🇹🇷🇬🇷 Türk tehdidinden çekinen Yunanistan, F-35'lerini Türkiye'den mümkün olabilen en uzağa, Andravida Hava Üssü'ne konuşlandırmayı seçti. Bu üs, Mora Yarımadası'nın batı ucunda ve en yakın Türk karasına yaklaşık 435km uzaklıkta.
Buna rağmen üs hala, aşağıdakiler başta olmak üzere TSK envanterindeki veya onlar F-35'leri teslim alana (2030'a) kadar TSK envanterine girebilecek olan çok sayıda silah ve ekipmanın etki alanı içinde:
*Türkiye'den atılabilecek TAYFUN, CENK, vb. hipersonik hıza çıkabilen balistik füzeler;
*Türkiye üzerinde seyreden uçar unsurlardan atılabilecek 300 ER gibi süpersonik hıza çıkabilen ve havadan atılabilen balistik füzeler;
*Türkiye'den atılabilecek GEZGİN, KARA ATMACA, vb. seyir füzeleri;
*Mavi Vatan veya Orta Akdeniz'de seyreden Türk savaş gemileri ve denizaltılarından atılabilecek GEZGİN, ATMACA, vb. uzun menzilli seyir füzeleri;
*Türkiye, Libya, MUGEM, TCG Anadolu, vb. noktalardan kalkabilecek olan KAAN, KIZILELMA, ANKA-III, vb. stealth karakterli engellenmesi zor, insanlı ve insansız savaş uçaklarından atılabilecek çok farklı tip ve sayıda mühimmat;
*Türkiye, Libya, vb. noktalardan atılabilecek 500km, 1.000km, vb. menzilli kamikaze dronlar.
Patriot ve yeni alacaklarını açıkladıkları David's Sling gibi hiçbir balistik füze savunma sistemi, Türkiye’nin hipersonik balistik füzelerini genel olarak engelleme kabiliyetine sahip değil. Ayrıca Türkiye, diğer silahlarını da, sürü ve salvo şeklinde kullanıp, rakip hava savunmalarını çok kısa sürede doygunluğa (satürasyon) ulaştırıp etkisizleştirebilecek envantere sahip.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen İnsan Hakları Eğitim Kampı'na katıldı.
Programa, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın ile AK Parti Gençlik Kolları Genel Başkanı Yusuf İbiş de iştirak etti.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, Hayrat Vakfı Eyüpsultan Külliyesi'nde düzenlenen Filistin'e Destek Platformu toplantısına katıldı.
FETÖ'nün suikast timi, 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin Muğla Marmaris’te konakladığı otele saldırdı, otelde koruma polisi Mehmet Çetin ve Marmaris Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru Nedip Cengiz Eker şehit oldu
İspanya'nın içine çekilmeye çalışıldığı krizi takip ediyor musunuz?
Siyonistler geçen yıl Avrupa'da 2 ülkeyi tehdit etmişlerdi. Soykırıma karşı duran İspanya ve Filistin devletini tanıyan Fransa.
Aynı günlerde bu 2 ülkenin yaşadıklarına bakalım:
Fransa'da ülkenin stratejik sanayi bölgesi ve turizm destinasyonu orman yangınları ile felç oldu.
Nükleer, havacılık, uzay sanayii, petrokimya, ilaç sanayii.. bu sektörlerin merkezlerinin olduğu bölgede yangınlar çıktı...
İspanya'da ise Fas üzerinden işletilen bir plan. Binlerce genç Afrika kıtasının en kuzeydeki ucunda bulunan İspanya'ya ait topraklara aniden daldı.
ABD ve İtalya başta olmak üzere Batılı -sizin aşırı sağ dediğiniz- çakallar İspanya'nın üzerine çullandı.
İspanya zor durumda bırakılacak.
Fransa'nın kulağı çekilecek..
Fas'a dikkat diyorum yıllardır. Çok sayıda paylaşımım tepki çekti bu nedenle.
I am from Ceuta, and Spain has never oppressed us. You genocidal maniacs do not get to weaponise our identity or speak on our fucking behalf. Shut the fuck up.
İspanya'nın Afrika'daki ufak toprağına çitlerin etrafından yüzerek geçen göçmenlerin davranışları hiç normal değil, hayatın normal akışına uygun değil. 12 saat içinde marketler yağmalandı, sokakta kılıçla gezenler görüldü, bisikletiyle denizden çıkanlar oldu, insanların evlerine camları kapıları kırarak girildi...
Çok göçmen akını gördüm. Tam olarak aynı şey 2021 yılında da olmuştu, belki sonra da olmuştur. O zamanlar bu haberi ben yapmıştım oradan hatırlıyorum. Yine bu kadar insan yine aynı yerden İspanya'ya girmişti. Ama girdikten sonra yaptıkları farklıydı.
Bu kez canından korkan, ülkesinde açlık çeken, orada düşük profilli şekilde iş bulup bir hayat kurma amacı güden, bir gün oturum izni almak isteyen bir güruh yok kesinlikle. Tam tersi bir güruh var. Sadece kaçmaları, sayıları değil, kaçtıktan sonra yapılanlar asıl farklı olan ve bu işin planlı bir satranç hamlesi olduğunu hissettiriyor. Sanki talimat alınmış gibi davranıyorlar. Arkasından başka şeyler çıkacak gibi duruyor bu işin.
