“Bay Kemal”, “Bay bay Kemal”
✍️13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
https://t.co/aOcdj6WqeB
Şükrü Erbaş yazdı
Kemal Kılıçdaroğlu'nun okuduğu bilinen BirGün gazetesinde yayımlanan açık mektuplara şair Şükrü Erbaş da katıldı.
"Kaymakla dibi bulmak arasında uzun mesafe yoktur. Siz dibi buldunuz ama yine de kulağınızda olsun istedim.
Size birileri 3000 yıl sonra Truva Atı görevi verdi. Bu hile 3000 yıl önce zekiceydi ama bugün Truva Atı'nın içinde yalnızca siz varsınız ve bu çok zavallı bir hile.
Kaldı ki siz bu zeki hileye bile itibar etmeden akıl almaz bir kaba şiddetle 'evinize' girmeye çalıştınız! Ne büyük utanç!
13 yıl boyunca arkanızda 100 yıllık bir büyük yapı varken yapamadığınız ne var da şimdi yanınızda üç muhteristen başka kimse yokken yapacaksınız?
Benim ve çocuklarımın geleceğini siz nasıl hırslarınız için, bir başka kötülük ��rgütlenmesine peşkeş çekmeye cüret edebiliyorsunuz?
Toplum ve partinizin tabanı sizi istemedi. Hepsi bu. Bunda anlaşılmayacak ne var?
İçinde büyüdüğünüz o olağanüstü kültürün dünyaya öğrettiği en yüce erdem utanma duygusu iken siz nasıl böyle düşkün birisi oldunuz?
Bir başka basit soru, ölümü hiç düşünüyor musunuz?
Siz, yaşınız gereği '68 kuşağı'ndan sayılırsınız. Zerre kadar fikretseydiniz, bugün yaptığınızın Deniz-Yusuf-Hüseyin'i bir daha asmak olduğunu görürdünüz. Bu nasıl bir kör bilinç!
Bir başka tuhaflık da siyasi hayatınız boyunca sizi aşağılayan herkes şimdi alkışlıyor. Nasıl olur da bunu size verilmiş bir değer sanırsınız?
İnebileceğiniz çukurları düşündükçe bu kayıtsızlık ürküntü veriyor.
Sizinle hiçbir sorunum, ilişkim yok, olamaz.
Sorun, ülkenin temel demokrasi-özgürlük-adalet ve insan hakları sütunlarına baltayla saldıranlarla sizin de saldırmaya başlamanızdır.
Siz 'koçbaşı' olmaya talip oldunuz ama bu çok acıklı bir seçim.
Hem gücünüz yok, hem yıkacağınız sur çok sağlam, hem de o surun içinde oturarak bu yapılamaz.
Koçbaşıyla dışarıdan içeriye saldırılır değil mi?
Sizin durumunuz için siyasi ölü kavramı kullanılır bilirsiniz.
Ölümünüz hayırlı olsun!"
(BirGün)
Siz bakmayın Özgür Özel şunu yanlış yaptı bunu yanlış yaptı diye yumuşak sedirinde kıçından ahkam kesenlere. Özgür Özel tek başına müthiş bir demokrasi mücadelesi veriyor. Genel merkezden çıkması bile partiyi korumak için yaptığı bir hamle parti binasına polis yollayan utanmazlara karşı bir CHP lilik gösterisi.
Sevda Süzer’nden Allan Kaprow’un elli yıla yayılan yazınsal serüvenini bir araya getiren “Sanat ile Hayat” adlı e-kitap üzerine bir inceleme yazısı Varlık’ın Mayıs 2026 sayısında.
“Kaprow’un serüveni bize onun için asıl meselenin sanatın kendisi olmadığını, sanatın hayatla kurduğu ilişki olduğunu gösteriyor. Gençliğinde “en modern sanatçı” olma hırsıyla yola çıkan Kaprow, sanatı bir sanatçı, akademisyen ve sanat tarihçisi olarak bizzat deneyimlerken bu iddiayı terk etmiş; odağını bu deneyimleri sadece gözlemlemeye değil, onları anlamlandırmaya da kaydırmıştır. Kitabı hazırlayan Jeff Kelley’nin de özellikle vurguladığı gibi, Kaprow’un yolculuğundaki asıl rehberi her zaman John Dewey’in pragmatizmi olmuştur. Sanatın ayrıcalıklı bir nesne değil, bizzat bir deneyim süreci olduğu fikri, Kaprow’un manifesto üslubundan bir tür “yaşam bilgeliğine” evrilmesini sağlamıştır.”
