@iz_leyici@UltrasTurkish 2 saat evvel geçtim başında ekip otosu köprü çıkışında da çevik kuvvet duruyordu. Kimse teselli aramıyor. Zorla Türk Kürt lavgası ateşlenmeye çalışılıyor. Lakin ne hikmetse kürtler ısrarla savaşa destek oluyorlar. Gidecek başka vatan yok. Bu işin sonunda çok can yanar hbrinz ola
Türk dil kurumu paylaşımı sildi.
Haddinizi bilmeyi sizlere öğreteceğiz! Saplantılı ideolojik fikirlerinizi Türk milletine dayatmaktan vazgeçeceksiniz.
Bu paylaşımı yapan kişiler bulunup kurumla ilişiği derhal kesilmelidir.
🔴 Yazar Ayşe Kulin'in 2004 yılında yayımlanan Gece Sesleri adlı kitabının, pedofili içeren ifadeler barındırmasına rağmen hâlâ toplatılmamış olması sosyal medyada tepkilere yol açtı.
@Erdem59069834@Efe_Cebin@fenershdow Senin ananın amı kuruduğuna göre gelip sende olanı millete soruyorsun operasyon çocukları sizi. Hadi siktir git mağarana hıçkırarak zırlamaya devam et amın evladı seni
@turkbirefendi@omergunel E her evden bir oy hdpye bir oy chpye derken sesiniz çıkmıyordu seçim zamanı. Tıpış tıpış gidip oy verdiniz. Şimdi de uğraşıyorsunuz böyle. Sonra akplilere koyun diyorsunuz. Daha çooook uğraşırsınız böyle
2002'de Senegal'i eleyip yarı finale çıktığımızda ortayı Ümit Davala yapmıştı (Mannheim), golü İlhan Mansız atmıştı (Kempten, Augsburg, Köln)
Videoyu dikkatli dinleyin. Çok doğru bir tespit yapıyor. O zamanında Alman Voleybol takımını, sonra da Türk takımını çalıştırdığı için farkı çok rahat görüyor. Ben lisede Alman ve Türk hocalarla sonra da Alman ve Türk patronlarla çalıştığım için biliyorum, arada önemli bir fark var. Guidetti'nin gördüğü fark çok bariz:
Almanlara antrenmanda 10luk iş yap dersin 11lik iş yaparlar. Çünkü asla azını yaptıklarıyla suçlanmak istemezler. Ama bu başka bir sorunu da doğuruyordu çünkü maçta önemli olan sadece işini yapmak değil kazanacak hırsa da sahip olmak. Bu Alman takımıyla ilk anlaşmazlığımız oldu. Çünkü antrenmanda 10 10 10 yapmak işimizi yaptığımız anlamına gelmiyordu.
Türkler tam tersi. Onlara 10 yap diyorsun antrenmanda 2 yapıyorlar. Ama maça çıktıklarında değişime uğruyorlar. Hırslı oluyorlar. Ama maçlardaki o ateş antrenmanlarda olmadığı için hazırlığımız hep eksik oluyordu.
Fevkalade güzel anlatmış. Bu kadar lafı sporda kazanmak, kaybetmek üzerine konuşmak için etmiyorum. Her alanda böyle. Disiplin, ciddiyet, yasalara uyum, cezaların ağırlığı... bunlar olmadığında bir bok olman mümkün değil. En çok sporda mümkün belki çünkü şans faktörü yine biraz var ama orada bile çok nadir olur. Sen ne hakla yeneceksin Almanları? Almanlar kadar çalışmadan. Senin kültüründe bu soruyu sorduğunda sana aşağılık kompleksin var diyorlar, özenti diyorlar, bizim atalarımız şöyle böyle, hamaset, ohooo... Oysa başkaları kadar emek vermeden, başkaları kadar altyapıyı kurmadan onlar kadar başarılı olmak istemek dolandırıcılık mı dersin, ahlaksızlık mı dersin, kendini kandırmak mı dersin, bence hepsini diyebiliriz.
20 milyonluk şehrinde gençlerin bırak spora gitmeyi, apartman kapısından çıktıklarında trafik ve egzoz solumaya başlıyorlar. Bu şehir sporcu üretemez ki. 30 sene önce spor salonu, kültür merkezi diye imarlı olan birçok arsaya şu an AVM yapıldı, farkında değilsiniz, bunlar için ayaklanmadınız, evinizin değeri artıyor diye sevindiniz. Sporda başarılı olmak istemek ne haddine senin, hele futbol gibi geniş alanlara ihtiyaç olan bir sporda. Voleybol yine iyi kötü salon var. Sporcu beslenmen bile uluslararası rekabet için yetersiz. Konuşulanların %99'u maçla ilgili, oysa maçın sonucu %99 maçtan önce yapılanlarla ilgili. Yine onları hiç konuşmayacağız, sanki çok ilginç bir şey oldu diye kaybettiğimize üzüleceğiz.
Neyse şu an Türkiye 0-2 geriden 1-2 yaptı durumu. Tam da Almanya ile voleybol maçımız var. Kazanırız "inşallah"