@oguzozat Maalesef her sene aynı rezalet. Hakkı olduğu halde okul müdürü: Vay efendim neden ziyaretime gelmedin, ayağıma gel der gibi sanki okul kendi babalarının çiftlikleri gibi abuk sabuk davranışlarda bulunuyorlar. P. okulu adam seçme yerine dönmüş, liyakat yerlerde maalesef!
Yine Proje Okulu atama sansasyonu başladı.
Proje okullarına ilk günden beri karşıyız. İlgili okulda ne projesi var? O okulda hangi proje yapılıyor? Proje Okulu diye bir yapı mı olur?
Müdürünü keyfî atayacaksın, öğretmenini keyfî atayacaksın. Neyin projesi? O da belli değil.
Sayın Yusuf Tekin’in ve bürokratlarının proje okullarını kaldırmaya ve statüsünü değiştirmeye dönük çalışmaları memnuniyet vericiydi.
Proje Okulu diye bir şey olmaz.
Üstelik Proje Okulu adı altında öğretmenlerin torpil yeri, idarecilerin torpil yeri hiç olmaz.
Millî Eğitim sisteminde Proje Okulu bir rezilliktir. Bir an önce kaldırılmalıdır.
@RTErdogan@tcmeb@Yusuf__Tekin
Bir pervasızlık, bir aymazlık bir iş bilmezlik örneği Kocaeli- Körfez ilçesinde Yarımca Anadolu Lisesinde bir müdür yardımcısı.
Daha altı gün önce doğum yapmış psikolojik danışman arkadaşı sistem üzerinden alınabilecek evraklar için "sen gelip vereceksin" diye öğretmeni tutanak tutmakla tehdit ediyor. Öğretmen temsilcimizle okula gidiyor. Müdür yardımcısının hadsiz tavırları, okul müdürünün işbilmezliği ile sessiz kalması yüzünden yeni doğum yapmış öğretmenimiz orada sinir krizi geçiriyor.
İnsanlıktan nasibinizi almadınız mı? İstediğiniz evrakları sistem üzerinden alabiliyorsunuz, hadi alınmıyor diyelim. Doğum yapalı daha bir hafta olmamış kadın öğretmeni okula getirtip üzerine bir de hadsizlik yapmak nedir?
Okul müdürü, iş bilmiyorsan bırak git, müdür yardımcın gözünün önünde hadsizlik yapacak, öğretmenin sinir krizi geçirecek sen de öylece izledin mi?
Bu yaşanan açıkça mobbingtir, yönetim krizidir. Okulun Müdürü ve müdür yardımcısı tüm yaşananlardan sorumludur.
Bu işin peşini bırakmayacağız. Bizzat takip edeceğim. Kocaeli Şubemiz hukuki desteği sağlayacak gerekli işlemleri başlatacağız. Okul yönetimleri kimsenin egosunu tatmin yeri değildir. Yaşananlar gösterdi ki bu işi bilmiyorsunuz, yapamıyorsunuz, üstelik eziyet de ediyorsunuz.
@tcmeb@Yusuf__Tekin@kocaelivaliligi@valiilhamiaktas@memkocaeli@emrullahaydin25@Krfz_Kymkmligi@ugurkalkar@KorfezIlceMem@SergulenKurt
Hukuk mücadelemiz sonuç vermeye devam ediyor.
Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde görev yapan yüksek lisans mezunu öğretmenlerimizin artırımlı ek ders ücreti hakkı mahkeme kararıyla tescillendi.
Haklı olanın yanında durmaya, eğitim çalışanlarımızın mali ve özlük haklarını kararlılıkla savunmaya devam edeceğiz.
Eğitim Gücü Sen’in açtığı davada, Rehberlik ve Araştırma Merkezinde görev yapan yüksek lisans mezunu öğretmenimizin artırımlı ek ders ücreti hakkı mahkeme kararıyla tescillendi.
Mersin 2. İdare Mahkemesi, yüksek lisans yapan öğretmenlere artırımlı ek ders ücreti ödenmesi gerektiğine hükmederek dava konusu işlemi iptal etti.
Üyelerimizin mali ve özlük haklarını korumaya yönelik hukuk mücadelemiz kararlılıkla devam etmektedir.
🔎 Detaylar için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
🔗 https://t.co/2fE7m95MYx
Eğitim Gücü Sen olarak “sorun varsa çözümle gideriz” dedik ve dün hızlı bir şekilde 3 ayrı çözüm önerisi ile Milli Eğitim Bakanlığına gittik. Çözüm önerimizi hayata geçirerek öğretmenlerimizin mağdur olmasını önleyen sayın bakanımız Yusuf Tekin’e ve Sayın Bakan Yardımcımız Cihad Demirli’ye teşekkür ederim.
Eğitim Gücü Sen varsa Çözüm vardır.
@Yusuf__Tekin@CihadDemirli
2023 Eylül ataması öğretmenleri aylarca göreve başlamadıkları için mağdur, Bugün Bakan Yardımcısı Cihad DEMİRLİ’ye hem sorunun detaylarını ilettik hem de bu sorunun çözülmesi için üç ayrı öneride bulunduk. Sürecin takipçisi olacağız. Eğitim Gücü Sen olarak üyelerimizin ve tüm öğretmenlerimizin yanındayız.