*
Varlık dergisi abonelerine yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, ayrıca 1933’ten günümüze tüm dijital arşivimize erişim imkânı sunuyoruz.
Abonelik için: https://t.co/EI89CMN3kE
Varlık, kültür hayatımızı etkileyen hemen her konuda dosyalar hazırlayan, güncel toplumsal sorunlara tepki veren, tarihi boyunca yeni kuşaklarla iletişimini hiçbir zaman koparmayan, gençlerden güç alan bir dergi.
Varlık’ta sanat ekonomisinden dikkat ekonomisine, post-truth’tan prekaryaya, kartografik edebiyattan siberpunk’a, duygu politikasından 21. yüzyılda feminizme, post-Kemalizm’den post-hümanizme, eleştiriden estetiğe, metaverse’den yapay zekâya, kentsel dönüşümden kültürel iktidara, değişen okuma kültüründen Türkçenin çıkmazlarına oldukça geniş bir yelpazede çeşitli dosyalar yayımlıyoruz. “D��nyanın Sonu Yaklaşırken Sanatın Anlamını” da, “Sinemada, Belgeselde, Yeni Medyada Hikâyenin Değişen Yüzünü” de, “Yanlış Doğululaşma”yı da, “Solun Yersizyurtsuzlaşması”nı da biz tartışıyoruz.
Varlık, bir edebiyat - kültür sanat dergisinin nasıl çağının tanığı olabileceğini göstermekle kalmıyor, okurları ve yazarlarıyla birlikte “başka bir dünya mümkün” diyerek hayata müdahale etmenin yollarını da araştırıyor.
Varlık’ta sadece dosyalarımıza ağırlık vermiyoruz, edebiyat başta olmak üzere tüm sanat disiplinleri hakkında yazılar yayımlıyor, belgesel, kısa film, sinema, tiyatro, fotoğraf, bale, felsefe, sanat tarihi, minyatür, mimarlık, psikoloji, performans sanatı, klasik müzik, opera gibi alanlarda önemli çalışmalara imza atmış isimleri söyleşilerle sayfalarımızda ağırlıyoruz. Kimse bir sayımızı kaçırdı diye üzülmesin: Abonelerimize 1933’ten günümüze tüm dijital arşivimize erişim imkânı sunuyoruz. Dergimize abone olmak için https://t.co/EI89CMN3kE adresini ziyaret edebilirsiniz.
Varlıkhepimizin belleği. Varlık edebiyatın, sanatın dönüştürücü gücüne inananların dergisi.
*
Varlık’ın Mayıs 2026 sayısını edinmek veya dergimize abone olmak için: https://t.co/EI89CMN3kE
Varlık dergisinin Mayıs 2026 sayısı çıktı!
Bu ayki dosya konumuz, “Tiyatro, Öykü, Gezi Yazarı Haldun Taner”. Dosyamıza katkıda bulunan isimler ise Hülya Bulut, Hüsniye Gülsev Koç, Kabil Demirkıran.
Edebiyattan resme, felsefeden sanat tarihine, fotoğraftan sinemaya geniş bir alanda yazılar, söyleşiler yayımlayan Varlık bu ay da Edebiyat ve Bellek, Resim Sanatı, Yeni Şiirler / Öyküler Arasında köşeleri ve yeni kitapların tanıtıldığı Kitaplar Arasında bölümüyle okurlarıyla buluşuyor.
*
https://t.co/xV16fHM5BD
Abonelerimize yeni sayılarımızı kargoyla gönderiyor, ayrıca 1933’ten günümüze tüm dijital arşivimize erişim imkânı sunuyoruz.
🎙️ Sanatçı İnci Eviner T24’e konuştu:
💬 “Türkiye'de gerçek bir sanat piyasası olduğuna inanmıyorum”
💬 “Körfez ülkeleri sermaye aklayan bir piyasadır!”
🎬 Gülay Kazancıoğlu’nun söyleşisi T24’ün YouTube kanalında yayında👇🏻
https://t.co/qoOcsyMXfO
Çağrımız çok net;
KAMU KAMUYA EL KOYMAZ!
