🚨 #TERA FONLARINDA KRİTİK GECE!
İş Bankası için verilen 2 günlük süre BU GECE DOLUYOR.
Artık belirsizlik değil, NETLİK istiyoruz!
💰 Fonlarda ne kadar nakit ve likit varlık var?
💸 Ödenmeyen satış emirlerinin toplamı gün gün ne kadar?
📅 ÖDEMELER NE ZAMAN BAŞLAYACAK?
⏳ 14-15-16-17 Eylül’de satış yapan ve hâlâ parasını alamayan yatırımcıların ödemesi ne zaman yapılacak?
📊 #THF ve #DOH fonların portföyündeki eski hisseleri satıp speek hisselerle dolduranlar için gerekli işlemler yapılacak mı? (Bist30 hisselerimizi geri iade istiyoruz ve ozatd vb. patrondan veya diğer alınan speek hisselerin geri iadeleri yapılmalıdır.)
Bu varlıklar nasıl ve hangi takvimle nakde çevrilecek?
THF, TLY, DOH, TP2 ve diğer fonlar için TEK TEK açıklama bekliyoruz.
Yatırımcı günlerdir kendi parasının akıbetini öğrenmeye çalışıyor.
Artık genel ifadeler değil;
NET LİKİDİTE.
NET PORTFÖY TABLOSU.
NET ÖDEME TAKVİMİ.
NET TARİH.
Bu gece süre doluyor.
Gözler İş Bankası ve #SPK’da! 🚨
#ppf#tp2#TeraFonMağdurları
BAĞIRIN MİLLET SESİNİZİ YÜKSELTIN
YETKİLLERDEN TEK SES YOK
HALA DURUMUN CİDDİYETİNDE DEĞİL KIMSE
MİLLET PARASINI BEKLİYR
MİLLET CANINA KIYMAYA BAŞLADI
DAHA NE ZAMAN BİLGİ VERİLECEK
DAHA NE ZAMAN GERİ DONUŞ OLACAK
HALK UYUMUYORRRRRRR
#ppf
17 Eylül 2026 saat 11:13’te duyurulan SPK tedbirlerinden önce verilen emirler neden TEFAS/Takasbank tarafından reddedildi?
Midas, Garanti ve Ziraat; yatırımcı talepleri üzerine emirlerin TEFAS’a iletildiğini söylüyor. Ancak bazı satış emirleri e-Yatırımcı’ya dahi düşmedi.
Peki 2026/61 sayılı SPK Bülteni’nde 17 Eylül 13:30 öncesi verilen emirler neden ayrıca düzenlendi?
TEFAS’a yapılan bireysel başvurularda 17 Eylül’de tüm emirlere kapatıldığı yönünde cevap verildiği belirtiliyor. Bunun hukuki dayanağı nedir?
Üstelik ertesi gün tasfiye listesine #THF eklendi.
Hukuken, 17 Eylül 13:30 öncesinde verilen emirlerin geçerli sayılması ve bu emirleri veren yatırımcıların tasfiyeye dahil edilmemesi gerekiyor.
Yatırımcıların mağduriyetini giderecek açık ve net bir açıklama bekliyoruz.
RT atarak sesimizi duyurabilir, bu çağrının daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
#FonMağdurları #TLY #TMV #THF #DOH #TERA #SPK
İnsanların parası yalnızca bir yatırım hesabındaki rakam değildir.
Bu para birinin evi, birinin borcu, bir gencin düğünü, bir ailenin çocuğu için kurduğu gelecek planıdır.
Her geçen gün aile içindeki baskıyı ve finansal sisteme duyulan güvensizliği büyütmektedir.
#fonmağdurları #tly #thf #doh #dfi
FON VURGUNUNA KARŞI KAPSAMLI ÇÖZÜM ÖNERİMİZ
Türkiye’de yatırım fonlarında yaşanan kriz nedeniyle yüz binlerce yatırımcı parasını geri almayı beklerken, tasfiye sürecinde izlenecek yöntem büyük önem taşıyor. Batık fonlarda bulunan varlıkların Ziraat Bankası ve İş Bankası tarafından satılarak nakde çevrilmesi ve elde edilen kaynağın yatırımcılara payları oranında dağıtılması, tek başına yeterli bir çözüm değildir. Çünkü bu yöntem, mevcut varlıkların tasfiyesine odaklanırken ortaya çıkan zararın hangi işlemler sonucunda oluştuğu, paranın nereye aktarıldığı ve hukuki sorumluluğu bulunan tarafların kimler olduğu sorularını kapsamlı biçimde ele almayabilir.
