SİLİVRİ’DE VAHŞET GÖRÜNTÜLERİ!
BU CANLARIN AKIBETİ NE OLACAK?
ÖLÜME Mİ GÖTÜRÜLÜYORLAR?
İstanbul’da @SilivriBel’nin bir yaşam alanında koruma altında bulunan yasaklı ırkların aynı araca konularak birbirlerine zarar vermelerine neden olunduğunu gösteren görüntüler kamuoyuna yansıdı.
Başkan @balcioglubora, bu canlar neden aynı araca konularak birbirlerine zarar veremesine izin veriliyor?
Nereye götürülüyorlar?
Öldürülmek üzere mi götürülüyorlar?
@TC_Silivri sorumlular hakkında 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu 28. Madde kapsamında gereği yapılmasını talep ediyoruz.
📍İstanbul, Esenyurt
Genel başkanımız Gökay Çakır ve Örgütlenme uzmanınız Başaran Aksu'nun tutuklanması üzerine Esenyurt halkı bir araya geliyor.
İstanbul'da yaşayan tüm dostlarımızı ve yurttaşları sesimize ses olmaya çağırıyoruz!
Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun bir resmini 4 metrelik mozaiğe dönüştüreceğiz.
Sonrada kentin bir kültür binasının cephesine asacağız. Şöyle yapacağız;
Bu yıl cuma, cumartesi, pazar 30 Ağustos’u 3 gün Hasanpaşa Gazhanesi bahçesinde kutlayacağız. Bahçenin tam ortasına dev bir masa kuracağız. Tüm gün bayrama katılan bütün İstanbullular bu masa başında Mustafa Pilevneli ve yardımcısı sanatçılarla birlikte bu mozaiği yapacaklar.
28, 29, 30 Ağustos tarihlerinde saat 15.00 - 19.00 arasında Müze Gazhane'ye bekliyoruz. ☀️🌿
Gökay Çakır’ın savunması:
“22 sene madende çalıştım. Bu
arkadaşlarimızın haklarının nasıl yendiğini çok iyi bilirim. 22 sene sonunda emekli maaşım 23.700 liradır. Kendi çalışma arkadaşlarımın bunları yaşamaması için sendika kurduk. İşçi sınıfı adına
patronlarla kavga ediyoruz ama haklarımızı savunmak içindir. Yerin altında çalışan madenci kardeşlerim mağdur olmaktadır.
Bunu savunmayıp neyi savunacağım. Bu sendikanın genel başkanıysam bu arkadaşlarımı savunmak zorundaydım.
Paylaşımlarım işçilerin hakkını savunmak
içindir. Elekriğini ödeyemeyen, yoksulluk çeken işçiler görüyorum. Bu sendikanın başkanlığını gururla yapıyorum. Cezaevine girecek bir suç işlediğimi düşünmüyorum, elbette karar sizindir. Kararınıza da saygı duyarım.
Bin insanı mağdur edeceğimize bir insanı mağdur edebilirsiniz. Şikayet edilen patronun hakim karşısına çıktığını görmedim. 6 kez gözaltına alındım, 3 kez mevcutlu alındım. Ben beraatimi istiyorum.
Haklıysa bir işçi ben her seyi göz önüne alrım.
Meseleleri elbette masada çözmek isterim ama bazen masada çözülmeyen şeyler eylemle çözülmektedir. İşçi arkadaşlarım haklarını alsınlar evlerine mutlu gitsinler bu benim için onurdur, gururdur.”
Yaklaşık 20 gün önce Başaran Aksu’yla buluştuk. Biraz sohbet etmek, biraz da dertleşmek için, hiçbir plan yapmadan yakınımızdaki, herkesin bildiği bir markanın şubesine girdik.
Sıradan bir kahve molasıydı bizim için. Ama birkaç dakika sonra, o sıradan anın içinde çok daha büyük, çok daha anlamlı bir şey yaşanacaktı.
Çok geçmeden garsonlardan biri Başaran’ı tanıdı. Ardından bir başkası geldi. Derken mutfakta çalışan gençler, ellerindeki işi bırakıp birer birer yanımıza geldiler.
Başaran’ı alkışladılar.
Emekçiler için verdiği mücadeleyi yıllardır takip ettiklerini, ona büyük bir saygı duyduklarını anlattılar. Sarıldılar, fotoğraf çektirdiler. O an, bir insanın verdiği mücadelenin hiç tanımadığı insanların hayatına nasıl dokunabildiğini gözlerimin önünde gördüm.
Sohbet ilerledikçe yakın zamanda sendikalaştıklarını söylediler. Kendi hakları için örgütlenen bu gençlerin, yıllardır emekçilerin mücadelesini omuzlayan Başaran’la kurduğu bağ, o an yaşanan her şeyi çok daha anlamlı kıldı.
Çünkü orada yalnızca bir tanışma yoktu.
Bir mücadelenin başka bir kuşakta karşılık bulması vardı. Yıllar boyunca verilen emeğin, hiç beklenmedik bir anda genç emekçilerin gözlerinde, sözlerinde ve sarılışlarında yeniden hayat bulması vardı.
Kahvelerimizi içtik, hesabı istedik.
“Yok,” dediler.
“Mutfak ekibinin ikramı.”
O gün
Aklımda kalan, genç emekçilerin; ömrünün önemli bir bölümünü hak mücadelesine vermiş, beyaz saçlı, beyaz sakallı bir adamın karşısında nasıl ayağa kalktığıydı.
