Kusursuz ve kusurlu sinemadan yola çıkarsak, kusursuz olanın sadece Allah (cc) olduğunu ve Esma-ül Hüsna'ların yansımasıyla kendimizi keşfederek Rabbimizi bulma yolculuğumuzu sinemaya da uyarlayabilirsek inş..🎬
Bilme, bulma, olma.. (sinemayla)🎥
@yenisafakwriter@MtoBilgi
M. Merter (nefs ülkesi'nde) el-an diyor ki:
depresyon: geçmişle ilgili acı.
evham: gelecekle, olmamış şeyle ilgili acı.
insan, zaman tuzağına düşmüş varlık.
kurtuluş: an kapısı.
(carpe diem)
Bu video o kadar önemli ki!
Neden ilgi görmedi anlayamadım.
İslâm’ın bu kadar sarih ve berrak bir şekilde anlatıldığı, İslâm’ın diğer dinlerden, kültürlerden, medeniyetlerden neden üstün olduğunun 5 temel maddede özlü bir şekilde özetlendiği bu video elden ele dolaşmalı aslında…
🔴 Taha Kılınç:
Çeteleşmiş saldırgan sokak köpekleri konusunda çok yazdım.
Hatta "Yine mi" dedirtecek kadar yazdım.
Ses çıkarırsak, bu kadar net ve halkın en az yüzde 80'inin çözülmesi noktasında müttefik olduğu böylesine bariz bir problemin halledileceğini umdum.
Ama sonra baktım ki mesele düşündüğümden derin.
Bir yanda "mama lobisi" olarak tanımlanan milyar dolarlık vurguncular, bir yanda "hayvan barınağı" inşası adı altında kamu malını israfta yarışanlar, bir yanda kendi korunaklı rezidanslarından sıradan vatandaşın yaşadığı gerçek acıları gör(e)meyenler, bir yanda tamamen saf duygularla karşımızdaki "biyolojik terör" faaliyetini fark etmeden hayvanseverlik yapanlar, bir yanda meselenin altını sözde islâmi delillerle doldurmaya çalışanlar…
Bu noktaya bir günde gelmedik elbette. İlk adımda, çarpık bir hayvanseverlik anlayışıyla, saldırgan
köpeklerin itlafı kanunla yasaklandı.
Ardından, doğası gereği yırtıcı olan bu hayvanlar, yine kanunla "can" olarak tanımlanıp koruma altına alındı.
Eş zamanlı olarak, İslâmî camianın birçok ünlü ismi "patili dost", "can dostlarımız", "Allah'ın dilsiz kulları" güzellemeleri yaparak kamuoyunu meseleye alıştırıp ısındırdı.
Dini açıdan mahzurlarını hiçe sayarak, kucaklarında köpeklerle pozlar verdi.
Tüm bunlar olurken yaylalardan meralara, çocuk parklarından okullara, hastanelerden restoranlara, her yer köpekle doldu.
Böylesine büyük bir problemin tek çözümü, doğasında yırtıcılık ve çeteleşme bulunan köpeklerin sokaklardan toplanarak kısa süre içinde topluca itlaf edilmesidir.
Aklın, mantığın, modern dünya standartlarının ve İslâm'ın, artık hangisini bağlayıcı görüyorsanız, öngördüğü çözüm budur.
İnsan eşref ve mükerrem bir varlıktır. İnsana zarar veren her canlı, zararsız hale getirilir.
Sivrisineğe nasıl acımıyorsak, köpeğe de acıyamayız. Köpek, kutsal ve dokunulmaz bir canlı türü değildir.
Peki, çözüm olabilecek mi? Uzun uzun yazdım, ama doğrusu zannetmiyorum.
Zira, problemi çözme iradesini elinde bulunduranların kafası karmakarışık ve meseleye maalesef insanın kıymeti zaviyesinden bakmıyorlar.
Hal böyle olunca, 21. yüzyılda çocuklarımızın köpekler tarafından parçalanmasını acı ac�� seyrediyoruz.
