Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli Polis Memuru E. S. intihar etmiş.
Bu yılki 58. polis intiharı.
İntiharlar terörizme verdiğimiz şehit sayısından fazla.
Çalışma saatlerinin aşırılığı, düşük ücret, mobing, yoğun stres gibi sebeblerle huzur bulamayan polisimizden halkın huzurunu sağlamasını bekliyoruz!
Polislerimiz uzaydan gelen biyonikler değil. Onlar etten, kemikten, ruhtan ve sinir sisteminden oluşan, içimizden çıkan, bizden birileri...
Polislerimiz çağdaş toplumlardaki meslektaşlarına benzer haklara kavuşuncaya, kaderleri siyasilerin iki dudağı arasından çıkarılıp özlük hakları güvence altına alınıncaya kadar yazmayı sürdüreceğiz.
“Bir ölüm trajedidir, bir milyon ölüm istatistik.”
Ne yazık ki bu acı söz, artık polislerimiz özelinde gerçeğe dönüşmüş durumda. Yalnızca bu yılın başından bu yana 59 polisimiz intihar etti. Bu rakam, dünyada rekor seviyeye ulaşmış, Türkiye’nin bir ayıbı olmuştur.
Polislerimizin feryadı ertelenemez, çözüm yarına değil, bugüne aittir. Acil ve somut önlemler alınmalı, bu trajediye bir an önce son verilmelidir.
Bu amaçla yürüttüğümüz çalışmalara ek olarak farklı adımlar atmaya kararlıyız. Artık hiçbir siyasi ayrım gözetmeden, bütün partiler bir araya gelmeli ve bu utanç verici tabloya son noktayı koymalıdır.
Şahıslar serbest bırakılmış.
Şahıslar serbest bırakılmış.
Şahıslar serbest bırakılmış.
Sayın @yilmaztunc Polise bıçak çekmenin, saldırmanın, öldürmeye teşebbüs etmenin karşılığı TCK da serbest bırakılmaları mı?
📍Borcu vardı, arabasını sattı ama yetmedi.
📍Arkasında acılı eşini ve iki yavrusunu bırakarak hayata veda etti.
📍2 gün önce intihar eden başkomiserimiz 31 yaşındaydı.
📍Bugün de eski bir Özel Harekâtçı Yunus Polisi aracında intihar ederek yaşamına son verdi.
📍Yılbaşından beri intihar eden polisimizin sayısı 53 oldu.
👉Neden?
Polislerimiz masada bizimle olacak!
Mevzular Açık Mikrofon’da soru sormak isterseniz, bu gönderinin altına #sorumvar yazarak ekibimizin sizinle iletişime geçmesini sağlayabilirsiniz.
Polislerimiz görev başında ya da görevden sonra yaşadıkları sıkıntıları ve zorlukları anlatacaklar.
Siz de aklınızdaki her soruyu, polislere doğrudan sorabileceksiniz.
Eğer polislik mesleğiyle ilgili yaşadığınız bir sıkıntı ya da mağduriyet varsa, bunu dile getirme fırsatınız olacak.
- Programın Çekim Tarihi: 13 Ağustos Çarşamba
- Programda dilediğiniz soruyu sorabilirsiniz.
- Listede ismi bulunmayan kişiler salona alınmayacaktır.
- Konum ve saat bilgisi davetiyeyle paylaşılacaktır.
Mevzular Açık Mikrofon, Polis Hakları Savunucuları Turan Eşelioğlu (Eski Polis ve STK Başkanı), Yalçın Doğan (Emekli Polis) ve diğer konuklarımızın katılımıyla gerçekleşecektir.
Kıymetli polis kardeşlerim…
Uzun yıllar Polis Akademisi ve değişik kurslarda eğitim veren, 2002’den buyana polis koruması ile gezen bir insan olarak sizlerin sorunlarını en yakından bilenlerden birisiyim.
Yaşanan devlet kriziyle birlikte sizlerin yükü kat be kat artmıştır.
Yasalarda yapılan değişikliklerle cezasızlık algısı artmış, sokaklarda örgütlenen ve kartelleşen çeteler şiddeti polise yöneltecek kadar pervasızlaşmıştır.
