Düşmanların kılık değiştirdi, ağız değiştirdi, fikir değiştirdi, saf değiştirdi, yol değiştirdi, döndüler de döndüler paşam. Biz senden milim sapmadık. Onlar için her şeyin bir bedeli vardı. Gücün, paranın, fikrin hatta kendilerinin bile… Rahat uyu paşam! Biz seni hiç satmadık. “Öldü” diyorlar… Hiç merak buyurma paşam, döneklerin rüzgarıyla savrulmayacağız. Fikrin olacağız, ruhun olacağız, sen olacağız! Üç beş satılık cahil ne ki? Cihan dursa karşımızda, seni ilelebet yaşatacağız.
Bugün, yarın ve daima…
“Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
Cumhuriyetimizin 102. yılı kutlu olsun! 🇹🇷
Genel Başkanımız Sn.Özgür Özel’e yapılan menfur saldırıyı kınıyorum.
Saldırganın ve tüm bağlantılarının ivedi bir biçimde ortaya çıkarılmasını talep ediyorum.
Ülkeyi idare edenlerin şuursuz bir biçimde “telef etmeyi” konuştuğu yerde, böyle kendini bilmez alçaklara, provokatörlere gün doğar.
Geçmiş olsun Sn.Genel Başkanım @eczozgurozel
Bu akşamdan yarın sabaha kadar Atatürk Bulvarı’nda, Adalet Bakanlığı önünde; haksız yere tutuklanan gençler ve öğrenciler için ÖZGÜRLÜK ve ADALET nöbetindeyim.
Öğrencilere, geleceğimiz ve her biri birer pırlanta olan gençlere yapılan tarifsiz zulme dayanmak mümkün değil. Bu kötülüğünüz tarihe geçmiştir.
Bu yapılan sadece 301 gence değil; atanamayan, mülakatta elenen, hakkı yenen, üç kuruşa muhtaç edilen gençlere, ülkemizin bütün gençlerine yapılıyor. Ülkeyi yönetenler, kararları alanlar gençleri korkuyla sindirmek, millete korku salmak peşindeler. Geleceğin gençlere emanet edildiği noktadan buralara gelmek utanç vericidir.
Adaletten sorumlu kişi her gün bir tuşa basılmış gibi, bant kaydı dinletir gibi “yargı bağımsızdır” demeye devam ediyor. Hadi oradan!
Yargının gerçekten hür ve bağımsız olduğu bir ülkede her gün bu hatırlatılır mı?
18-22 yaşındaki gençlere siyasi yasak vermek için iddianame düzenleyerek gençlerden korktuğunuzu ilan ediyorsunuz. Yazıklar olsun size!
Vicdan yoksunu, adalet duygusundan nasibini almamış, korkuyla hareket eden bir avuç insan günlük, saatlik, dakikalık kararlar alarak birilerine yaranma peşinde koşuyor.
YÖK, üniversite ve fakülte imzalı açıklamalarla gençleri korkutmaya çalışanlar, bir talimatla dakika dakika sosyal medya mesajı sırasına giren bakanlar ve bu sürece sorumsuzca yaklaşan, adaletsizliğe katkı sunan, bir avuç insana hizmet eden yöneticiler;
Bu millet önüne gelecek ilk sandıkta size tek tek tenekeden madalyalarınızı takacak. Zerre kadar şüphem yok bundan.
Buradan 2 çağrım var;
Her olayda Cumhurbaşkanını savunma ihtiyacı ile yazılı açıklamada bulunan siyasi partiye sesleniyorum. Adalet elden gitti gidiyor. Adaletin olmadığı yerde hiçbir çözüm ve barış girişimi başarıya ulaşamaz. Lütfen bu millete adalet konusunda da duyarlı olduğunuzu gösterin.
TBMM çatısı altındaki partiler ve milletvekilleri, Meclisi etkisiz hale getiren bu sistemin geldiği son noktada; gençlere gösterilen zulme karşı şimdi SIRA SİZDE. Milletvekilleri olarak gençler için elinizde ne yetki varsa birlikte kullanın, topyekün harekete geçin.
Sevgili vatandaşlarım,
Türkiye bugün büyük bir ihanete uyandı.
Yürütülen yargı süreci bir adli işlem değildir. Tam bir yargısız infazdır.
Milletimizi sorumluluk duygusu içinde hak mücadelesine davet ediyorum. Bu hak mücadelesi milletimizin ve evlatlarımızın geleceği meselesidir.
Türkiye’nin geleceği için bugün mutlaka oyunuzu kullanın. Sonra da İstanbul Saraçhane’de ve diğer illerimizde demokrasi meydanlarında buluşarak sesinizi yükseltin.
Milletin iradesini çalanlara karşı sorumluluk alma, hak mücadelesine katılma günüdür.
Hiç kimseyi arkada bırakmadan hep birlikte.
19 Mart Darbesi, Saraçhane ile sembolleşen milletin kendi kaderini tayin etme iradesine karşı yapılmıştır.
Saraçhane milletin evidir, Saraçhane ruhu milletin ruhudur. Saraçhane İstanbul’un demokrasi meydanıdır. Demokrasiye ve iradenize sahip çıkın.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun kararı HUKUKSUZDUR.
Böyle bir karar alma yetkileri yoktur. Yetki, sadece İşletme Fakültesi Yönetim Kurulu’ndadır. Bu kararı alanların tarih ve adalet önünde hesap verecekleri günler yakındır. Adalete, hukuka ve demokrasiye susamış milletimizin yürüyüşü durdurulamayacak.
Kurtuluş Yok Tek Başına!
Tarihe utançla geçecek bir karar daha.
“Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” dedikleri için Türk Silahlı Kuvvetlerimizden, Türkiye’nin en başarılı teğmenleri ihraç edildi. Ordumuz bu ülkenin kurucusu, ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün askeridir. Bu karar, Kurtuluş Savaşı’ndan bu yana ülkemizin birliği bütünlüğü için mücadele eden askerlerimizin anısına saygısızlıktır, gazilerimizi incitmiş, şehitlerimizin kemiklerini sızlatmıştır.
Teğmenlerimizin yanındayız, yalnız bırakmayacağız.