@vefa_yurekli Ulan şerefsiz, deyyüsler⁉️
Market kartından, hayatını idame ettirmek zorunda olan #khk lılar için yapılan 3 kuruşluk yardımdan nasıl terör örgütü çıkardınız.
Alçak namussuz adamlar‼️
Sizi gidi soysuz harami çetesi sizi‼️
Zalimler için yaşasın cehennem
#MilliTakım#SomosMéxico
ömrüm boyunca bu davanın takipçisi olacağımı söyledim. Aktif sabırla üzerime düşen her şeyi yaptıktan sonra sonucu da sabırla bekledim. Bu hem haksızlığa karşı mücadelem hem de eşime vefa borcumdu. 9 yıl 9 ay sonra sonunda beklenen karar çıktı. Hayırlara vesile olsun.
33 ilde ev baskını: 69 gözaltı, 43 tutuklama.
Videoda 'terörist' diye tutuklanıp götürülenleri görüyorsunuz: Yaşlı amcalar, 'başörtülü kadınlar' ve daha birçok kişi...
Allahım bu zulmü yapanları sana havale ediyoruz. Haklarından yalnızca sen gelirsin.
https://t.co/t5DtmjtUb0
ÜNLÜ KOMEDYEN ATALAY DEMİRC��, TERS KELEPÇE YAPILARAK TUTUKLANDI
İstanbul Kartal’da 8 Mayıs’ta gözaltına alınan Atalay Demirci tutuklandı.
5 yıl ceza verilen Demirci, ‘terörist’ olmakla ‘suç’lanıyor.
Gerçek teröristlere yapamadıklarını masumlara yapıyorlar.
UTANMAZLAR
Bizim Meslekte herkesin sevdiği ve saygı duyduğu bir insandır. tam bir Devlet Adamıdır.
çalıştığı ilçelerde halen hatırlanan ve iyilikle hatırlanan güzel bir insan.
hiç kimseye zararı olmamış bu insanın . kanunlarda suç olmayan ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin hak ihlali dediği yargılamalar ile ceza alması ve 76 yaşında tekrar hapse girecek olması vicdanlarımız çok rahatsız ediyor.
sizlerin vicdanını da etmeli
@mustafaciftcitr@muhteremince
AKP ve CHP ayrımcılıkta yarışıyor.
AKP sopayla ayırıyor,
CHP sessizlikle.
Yüz binlerce mağduru ilgilendiren AİHM Şaban Yasak kararı CHP'nin ahlaki omurgasının yokluğunu gösterdi.
Karara ilgisiz kalan CHP
sıkılmadan hukuk devleti nutukları atarken kelimeler bile utanıyor.
Yargılamanın yenilenmesi müessesesini düzenleyen CMK 311. maddesinin c bendi “Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.”
Bence bu madde bile yargılamanın yenilenmesi sağlamalı.
Zira haksız mahkumiyet kararı veren tüm yargıçlar görevlerini yapmakta açıkça kusur işlediler, kanunları uygulamadılar.
Arkadaşlar, salı gününden bu yana İstanbul, Aksaray, Antalya, Çanakkale, Bursa, Samsun, Erzurum, Konya, Adana, Ankara, Batman, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kayseri, Kilis, Mardin, Ordu, Osmaniye, Şanlıurfa ve Trabzon’da BİRÇOK KADIN GÖZALTINA ALINDI.
Kadınlar, masum insanlar gözaltındayken biz uyuyacak mıyız? Neredesiniz ey X ahalisi. İnsanlar zor durumda.
#AİHMKararlarıUygulansın
-Sen Gültekin Avcı'nın nesi oluyorsun?
-Babasıyım
İzmir'de yargılandığı davada Ağır Ceza Reisinin yaşlı babacığıma tuhaf sorusu.
Karalanmış ismim,
kara bir pelerin gibi örtmüştü babamın masum yüzünü.
Oysa benim davalarım İstanbul'daydı.
Babamın davasıyla ve mahkemesiyle zerrece ilgisi bulunmayan davalar.
Böyle bir soru neden sorulur babama?
O zamanlar az çok tanınan bir insandım.
Bu soru aslında bir kimlik sorusu değildi.
Elbette ki kaderin kapıyı çalmasıydı.
O mahkeme salonu…
Ben orada yoktum, ama babacığımı solduran o salonda en çok ben vardım.
Anladım ki;
Ben artık yalnız kendim değildim.
Ben, babamın yargılanma sebebiydim.
