Bu adam benim babam..
Okuma yazmayı askerde öğrenmiş.
Ortaokuldayken "Baba 20 lira verir misin? 2 kitap alacağım" dediğimde,
"40 lira veriyorum, 4 tane al" diyordu..
#TürkiyeKitapOkuyor
Müvekkilim Deniz Göktaş hakkında , 29 Haziran 2026’da İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müvekkilim hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına hakaret” ve aynı Kanun’un 216/3. maddesinde düzenlenen “halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama” suçlamaları kapsamında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma bilgisini öğrendikten sonra Türkiye’ye dönen Göktaş, İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmış, yapılan sağlık kontrolünün ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi’ne götürülmüştür. Müdafi eşliğinde İstanbul Emniyet Müdürlüğü Vatan Yerleşkesi’nde ifadesi alınan Deniz Göktaş, gözaltı tedbiri kapsamında bu geceyi emniyette geçirecektir. Müvekkilimin sağlık durumu iyidir. 3 Temmuz Cuma günü, İstanbul Çağlayan Adliyesi’ne sevk edilecek ve saat 10.30’da hâkimlik karşısına çıkarılacaktır.
Av. Metin Aslan
33 sene önce bugün Madımak'ta yakılan ateş "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan" diyen Pir Sultan Abdal'ın torunlarını hedef aldı.
Kadim kültürünü bir kalkan gibi kuşanan Anadolu, içinden çıkan tüm ihanet odaklarına en net cevabı her dönemde vermeyi bilmiştir.
Bu toprağın evlatları gerekirse baş vermiş ama baş eğmemiştir.
'Dönen dönsün, ben dönmezem yolumdan' sözü Anadolu'nun eğilmeyen başının ve dik duruşunun tarihsel manifestosudur.
Madımak'ta katledilen canlarımıza özlem ve saygıyla...
Haberimiz hoşunuza gitmedi diye bizi hedef gösterdiğiniz paylaşımınızda tıpkı Sayın Kılıçdaroğlu gibi masumiyet karinesini hiçe sayıyor, itirafçı ifadesini doğru kabul ediyorsunuz.
Ama hangi itirafçının hangi ifadesini doğru kabul edeceğinizi de işinize geldiği gibi seçiyorsunuz.
Misal sizin hakkınızda lüks rezidans kiranızın nasıl ödendiği dahil çok sayıda iddia içeren itirafçı ifadesi var. Onu ne yapalım?
Unutmayın, devran hep döner, hep öyle oldu! @alihaydarfirat
Sayın Kılıçdaroğlu;
Bugün de bir yardımcınız Halk TV’yi hedef gösterip tehdit etti. Belli ki sizin başlattığınız tehdit dilinden etkilenmiş ve bundan cesaret almış.
Bir haber nedeniyle Halk TV’yi hedef gösterdiği paylaşımında imalı şekilde "79 milyon" hatırlatması da yapmış. Bu ifade bende herhangi bir çağrışım uyandırmadı. Emir verin, karnından konuşmasın ve belgeleri açıklasın.
Ben, ülkemin bin yıllık kadim geleneğine inanmış, birlik ve beraberliğine kendisini adamış bir Türk vatandaşı olarak tehditlerinize boyun eğmem.
Bu nedenle bizi tehdit edip hedef göstermekten vazgeçin ve bağımsız haberciliğe saygı gösterin.
Tüketici hakkı olarak paylaşıyorum bunu...
@NetWorkGlobal_ size defolu ürün gönderiyor. Siz bunu farkediyorsunuz ve Panora'daki temsilciliğine götürüp iletiyorsunuz Oradaki yetkili sadece "müşteri temsilcisini arayın onlar ilgilenir" diyor.
Böyle bir marka için büyük hayal kırıklığı...
Tüketici hakkı yok ne yazık ki...
Messi rekoru kırmışken...
Messi de Che'nin doğduğu kent Rosairolu...
2014'te Buenos Aires'te bir restoronda garson bize servisi yaparken aynen şunları söyledi.
