TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI
3 Aralık 2024 Salı sabahı İzmir Adnan Menderes Havalimanın VIP salonunda
Ankara uçağı için çağrı bekliyorum. Yanımda iki CHP Milletvekili dostum var.
Salonda “Askerlerden oluşan bir hareketlilik” oldu.
Nedir bu iş, diye sordum, personel “Efendim Ege Ordu Komutanımız gelecek, onu karşılayacaklar” dedi.
Bir Tümamiral, bir Albay, bir Kadın Yarbay, çok sayıda subay astsubay ve onlarca koruma, oturmuş sohbet ediyorlar!
Bizi uçağa çağıran anons yapıldı. Kalktık. Askeri topluluğun önünden geçerken, durdum ve “Sizlere bir soru sorabilir miyim” dedim.
Yüzler bana döndü, ben de sordum;
“TEĞMENLERİMİZE SAHİP ÇIKACAK MISINIZ” DEDİM.
Sinek uçsa duyulacak bir sessizlik kapladığı ortalığı.
Ben devam ettim;
Üzerinizdeki üniformalar, şereflidir ve kıymetlidir.
Bu üniformayı giyenler, evlatlarını feda edemezler. Komutanlarınıza seslenin, “Yapamazsınız, Çocuklarımızı sokağa atamazsınız” deyin. Yoksa Türk Milleti sizi affetmez. Sokağa çıkamazsınız” dedim.
Uzun boylu Komutan yanıma geldi ve şu soruyu sordu;
“Kiminle müşerref oluyorum Beyefendi?
Bu kadar, başka bir soru, bir açıklama yok!
Bizi uçağa götürecek araca doğru yürüdüm…
4 Aralık 2024 Çarşamba günü dönüşte Ankara-Esenboğa havalimanında da, bir Yüzbaşı, bir Teğmen’e sordum. “Teğmenlerimize sahip çıkacak mısınız”
Donup kaldılar! Tek söz edemediler…
Aziz Türk Milleti;
Sizlerden istirhamım şudur;
Gördüğünüz her subaya, bu soruyu sorun. “Teğmenlerimize sahip çıkacak mısınız?” Hakaret etmeden, kırmadan dökmeden bu soruyu mutlaka sorun.
Kendi yetiştirdikleri Teğmenlerine sahip çıkmayanlara “Atatürk’ün Ordusunun Subayları” denemez.
Kendi evlatlarının boğulmasına engel olamayan Türk Ordusu, Laik Cumhuriyeti-Sosyal Hukuk Devletini nasıl koruyacak?
Not; Lütfen bu talebimizi yayalım. Yaylım ki Teğmenlerimizin sevgisi tüm ülkeyi sarsın. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ve SÖZÜNDEN DÖNMEYENE
05 Aralık 2024
Rifat Serdaroğlu
DOĞRU Parti Kurucu Genel Başkanı
Seni tanımak, seninle yüzlerce defa aynı sahneyi paylaşmak gururdur benim için, onurdur yaşadığım ömrümde.
Ruhumun en derin köşesine kadar onurdur.
Senden o kadar çok şey öğrendim ki, sadece çok şanslıyım.
Tüm bu anılar, 30 yıldır,
konserlerimiz ,
Nazım Oratoryosu,
Sivas93…
Hep yaşadı hep yaşayacak.
Büyük ruhlar kalıcıdır.
Elveda demiyorum o yüzden.
Çok sarsıldım.
İzninizle “Yaşamaya dair” paylaşmak istiyorum, Nazım Oratoryosundan. Ölüm gününde yaşamak kazansın.
Ölümsüzlük ile.
#gencoerkal
Ben sokaklarda oluşan köpek popülasyonu için çok yazdım.
Özellikle pandemide 1 e 5 arttı.
Kısırlaşıramadık.
Başaramadık ülkece.
Saldırıya uğrayan çocuklarımızla da ilgilendiğimi herkes bilir.
Bazı aileler ile görüştüğümüzü başsağlığı dilediğimizi herkes bilir.
Peki çözüm sahipsiz tüm köpeklerin öldürülmesi olabilir mi?
Çocukken boncuk adında bir köpeğim vardı. Onu kaybettikten sonra Bade isminde bir köpeğim daha oldu.
Adana belediye başkanlığı tarafından sokaklara zehirli et atılmıştı.
Ve bade’yi de kaybettim.
Yıllarca travmadan kurtulamadım.
Hükümet yetkililerine , muhalefet temsilcilerine sesleniyorum.
Duyduklarımız doğru olmamalı.
Belki daha maliyetli (kısırlaştırma, sahiplendirme, barınakların 5 katına çıkarılması vs) oluyor biliyorum.
Ama göz göre göre öldürmek içimi şimdiden acıtıyor.
Yapmayın etmeyin.
Başka çözümler var.
Sokakların daha güvenli olması için , vatandaşımızın daha güvenli yürüyebilmesi için başka çözümler her gün yazılıyor çiziliyor.
Köpek saldırısından zarar gören küçücük çocukları görünce de yüreğim parçalanıyor.
Babaların annelerin gözyaşları içimi acıtıyor.
Ama o çocukları Hitler ya da Netenyahu katletmedi.
Bizim gibi düşünmeyen , aklını kullanamayan , popülasyon sonucu çoğalan canlılar öldürdü.
O köpekler o çocuğun ağlayan bir ailesi olacağını hiç bilemeyecekler.
Ve o popülasyon kurbanı köpekler yüzünden bu dünyada yaşayan, yaşama hakkı olan , insanoğluna en sadık dost olan köpeklerin öldürülecek olması beni oldukça üzüntüye sokuyor.
Umarım yasa tasarısı böyle değildir.
Öldürmeden de bu sorun ortadan kaldırılabilir.
Tüm STK’lar meclisteki tüm siyasi partilerin yetkilileri ile buluşup bir çare oluşturmalı.
Çözüm öldürmek değil.
Evet Ahbap başkanıyım.
Günlük siyasi politik olaylara hiç girmiyorum. Sözüm var.
Ama bu bir siyasi olay değil vicdani ve insani bir olay.
Köpeklere kıymayın efendiler.
🙏🙏
(Not : içimden gelen bu twit bile her iki taraftan eleştiri alacak. Linçleneceğim biliyorum.
Zaten herkes benimle aynı fikirde olmayabilir.
Ama bu benim fikrim)
Avukat Feyza Altun’a halkın bir kısmının benimsediği dini değerleri aşağılamaktan 9 ay hapis cezası verildi, mahkeme takdiri indirim kullanmadı.
“Tecavüzcülere, katillere bile takdiri indirim yapan mahkeme benim hakkımda indirim uygulamadı. Paylaşımım için pişman değilim. Türkiye laiktir laik kalacaktır. Bugün cezalandırılmamı isteyen savcı şeriat olsaydı eğer o koltukta oturamayacaktı.”
@say_cem Yaa bu Naci İnci resmen Boğaziçi’nden nefret ediyor 160 yıllık köklü eğitim kurumunu bitiriyor😡Dünyanın hiçbir üniversitesinde bir rektör kendi okuluna bunu yapmaz😔
Boğaziçi Üniversitesindeki en büyük araştırma merkezinin (Teleiletişim ve Enformatik Araştırma Merkezi) binasının yarısı iki hafta önce boşalttırılıp donanımları çöp torbalarına konularak taşıttırılmıştı ya?
Bilin bakalım bu hafta binanın diğer yarısına ne oldu?