#2023EylülAtamasıAileBirligi
#YusufTekin2023eAileBirliği
Bugün 15.00’da Milli Eğitim Bakanlığında olacağız. 2023 ataması sözleşmeli öğretmenlerin mazeret tayininde yaşadığı mağduriyeti bakan yardımcısına bizzat ileteceğim.
#2023EylülAtamasıAileBirligi
Destek Eğitim Odalarında görev yapan öğretmenlerin üstlendikleri önemli sorumluluğa rağmen yeterli teşvik mekanizmalarından yararlanamaması, bu alanlarda öğretmen görevlendirilmesini zorlaştırmakta ve öğrencilerimizin eğitim süreçlerini olumsuz etkileyebilmektedir.
Bu nedenle; Destek Eğitim Odalarında görev yapan öğretmenlere ek hizmet puanı verilmesini ve ek ders ücretlerinin artırımlı ödenmesini MEB’den talep ettik.
🔎 Detaylar için web sitemizi ziyaret edebilirsiniz.
🔗 https://t.co/MZgTU5ca30
Sn @RTErdogan ve @Yusuf__Tekin:
▪️Müdürlerin büyük çoğunluğu hangi sendikalara mensup?
▪️Üye oldukları sendikanın gücüne dayanarak, gücü yettiği öğretmene mobbing uygulayıp yakın gördüklerinin işlerini kolaylaştırıyorlar mı?
▪️Öğretmenleri kendi sendikalarına üye olmaya zorlamak için "işin düşer", "yarın lazım olur" gibi imalarla baskı kuruyorlar mı?
▪️Müdürler ile sendikalar arasındaki ilişki, eğitim kurumlarında bir güç mekanizmasına dönüşerek çalışanları mesleki tükenmişliğe sürüklüyor mu?
▪️Eğitim kurumlarını yöneten kişilerin neden tamamı Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisans veya doktora yapmıyor? Okul yöneticiliğinin temel şartlarından biri bu akademik yeterlilik olmamalı mı?
▪️Ortada eğitim adına konuşulması gereken sorunlar ve çözüm bekleyen problemler varken, neden sürekli susuyor ve görünmez olmayı tercih ediyorsunuz?
Bugün bir öğretmeni; emeğiyle, umuduyla, öğrencilerine dokunan bir hayatı daha kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşıyoruz.
Şehit öğretmenimiz Şenay Aybüke Yalçın’ı terörün karanlığıyla kaybetmiştik. Bugün ise öğretmenimiz Irmak Ayşe Koparan’ı; mobbingin, yalnız bırakılmışlığın ve görmezden gelinen çığlıkların sonucunda yitirmenin acısını taşıyoruz.
Öğretmenlik mesleği; fedakârlık, sabır ve adanmışlık ister deniliyor ancak hiçbir öğretmen; baskıya, psikolojik yıldırmaya, yalnızlaştırılmaya ve değersiz hissettirilmeye mahkûm değildir. Eğitim kurumlarında oluşan her türlü mobbing, sadece bireyi değil; eğitim ortamını, çalışma barışını ve geleceğimizi de derinden yaralamaktadır.
Bir öğretmenin sessiz çığlığını duymamak, yaşadığı baskıları görmezden gelmek ve onu çaresizliğe sürükleyen düzene sessiz kalmak kabul edilemez. Bu nedenle yalnızca uygulanan baskılar değil, bu baskılara göz yuman anlayış da sorgulanmalı ve gerekli sorumluluk alınmalıdır.
Öğretmenlerimizin güvenle çalışabildiği, kendini yalnız hissetmediği ve değer gördüğü bir eğitim ortamı oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Irmak Ayşe Koparan öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailesine, öğrencilerine ve eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz.
Bazı öğretmenlerimiz, “Mobbinge uğruyorum, sürekli angarya işler bana veriliyor.” vb. şikâyetlerle bizlere başvuruyor.
Ancak iş itiraz etmeye ve hakkını aramaya geldiğinde, ne yazık ki birçok meslektaşımız “Ders programım bozulur, müdür daha fazla baskı uygular.” vb. gerekçelerle adım atmakta çekiniyor, mobbing ve baskı artarak devam ediyor…
Günün sonun da baskıya boyun eğmeyen, hakkını savunan öğretmen, mobbingi uygulayana cezasını çektiriyor. Baskıya boyun eğen, “Ders programım bozulur.” diye çekinen öğretmenlerimize ise daha fazla mobbing uygulanıyor.
Ezilen meslektaşım;
Çekinme,hukuksal zeminde hakkını ara!
Yorucu olsa da en sonunda sen kazanacaksın ve mobbinge uğrayan diğer meslektaşlarına cesaret olacaksın…
Unutmayalım ki bizler öğretmeniz. Geleceğin nesillerini yetiştiren kişiler olarak kendi haklarımızı savunmaktan çekinmemeliyiz. Bizler kendi hakkımızı savunamıyorsak, dersine girdiğimiz, yüreğine dokunduğumuz,hakkını koruyan, özgüveni yüksek gelecek nesilleri nasıl yetiştireceğiz? ?