İşte o an…
Bir kelime, bir hükme dönüştü.
Bir bağ, dosyada görünmeyen "psikolojik bir delil"e dönüştü.
Yaşlı bir baba üstünde oğlunun ismi yazan zincirlere vuruldu.
Oysa babacığımın dosyasında "cemaat mensubudur" diyen iki tanıktan başka hiçbir şey yoktu.
O tanıklardan birisi de başka davalarda yalan tanıklık yapmaktan tutuklandı.
Ama bir şey değişmedi.
Benim ismim yaşlı babacığımın 7,5 yıl hapse mahkum olmasına yetti.
Bir evlat için en ağır yük nedir bilir misiniz?
Varlığının ve isminin başkasına yük olması ihtimali.
Benim değersiz ismim…
Babamın kaderine eklenmiş bir dipnot gibi değil,
kara bir mühür gibi çöktü.
Ve insan, işte tam orada parçalanır:
Ne kendini silebilir,
ne sevdiğini kurtarabilir.
Yorgun kalbimde hala şu cümle yankılanıyor:
“Ben olmasaydım, belki o özgür olacaktı…”
Hapiste solan 9 yılımdan daha ağır bir düşüncedir bu.
Babacığım asla bir nedamet veya şikayet emaresi göstermedi.
O huzurlu ve kararlıydı.
Ve benden hep razıydı.
Ama ben hala mahkemenin o lüzumsuz
ama bir o kadar da manidar sorusunda kilitli kaldım.
Kader elbette.
Ama tecellinin zahiri sebebinin benim ismim olmasıyla kanıyorum hala.
Şimdi düşünüyorum da…
Benim ismim
onun puslu hücresine kapanan kapı mıydı?
Benim yazdıklarım,
onun ömründen çalınan yıllar mıydı?
Bir insanın ömrü yaşadığı yıllarla değil,
kaybettiği yıllarla ölçülür bazen.
Babamın kaybettiği yılların içinde,
benim kanayan adım var.
Ama yine de…
Her şeyin altında, sarsılmaz bir şey duruyor:
Babam beni inkar etmedi.
Beni bir yük gibi taşımadı, bir suç gibi saklamadı.
Beni söyledi.
Açıkça. Saklamadan. Titremeden.
“Babasıyım. O benim oğlum."
Şimdi 78 yaşında hapiste Alzheimer emareleriyle zamandan ve hatıralarından düşüyorsun sevgili babacığım.
Oğlunun ismi senin hayatını soldurdu.
Bir gün seni solduran o ismi de unutacaksın.
İçimde iki yangın var.
Biri geçmişin “keşke ben olmasaydım” diyen yangını.
Diğeriyse istikbalin “ya beni unutursa?” diyen alevleri.
Babam bir gün her şeyi unutsa bile o cümleyi ben unutmayacağım.
“Babasıyım. O benim oğlum."
Belki o hatırlamayacak,
ama ben onun hatırlayanı olacağım.
Yaşarsam onun yerine ben taşıyacağım hafızayı.
Onun yerine ben söyleyeceğim:
“Ben onun oğluyum.”
Bir gün bu hikaye anlatıldığında, ben bana yüklenen suçları değil, bu cümleyi hatırlayacağım:
Bir baba vardı
oğlunun ismini yük değil, kimlik olarak taşıdı.
Ve ben…
O gün anladım ki
insanı yakan şey felaketler değil
sevdiklerinin kaderinde kendini görmektir.
Bu dünya bize göre değil baba.
Gidelim buralardan...
Ahh kıymetli abim @ZtrkHamdullah, belki süre olarak en kısa videonuz ama öyle ağır video olmuş ki içim yana yana izledim. Görüyorum ki sizin çekim yaparken en zorlandığınız videoda bu olmuş 😔
videonun tamamı için :
https://t.co/vjwSUoJd5x
Alaaddin Öksüz gibi kahraman abileri görüp dinledikten sonra, “Elhamdülillah, doğru yerdeyiz, güzel insanlarla beraberiz” demekten kendini alamıyor insan.
Bu sıkıntılı zamanda nefsim sabırsızlıkla beni tâciz ederken, bu fıkra onu tam susturdu, şükrettirdi. Size de fâidesi olur diye leffen takdim edilen bu fıkra, başımın yanında asılı duruyor.
1. Ey nefsim! Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyade zevklerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı.