İktidarın yönetemediği ve anlaşılan çözemeyeceği bu süreçte aklına tek gelen tek çözüm polislerimize normal bir insanın taşıyamayacağı mesai yükü yüklemektir.
Bu fiziksel ve psikolojik yüke dayanmak çok zordur.
Kıymetli polis kardeşlerim…
Haftada 260 saate varan mesai ile aynı şehirde eşinize, çocuklarınıza hasret yaşadığınızı biliyorum.
Bu mesai ve psikolojik yüke karşın sizlere reva gördükleri maaşı biliyorum.
Bu maaşla kiralarınızı ödemekte sıkıntı çektiğinizi, çocuklarınızın eğitiminde zorlandığınızı biliyorum.
Bu kadar yükün altında fedakarca çalıştığınızı, “hakkınızı ödeyemeyiz” diyenlerin hakkınızı ödemediğini ve bu yönde bir gayretleri olmadığını da biliyorum.
Ve bütün bunların sonucunda polis intiharlarının normal istatistiklerin 4 katı olduğunu da biliyorum.
Tekrar ifade edeyim; Yıllarca polis akademisi ve kurslarında sizlere ders anlatmış bir hocanız olarak sizleri tanıyorum sorunlarınızı biliyorum.
Zafer Partisi olarak polislerimizin sorunlarınızı çözmeye yönelik pek çok çalışma yaptık. İnşallah Türk polis teşkilatının sorunları Zafer partisi ile çözülecektir.
Şunu çok iyi biliyorum; kendini güven içinde hisseden bir polis teşkilatı milletin güvenliğinin sağlanmas�� için gereken ilk şart, atılması gereken ilk adımdır. Gözlerinizden öperim.
#EmniYETİM
Yarın, emniyet teşkilatımız için son derece kritik bir gün.
Sayın Cumhurbaşkanı’nın yapacağı açıklama, aileleriyle birlikte yaklaşık 1,5 milyon kişiyi ilgilendiren önemli bir sürecin seyrini belirleyecek.
Teşkilat mensuplarımızın uzun süredir dile getirdiği ek mesai ücretlerindeki iyileştirme beklentisi, artık ertelenmemesi gereken bir ihtiyaç hâline gelmiştir. Bu konuda atılacak adımlar, yalnızca maddi değil, manevi bir destek anlamı da taşıyacaktır.
İzleyen süreçte ise çalışma saatleri ve izin uygulamalarının, hem hizmet verimliliğini artıracak hem de personelin yaşam dengesini gözeten bir yaklaşımla yeniden düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır.
Temennimiz, yarınki açıklamanın bu doğrultuda umut verici bir başlangıç olması ve yıllardır çok zor şartlarda görev yapan emniyet personelimize bir nebze nefes aldırmasıdır.
Ne demişler?
“İnsanların umutlarını kırmayın; zira umut, ruhun yürüyen bastonudur.”
Medyada polis pek sahiplenilmez ama babamın vasiyetini yerine getirip ben yazayım.
Tarih: 9 Aralık 2002.
Bir haber;
"Polisin sorunlarının çözümüne yönelik çalışmalar hızlandırıldı..."
Yıl: 2025
Aradan geçen 23 yıl sonunda yine bir haber;
"Komisyon kuruldu, çalışmalar devam ediyor..."
***
Daha gerilere gidelim, örneğin 65 yıl öncesine...
Yüksek Dedektif, Başkomiser babamın zamanında da polis özlük hakları bakımından sahipsizdi, çalışma koşulları çok ağırdı, yine sahipsiz ve görev koşulları çok ağır...
Yani polisin özlük hakları cephesinde önemli bir değişiklik yok!
#PoliseHepVaat
BİR POLİS MEMURU DAHA İNTİHAR ETTİ!
Ülkenin dört bir yanında yakıcı gündemler tartışılırken – belediyelere yönelik hukuksuz operasyonlar, gazetecilerin tutuklanması, Kürt meselesi, barış adı altında yapılan örtülü müzakereler – sessizce bir can daha yitip gitti.
