Hollanda'da Polis ve siber güvenlik ekipleri, 17 milyon cihazı kontrol eden dev botnet ağını çökertti. 200 sunucuya el konulurken, milyonlarca bilgisayar, telefon ve akıllı cihazın siber saldırılarda kullanıldığı ortaya çıktı.
Bakanlık ekiplerimizce yapılan denetimlerde;
📌 Ankara Büyükşehir Belediyesi, Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Gerede Atıksu Arıtma Tesisi’ne ait atık su kolektör hattı üzerinde meydana gelen taşmaların, Ankara’ya içme suyu sağlayan Gerede I��ıklı Regülatörü Havzası’na karıştığı tespit edildi.
📌 Çevre Kanunu kapsamında; içme suyu havzasındaki kirlilikle ilgili olarak ASKİ Genel Müdürlüğü’ne 2️⃣ milyon 9️⃣8️⃣ bin TL idari ceza uygulandı. Sorumlular hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu.
Kendi ülkesinde bir suçlu gibi tutuklanmış bu adam, Belçika’nın kauçuk toplayamadı diye ellerini kestiği halkının başbakanı Patrice Lumumba.
Adamcağızı CIA yakalayıp Belçika’ya teslim etti.
Belçikalı askerler tarafından işkence edilerek öldürüldü.
Cesedi asitte eritildi fakat +
Yüzlerce yıllık Anadolu–Balkan tarifi: karınca yoğurdu!
• Antropologlar ılık süte bir avuç canlı karınca ekleyerek yoğurt elde etti.
• Yoğurdu fermente eden baskın bakteri: Fructilactobacillus sanfranciscensis — ekşi mayalı ekmeğin de yıldızı!
• Karıncaların salgıladığı formik asit, yoğurda hafif ekşi–bitkisel aroma ve farklı doku veriyor.
• Tarif, sözlü gelenekte Türkiye & Bulgaristan’da biliniyor; ekip yerelde anlatılan yöntemle denedi.
• Sonuçlar, 2 Michelin yıldızlı Alchemist (Kopenhag) restoranında özel tabaklarda servis edildi.
• Not: Evde denemeyin. Karıncalar parazit taşıyabilir; araştırma, örnekleri laboratuvar eleğinden geçirerek güvenli hale getirdi.
• Sütte fermantasyon Anadolu’da ≥9.000 yıl geriye gidiyor; peynir süzgeci izleri ≥7.000 yıl öncesini işaret ediyor.
Yeni makaleye dair ayrıntılar websitemizde!
MARMARA'NIN KALBİNDEKİ UMUT: BEBEK PİNA!
PİNA-İZ Projesi kapsamında Mayıs ayında kurduğumuz izleme istasyonunun ilk bebek pinasını görüyorsunuz! Boyu henüz 5 cm civarında. Müsilaj sonrası gelip buraya tutunmuş. E��er bir müdahale olmazsa ömrünün sonuna kadar burada yaşayacak.
Kış ve ilkbahar boyunca müsilajla boğuşan Marmara Denizi, müsilajın ortadan kalkmasıyla derin bir nefes aldı, şimdilik. Deniz çayırları büyümeye, pinalar üreyip, çoğalmaya başladı. Ama evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer atıkları arıtmadan Marmara'ya boca ettiğimiz sürece müsilaj geri gelecek. O zaman bu bebek pina belki de yaşama tutunmaya devam edemeyecek.
Bir pina saatte 6 lt deniz suyunu temizler. Lütfen pinalara ve pinaların en kıymetli evi deniz çayırlarına zarar vermeyelim.
Merkezi ve yerel yönetim yetkililerine bu vesileyle bir kez daha hatırlatmak istiyorum: Eğer atıkları arıtmazsak müsilaj bundan sonra daha sık karşılaşacağımız bir ekolojik felaket olacak. Lütfen harekete geçelim. Arıtılmadan 1 litre bile atık suyu denize vermeyelim.
@KaradurmusUgur @tabiatvarliklar @marmarabb @csbgovtr @bandirmauni
@memetsimsek Sayın Şimşek merhaba. Damacana su bayileri eve su getirdiklerine ne fiş ne de fatura veriyorlar. Pos cihazı da taşımıyorlar. Yani vergi kaçırıyorlar.
Saygılarımla.
BİBRA71
Şişeleme tarihi 27 Nisan 2019. Bugün 27 temmuz 2015. Hayatımda içtiğim en yaşlı bira: 6 yıllık.
Tam tahıl.2.5 kg pilsner malt. Başlangıç suyu 15 litre. 20 gram brewers gold şerbetçi otu. Maya olarak T-58 tortusu. 250 gram karamelize şeker. 20 gram hoplatma (dry hop).
@tarimdanhaber Tarım Kredi şubeleri zarar etmiyor. Günlük ciroları 10bin liranın kat kat üstünde. Asıl sorun idarecilerinin yolsuzluğu. Parayı yiyorlar. Zararın sebebi bu.