İstanbul’un ortak mirası olan Yerebatan Sarnıcı üzerinde, hiçbir şeffaflık ve hukuki süreç işletilmeden gerçekleştirilen mülkiyet devri kabul edilemez.
Kamu kaynaklarıyla restore edilen, milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan ve kendi kendini finanse eden bu değerli yapının masa başında el değiştirmesi, hem hukuk devleti ilkesine hem de kamu vicdanına aykırıdır.
İstanbulluların emeğiyle ayağa kaldırılan bu mirasın, yine İstanbullulara ait olduğu gerçeği değişmez. Bu hukuksuzluğun karşısında durulmalı, süreç derhal şeffaf ve adil bir zemine çekilmelidir.
İBB Kültür, İstanbul’un tiyatrolarıyla yeni bir iş birliği programını hayata geçiriyor. “Yerinde İzle: Tiyatrolara Destek Programı” kapsamında, sahnesi olan tiyatrolar oyunlarını sezonda bir kez, “kendi sahnelerinde” İBB Kültür katkısı ile sahneleyerek, İBB Kültür’ün etkinlik programında yer alacak. Böylece tiyatro topluluklarına sahne kirası desteği sunulurken, sanatseverler de oyunu ücretsiz izleme olanağı bulacak.
İBB Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı T. Volkan Aslan, “İstanbul’un tiyatroları İstanbul’un kültür ve sanat hayatının en dinamik, en örg��tlü yapısı ve bu yapının sağlıklı bir şekilde işlemesi, geleceğe daha umutlu bakabilmesi için yerel yönetimlerin üzerine düşen bazı görevler var. Kısa zamanda faaliyete geçen tiyatro projelerimizi sıraladığımızda; bağımsız tiyatroların provaları için kültür merkezlerinin ücretsiz olarak kullanması, İstanbul Tiyatro Haritası, tiyatroların görünürlüğünü artırmak için hazırlanan; İBB Kültür sosyal medya hesapları, YouTube kanalı ve şehir ekranlarında yayınlanan “Antrakt” programı, ilk kez ücret tarifesine bağımsız tiyatrolarla ilgili bir madde eklenerek, sembolik rakamlarla kültür merkezlerinin tüm teknik donanımı ile tahsisinin verilerek tiyatroların gişe açması, Şişli Habitat Sahne’nin açılarak bağımsız tiyatroların hizmetine sunulması, Artİstanbul Feshane’de Karagöz’den orta oyunu geleneğine uzanan seçkiyle, geleneksel tiyatronun farklı dallarına ev sahipliği; geleneksel tiyatronun ustaları ve temsilcileriyle ��stanbulluların buluşması, bağımsız tiyatrolardan yılda yaklaşık 550 çocuk ve yetişkin oyununun alınarak, kültür merkezlerinde ücretsiz olarak halkla buluşması ve son olarak da “Yerinde İzle” projesini 27 Mart itibariyle devreye sokuyoruz. Bu sayede tiyatrolar, nakliye gibi yüklerden arınıp, oyunlarını kendi yerlerinde sahneleme imkânı bulacak. Bununla birlikte, daha önce bu sahnelere gitmemiş olan tiyatroseverler, İBB Kültür’ün ücretsiz davetiyeleri ile bu sahnelerle tanışmış olacak.”
Oyun takvimi, İBB Kültür instagram hesaplarından ve https://t.co/lExNvCA9Eb adresinden takip edilebilir. Programda yer almak isteyen sahneler [email protected] mailinden İBB Kültür ile iletişime geçebilir.
Alıntılayacak, öne çıkaracak çok sayıda düşünce ve cümle barındıran bir yazı… Yalnızca kurumun, küratörün ve serginin paydaşlarının değil her okuyanın son yıllarda olup bitenler üzerine yeniden düşünerek kendi konumunu sorgulayabileceği bir metin.
📝 @NergisAbiyeva
Halının altına süpürülenlerin kaydı
Salt Beyoğlu’ndaki “90’lardan Beri Halı’dayız” sergisinin görmedikleri, ayıkladıkları ve dışarıda bıraktıkları
Nergis Abıyeva'nın yazısı bağlantıda! https://t.co/P55ce9cnAK