ABD'de bir genç, bir İsrail askerinin ülkenin en ünlü üniversitelerinden MIT’ye davet edilmesini protesto etti.
"İsrail, 70 binden fazla Filistinliyi öldürdü. 6 yaşındaki Hind Receb 335 kez vuruldu!" dedi.
İnsanlık ölmedi demek ki.
Ruhsuz adamlar genci dışarı çıkardılar hemen.
Arkadaşlar destek verin!
Hashtagler gündem olsun!
#GlobalSumudFilosunuKoruyun
İşgalci rejimi 31 Türk aktivistini uluslararası sularda rehin aldı!
Dünyanın tüm vicdanlı insanları ayağa kalkmalı!
Siyonistlere karşı tüm Müslümanları ve inancı ne olursa olsun tüm vicdanlı insanları soykırım maduru mazlum Filistin’in yanında, zalim işgalcinin karşısında yer almaya çağırıyorum.
#ProtectGlobalSumudFleet
#GlobalSumudFilosunuKoruyun
#CourageAgainstZionism
#siyonizmekarşıcesaret
@nocontextbd61 Dediğim gibi benimki de bir duyum ama bu sebep bana mantıklı geldi çünkü ilk defa böyle fragmanın yayınlanmama durumu oldu, kanalın da böyle bir iddaa varken durum kesinleşmeden yayınlamamak istemiş olabilir, ilerleyen günlerde durumun açığa kavuşacağına inanıyorum.
@nocontextbd61 Aldığım duyuma göre hakkında iddaalar çıkan oyuncu fragmanda olduğu için kanal fragmanın revize edilmesini istemiş ve bu yüzden fragman yayınlanmamış bu sabah da kanalla yapım arasında toplantı yapılmış oyuncunun geleceği ile ilgili, yarın bu konunun kesinleşeceğini duydum.
@nocontextbd61 Aldığım duyuma göre hakkında iddaalar çıkan oyuncu fragmanda olduğu için kanal fragmanın revize edilmesini istemiş ve bu yüzden fragman yayınlanmamış bu sabah da kanalla yapım arasında toplantı yapılmış oyuncunun geleceği ile ilgili, yarın bu konunun kesinleşeceğini duydum.
Şiîlik mevzusunda mesele nedir?
1. Mesele Şia’nın Kerbela söylemi ile de ilişkili olarak sürekli bir iç iktidar kavgası yürütmesi, küfrü Ebû Cehil, cihadı Bedir-Uhud üzerinden değil, Yezid ve Kerbela üzerinden okumasıdır. Bu, Şia’yı İslam dünyasına karşı sürekli bir duruş içinde tutmaktadır.
Şia, Nûreddin Mahmud Zengî ve Selâhaddin-i Eyyûbî gibi bütün Müslümanların takdirini kazanmış fatihlerin cihadını dahi küçümsemekte ve onları gözden düşürmek için çaba göstermektedir.
Şia, bu yönde oluşturduğu literatürle oryantalizm için sürekli kaynak üretme mekanizmasına dönüşmüştür.
2. Mesele, Şiî ulemanın hiyerarşik bir düzen içinde, Şiîliği yaymayı en kutsal görev bilmesi, cihadı aslında Şiîliği yayma olarak tasavvur etmesi ve bunu bir stratejiye dönüştürmüş olmasıdır. Onların bu tutumu, nihayetinde Şiî bir devleti, etraftaki Müslüman devletlerle çatışmaya sürüklediği gibi, dış güçlerle iş birliğine de götürmektedir.
3. Mesele, Şia’nın herhangi bir savaşa giriştiğinde onun propaganda kolunun sıkılan her kurşunu Şiîliği yaymak için fırsata dönüştürmesidir. Özellikle İran devriminden sonra, devrimin iç ve dış faaliyetlerinin nihayetinde Şiîlik propagandasına evirilmesidir. Böylece İslâmî motivasyon kaynağı olması beklenen devrimin Müslümanlar içi motivasyon çekişmesine dönüşmesidir.
