@munzevi_xmr@berkesen Çok güzel soru ya da tespit diyeyim:) asıl hedef hep gizleniyor bu kısır döngülerde. Hep bir İktidar olacağız söylemi. Sorun çok daha yapısal.
Parası olan için doğru söylüyor, siz normal halk anlamazsınız.. Bu verilerin hepsinin gelir dağılımı eşitsizliğinin örtüsü olduğunu hepimizden daha iyi biliyor. Tarlabaşı Mis Sokak.
😴Mehmet Şimşek ile masal saati:
♦️"Satın alma gücü bakımından dünyanın en büyük 11. ekonomisiyiz. "
♦️"Kişi başına neredeyse 50 bin dolarlık bir alım gücünden bahsediyoruz."
♦️"Dünyada böyle bir ülke bulmak kolay değil."
Rakamlarından bunu anlayabiliyorsunuz. Neyse gelelim harcamaya. Evet sgk cari transfer kamu personeli harcaması da kabataslak 10 trilyon civarı. Yani halk bu rejimi komple finansa ediyor, üstüne eytliler de kazık oldu maalesef. Yani herhangi bir yatırım olmadan vergiler
Buralarw gidiypr, daha da kırılım yaparsanız kamu gözünüze batacaktır. Yani eğer emekliye maaşları sizin alım gücünüzün dibine vurduysa ki öle pasta paylaşımı en adaletsiz noktada demektir ki buraya bile isteye gelinildi. Sonuç olarak biz bu rejimi ve sermayeyi halk olarak ++
Bu tek hücreli için ağzımı bozmayacağım ama ekonomik olarak TR durumunu şöyle söylenmeli ki sermaye sınıf savaşında olduğumuz açık açık belli olsun. TR yaklaşık geçen sene 11 trilyon vergi topladı ve bu pratikte tamamı halktan toplanan vergi sadece 1 trilyon kurumlar vergisi +*
Tom Barrack'ın Ortadoğu için "müşfik monarşi" (benevolent monarchy) modelini önermesi, Kılıçdaroğlu'nun danışmanlarından birinin mutlak butlan tartışmasını "ulusal güvenlik" gerekçesiyle savunması ve Rahmi Koç'un "Türkiye'nin kaygan zeminde iş yapma kabiliyeti var. Önümüzdeki yıllarda tüm gücümüzü kullanmamız lazım" sözleriyle yeni küresel düzene ve Türkiye'nin bu düzende üstleneceği role işaret etmesi, birbirinden bağımsız gelişmeler değil.
Türkiye kapitalizmi, dünya sistemi içinde jeo-ekonomik ve askeri bir güç olarak yeniden örgütlenirken, buna uygun bir devlet formunun inşası da gündeme geliyor. Devletin idari ve hukuksal yapısındaki dönüşüm, yalnızca mevcut ihtiyaçların değil, Erdoğan döneminde şekillenen çok katmanlı çıkar ilişkilerinin post-Erdoğan döneminde de sürekliliğinin sağlanması açısından önem taşıyor.
Bu nedenle iç politikanın, iktidar çevrelerinin ifadesiyle "iç cephenin", konsolidasyonunda sıradaki temel uğrak yeni anayasa tartışması olacak. Çünkü 2017 anayasa referandumuyla parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçilmiş olsa da, rejimin hukuksal kuruluşu tamamlanmış değil.
Nitekim mevcut anayasa, 2017 referandumuna kadar 19 kez, referandumla birlikte ise 20 kez değiştirildi. Ancak bugün tartışılan mesele yeni bir “değişiklik” değil; doğrudan doğruya yeni bir anayasal çerçevenin oluşturulması.
Türkiye egemen sınıflarının ihtiyacı da yalnızca bazı maddelerin revize edilmesi değil; uluslararasılaşmış Türk burjuvazisinin farklı kesimlerine hem iç hem de dış politikada daha geniş bir hareket alanı sağlayacak yeni bir anayasal düzenin kurulmasıdır. Bu hedef, sıklıkla "devlet aklı" kavramı üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılıyor.
Oysa “devlet aklı” (raison d’état) kavramı, devlet aygıtını tarihsel ve sınıfsal bağlamından kopararak onu soyut, değişmez ve mistik bir varlık gibi sunma eğilimi taşır. Bu nedenle analitik açıdan sorunlu bir kavramdır.
