süreci, kısa görünmesine rağmen başlangıcından bitişine kadar altı aydan uzun sürdü.
T3 Vakfı ve kamu kurumlarının koordinasyonunda, onlarca paydaşın katıldığı; yüzlerce stant, çadır ve etkinlik alanının kurulduğu büyük bir organizasyon gerçekleştirildi.
İrili ufaklı iki yüzden fazla tedarikçinin hizmet verdiği devasa bir festivaldi.
Benim içinde bulunduğum satın alma ekibi; paydaşlar ve sivil toplum kuruluşları hariç olmak üzere, her türlü tedarikin fiyatlandırılmasıyla başlayan, kurulumundan sökümüne kadar devam eden, anlık ihtiyaçların karşılanmasını sağlayan; iş bitiminde ise mutabakat, faturalandırma ve tahsilat süreçleri dâhil tüm operasyonu takip etmekten sorumluydu.
Benim sorumlu olduğum tedarik alanları teknik ekipmanlar, stantlar, promosyon ürünleri, catering ve benzeri tamamlayıcı hizmetlerdi.
Prodüksiyon, reklam, tanıtım, dijital içerik üretimi veya video çekimi gibi görsel ağırlıklı işlerle ilgilenmedim; açıkçası bu alanlar benim uzmanlık alanım da değildir.
Sayın Başkanım, beni medya faaliyetleriyle ilgili eylemler arasına da koydukları için bunu özellikle belirtmek istedim.
Benim uzmanlık alanım hiçbir zaman bu işler olmadı.
Kısacası bu proje; T3 Vakfı ve diğer paydaşlar tarafından konsorsiyum ajanslarına yaptırılan, proje süresi boyunca Atatürk Havalimanı'nda kurulan büyük bir operasyonun yönetildiği bir süreçti.
Bu süreçte görev aldım diye hiç kimse bana "Atatürk Havalimanı'nın satın almacısı" demedi. Çünkü böyle bir şey değildi.
Aynı bugünkü durum gibi.
Bu arada pandemi süreci, ajansın ayakta kalmasına izin vermedi ve özel sektördeki birçok ajans gibi kapanmak zorunda kaldı.
Ben de bu süreç boyunca ajansa sonuna kadar destek vermeye devam ettim.
Bu dönemin bana en büyük katkısı ise, finans sektöründe olduğu gibi etkinlik sektöründe de çok geniş bir çevre edinmem oldu.
Zaten ben çalışma hayatım boyunca para biriktirmekten çok insan biriktirdim.
Özel hayatımda da üretmeye devam ettim. Biri 1999 yılında, diğeri 2020 yılında yayımlanan iki şiir kitabım bulunmaktadır.
Size kitaplarımı getirmedim; çünkü dilerseniz kanalım üzerinden dinleyebilirsiniz. Kanalda şiirlerimi, bestelerimi ve yapay zekâ ile ya da manuel olarak hazırladığım klipleri bulabilirsiniz. Bunların tamamını kendim hazırladım."
Size bi bilgi vereyim.
Yakında bi anda Kılıçdaroğlu destekçisine dönüşen x fenomenleri göreceksiniz :) “ya bölünmeyelim” falan filan yapacaklar :)
Nerden bildiğimi sormayın. Baya yüklü meblağlar teklif ediliyor :)
Umarım bana da ulaşırlar da gereken cevabı veririm.
İktidar değişikliği olursa Türkiye'yi batıran başkanlık sisteminden kurtulmak için anayasa değişikliği ile uğraşmaya gerek yok. Mühürsüz oylar nedeniyle herhangi bir mahkemeden "mutlak butlan" kararı çıkarttırılır olur biter. Bu şekilde direkt parlamenter sisteme dönülür. Bu kapıyı kendileri açtı.
Tutuklama bir peşin cezalandırma aracı değil, en ağır koruma tedbiridir. Soruşturmanın makul sürede tamamlanması, adil yargılanma hakkıdır. Bir yıldır iddianame yok, insanlar neyle suçlandıklarını, bu suçlamaların hangi delillere dayandığını bilmeden tutuklu bekliyor. AYM kararlarının açıkça belirttiği gibi suçlamaların niteliği ne olursa olsun, tutuklu dosyalarda makamların işlemi ivedilikle sonuçlandırma yükümlülüğü var.
#İddianameNerede
Kılıçdaroğlu Överler diye bir grup oluştu ve bunların geçmişte Kılıçdaroğlu’na neler dediklerini masaya yatırma zamanı geldi. Şimdilik iki örnek vereyim ve yarın devam edelim.
Millete ahlak ve gazetecilik satan Şamil Tayyar ve Fuat Uğur’a bakın. İnsan bunların yerine utanıyor. Bunlardan Övgü alan Kılıçdaroğlu utanmıyor mu?
