Ahead of the NATO Summit in Ankara on July 7-8, experts gathered in Washington to discuss Türkiye-US relations at the heart of the Alliance.
Couldn’t join us? Watch the full panel discussion with @cagrierhan, James Jeffrey, @RichOutzen, Roger Kangas and @KadirUstun on YouTube 👇
🔗 https://t.co/2bTgbNWZ98
Israel Cuts Food Aid to 166,000 Palestinians by Banning UN Partnership with Turkish Relief Group
Israel has ordered the UN World Food Program to suspend all cooperation with Turkish aid organization IHH Humanitarian Relief Foundation in Gaza, immediately halting 111,000 daily meals and nutrition support for 55,000 pregnant women and children facing malnutrition.
Israel purports that the IHH has ties to Hamas, accusations the Turkish organization denies. The WFP warns that Israel's suspension leaves over 166,000 vulnerable Palestinians without life-saving assistance, as humanitarian conditions in Gaza remain catastrophic despite a ceasefire.
Source: Daily Sabah
Israel continues occupation and massacres from Gaza to Lebanon despite truces: President Erdogan
In his Eid al Adha message, President Recep Tayyip Erdogan said Israel continues “occupation, destruction, massacres, and illegal settlement activities” across Gaza, the occupied West Bank, East Jerusalem, and Lebanon despite ongoing ceasefires.
Erdogan warned that the regional instability triggered by the Israel-Iran war is increasingly affecting energy, trade, transportation, agriculture, security, and the global economy. He emphasized that Türkiye continues to position itself as a source of regional stability while expanding its diplomatic and mediation efforts.
The Turkish president also highlighted the country’s growing defense sector, noting that defense and aerospace exports have surpassed $10 billion, describing it as a major strategic success for Türkiye.
Source: TRT World
Trump kasım seçimleri öncesinde safları sıklaştırıyor
Kasım ayında yapılacak Kongre seçimlerinde Trump’ın çok aşağılarda seyreden popülaritesinin Cumhuriyetçilerin başına bela olması şaşırtıcı olmayacak. İran savaşının ekonomik etkisinden şikayetçi olan seçmen, ara seçimlerde faturayı Cumhuriyetçilere kesebilir. Bu faturanın ağırlığına göre, Kongre’nin hem üst kanadı Senato’nun hem de alt kanadı Temsilciler Meclisi’nin Demokratlara geçmesi ihtimal dahilinde. Demokratların yalnızca Temsilciler Meclisi’ni ele geçirmesi durumunda bile, Trump’ın topal ördek yılları kolay olmayacak. Demokratlar görevden alma süreci de dahil olmak üzere Trump’ın icraatlarını durdurma veya tersine çevirmeye yönelik yoğun bir çaba içine girecek. Ekonomiyle birlikte İsrail’e destek ve İran’la savaş konularının kutuplaşmayı körüklediği bir dönemde, Trump’ın parti içindeki ön seçim sürecinde daha da Trumpçı ve İsrailci adaylara yatırım yaparak ‘safları sıklaştırmaya’ çalıştığı görülüyor.
PARTİ İÇİ MUHALEFET AFFEDİLMİYOR
Louisiana eyaletindeki ön seçimde, Cumhuriyetçi senatör Bill Cassidy Trump’ın desteklediği adaylar karşısında yarışın dışında kaldı. Parti’de daha önce Trump’a muhalefet eden senatörler, Trumpçı adaylara karşı ön seçime girmekten kaçınmışlardı ancak Cassidy ‘savaşmadan çekilmeyeceğini’ ilan etmişti. Trump ilk kez Cumhuriyetçi bir senatör adayına karşı kendine sadık adayları destekleyerek sandıkta kazandığı bu başarıyla partinin tam bir Trump partisi haline geldiğini bir kez daha gösterdi. Cassidy’nin affedilmeyen suçu, Trump’a karşı görevden alma sürecinde Demokratlarla birlikte hareket etmesi ve sonrasında da Trump’a muhalefetini sürdürmesi olmuştu. İkinci başkanlık döneminde sadece kendine sadık isimleri kabinesine alan Trump, partinin senatör ve temsilci adaylarının da bu kritere uymak zorunda olduğu mesajını vermiş oldu.
Parti içinde en sert muhalefet yapan isimlerden biri olan Temsilci Thomas Massie de ön seçimde yarış dışına itildi. İsrail lobisini doğrudan karşısına alan Massie, aleyhine harcanan 16 milyon dolara rağmen orta yaş ve genç Cumhuriyetçi seçmenin desteğini almayı başardı ancak 65 yaş üstü seçmeni ikna edemedi. İsrail lobisinin Amerikan siyasetinde ne kadar toksik bir mesele haline geldiğini gösteren bu yarışta harcanan toplam 33 milyon dolar bugüne kadar bir Temsilciler Meclisi yarışında harcanan en fazla para olarak tarihe geçti. Epstein dosyası, İsrail’e yardım ve İran savaşı konusunda sert muhalefetiyle sesini duyuran Massie, İsrail lobisi tarafından anti-Semitik olarak kodlanmaya çalışıldı. Massie, seçim sonunda ‘rakibini tebrik etmek için aradığını ancak kendisine Tel Aviv’de ulaşmanın zaman aldığını’ söyleyerek duruşundan vazgeçmediğini gösterdi.