Bununla birlikte, bugün gerek Barrack'ın önerilerinde gerekse Kılıçdaroğlu çevresinden gelen açıklamalarda öne çıkan "devlet aklı" vurgusu, gerçekte devletin ve sermayenin uluslararasılaşması sürecinin ideolojik ifadesidir. Türkiye'nin Kuzey Suriye, Kuzey ve Doğu Afrika, Kıbrıs ve daha geniş MENA coğrafyasındaki askeri, diplomatik ve sivil faaliyetleri ile; savunma sanayii, enerji, madencilik, ulaştırma ve sağlık gibi sektörlerde faaliyet gösteren Türk sermayesinin küresel ölçekte genişleme eğilimi, bu sürecin somut görünümleridir.
Bu çerçevede yeni anayasa tartışmaları, mutlak butlan gündemi ve Türkiye kapitalizminin yeniden yapılanması birbirinden kopuk başlıklar değil. Poulantzas'ın "devletin ikizleşmesi" dediği aşamadayız. Bunların tümü, Türkiye'de tarihsel bloğun yeniden inşasına yönelik daha geniş bir dönüşüm sürecinin parçaları.
Serinin ikinci yazısı: https://t.co/0kFRLCPjS0
Başkasının eliyle Amerikancı olabilir herhalde tersten okuması :) Atlantik sisteminin bu ülkede hangi partileri elinde tuttuğu belli. Göreceğiz Temmuz ayında bakalım.
Doğu Perinçek: (CHP butlan kararı)
"Bu kararda Türk devlet aklı var. Atlantik sistemi benim anamuhalefet partimi ele geçiremez.
Türkiye savaşa hazırlanıyor, savaşa hazırlanan bir ülkede anamuhalefet partisi İmamoğlu ve Özel eliyle Amerikancı olamaz."
Rahmi Koçun bugünkü açıklamaları ve Cansu Çamlıbel röportajı. Gözümüzün ortasında yazdığımız şeyde farklılık yok. Dünya düzeni de bölgesel güçlülerin olduğu sisteme doğru gidiyor, o tweetimi de bulursam atarım buraya. Sonra bu neoliberalcilere niye düşman oluyorsun, sebebi belli.
Milyonlarca magazinsel saçmalıklar dönüyor ama bu karar sermayenin devleti ele geçirip, devletin kuruluş ideolojisini çöpe atıp, emperyal devlet olma durumudur. Bu sermaye o kadar orospu cocugu ki bu 7 yılda göz göre sömürülen halka zerre acımamıstır, çünkü paravan olarak ++
Kimse size sormadı bile bunları yaparken, ne silikon vadisi ne Ndvia ne Çin ne Taiwan. Yarın öbür gün CRISPR ile gen mühendisliği farklı noktaya gelecek ve yıllardır komplocu dediğimiz adamların transhümanizm fikirleri doğrulanır noktada
AI ve AI agentlarla alakalı bir iki bir şey karalamak istiyorum, çünkü algoritmada karşıma çıkan hype edici videolar tipler artık sinirimi bozuyor. Opus 4.8 çıkıyor hemen denedim promt girdim işte reasoning yapamadı veya atıyorum kendi kursunu satacak işte agent kurmazsan işiniz
İşin diğer tarafı beynini yapay zekaya teslim etmiş olan insan toplulukları. Bütün bilişsel kapasitelerini hadım ediyorlar, haberleri yok. Bu sistemler iyice hayat girdiğinde bu bilişssel yeteneği kaybeden insanlar da otomatik olarak seleksiyona uğrayacak, güya yararlı.
Daha veri tararına girip, arz üzerinden yapılan manipülasyonlara girmedim ama günün sonunda yeni bie kültür evrimi yaratılıyor ve insan bu evrimde budanan tarafta. Bu sistem geçişi de dedğim gibi insan üzerinden üzerinde yaşadığımız dünya enerji sistemine aktarılıyor ve ++
Çipi üretirken ASML makinası ayrı. İşin sosyolojik tarafında; agentlar artık alt kademe beyaz yakaların yerinş alabilir durumda olacak, çünkü artık karar alan durumunda bu agentlar. Dolayısı ile en basit mimari projede CAD kullanan junior levela ihtiyaç uok, sadece check eden