"Messi ile Che ayni şehirde doğdu. Che bizim için bir kahraman. Ancak Messi asla bir kahraman değil. Hele bir Maradona hiç değil. İsterse Arjantin'i dunya şampiyonu yapsın. Maradona ve Che büyük karizma ve duruş. Ama Messi öyle değil..."
Şu fotoğrafa bakınca o garson aklıma geliyor...
Bugüne kadar hakkımda yüzlerce haber yapıldı. Büyük bölümü baştan sona yalandı ama buna rağmen hiçbirine dava açmadım. Eleştiri hakkına saygı duyan biri olarak, hakaret içerse bile tamamını hoşgörüyle karşıladım.
Fakat yalan ve iftira bir itibar suikastine, bilinçli bir operasyona dönüşünce bireysel hoşgörünün değil hukukun konusu olmalı.
Hakkımda ortaya atılan son iddia yüklü bir krediyi usulsüz şekilde aldığıma ilişkindir.
Ne öyle bir kredi aldım, ne öyle bir banka müdürü tanıyorum ne de herhangi bir bankaya bir kuruş kredi borcum var.
Kasıtlı yapılan bu habere imza atanlara ve yayanlara karşı
tüm yasal haklarımı kullanacağımı da beyan ediyorum.
Öncelikle Halk TV ailesine ve Anadolu’nun sesini, kültürünü, tarihini ve sorunlarını ekranlara taşıyan değerli gazeteci Serhan Asker’e teşekkür ediyorum.
Muradiye Şelalesi’nden gerçekleştirilen bu yayın, yalnızca bir televizyon programı değil; Van’ın tarihini, kültürünü, doğasını ve toplumsal gerçeklerini tüm Türkiye’ye anlatan önemli bir kamu hizmetidir. Van, binlerce yıllık geçmişiyle, Urartu Medeniyeti’nin mirasıyla, Van Kalesi’yle, Akdamar Adası’yla, Muradiye Şelalesi’yle ve eşsiz doğal güzellikleriyle ülkemizin göz bebeği şehirlerinden biridir.
Van denildiğinde akla gelen en önemli değerlerden biri de dünyada yalnızca Van Gölü’nde yaşayan inci kefalidir. Bu canlı türü sadece Van’ın değil, Türkiye’nin ve insanlığın ortak doğal mirasıdır. İnci kefali, nesli korunması gereken endemik bir türdür. Ancak Van Gölü’nün kirlenmesi, atık suların yeterince arıtılmadan göle bırakılması, çevre kirliliği, kaçak avcılık ve iklim değişikliğinin etkileri bu eşsiz canlıyı tehdit etmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Van Gölü’nün korunması, inci kefalinin yaşam alanlarının güvence altına alınması, çevresel kirliliğin önlenmesi ve göl ekosisteminin sürdürülebilirliği konusunda çeşitli yazılı soru önergeleri vererek konuyu defalarca gündeme taşıdık. Çünkü Van Gölü’nü korumak sadece Vanlıların değil, devletin ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Anayasa’nın 56’ncı maddesi çevrenin korunmasını devlete ve vatandaşlara görev olarak yüklemektedir. Çevreyi korumak aynı zamanda gelecek nesillere karşı hukuki ve vicdani bir sorumluluktur.
Öte yandan Van’ın yalnızca doğal güzelliklerini değil, demokratik sorunlarını da konuşmak gerekir. Van Büyükşehir Belediyesi’nde halkın oylarıyla seçilmiş yöneticilerin yerine kayyum atanması, yerel demokrasi ve seçme-seçilme hakkı açısından tartışılmaya devam eden önemli bir konudur. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri halkın iradesine saygıdır. Demokratik toplum düzeninde esas olan, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunmasıdır.
Van’ın gençleri iş istiyor, üreticileri destek bekliyor, esnafı ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Çiftçiler yüksek maliyetler altında üretmeye çalışıyor. Bölgenin turizm, ulaşım, çevre ve istihdam sorunlarının çözümü için daha fazla yatırım ve daha güçlü kamu desteği gerekmektedir.
Bu vesileyle Van’ın tanıtımına katkı sunan Halk TV’ye, değerli gazeteci Serhan Asker’e ve programa katılarak Van’ın sesi olan Prof. Dr. Ahmet Özer’e teşekkür ediyorum.