Devletin görevi, bu krizin yarattığı mağduriyetleri gidermek, yatırımcıların haklarını korumak ve gerekli tüm hukuki, idari ve mali mekanizmaları işletmektir. Ancak bu sorumluluk, yalnızca fonlarda kalan varlıkların satılması ve elde edilen kaynağın dağıtılmasıyla sınırlı tutulamaz. Devlet, yatırımcıların zararlarının giderilmesi için bütün imkânlarını seferber ederken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını da sağlamalıdır.
ABD’de Bernie Madoff tasfiyesinde uygulanan clawback mekanizması, Türkiye açısından değerlendirilmesi gereken önemli bir örnektir. Madoff tasfiyesinde, belirli hukuki koşullarda yatırımcıların geçmişte aldıkları ödemeler incelenmiş, yatırılan tutarı aşan ödemelerin geri alınması için hukuki süreçler işletilmiş ve geçmiş para transferleri tasfiye kapsamında değerlendirilmiştir.
Bu yaklaşım, tasfiye sürecinin yalnızca mevcut varlıkları satıp dağıtmakla sınırlı kalmaması gerektiğini göstermektedir. Türkiye’de de yatırım fonlarında yaşanan sorunlar bakımından, hukuki çerçevesi açıkça belirlenmiş bir geri alma ve tahsilat mekanizmasının oluşturulması değerlendirilmelidir.
Burada amaç, yatırımcıların tamamını sorumlu tutmak veya hukuki dayanağı olmadan geçmiş ödemeleri geri almak değildir. Amaç; zararın oluşumunda rol oynayan hukuka aykırı işlemleri tespit etmek, sorumluluğu bulunan taraflara ulaşmak ve mağdur yatırımcıların zararlarının karşılanmasına katkı sağlayacak ilave kaynakları ortaya çıkarmaktır.
FONLARIN GEÇMİŞ İŞLEMLERİ GERİYE DÖNÜK İNCELENMELİDİR
Tasfiye sürecinde öncelikle fonların yalnızca mevcut varlıkları değil, geçmiş dönem finansal hareketleri de incelenmelidir. Fonlara giren ve çıkan paralar, yatırımcı ödemeleri, ilişkili taraf işlemleri, varlık transferleri ve varsa olağan dışı finansal hareketler bağımsız uzmanlar tarafından araştırılmalıdır.
Bu inceleme sonucunda hukuka aykırı işlem veya transfer tespit edilmesi halinde, ilgili mevzuat çerçevesinde geri alma ve tahsilat yolları değerlendirilmelidir. Böylece tasfiye, yalnızca fonun elinde kalan varlıkların satışıyla sınırlı bir işlem olmaktan çıkarılmalı; zararın oluşumuna ilişkin kapsamlı bir araştırma ve hukuki takip süreciyle birlikte yürütülmelidir.
Çünkü yatırımcıya, “Fonun elinde ne kaldıysa onu alacaksın” denilmesi, zararın oluşumuna ilişkin bütün soruların cevaplandığı anlamına gelmez.
Devlet, mağdur yatırımcıların zararlarının giderilmesi için gerekli mekanizmaları işletmeli; bununla birlikte hukuki sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını sağlayarak tasfiye kaynaklarının artırılması için gereken adımları atmalıdır.
DEVLETİN SORUMLULUĞU, YATIRIMCININ HAKKINI KORUMAKTIR
Devletin sermaye piyasalarındaki denetim ve gözetim sorumluluğu, bu süreçte özellikle önem taşımaktadır. SPK, yatırımcı haklarının korunması, tasfiye işlemlerinin şeffaf biçimde yürütülmesi ve hukuka aykırı işlemlerin araştırılması konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir.