Benim hiçbir üyeme hiçbir idareci tokat atamaz!
Üslubum sert evet bunu herkes bilir oraya gelir hesabını sorarım.
Gencecik bir öğretmenimiz vefat etti.
Üyesi olduğu üslubu düzgün sendika başkanı, sendikası ne yapmış?
Evet üslubum sert ben o Ağrı’ya gelir o öğretmenime biri tokat attıysa gereğini yapardım.
Gencecik öğretmen öldükten sonra açıklama yapıyorlar, o öğretmen ölmeden önce neredeydiniz ?
Irmak Öğretmenin vefatından çıkarılması gereken çok önemli dersler var. Eğitim çalışanları, görev yaptıkları köylerde, kasabalarda ve şehirlerde devleti temsil eder,çocuklarımızın geleceğini şekillendirmek için büyük bir özveriyle çalışırlar.
Ancak ne yazık ki öğretmenler, maruz kaldıkları mobbing, baskı, ve çeşitli idari sorunlar karşısında çoğu zaman yalnız bırakılmaktadır.
Bir öğretmenin kaybı yalnızca ailesini ve öğrencilerini değil, tüm toplumu derinden etkiler. Bu tür acıların tekrar yaşanmaması için yaşadıkları sorunlara zamanında çözüm için yetkililerin önleyici çalışmalar yapmaları ve gereken adımları atmaları gerekmektedir.
Öğretmenin emeğine, onuruna yakışır çalışma koşullarının oluşturulması @tcmeb ‘in sorumluluğudur. Irmak Öğretmenin ardından yapılacak en anlamlı şey, benzer acıların yaşanmaması için gerekli dersleri çıkarmak ve somut adımlar atmaktır.
@KulisTivi İnsan aynaya bakar önce. 3 çocuğunun annesi 15 yıllık eşi başkasına kaçmış bir moruk nasıl olur da bu hadsizliği yapar! Ahlaktan yoksun, faşist bir burjuvazinin özrü kabul edilemez. Hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, yaptığı hadsizliğin beledilini ödemelidir.
Değerli Üyelerimiz,
Her yıl geleneksel olarak düzenlediğimiz mangal etkinliğimizi bu yıl da gerçekleştireceğiz. Birlikte keyifli vakit geçireceğimiz güzel bir organizasyonda siz değerli üyelerimizi aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Etkinlik hazırlıklarımızı sağlıklı bir şekilde planlayabilmemiz için katılım formunun doldurulması gerekmektedir. Başvurular için yalnızca 2 gün süre bulunmaktadır.
Katılmayı planlayan üyelerimizin, hazırlıkların aksatılmaması adına başvurularını ivedilikle tamamlamalarını rica ederiz.
Katılımınızı bekliyor, şimdiden teşekkür ediyoruz.
Başvuru için;
https://t.co/sCt6qZfVY8
@kutlumustafapd Yıllarca verilen emeğin karşılığını alabilmek endişesiyle onca setres, baskı ve ekonomik zorluklarların üzerine birde sınav sabahı sınava yetişmek için onlarca hatta yüzlerce km mesafeyi kat etmek mecburiyetinde kalan vatandaşlarımızın bu sorunu ivedilikle çözülmelidir.
Siverek ve Viranşehir ilçelerimiz, nüfusları itibarıyla Türkiye’deki onlarca ilden daha büyük olmasına rağmen YKS gibi merkezi sınavların yapıldığı bu ilçelerde KPSS sınavı yapılmamaktadır.
Ekonomik sorun yaşayan ve hatta birçoğu sınav başvuru ücretini dahi güçlükle karşılayabilen adaylarımız, sınava girebilmek için yaklaşık 100 kilometre yol kat ederek Şanlıurfa merkeze gitmek zorunda kalmaktadır. Ulaşım imkânlarının sınırlı olması nedeniyle bazı adaylarımız sınava yetişebilmek adına bir gün önceden gelerek konaklama masrafını da karşılamak zorunda kalmaktadır.
Öte yandan her iki ilçemiz; okul, derslik ve sınav görevlisi olarak görev alabilecek öğretmen ve diğer kamu personeli kapasitesi açısından da KPSS gibi merkezi sınavların uygulanmasına fazlasıyla elverişlidir.
Siverek ve Viranşehir’in sınav merkezi olarak belirlenmesi yalnızca bu ilçelerde yaşayan adaylara değil; Hilvan, Ceylanpınar ve diğer çevre ilçelerdeki adaylara da önemli kolaylık sağlayacak, Şanlıurfa merkezdeki sınav yoğunluğunu azaltacaktır.
Nüfus büyüklüğü, aday potansiyeli, mevcut eğitim altyapısı ve ulaşım şartları dikkate alındığında Siverek ve Viranşehir’in KPSS sınav merkezi kapsamına alınması artık bir tercih değil, ihtiyaçtır.
ÖSYM’yi bu haklı ve makul talebi değerlendirmeye, adaylarımızın sesine kulak vermeye davet ediyoruz. @OSYMbaskanligi