TRUMPÇI VE İSRAİLCİ ÇİZGİ KALINLAŞIYOR
Trump’a muhalif Cassidy ve Massie gibi isimlerin İsrail lobisinin de desteğiyle saf dışı bırakılması, Cumhuriyetçi adaylara net bir mesaj veriyor: Trump’a ve İsrail’e karşı çıkanın partide yeri yok. İsrail’in bu kadar tartışmalı hale geldiği ve Trump’ın popülaritesinin dibe vurduğu bir dönemde partinin Trumpçı ve İsrailci siyasetinde ısrar mesajı, Kasım seçimleri öncesinde kritik bir risk yaratıyor. Ekonomiden şikayetçi bağımsız seçmeni ürkütecek aşırı Trumpçı isimlerle savaşa muhalif genç seçmeni yabancılaştıracak İsrail yanlısı adaylar, Kasım seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti’nin Kongre’de çoğunluğu kaybetmesine neden olabilir. Demokratların çoğunluğu ele geçirmesi de Trump’ın bugüne kadar yaptıklarının geri çevrilmeye çalışılması ve görevden alma sürecinin başlatılması anlamına geliyor.
Trump’ın bir sonraki hedefi önümüzdeki hafta yapılacak ön seçimlerde Texas senatörü John Cornyn’in yenilmesi olacak. Trump’a sert muhalefet etmese de ‘yeterince sadık’ görülmeyen Cornyn’in seçimi kaybetmesi, Kasım’da bu senatör koltuğunun Cumhuriyetçiler adına riskli hale gelmesine yol açabilir. Cornyn’e karşı daha ‘koyu Trumpçı’ bir aday olan Ken Paxton’ı sürpriz biçimde destekleme kararı alan Trump, Texas’ta Demokratların umudunu artırma riskini göze almış görünüyor. Ön seçimlerde seçilecek aşırı MAGA’cı adayların bağımsız seçmen tarafından fazla radikal ve ideolojik bulunması Cumhuriyetçilerin aleyhine işleyebilir. Alabama gibi Cumhuriyetçilerin kazanmasının garanti görüldüğü eyaletlerde bu tür ideolojik isimler sorun olmayacaktır ancak seçmeni ağırlıklı olarak muhafazakâr olmasına rağmen iki senatörü de Demokrat olan Georgia gibi salıncak eyaletlerde dezavantaj teşkil edebilir.
DEMOKRATLAR FIRSATI DEĞERLENDİRECEK Mİ?
Cumhuriyetçilerin Trumpçı ve İsrailci çizgide ısrarına rağmen, Demokrat cephede bu denklemi fırsata çevirebilecek ortak bir siyaset kurgulandığını söylemek pek mümkün görünmüyor. Demokratların sol ilerici kanadı İsrail lobisinden destek almayı adeta ihanet olarak mahkûm etmeyi başardı ancak partinin merkez kanadı Trump ve ekonomiye odaklanmayı tercih ederek İsrail’in problem haline getirilmesi fikrine mesafeli. Dahası, İsrail’in soykırımına destek veren Biden yönetimi yetkilileri bugünlerde kendilerini öne çıkarmaya çalışırken eski Başkan Obama gibi partinin ‘sağduyusunu’ temsil eden figürler bile İsrail’i eleştirme cesaretini gösteremiyor. Bernie Sanders gibi İsrail’e yardımı askıya almayı savunan senatörlerin sayısı tarihi seviyelere ulaşmış olsa da İsrail lobisini doğrudan karşısına almak isteyen siyasetçi çok değil. Bu durum Kasım seçimlerinde Trumpçı adaylar kaybetse de Demokrat cephedeki adayların duruşuna bağlı olarak İsrail lobisinin etkisini büyük oranda devam ettireceği bir tablo ortaya çıkarabilir.
Trump partisini dönüştürmeyi başardığını göstererek Kasım’a doğru ilerlerken Demokratlarda sol kanatla merkez arasında nasıl bir uyum yakalanacağı netleşmiş değil. Kasım seçimlerinde sol kanatla merkez arasındaki aday tercihleri ve bunların performansları, 2028 başkanlık seçimlerine doğru aday profillerini de etkileyecektir. Halihazırda Demokratların potansiyel başkan adayları listesinde merkeze yakın adaylar çoğunlukta ancak genç ve sol ilerici kanadın desteği olmadan seçim zaferi kazanamayacakları Kamala Harris’in seçim yenilgisinin öne çıkan derslerinden biri olmuştu. Kasım seçimlerinden çıkacak tablo, Amerikan seçmeninin Trumpçı ve İsrail’e yakın adaylarına karşı tavrı kadar Demokratların ne kadar sola gitmesine müsamaha göstereceğini öğrenmemiz açısından da öğretici olacak. Trump’ın Trumpçılıkta ısrar edeceği seçimlerde, Demokratlar Trump’ın safları sıklaştırmasının ürküttüğü bağımsız seçmenin desteğiyle birlikte savaş karşıtı, genç ve ilerici seçmenin de oyunu alacak bir formül üretmek zorunda.
https://t.co/65o2ACynL1
Our Research Director Kılıç Buğra Kanat (@KilicKanat) and Ambassador Çağrı Erhan (@cagrierhan), Deputy Chair of the Presidential Security and Foreign Policy Council, delivered a lecture of opportunity at @NATO_DefCollege on “NATO and Türkiye in the Evolving Security Environment,” with the support of the Turkish Directorate of Communications (@Communications).
Discussions with NDC Commandant LGEN Malt Nielsen and Dean Suzanne Nielsen highlighted continued cooperation with Türkiye in preparing future NATO leaders.
On May 20 in Rome, the Istituto Affari Internazionali and the Turkish Communication Directorate hosted a panel titled "Towards the Ankara NATO Summit & The Southern Flank."
Moderated by Maria Luisa Fantappié and Alessandro Marrone of IAI, the discussion featured Akif Çağatay Kılıç, Çağrı Erhan, and our Research Director Kılıç Buğra Kanat @KilicKanat.
@IAIonline@Communications