Devlet, yatırımcıların mağduriyetlerini gidermek için gerekli tüm hukuki, idari ve mali araçları kullanmalıdır. Ancak aynı zamanda zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan kişi ve kuruluşlara ulaşılmasını, hukuka aykırı transferlerin tespit edilmesini ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır.
Bu yaklaşım, devletin sorumluluğunu azaltmak değil, tam tersine yatırımcı haklarını koruma görevini daha kapsamlı biçimde yerine getirmesini sağlamaktır. Çünkü kamu otoritesinin görevi yalnızca tasfiye işlemlerini yürütmek değil, mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli hukuki ve kurumsal kapasiteyi ortaya koymaktır.
Bu nedenle tasfiye sürecinde aşağıdaki adımların değerlendirilmesi gerekmektedir:
- Fonların geçmiş dönem işlemlerinin bağımsız biçimde incelenmesi.
- Para transferleri ve ilişkili taraf işlemlerinin araştırılması.
- Hukuka aykırı işlemlerden kaynaklanan zararların tespit edilmesi.
- Hukuken mümkün olan durumlarda geri alma ve tahsilat davalarının açılması.
- Yatırımcı zararlarının şeffaf ve denetlenebilir yöntemlerle hesaplanması.
- Tasfiye sürecinin düzenli olarak kamuoyuna açıklanması.
- Mağdur yatırımcıların haklarını koruyacak ek hukuki ve mali mekanizmaların oluşturulması.
Böyle bir sistem, mevcut fon varlıklarının tasfiyesinin yerine geçmek zorunda değildir. Aksine, varlık satışlarıyla eş zamanlı yürütülecek ilave bir inceleme ve tahsilat mekanizması olarak tasarlanabilir.
YATIRIMCININ HAKKI, FONDA KALAN VARLIKLARLA SINIRLANDIRILMAMALIDIR
Buradaki temel mesele, yatırımcının hukuken hak ettiği tutarın nasıl belirleneceği ve bu tutarın karşılanması için hangi kaynakların kullanılabileceğidir. Mevcut varlıkların satılması, tasfiye sürecinin bir parçası olabilir. Ancak geçmiş işlemlerden kaynaklanan hukuki taleplerin araştırılmaması veya değerlendirilmemesi, yatırımcıların zararlarının telafisi açısından eksik bir yaklaşım oluşturabilir.
Madoff tasfiyesinden çıkarılabilecek ders, finansal dolandırıcılık iddialarının ardından geçmiş para hareketlerinin de hukuki incelemeye konu edilebilmesidir. Türkiye’de de benzer bir yaklaşımın uygulanabilirliği, sermaye piyasası ve iflas mevzuatı çerçevesinde ayrıntılı biçimde değerlendirilmelidir.
Burada amaç, hukuki süreçleri işletmeden herhangi bir yatırımcıyı veya kurumu suçlamak değil; zararın oluşumuna ilişkin bütün bağlantıların ortaya çıkarılması ve hukuken mümkün olan tahsilat yollarının sonuna kadar kullanılmasıdır.
Devlet, mağdur yatırımcıların haklarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük, hem mağduriyetlerin giderilmesi için gerekli kaynakların ve mekanizmaların oluşturulmasını hem de hukuki sorumlulukların araştırılmasını kapsar.
SPK, YATIRIMCIYA SADECE TASFIYEYİ DEĞİL, HESAP VEREBİLİRLİĞİ DE SUNMALIDIR
Sermaye piyasalarında güven, yalnızca yatırımcılara ödeme yapılmasıyla yeniden tesis edilmez. Yatırımcılar, kayıplarının nasıl oluştuğunu, denetim süreçlerinin nasıl işlediğini ve sorumlulukların nasıl belirlendiğini de bilmek istemektedir.
Bu nedenle SPK, tasfiye sürecinde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendirmeli; yatırımcıların bilgi alma hakkını güvence altına almalı ve hukuki olarak mümkün olan bütün tahsilat yollarının değerlendirilmesini sağlamalıdır.
Fon vurgununun yarattığı mağduriyetin giderilmesi, devletin sorumluluğundadır. Ancak bu sorumluluk, yalnızca kamu kaynaklarıyla veya fonlarda kalan varlıklarla sınırlı bir çözüm arayışına indirgenmemelidir. Devlet, yatırımcının hakkını korurken, zararın oluşumunda sorumluluğu bulunan taraflara ulaşılmasını ve hukuken mümkün olan bütün tahsilat yollarının işletilmesini sağlamalıdır.