2. Sen, âni ve fâni zevklerin bekasını arıyorsun. Onun için, onun zevaliyle ağlamaya başlıyorsun. Kör hissiyatınla bu yanlışının tam tokadını yersin. Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.
3. Senin başına gelen zulümler ve musibetlerin altında kaderin adaleti var. İnsanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulmediyorlar. Fakat kader, senin gizli hatâlarına binaen, o musibet eliyle seni hem terbiye, hem hatâna kefaret ediyor.
4. Hem yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim, kat'î kanaatin gelmiş ki, zahirî musibetler altında ve neticesinde inayet-i İlâhiyenin çok tatlı neticeleri var.
عَسٰۤى اَنْ تَكْرَهُوا شَيْئًا وَهُوَ خَيْرٌ لَكُمْ [ 1 ] çok kat'î bir hakikatı ders veriyor. O dersi daima hatıra getir.
Hem, feleğin çarkını çeviren kanun-u İlâhî, senin hatırın için o pek geniş kanun-u kaderî değiştirilmez.
5. مَنْ اٰمَنَ بِالْقَدَرِ اَمِنَ مِنَ الْكَدَرِ [ 2 ] kudsî düsturunu kendine rehber et. Hevesli akılsız çocuklar gibi, muvakkat, ehemmiyetsiz lezzetlerin peşinde koşma. Düşün ki, fâni zevkler, sana mânevî elemler, teessüfler bırakıyor. Sıkıntılar, elemler ise, bilâkis, mânevî lezzetler ve uhrevî sevaplar veriyor. Sen divane olmazsan, muvakkat lezzeti yalnız şükür için arayabilirsin. Zaten lezzetler şükür için verilmiş.
Said Nursî
📍AK Parti kurucusu ve Bakan Hüseyin Çelik’in bu açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Dikkatle dinleyin:
“— İmamoğlu’na yapılanın ve yargılama şeklinin yanlış oldugunu söyledim.
— Bir gazeteci arkadaş beni aradı. Dedi ki: “AK Parti'nin ileri gelenleri diyorlar ki, 'Biz Sayın Bakanı severiz, önemseriz ama kendisi CHP'li olmadığı hâlde niye CHP'lileri savunuyor?”
— Dedim ki hanımefendi, benim kadın haklarını savunmam için benim kadın mı olmam lazım? Böyle bir mantık olabilir mi arkadaşlar?
— Onun için son sözüm: Türkiye'de sağcılar solcuları, solcular sağcıları, Sünniler Alevileri, Aleviler Sünnileri, dindarlar ateistleri, ateistler dindarları, Kemalistler mütedeyyinleri, mütedeyyinler Kemalistlerin hakkını savunmadığı sürece biz demokratik ve medeni bir toplum olamayız. Lafta kalırız kardeşim, kusura bakma!”
Hüseyin Çelik gibi vicdanının sesini dinleyen ve şuan konuşan insanların bu açıklamalarını duyurmak mecburiyetindeyiz.
Türkiye, bir an evvel hukuk devleti ilkesine sıkı sıkıya bağlanmalı!
Kaybettiğimiz insan sayısı 9 olmuş. 8 öğrenci bir öğretmen… Bu Urfa saldırısından sonraki hali. Şu anda da bundan farklı olduğunu hiç sanmam. Rahatlığa bak… Delirttiniz hepimizi! Delirttiniz!!!
Olumsuz haberleri görmekten rahatsız olduğu için sosyal medyadan uzak duranlara rastlıyorum ve buna gönül koyuyorum. Görmekten rahatsız olduğunuz o mağduriyetleri yaşayanlar ne yapsın? Evet, sosyal medyada ölçüsüz vakit geçirmeyelim; ama 3–4 dakika ayırıp her kesimden mazlumlara ve onlara ses olmak için çırpınanlara bir RT, bir like ile destek olmayı ihmal etmeyelim lütfen.
Terbiyesizlik yapıyorsun Oğuzhan!
Bu açıklama ne vakit yapıldı da
bunu şimdi paylaşma ihtiyacı duydun?
“Genel” konuşarak VURMAK,
tam bir adilik!
@sedat_peker cenazeye katılma İZİN TALEBİNİ kime yapmış; hangi makam reddetmiş; reddeden yetkili kimmiş?!
Müşahhas isim paylaşmazsanız,
adınız İFTİRACIYA çıkar!
Paylaşın ismi de ŞAHSA cevap hakkı doğsun!
Bakalım KİM vicdansızmış;
KİM yalancıymış!