O saygının makamla, parayla, unvanla ya da güçle hiçbir ilgisi yoktu.
Başaran onlara hiçbir şey vaat etmemişti. Onlara bir imkan sunmamıştı. Hayatlarını değiştirecek bir makamın ya da gücün sahibi değildi.
Sadece yıllardır onların babalarının annelerinin haklarını savunuyordu.
Ve belli ki onlar bunu unutmamıştı.
İnsanları susturabilirsiniz; tutuklayabilirsiniz ama hakları için verilen mücadelenin bıraktığı izi silemezsiniz.
Mesele tam olarak bu. İstemedikleri de tam olarak bu.
Mücadelenin yalnızca bir kişide kalmaması; el değiştirmesi, kuşaktan kuşağa geçmesi, gençlerin kendi hakları için örgütlenmeye başlaması…
Asıl rahatsızlık da burada başlıyor.
Bir holdinge söz geçiremeyenler madenciye diş geçiremez!
Direnişimizi zaferle taçlandırmanın arifesindeyken Genel Başkanımız Gökay Çakır ve Başaran Aksu’nun tutuklanmak istenmesi tesadüf değildir. Bu saldırı madencinin mücadelesinedir, işçi sınıfınadır.
Bu kavga hepimizin kavgasıdır. Halkımızı, sendikaları ve bütün işçi kardeşlerimizi yanımızda saf tutmaya, dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.
Yoldaşlarımızı da alacağız, hakkımızı da alacağız! Mutlaka biz kazanacağız.
#MadenciMutlakaKazanacak
❣️📢Hadi bir canı kurtaralım! Bu yakışıklıya yuva arıyoruz. Şu anda Bodrum'da ama her yere ulaşımını sağlarız. Hatta yurtdışı için titrasyon testini de yaptırıp hazırlıkları başlattık yurtdışına da sahiplendirebiliriz. Şu anda geçici yuvasında 2 köpek ve 3 kedi ile yaşıyor ama komşular sorun çıkarıyor. 4 yaşında, erkek, kısır, kuduz ve karma aşısı, iç dış parazitleri yapıldı. Lütfen bu mesajımı gören herkes RT yapsın, sahiplenebileceğini düşündüğü kişileri etiketlesin, paylaşsın. Bizim de onun da günü güzelleşsin!💓🙏
Madenciden dinleyin!
14 senelik madenci Özhan Yüksel:
"Ne yapalım? Kendimizi mi yakalım? Yola mı atalım, ne yapalım, öldürelim mi kendimizi?
Siz verdiniz bu şirkete burayı. TMSF tarafından siz verdiniz. Niye kamulaştırmıyorsunuz? Biz 6 sefer gözaltına alındık. 6 sefer! Suçlu muyuz biz?
Biz alın terimizi istiyoruz. Sadaka istemiyoruz."
#MadenciMutlakaKazanacak
Afyonkarahisar’da bir tarım firması, domates serasında yoğun tarım zehri kullanılmasından dolayı onlarca çalışan zehirlendi. Kim bilir dünyada kaç kişi sebebi belli ama faili meçhul tarım zehirinden hayatını kaybediyor, bu işi hala şaka sananlar var.
Madenci eşleri ve aileleri yarın Beypazarı Atatürk Parkı'nda!
Yıldızlar SSS Holding yalnızca madencilerin değil, ailelerinin de ekmeğine kan doğramıştır. Şimdi aileler tekrardan mücadeleye başlıyor!
🗓️20 Ağustos Perşembe
⏰11.00
📍Beypazarı Atatürk Meydanı
Halkımıza çağrımızdır: Bu kavga, hepimizin kavgası!
10 gündür Enerji Bakanlığı’nın önündeyiz. Hakkımızı, yaşadığımızı, bize yapılanı anlatıyoruz. Şimdi siz de hem bize yapılanı hem kendinize yapılanı anlatın.
İşçilere, öğrencilere, sanatçılara, tiyatroculara, müzisyenlere, mühendislere, doktorlara, avukatlara, çiftçilere, emeklilere sesleniyoruz.
Madenciden taraf olduğunuzu dosta düşmana göstermenin vaktidir. Sesimize ses katın, dayanışmayı büyütün.
Direnmektir bize kalan!
#MadenciMutlakaKazanacak
Köpeklerden sonra sıra kedilere geliyor. Sonuna kadar ifade özgürlüğünden yanayım ama masumların yok edilmesi için çağrı yapmak buna girmiyor. Takipleştiklerimden ilk ve son kez ricam, bu üç hesabı lütfen şikayet edelim. Kediler toplanıp öldürülsün diyen de lütfen kavgasız laf sokmasız silsin beni arkadaşlığından. Yeter!
@keditehlikesi@kedisorunu
@islamiqueKurt
Bu dünya güzeli 2-3 yaşlarında ve dişi. Sokaktan kurtarıldı, kısırlaştı, temizlenip paklandı, bi süredir geçici yuvasında. Son foto ordan. Hala ailesini arıyor. Paylaşır mısınız? İletişim @Badiko_
Tekrar geliyoruz!
Yarın 11.00'da yine Enerji Bakanlığı önünde olacağız. Enerji Bakanlığı gözaltı tavrından vazgeçmeli, heyetimizle görüşmelidir.
Sarı sendika ve holdingle yapılan her hesap yanlış çıkacaktır.
Muhatap madencidir, Bağımsız Maden İş'tir!
#MadenciMutlakaKazanacak