Yardım faaliyetlerinin ve kurumlarının bile iktidar-muhalefet kampları arasında kutuplaştığı şu ortamda her iki tarafa da yaranamayan bir garip dava var 90’lı yıllardan kalan, akılda kalması kolay bir isim olduğu için çoğu kişi hatırlar ve fikir sahibi olduğunu düşünür ancak gerçekten bilgi sahibi olan kişi sayısı çok azdır. Muhalifler, sanıklar eski yol arkadaşları olduğu için iktidarın bir ayıbı olarak sık sık öne sürer bu davayı, iktidar ise 90’lı yıllarda trafik cezası yiyen dindarlara bile iade-i itibar törenleri düzenlemesine rağmen bu olay adeta yaşanmamış gibi davranır, hükmedilen rekor adli para cezasının adını anmaz, elindeki olağanüstü medya gücüne rağmen olayın faillerini aklamak şöyle dursun, konuyu gündeme taşımaktan bile imtina eder. Aslında benim boynuma da vazife değil bunları yazmak, kabuk bağlayarak kapanan bir yarayı açarak iyi mi ediyorum, onu da bilmiyorum ama dava dosyasına giren bazı evrakları gören ve yaşananları başından itibaren takip eden biri olarak vicdanıma ağır geliyor ismi her anıldığında “Bosna’ya toplanan yardım paralarına çöken kişi” olarak tahkir edilen bu kişi hakkında bildiklerimi içime atmak. Hazır NATO gündemi soğumamışken İslamcı camianın 30 yılda geçirdiği dönüşüme de ışık tutar belki anlatacaklarım.