Kimsenin görmediği, duymadığı, hissetmediği bir çığlık daha yankılandı.
İstanbul’da görev yapan bir polis memuru… Boşanma sürecindeydi. Psikolojik olarak zorluklar yaşıyordu. İki çocuğu vardı. Çocuklarıyla belirli günlerde bir araya geliyordu. Mahkeme süreci devam ederken tayini Diyarbakır’a çıkarıldı. O ise bir dilekçeyle insani bir talepte bulundu:
“Çocuklarımı göremem, maddi ve manevi çöküntü yaşarım, mahkeme sonuçlanana kadar atamam durdurulsun.”
Ancak bu talep dikkate alınmadı. İlişiği kesildi. Gitmek zorunda bırakıldı.
Ve sonuç: İntihar.
Geride ise yürek yakan bir mektup, iki tane yetim evlat bıraktı.
Açıkça belirtti:
“Beni bu hale getiren sadece Emniyet. Psikolojik sorunlarım varsa bile bu durumdayken Diyarbakır’a gitmek istemediğimi dilekçeyle belirttim. Hiçbir sorunumu dinlemeden tayin işlemini gerçekleştirdiniz. Hakkım helal değil.”
Yıllardır haykırıyorum:
“Polis neden intihar ediyor?”
Çünkü yalnızlar. Çünkü görülmüyorlar. Çünkü insan yerine konulmuyorlar.
Çünkü…
Polis yalnız.
Polis kimsesiz.
Polis garip.
Buradan açıkça soruyorum:
Sayın İçişleri Bakanı @AliYerlikaya bu vebalin farkında mısınız?
Sayın Emniyet Genel Müdürü @mahmutdemirttas kaçıncı intihar bu?
•Psikolojik destek birimleriniz nerede?
•İnsanî talepleri neden görmezden geliyorsunuz?
Bu polis memuru intihar etmedi, intihara sürüklendi.
İnsanca bir talepte bulunduğu için cezalandırıldı.
Ve şimdi o yok.
Bu ülkenin polislerinin haklarını, onurlarını, yaşamlarını savunmaya devam edeceğiz.
Artık yeter!
Polis intiharları durdurulsun.
Emniyet teşkilatında adalet sağlansın.
İnsan hayatı bürokratik işlemden, istatistikten, ceza puanından, tayin emrinden değerlidir.
İzmir’de 59-76 bin TL maaşı beğenmeyip greve giden belediye işçileri toplu yürüyüşle trafiği felç etti
Şehir yollarını normale döndürmekse onların beğenmediği maaşı bile alamayan polise kaldı
ÇÖPÇÜLERİN POLİSTEN
FAZLA MAAŞ ALMASINI
BENİM AKLIM ALMIYOR‼��
Manisa’da rekor oyla seçilen CHP’li Ferdi Zeyrek’in seçim çalışmaları sırasında karşılaştığın vatandaşların yorumları dikkat çekiyor:
-Hayatımda hiç CHP’ye oy vermedim, ama artık yeter.
-Koyu bir AK Partiliyim ama yoruldum, size vereceğim oyumu.
-Ben milliyetçiyim, ama kendini beğenmişlikten bıktık, kurtar bizi…
Terörle mücadele bir irade savaşıdır ve askeri, politik, ekonomik, polisiye, istihbarati, sosyolojik, bürokratik, kültürel, psikolojik, kültürel boyutları olan bütünleşik bir mücadele anlayış ve uygulaması gerektirir. @zaferpartisi
Batuhan Karadeniz'den TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi'ye: "Sen bugün orada hala son ana kadar pazarlık aşamasındaysan bu ülkeye gelme. Bunu araştırsınlar."
Mehmet Demirkol: “Biz 100 yıl önce kararımızı vermiş bir ülkeyiz. Sen benim adıma, benim ulusum adına Suud ile Atatürk pazarlığı yapıyorsun. Bu kadar ilkesizlik olur mu? Ülkenin kurucusu tartışılır mı? Kim verdi sana bu yetkiyi? Kimsiniz siz? Nasıl yapabilirsin bunu? Ne hakla?”