Size yazmak için bahane üretiyor gibi olacak ama son tweetten sonra 2 kere daha tutuklandım. Bazen hücrede zimmetli çakmağı kaybedince ya da kütüphaneden aldığım kitaba bir şey olunca dışarıdaki refleksimle çok geriliyorum ama sonra “napacaklar bir daha hapse atamazlar ya” diye kendimi rahatlatıyordum. Atabiliyorlarmış.
Neyse, Moby Dick bitti. İddianame hazır.
Duruşma tarihi 28 Eylül.
Görüşmek üzere.
@Cnoktmr Aidiyet çok önemli mi, bilemiyorum, hiç düşünmemiştim bunu. Ama bütün hikayeler, evet, eve dönmekle ilgili. O özgürlük seni esir aldığında, anlatacak şeylerin olsa da anlatacak bir yerin olmuyor, çok doğru.
Benim ilk ifadeye çağırılışım ancak Uğur'un ve Berkant abinin sayısızdır.
Gazeteciler yargı sopasına, soruşturmalarla susturma çabalarına, ifadeler gözaltılar ve tutuklamalara alışkın olduğu kadar dirençli de.
Her zaman olduğu gibi birlikte olacağız, gideceğiz ve ifademizi vereceğiz.
Korkutmaya çalışanlara cevabım: korkmuyorum BirGün benim, halk BirGün'ün arkasında.
Yayınevlerinin yeni dosyalara nasıl yaklaştığına baktım. Dosya kabul ediyorlar mı, hangi türlerle ilgileniyorlar, değerlendirme için bir süre veriyorlar mı, başvurulara cevap veriyorlar mı?
https://t.co/LWaMRDnsfH
1/ Kumpas nedir, nasıl kurulur biliyor musunuz? Gazeteciliğini bir silah gibi kullanıp gerçeği ortaya çıkarmak yerine bir insanın hayatını karartmanın aracına dönüştürülür. Gelin size güzel bir örnek üzerinden açıklayayım++
Figüran olayında çok enteresan bir savunmayla karşı karşıyayız.
Deniyor ki;
Olay doğru, salonda yüzlerce figüran var, birileri 15-20 minibüs dolusu insanı CHP’nin etkinliğine getirdi, CHP lehine slogan attırıldı ama CHP’nin tüm bu organizasyonla ilgisi yok. CHP’ye kumpas kuruldu.
Öyle bir savunma ki aksini kanıtlamak mümkün değil. Ancak varsa ajansla imzalanan sözleşme ortaya çıkabilir, onu da bulmak taraflar gizlediği sürece imkansıza yakındır.
Geriye eldeki bulgularla kanaat oluşturmak kalıyor.
CHP’nin salon etkinliğine bir cast ajansından 200 küsür kişi gizemli bir güç tarafından sokulup, yanlarına bir gazeteci iliştirilip, “CHP figüran tuttu” diye yalan haber yaptırılmış olduğuna inanmak mümkün. Tüm bu esnada figüranlar sahneye çıkarılıyor, salonun yanında prova yaptırılıyor ve etkinliği organize eden CHP yönetimi bu esnada kim bunlar demiyor olabilir.
Belki de salon dolu görünsün diye tüm bunları CHP’den biri yapmıştır…
Artık hangisi akla mantığa daha yakınsa, siz karar verin.
Boğaziçi’ni bölüm birincisi olarak bitiriyorsun. Bölümün yüksek lisansa kabul ediyor, adını ilan ediyor. Sonra anayasal hakkını kullanıp protestoya katıldığın gerekçesiyle tek imzayla kabulün iptal ediliyor. Eğitim hakkın, TÜBİTAK bursun ve akademik geleceğin elinden alınıyor.
İmamoğlu’ndan nefret edebilirsiniz. İmamoğlu’nun suçlu olduğunu da düşünebilirsiniz. İmamoğlu şeytanın ta kendisi bile olabilir. Ama yargılamada savunmasını almak durumundasınız.
Erdoğancı olabilirsiniz, CHP’li, MHP’li veya DEM Partili de olabilirsiniz.
Fark etmez, en temel hukuki değerlerin yanında durmak durumundasınız.
İmamoğlu davasında "ya bir kaç saatte savunmanı bitir ya da hiç savunma yapma" dayatması yaşanıyor.
2500 yılla yargılanan bir kişinin kim olursa olsun dilediği uzunlukta savunma yapmaya hakkı vardır. Bu hakkı verip vermemek ne bizim elimizde, ne de mahkeme başkanının.
ethem sarısülük, 13 yıl önce bugün ankara'da 4,8 metre mesafede polis ahmet şahbaz tarafından hedef gözetilerek başından vuruldu, 12 haziran'da ise yaşamını yitirdi.
katil polis şahbaz aynı güne ait bir video kaydında gururlanarak, “çektim sıktım üç tane” diyordu. devlet her zamanki gibi “kurşun atıp kurşun yiyen” katillerine kol kanat gerdi, yargılamalarda tanınmamak için şahbaz'ın başına peruk geçirdi ve sadece 14 ay tutuklu kaldı. ethem'in canına karşılık 15 bin 200 lira para cezası verildi, anayasa mahkemesi bunu orantılı buldu. bu para şahbaz’ın, üç aylık maaşına denk geliyordu.
(ethem'in olduğu bu videoya her denk geldiğimde içim eziliyor. şarkıdaki gibi yaz gelmiş, bahar gelmi��, bir gülüş asılı kalmış öyle orta yerde yapayalnız. toprağında, bağrında güller açsın kardeşim.)
On üç yıl önce bugün Ankara’nın göbeğinde
bir genci vuracak polis.
Sonra çektim sıktım üç tane diyecek ve serbest kalacak.
Bugün Ethemi vuracaklar.
#EthemSarısülük#Gezi13Yaşında
İsmail Arı: “Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın.” 👇
Türk Dil Kurumu son üç yıldır Nurullah Ataç'ın ölüm yıl dönümü için anma mesajı paylaşıyor ve her seferinde Nurullah Ataç yerine İngiliz şair T.S. Eliot'un fotoğrafını kullanıyor.
İnsanlar her seferinde uyarıyor ve TDK her seferinde aynı hatayı yapıyor. @TDK_govtr