Iyi oldu bu video. Çevresinin yönlendirdiği bir kişi. Mutlak butlan olayına sürüklenmeye başladığı an. Çevresindeki mini iktidarcıklarını kaybetmemek için çığlık çığlığa
İDDİANAMEDE 79. EYLEMDEKİ ETKİNLİĞİN İPTAL EDİLDİĞİ ORTAYA ÇIKTI
Murat Ongun: açıkça söylemek isterim ki, inandığım tüm kutsallar üzerine yemin ederim, bu kadıncağızın suçlandığı konularla yakından uzaktan hiçbir alakası yoktur. her şeyin huzurunda da yemin ederim. bunun altını netlikle çizeyim. büyük bir yanlışlık sonucu yaklaşık 1,5 yıldır tutukludur. kendisinin yaşadıklarını ben de hissetmekteyim, onun acısını, o yüzden bunu söyleme ihtiyacı hissettim. Ceyda Hanım'ın ifadesinde beyan ettiği telefon görüşmesi nedeniyle herhalde suçlandım dedi. ben de öyle tahmin ediyorum. onunla da ilgili bir cümle söyleyip soruma geçmek isterim. o telefon görüşmesinde zaten anlaşıldığı gibi bir indirim talebi istiyoruz. benim sunulan içeriklerden beğendiğim içeriği yapacak firmanın sahibi Emrah Bey bu sektörde uzun yıllardır çalıştığı için onun tanıdığı, yakın olduğu bir insan. o yüzden Ceyda Hanım'a dedim ki, Emrah'la konuş bir indirime gelsin çünkü en son raconu ben keseceğim, ben onu daha da indireceğim. ama ilk etapta Emrah onunla samimi olduğu için onu aşağıya çekmesini istedim. ama daha önemlisi soruma geçiyorum. bu etkinlik gerçekleşti mi Ceyda Hanım?
Ceyda Kıryak: çok özür dilerim ben onu atladım. teşekkür ederim bu soru için. bu etkinlik iptal edildi, yani yapılmama kararı alındı.
#İBBDavası'nda 54. Gün
"BENİ 16 EYLEMLE SUÇLUYORSUNUZ.
MALİ HİÇBİR ŞEYLE İLGİLİ GÖREVİM YOK.
16 AYDIR CEZAEVİ'NDEYİM"
Medya AŞ Etkinlik Koordinatörü #CeydaKıryak beyanda bulunuyor.
25 yıldır aynı mesleği yapıyorum.
Etkinlik ekiplerinde görev yapan arkadaşlar olarak, işin operasyonel tarafında yer alıyoruz.
Dosyanın önümüze geldiği aşamada gördük ki söz konusu altı adet ihale çok daha önceki yıllarda yapılmış.
Takdir edersiniz ki ben bu ihalelerle ilgili teknik bir savunma yapamam.
Çünkü bu ihalelerin hiçbir detayı hakkında bilgi sahibi değilim.
İhalenin ne zaman yapıldığı, şartnamenin nasıl hazırlandığı, evrakların nasıl düzenlendiği, kimlerin katıldığı, ihaleyi kimin aldığı gibi konular benim görev ve sorumluluk alanımda değildi.
Dolayısıyla bu ihalelerle ilgili ne isnat edilen suçlamaları kabul edebilirim ne de teknik anlamda bir savunma yapabilirim.
Çünkü konuya ilişkin bilgi sahibi değilim.
🔺️Ancak dosyadaki ihalelere göz attığınızda dikkat çekmeden geçemeyeceğim bazı hususlar var.
Örneğin bazı ihalelerin tarihine bakıyorsunuz; 2020 yılında yapılmış.
Ben ise Medya AŞ’de 2021 yılında işe başlamışım.
Yani ihale yapılırken kurumda dahi değilim. Buna rağmen ismim bu dosyanın içerisine konulmuş.
🔺️Dosyadaki eylemlere baktığınızda, bir kısmının zaten Kültür AŞ ile ilgili olduğu görülüyor.
🔺️Ben Kültür AŞ’de hiç çalışmadım. Medya AŞ ile ilgili olanlarda ise görevimi az önce detaylı şekilde anlattım.
🔺️Yıllara göre baktığınızda bazı eylemler benim Medya AŞ’den ayrılmamdan sonraki döneme ait.
Özellikle emekliliğimden sonra gerçekleşen işler de dosyada yer alıyor.
🔺️Bir başka başlıkta dijital verilerden söz ediliyor. O konu da zaten başka bir dosyanın kapsamında değerlendiriliyor.
🔺️Anladığım kadarıyla, içeriklerinde hiçbir rolüm olmayan birçok olayın içerisinde ismim yer almış.