Dünyanın ilk kağıt fabrikası: Semerkant. 751'de Talas Savaşı'nda Araplar Çin ordusunda savaşan Uygurları esir alır. Onların kağıt uzmanı olduğunu öğrenince Semerkant'a kağıt fabrikası açarlar. Kağıt sonra Bağdat'a geçer. Kağıdın Avrupa'da yaygınlaşması 1250'den sonradır.
Neolitik DNA Araştırmalarında Yeni Keşifler
Dünyanın en saygın bilim dergilerinden bir tanesi olan Science’ta yayınlanan makaleye göre, konusunun uzmanlarından oluşan büyük bir ekibin yaptığı çalışmayla, ilk kez uygulanan genetik ve arkeolojik verilerin büyük ölçekli entegrasyonu sayesinde tarımın Anadolu’dan çevre bölgelere nasıl yayıldığı kanıtladı.
ODTÜ Biyolojik Bilimler Bölümü, Hacettepe Üniversitesi Antropoloji Bölümü ve Lozan Üniversitesi’nden araştırmacılar tarafından yürütülen çalışma, tarımın Anadolu’dan çevre bölgelere çiftçilerin göç etmesiyle mi yoksa bölgedeki avcı ve toplayıcıların komşularının yaşam biçimini benimsemesiyle mi yayıldığına ışık tutuyor. Çalışma, kültürel değişimlerin yalnızca göçle değil, fikirlerin yayılmasıyla da gerçekleştiğini ortaya koyuyor.
Bu büyük kültürel dönüşümün bölgeye ve döneme bağlı olarak her iki yolla da gerçekleştiğini ortaya koyan çalışmanın birinci yazarı Dilek Koptekin konuyu şöyle açıklıyor: “Batı Anadolu’nun bazı bölgelerinde köy yaşamına geçişin yaklaşık 10.000 yıl öncesine dayandığını görüyoruz. Ancak aynı zamanda binlerce yıl boyunca devam eden bir genetik süreklilik de gözlemliyoruz. Bu durum kültürel bir geçişin yaşandığını fakat toplulukların büyük ölçeklerde göç etmediğini ve genetik açıdan karışmadığını gösteriyor.” Önceki araştırmalar, MÖ 6000 sonrasında Anadolu’dan Avrupa’ya yayılan çiftçilerin göçleriyle tarımın nasıl yerleştiğini ortaya koymuştu. Ancak bu kırılmadan önce Anadolu’da neler yaşandığı belirsizdi. Koptekin bu konuda “Bu çalışma bizi, şimdiye dek hakkında tahminler yürütülen olayların gerçekleştiği zamanlara götürüyor,” diyor.
Araştırmacılar, Batı Anadolu’da bulunan 9000 yıllık bir bireyin genomunun sıralanması ve 29 yeni paleogenom ile önceki verilerin birleştirilmesiyle bölgede yedi bin yıl süren genetik süreklilik tespit etti. Lozan Üniversitesi’nden Anna-Sapfo Malaspinas şöyle diyor: “Bu insanlar büyük ölçüde yerel kökenliydi; ataları yakın geçmişte başka yerden gelmemişti. Buna karşın kültürleri hızla gelişti: mağaralardan evlere geçtiler, yeni aletler ve ritüeller benimsediler. Bu, Neolitik uygulamaların nüfus değişimiyle değil kültürel etkileşimle benimsendiğine işaret ediyor.”
Peki bu nasıl oldu? ODTÜ’den Mehmet Somel’e göre cevap “arka plan hareketliliği”: “Farklı bölgeler arasında, takas, eş arayışı gibi sebeplerle, düşük düzeyde de olsa insan dolaşımı fikirlerin ve maddi kültürün paylaşılmasına zemin hazırladı.” Görünüşe göre yalnızca maddeler değil, fikirler de dolaşıyordu.
Ekip, göç hareketleri ile fikir ve pratiklerin dolaşımını derinlemesine incelemek için antik DNA ve arkeolojik verileri birleştiren yenilikçi bir yöntem kullandı.
Yüzlerce makale tarandı; seramikler, aletler ve mimari kalıntılar nicel olarak sınıflandırılarak aynı bölgelerde göm��lü bireylerin genetik profilleri ile buluntular sistematik biçimde karşılaştırıldı. ODTÜ’den Çiğdem Atakuman bunu “Arkeolojik veriye nicel değerler atayarak büyük miktarda veriyi ilk kez doğrudan karşılaştırabildik.” sözleriyle anlatıyor. Bu bulgular, yeni nesnelerin illa yeni bir toplulukla geldiği varsayımını sorgulatırken arkeologların “Çömleğin varlığı insanın varlığı demek değildir” deyişini doğruluyor.
Anadolu’da MÖ 7000 civarında yaşanan insan hareketliliğiyle yeni gruplar farklı genlerle bazı pratikleri de getirerek bölgelere yerleşti. Ege’deki bir göç dalgası, Avrupa’ya yayılacak kültürel unsurların ortaya çıkmasına yol açtı. Hacettepe Üniversitesi’nden Füsun Özer, bu göçlerin “arka plan hareketliliği”ne kıyasla toplam hareketliliğin küçük bir kısmını oluşturduğunu belirtiyor.
Kaynak: Science (26.06.2025), DOI: 10.1126/science.adr3326