Bin defa söyledim yine söyleyeyim. Benim Çin’e zerre bir düşmanlığım yok. Hatta İsrail hariç hiçbir ülkeye düşmanlığım yok olmaz da.
Sadece durum tespiti yapmaya çalışıyorum. Olanı yazmak o ülkeye düşmanlık etmek değildir. Ben bir ulusu hedef almıyorum sadece bir ülkenin politikalarının bizim için riskler barındırdığını söylemeye çalışıyorum.
Ayrıca Türkiye her zaman benim önceliğimdir. Ülkemi bir mesele hakkında uyarmak haliyle benim görevimdir. Birileri bundan rahatsız oluyorsa da varsın olsun. Dikkat ederseniz bu paylaşımımda da sadece Çin’in kamu diplomasi faaliyetlerinin agresifliğinden bahsettim.
Bundan dolayı Çinlileri de suçlamıyorum. Çünkü adamlar işini yapıyor ve her ülke bunu yapmak zorunda. Ben sadece dikkatli olmalıyız demeye çalışıyorum.
Kısacası Çin’e ya da Çinlilere hiçbir düşmanlığım bulunmuyor. İşim gereği Çin’i takip ediyorum ve bunu yaparken de eleştirel davranmaya çalışıyorum.
Gençlik, bu milletin atardamarıdır.
Atardamar, nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır.
Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur.
Türkiye’nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA’nın önünü kapatmak istiyor.
Gençlerimiz, “kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen” ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA’yı hazmedemiyor.
TÜGVA gibi göz bebeğimiz olan kuruluşların, sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri işte bunlardır.
Varsın rahatsız olsunlar, Allah’ın izniyle nehri tersine akıtamazlar.
Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler.
O günler artık geride kaldı.
O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye’de kaldı.
Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız.
Türkiye’nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz.
Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına izin vermeyiz.
Bu akşam Renklensin Yaz Okulumuz temasıyla düzenlenen Türkiye Gençlik Vakfı Yaz Okulları Finali’nde umudun, sevginin, aydınlığın, geleceğin timsali olan gençlerimizle bir araya geldik.
2026 TÜGVA Yaz Okulları Finali’nin hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Böylesine güzel bir programda gençlerimizle bir araya gelmemize vesile olan Türkiye Gençlik Vakfımıza yürekten şükranlarımı iletiyorum.
Bu stadyumu gençlerimizle, yani her biri ayrı renkte 70 bin çiçekle süsleyen, bu renkli organizasyonda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum.
Gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde bizlere dua eden, uzakta olsalar bile kalpleri bizimle çarpan tüm gençlere selamlarımı yolluyorum.
Gazze’de, Batı Şeria’da, Lübnan’da İsrail’in vahşi saldırıları altında hayata tutunma mücadelesi veren tüm yavrularımızı yürekten selamlıyorum.
Rabb’im onların yâr ve yardımcısı olsun diyor, Türkiye’deki kardeşlerinin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ifade ediyorum.
Kerkük, Türk Dünyası Belediyeler Birliğine katıldı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu açıkladı:
“Türkmen yurdu Kerkük’ün de katılımı, böylesi bir tarihi birikimi hiçe sayarak, Türkiye’de kısır siyasi saiklerle bu Birlik’ten ayrılanlara da net bir mesaj olmuştur!”
52 ilde “Sosyal medya platformları üzerinden tetikçi ve suç örgütlerini övücü paylaşım yapan” şahıslara yönelik düzenlenen operasyonlarda 216 şüpheli yakalandı.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatlarıyla; Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı, EGM İstihbarat Başkanlığı ve Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yürütülen ortak çalışmalar sonucu, düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin;
-İletişim platformlarında oluşturulan gruplar vasıtasıyla tetikçi temin etme ya da tetikçilik işi yapmaya yönelik paylaşımlar yaptıkları,
-Sosyal medya hesapları üzerinden suç ve suçluyu övücü, tehdit, hakaret, örgüt propagandası içerikli paylaşımlar yaptıkları,
-Sosyal medya paylaşımları ile örgütsel faaliyetlerini duyurmayı amaçladıkları,
-Suç örgütleri arası husumet ve rekabeti sosyal medya mecralarına taşımaya çalıştıkları,
-Suç faaliyetlerinin normal olduğu algısını oluşturmak istedikleri ve
-Sosyal medyayı araç olarak kullanarak örgüte yeni eleman kazandırmaya çalıştıkları tespit edildi.
Sosyal medya üzerinden suça özendirenlere, suç örgütlerinin propagandasını yapanlara ve gençlerimizi hedef alan suç yapılanmalarına karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.
Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.
📍 Küçükçekmece Adliyesi
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcımız Sayın Vedat Yiğit, Adalet Komisyonu Başkanımız Sayın Ümit Kartlı ve kıymetli yargı mensuplarımızla bir araya gelerek adli kapasitemizin güçlendirilmesine yönelik ihtiyaçları değerlendirdik.
Adalete erişimi kolaylaştıracak, öngörülebilirliği artıracak ve yargı hizmetlerinin daha hızlı, etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacak adımları ele aldık.
Adalet teşkilatımızın tüm mensuplarının özverili çalışmalarıyla, vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti daha da artırmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.