🔺️Tekrar ifade etmek isterim ki bu 16 eylemin hiçbirisiyle teknik anlamda bir ilişkim yoktur.
Çünkü görev tanımım içerisinde ihale, ödeme, fatura, satın alma gibi süreçlerin hiçbirisi bulunmamaktadır.
Bana yöneltilen suçlamaların tamamı ihale süreçleriyle ilgilidir.
Ancak bu konularda hiçbir bilgim ve ilgim olmadığı için bunlarla ilgili bir savunma üretmem de mümkün değildir.
Genel dosyaya baktığımda da şunu görüyorum: İddianamenin tamamını incelemedim.
Öncelikle ismimin geçtiği bölümlere bakmaya çalıştım.
Oralarda da hakkımda herhangi bir ifade göremedim.
Dosyadaki kişilere sorulduğunda, benim için ya “sahada çalışıyordu”, ya “etkinliklerde görev alıyordu”, ya da “organizasyon ekibindeydi” şeklinde anlatımlar var.
Hiçbir yerde ihaleyle, faturayla, parayla veya ödemelerle ilgili hakkımda bir ifade ya da beyan bulunmuyor.
Dosyayı tekrar tekrar inceledim. Acaba gözden kaçırdığım bir husus mu var diye baktım.
Ancak hakkımda herhangi bir beyan yok.
Kişi raporlarında yokum. HTS kayıtlarında yokum.
İtirafçı beyanlarında yokum. İçerisinde bulunduğum iddia edilen eylemlerin anlatımlarında yokum.
Buna rağmen cezalandırılması talep edilen kişiler listesinde yer alıyorum.
İçerisinde 400’ü aşkın kişinin değerlendirildiği bir dosyada, hiçbir kişinin ifadesinde benim hakkımda suç isnadı içeren tek bir anlatım dahi bulunmuyor.
Böyle bir şey olması da mümkün değil.
Çünkü ben yalnızca kendi mesleğimi yaptım."
Tanıştırayım;
Öğretmenlerin yerlerde sürüklendiği gün pişkin pişkin babalar günü kutlayan, profiline utanmadan Atatürk koyan bu kurum Türkiye’deki özel okul patronlarının derneği.
Bir de ÖZDER var.
Özel okullardan, kurslardan her yıl milyonlarca lira para kazanan ama üç beş istisna dışında öğretmenlerin emeğini üç kuruşa sömürerek semiren sonra da tenezzül edip öğretmenlerin sendikasıyla masaya bile oturmayan, Çalışma Bakanının da Milli Eğitim Bakanının da ağzının içine baktığı patronların dernekleri.
Bu iki kurumun ortak özelliği ne biliyor musunuz?
İkisinin de başkanı Cumhurbaşkanlığı Eğitim Politikaları Kurulu Üyesi!
Buradan ilan ediyoruz;
Haklarını gasp ettiği öğretmenlerin 7 gündür açlık grevinde olmasının, dün işkenceye maruz kalmalarının başlıca müsebbipleri duysun.
Ya siz derhal Özel Sektör Öğretmenleri Sendikasının yerden göğe haklı taleplerini duyacaksınız
Ya da bilin ki biz öğretmenleri sömüren özel okulları, kursları yani pek kıymetli(!) üyelerinizi ifşa ve boykot çağrısıyla geçireceğiz önümüzdeki “altın” aylarınızı.
Temmuzda ağustosta iyice alevlenen o yeni müşteri telaşenizi kursağınıza tıkacağız.
Patronlar bu sesi ya duyacak ya duyacak.
👇🏽
#ÖğretmenlerHakkınıAlacak
@Toder2002@ahmetakca55
MURAT ONGUN İLE ÇALIŞTIĞIM İÇİN Mİ 1,5 AYDIR TUTUKLUYUM?
Ceyda Kıryak: Murat Ongun ile çalıştığım için mi,
Emrah Bağdatlı ile telefonla konuştuğum için mi 1,5 aydır tutukluyum. Bildiğim kadarıyla hukukta böyle bir suç yok.
Kirasını ödeyemediğim için evim tahliye oldu. Eşyalarımın bir bölümü bir yerde, bir bölümü başka yerde.
Binbir emekle büyüttüğüm oğlumun mezuniyetinde Silivri'deydim.
Mezun oldu, sınava girdi Silivri'deyim.
Bunun vebalini kim ödeyecek, siz mi?
#ibbdavası
Ankara'da Sarayda, genel merkezlerde oturup kulaklarınızı tıkarsanz, halk sokağa çıkar; yerini dolduranı bulur kardeşim.
CHP'yi sustursan, yeni bir parti çıkar.
Yerleşik sendikalar susarsa, @Basaranaksu_@eren_edebali çıkar.
Toplumsal dinamikler böyle çalışıyor.