Bugün yapılması gereken, mevcut varlıkları satıp süreci kapatmak değil; kayıpların izini sürmek, sorumlulukları ortaya çıkarmak, hukuken mümkün olan geri alma mekanizmalarını değerlendirmek ve yatırımcıların haklarını koruyan şeffaf bir tasfiye düzeni kurmaktır.
Çünkü gerçek adalet, yalnızca elde kalan parayı dağıtmak değil; kaybolan paranın nereye gittiğini araştırmak, sorumluları ortaya çıkarmak ve devletin bütün imkânlarıyla mağdur yatırımcıların haklarını korumaktır.
TÜM SİYASİ PARTİLERE ÇAĞRIMDIR 🚨:
131 fonun tasfiyesiyle yüz binlerce vatandaş parasına erişemiyor.
İktidar–muhalefet ayrımı yapmadan bütün siyasi partileri ve milletvekillerini, vatandaşın alın teri olan parası için barışçıl ve hukuka uygun şekilde SPK önünde sorumluluk almaya çağırıyorum.
Bunu vatandaş olarak kendi imkânlarımla organize etmeye kalkarsam kalabalığın içine sızabilecek marjinal veya provokatif grupları kontrol etmem mümkün değil; izin ve güvenlik konusunda da ciddi sorunlar yaşanabilir. Bu nedenle güvenli ve hukuka uygun demokratik zeminin oluşturulmasında siyasi partilerin ve yetkili kurumların sorumluluk alması gerektiğini düşünüyorum.
Vatandaşın hakkı için bu meselenin takipçisi olun. VEBALİ SİZİN BOYNUNUZADIR! Somut çözüm açıklanana kadar geri çekilmeyin.
Bu bir parti meselesi değil. Alın teri, hukuk ve vatandaşın devlete duyduğu güven meselesidir.
#tera #fonmağdurları #tly #dfi #thf #tp2 #doh
@Akparti@yenipartiyiz@herkesicinCHP@MHP_Bilgi@DEMGenelMerkezi@iyiparti@zaferpartisi@devapartisi@SaadetPartisi@rprefahpartisi@anahtarparti@bbpgenelmerkez@tipgenelmerkez@anavatan1983@HurDavaPartisi@Vatan_Partisi
Aşağıya vekilleri etiketlerseniz sesimiz hızlı duyulur.
Herkesi dolandırabileceğini sanan bazı mahluklar, yanlış ekibe çattınız!
Karşınızda cahil cühela bir kitle yok.
İşin hukukunu bilen, mevzuatı okuyan, KAP bildirimlerini telefonunda saklayan, saat saat kayıt tutan, ekran görüntüsünü alan, yazışmasını arşivleyen ve hakkını sonuna kadar arayan nitelikli, kolektif bir yatırımcı kitlesi var.
Siz ve ağa babalarınız bu sefer yanlış ata oynadınız!
Kimsenin alın teriyle kazandığı para sahipsiz değil.
Emirler nerede kaldı?
Sistem hangi saatte kapandı?
Kim hangi talimatı verdi?
Hangi kayıt ne zaman oluşturuldu?
Bunların hepsinin cevabını isteyeceğiz.
Log kayıtlarını isteyeceğiz. KAP’ları önünüze koyacağız. Kurumlara başvuracağız. Gerektiğinde hukuki yolları kullanacağız.
Kimseye peşinen suç isnat etmiyoruz; ama tek bir sorunun da üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz.
Bugün birbirini hiç tanımayan yüzlerce insan aynı belgeleri inceliyor, aynı kronolojiyi çıkarıyor, birbirinin hakkını takip ediyor.
Bir kişinin gözünden kaçanı diğeri yakalıyor.
Unutacağımızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.
Bu dosya kapanana, kayıtlar ortaya çıkana ve sorumluluk kimdeyse hukuken belirlenene kadar sormaya devam edeceğiz.
Biz kimseden ayrıcalık istemiyoruz.
Gerçeği istiyoruz.
Şeffaflık istiyoruz.