Muradiye Şelalesi’nin coşkun suları nasıl durmadan akıyorsa, Van halkının demokrasi, adalet, kalkınma ve refah talepleri de aynı kararlılıkla yükselmeye devam edecektir.
Van’a selam olsun. Van Gölü’ne selam olsun. İnci kefaline selam olsun. Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkan tüm Vanlı hemşehrilerimize selam olsun.
@Serhan_Asker@halktvcomtr
Öncelikle Halk TV ailesine ve Anadolu’nun sesini, kültürünü, tarihini ve sorunlarını ekranlara taşıyan değerli gazeteci Serhan Asker’e teşekkür ediyorum.
Muradiye Şelalesi’nden gerçekleştirilen bu yayın, yalnızca bir televizyon programı değil; Van’ın tarihini, kültürünü, doğasını ve toplumsal gerçeklerini tüm Türkiye’ye anlatan önemli bir kamu hizmetidir. Van, binlerce yıllık geçmişiyle, Urartu Medeniyeti’nin mirasıyla, Van Kalesi’yle, Akdamar Adası’yla, Muradiye Şelalesi’yle ve eşsiz doğal güzellikleriyle ülkemizin göz bebeği şehirlerinden biridir.
Van denildiğinde akla gelen en önemli değerlerden biri de dünyada yalnızca Van Gölü’nde yaşayan inci kefalidir. Bu canlı türü sadece Van’ın değil, Türkiye’nin ve insanlığın ortak doğal mirasıdır. İnci kefali, nesli korunması gereken endemik bir türdür. Ancak Van Gölü’nün kirlenmesi, atık suların yeterince arıtılmadan göle bırakılması, çevre kirliliği, kaçak avcılık ve iklim değişikliğinin etkileri bu eşsiz canlıyı tehdit etmektedir.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Van Gölü’nün korunması, inci kefalinin yaşam alanlarının güvence altına alınması, çevresel kirliliğin önlenmesi ve göl ekosisteminin sürdürülebilirliği konusunda çeşitli yazılı soru önergeleri vererek konuyu defalarca gündeme taşıdık. Çünkü Van Gölü’nü korumak sadece Vanlıların değil, devletin ve tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Anayasa’nın 56’ncı maddesi çevrenin korunmasını devlete ve vatandaşlara görev olarak yüklemektedir. Çevreyi korumak aynı zamanda gelecek nesillere karşı hukuki ve vicdani bir sorumluluktur.
Öte yandan Van’ın yalnızca doğal güzelliklerini değil, demokratik sorunlarını da konuşmak gerekir. Van Büyükşehir Belediyesi’nde halkın oylarıyla seçilmiş yöneticilerin yerine kayyum atanması, yerel demokrasi ve seçme-seçilme hakkı açısından tartışılmaya devam eden önemli bir konudur. Hukuk devletinin temel ilkelerinden biri halkın iradesine saygıdır. Demokratik toplum düzeninde esas olan, halkın sandıkta ortaya koyduğu iradenin korunmasıdır.
Van’ın gençleri iş istiyor, üreticileri destek bekliyor, esnafı ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. Çiftçiler yüksek maliyetler altında üretmeye çalışıyor. Bölgenin turizm, ulaşım, çevre ve istihdam sorunlarının çözümü için daha fazla yatırım ve daha güçlü kamu desteği gerekmektedir.
Bu vesileyle Van’ın tanıtımına katkı sunan Halk TV’ye, değerli gazeteci Serhan Asker’e ve programa katılarak Van’ın sesi olan Prof. Dr. Ahmet Özer’e teşekkür ediyorum.
Muradiye Şelalesi’nin coşkun suları nasıl durmadan akıyorsa, Van halkının demokrasi, adalet, kalkınma ve refah talepleri de aynı kararlılıkla yükselmeye devam edecektir.
Van’a selam olsun. Van Gölü’ne selam olsun. İnci kefaline selam olsun. Demokrasiye, hukuka ve halkın iradesine sahip çıkan tüm Vanlı hemşehrilerimize selam olsun.
@Serhan_Asker@halktvcomtr