Bu konu hakkında ilk defa düzgün bir yorum gördüm. Kolektivizm övgüsü ne hikmetse bireyci hayat tarzı olan akademisyenlerde bile had safhada ve cool algılanıyor. Halkı düşünen kolektivist olmalı gibi bir kafaya girmişler. Hocayı çok dinlerdim ama ekonomi konusunda özellikle kamera arkasındakilerin de söylemleriyle bölümler can sıkıcı hale geldi.
Yazı çok güzeldi. Sadece 1970'ten sonra neden çalışana ödenen para düştü sorusuna ekleme olarak şu iki maddeyi sunabilirim:
1. Pazarlardaki Konsolidasyon
Küreselleşme ile ülkelerin pazarlarının birleşmesi ve pazara girişteki bariyerlerin yükselmesi(çoğunlukla lisanslama vb. devlet kanadından gelen zorunluluklar) ile rekabetin sınırlandırılması
2. Altın standardından çıkılarak reel para değer kaybı oranında maaşlara zam yapılmaması/ alım gücünün enflasyona kurban edilmesi
kaleminize sağlık geri kalan kısımlar çok akıcı ve bilgilendiriciydi.
Önümüzdeki yolda muhtemel üç senaryo AGI'ın gelmesi durumunu aktarıyor. Bir de ya bugünkü gibi kalırsa AI dersek o zaman bile tamamen çalışan yapısını bitirmese bile ciddi bir emek düşüşüne sebep olacak ve yine sistemsel açıdan sıkıntılı bir dünyaya doğru gidecek. Hakkımızda hayırlısı.
@AtillaUcan3 Bu zengin tesellisi bir söz. Zaten onlar olamazdı vb. İdeal şartlar altında bile doğru olamazdı ama şu andaki sistemde, kaynaklar devlet eliyle dağıtıp korunurken, birçok sektöre giriş engellenmişken geçerliliği olmayan bir cümle.
@HakanDogu1166 Sonunda bu konuda aklı başında bir yorum gördüm. Ülkenin sanayileşemediğinden dert yananlar, var olan sanayinin batmasını istiyorlar. öyle bir kafa karışıklığı :)
Selamlar abi,
Söylemlerinde zenginlerin ve fakirlerin tek gruba ayrılması varsayımlarda sıkıntı yaratabilir. Ne demek istiyorum. Zenginler: 1- teşvik ve devletle iş yaparak (belediye veya direkt bakanlıklar) ve çeşitli lisanslarla rekabette avantaj yaratanlar ile serbest piyasada iş yapanlar olarak ikiye ayrılıyor.
Bu dediklerinin bir çoğunun yapıldığı ve devletle iş yapmayan zenginlerin daha da vergilendirildiği dönemler bir kez olabildi. Sonrasında her para kazanan insan-şirket vergilerin düşük olduğu ülkelere göçmek durumunda kaldı. Kimsenin üretme isteği kalmadı çünkü %50 vergi veriyorsun ve bunun kontrol edilebilmesi için her süreç inanılmaz zahmetli. Bugün herhangi bir alman büyükşehrinde birçok satıl��k alınmayı bekleyen şirket görebilirsin. Var olan şirketlerin tamamı devletle iş yapmakta ve balinalaşmış şirketler. Serbest piyasa olan sektörler ise asıl yükü çekiyor diyebiliriz.
Bugün Türkiye'de istanbuldan yan şehre geçmek istediğimizde 400 TL ödüyoruz. Kuzey marmarayı sadece zenginler kullansın diyebiliriz ancak bu fırsat ve zaman eşitsizliğinin daha da uç örneği. Fiyatı karşılaştırmamız gerekirse 10 günlük Avusturya otobanlarının tamamında geçerli bilet 10 Euro. Yani hem tüketim hem de şirket vergilerimiz birçok avrupa devletinden bile yüksek. Bu tarz ilk başta zenginleri vergilendirelim diye çıkmış vergilerin tamamı (ÖTV & MTV vs.) ülkemizde her zaman alta doğru gitmiş ve fakirleri de vurmuştur. Halk olarak bizim talebimiz daha fazla vergi değil, tam tersine daha az vergi, asgari ücret ve açlık sınırı altından verginin kaldırılması, vb. işlemlerle halkın gelirini arttırmaya ve üretimi teşvik etmek olmalıdır diye naçizane belirteyim. Bir dost meclisinde konuşalım bu konuyu da. Sevgiler,
Selamlar, fon tarafındaki yapabileceklerinizden en değerlisi iyi fon yöneticileri seçmek. Tematik fonların dönemsel getirileri oluyor çıkmak lazım yeri gelince. Sürdürebilirlik fonları esg muhabbeti hep s&p altında kazandırmış muhtemelen trumpla birlikte dah da kötü kazandıracaklar. Daha niş hem yurtiçi hem yurtdışı IPB vb. oyun alanı geniş fonlara bakmanı öneririm. Sevgiler,
Türkiyede uygulanana ortodoks politika olmadığını bildiğiniz, kamuda hiçbir tasarruf yapılmadığını bildiğini< halde bunu yazdığınız için görüşlerinizdeki bias apaçık ortada. Görüşleriniz, kendi inançlarınızı doğrulamak için gerçekleri yamultmaktan öteye geçemiyor Cem Bey. Saygılar
@imTolstoyevski Çok geniş bir konu haklısın. Son dönemdeki gelişmelerden belki bir Milei bölümü gelir o zaman😀 Senelerdir büyük bir keyifle dinliyorum podcastinizi. Tüm bölümler için ayrıca teşekkürler, ufuk açıcı bir podcast.
Cumhuriyetçilerin haklı olduğu konuların başına bütçe ve vergi olduğunu düşünüyorum. Gelir vergisinin ve devlet bütçelerinin Reagan döneminden hatta daha geri gidersk 1. Dünya Savaşından bu yana geldiği durum belli. Refah için o dönemlerden bile daha çok tax cut ve budget cut'a ihtiyaç var diye düşünüyorum.
İddia edilen sayıya ulaşamayabilirler. ama olay bence paradigma değişimi yaşanması. Gelecekteki harcamalar ve kısacakları bütçeyle her türlü anlamlı yere gelir. İlerleyen söylemlerinizde abartarak vs. onun üzerinden seçim kazandılar denmiş ama içeride durum da böyle çok haksız değiller onu anlatmak için klibi paylaştım.
@nbabaronu Tek sıkıntısı, akademik çevrede(n) olduğundan dolayı inanılmaz bir ekonomik sol görüş hakim. Biraz daha özgürlükçü bakış açısını yansıtmasını umuyoruz.