Hesap verilebilirlik istiyoruz.
Yatırımcının hakkının korunmasını istiyoruz.
Çünkü artık yalnız değiliz.
Birbirimizin şahidiyiz, birbirimizin arşiviyiz.
Bu dosya soğumayacak.
LOG KAYITLARI ORTAYA KONULSUN!
#TeraFonMağdurları
Emir TEFAS’a ulaştıysa kim reddetti? Ulaşmadıysa neden iletilmedi?
Yatırımcıdan kaynaklanmayan bir nedenle işlem gerçekleşmediyse, oluşan zararın sorumluluğu da belirlenmeli.
#TeraFonMağdurları#FonMağdurları
40 Milletvekili meclise dilekçe verdi. Değerli takipçilerim ve tüm Tera mağdurlarını TBMM’ye dilekçe vermeye talep ediyorum.
Avukat arkadaşlar dilekçe örneğini hazırlıyorlar hazır olunca paylaşacağım buradan.
Tüm #tera mağdurları olarak birleşmeliyiz. Sesimizi daha çok duyurmalıyız.#tp2
Tera fonlarında 17.09.2026 saat 13.30 öncesi verdiğimiz satış emirleri iletilmedi veya iptal edildi kasıtlı olarak @spkgovtr tarafından hukuka aykırı bi şekilde engellendi sesimizi duyurun zararınada olsa çıkmak istedik izin vermediler @nowhaber#kimegüvenelim#TeraFonMağdurları
500 bini aşkın vatandaşımız birikimlerini rulet masasına koymadılar. Devletin lisans verdiği, yatırım yapabilirsiniz diye onay verdiği, SPK aracılığı ile denetimim altında dediği, kamu aydınlatma platformu (KAP) ile şeffaflık vadettiği yatırım şirketlerine devletlerine güvendikleri için koydular.
Devlete düşen görev vatandaşın birikimini dolandıranların mal varlıklarına el koymak, daha önce dünyadaki örneklerde de görüldüğü gibi davranmak ve vatandaşın mağduriyetini çözmektir.
#FonMadurları
#FonMağduru
@zaferpartisi
- Fon krizinde cenaze kaldırma zamanı.
- Toplantıda telefonuna bakamayan yatırımcı nasıl sona kaldı?
- Fiyatlar 6 kat artarken fonunu 524'e katlayan kim?
- Beyaz saçlıların tasfiye için önerisi
- Net yatırım metodu uygulanabilir mi?
- Alıcı bulmak için 37 işgünü beklemek zorunda olan hisseler.
Medium'da kendi blogumda yazdım;
"Kırmızı Pazartesi"
https://t.co/Wj7r5esPx2
Özata denizcilik patronu sahi niye dışarıda? 9 milyar TL lik usulsüz işlemi var son 3 günde. Nedir ayrıcalığı? Bu paraların önemli kısmı virman yolu ile kendisine verildiği belliyken neden gözaltına alınıp tedbir konulmuyor?
#TeraFonMağdurları#ozatd#thf#tera#tp2#tly
🔴 TERA DOSYASINI BIRAKMIYORUZ
SPK ✔️
İş Bankası ✔️
Tera açıklamaları ✔️
MKK ✔️
Aracı kurumlar ✔️
İlk ödeme hareketleri ✔️
Hepsini tek tek takip ediyorum.
Yeni gelişme oldukça burada paylaşacağım. Takipte kalın.
#TP2#TLY#THF#DOH#TeraPortföy#SPK
An itibarıyla TAM 40 MİLLETVEKİLİ imza atmış bulunmakta, bu işin zor kısmı bitti geriye bir şey kalmadı, herkes dilekçe yazsın TBMM’ye iletsin ne kadar çoğuz o kadar güçlüyüz.
#terafonmagdurları#tly#tmv#dfi#thf#spk
Bu bir Çiftlikbank davası değil. Vatandaş fonları SPK, bankaları BDDK, güvenli ödeme sistemini Takasbank denetliyor diye parasını emanet etti. Bu kurumlar tam da bunun için var. Devlet kurumları güven vermeyecekse vatandaş kime güvenecek?
@spkgovtr@Takasbank@HMBakanligi#Tmv