4. Mesele, İran devriminden sonra Ali Şeriatî’nin İran’da belki sakıncalı bulunan ve bazı akademik çevrelerce çok önemsenen II. Dünya Savaşı sonrası postmodern Fransız akımlarının etkisindeki sosyoloji ile ilgili eserlerinin dahi Şiîliği yayma stratejisine alet edilmesidir.
5. Mesele, İran devriminden sonra Türkiye örneğinde Şia’nın işine geldiğinde Üstad Bediüzzaman gibi, itidal ehli İslam alemlerinin dahi, Türkiye’de Davet dergisi örneğinde olduğu gibi Şiîlik propagandası için kullanılmasıdır.
6. Mesele, İran devriminden sonra Türkiye örneğinde, Şia’nın işine geldiğinde Şeyh Said gibi şiddetli bir Şia karşıtının dahi, Tevhid dergisi örneğinde olduğu gibi, Şia propagandasına alet edilmesidir.
7. Mesele, hâlihazırdaki İran etkisindeki zihinlerin; Şiî olmayan veya Şia’ya net bir şekilde hizmet etmeyen hiçbir yapıyı İslâmî hareket kabul etmemesidir. Dolayısıyla niteliği ne olursa olsun Ehl-i Sünnet vurgusu yapsın yapmasın, Sünni dünyadaki bütün İslâmî hareketleri Amerikancı hareketler olarak nitelendirmesidir.
8. Mesele, tarih boyunca “vahdet”ten söz eden her yapının nihayetinde Şiîliği yayma stratejisine alet olması, eğer bu bir camia ise fertlerini bir bir Şiîliğe kaptırması ve Şiîleşen fertlerin nihayetinde onunla yollarını ayırmaları, Şia genel cemaatine katılmalarıdır.
Şiî ulema, “vahdet” söylemini bu bilinçle dillendirmekte, özde Sünni yapıların içine sirayet için kullanmaktadır.
9. Mesele, Şia’nın yoğun tarihsel duygular ve sağlam bir felsefi alt yapıyla Müslümanların cahillerini, gençlerini kolay Şiîleştirmesi ama onları dindar tutmak için yeterli cemaatsel bağı kuramadığında, oluşturduğu duygu ortamıyla da ilişkili olarak, fasıklığa yöneltmesidir. Bu konudaki örnekler kahredici boyuttadır.
10. Mesele, Şia’nın felsefeyle ilişkili olarak sürekli bir iç çekişme yaşaması ve nihayetinde çizgi dışı mezhepler bir yana Dürzilik, Bahailik gibi gerek tarihte gerek günümüzde yeni dinler üretmesidir. Hakikatte Şia, İslam dünyasına karşı oluşturduğu tutumla tarih boyunca İslam’dan çıkışın kapısına dönüşmüştür. Günümüz dünyasında Alevi olma iddiasındaki kimi yapıların “Biz, Müslüman değiliz!” şeklindeki tutumları bir istisna değildir. Tarihte Lübnan Dürzileri de Papalığa başvurarak biz Müslüman değiliz, dedikleri gibi bugünkü Suriye Dürzileri de biz Müslüman değiliz, diyorlar.
Bir tarafında sadece zulümle değil, Rusya ile savaşın da yer aldığı Suriye meselesi, tekfirciliği yaymak için bir fırsata dönüştürüldüğünde gençlerimizi tekfirci yapılardan korumak için nasıl uğraştıysak bugün de İran-ABD-israil savaşı, Şiiliği yaymak için bir fırsata dönüştürülüyorsa bize düşen gençlerimizi bu tuzaktan korumak için uğraşmaktır.
Bunu yapmak mezhepçilik değil, mezhep propagandasından korunmaktır. Ehl-i Sünnet çizgisinin hem akide hem tarihsel serüven olarak anlaşılması, özellikle bu tür dönemlerde zorunluluk arz etmektedir.
Meselenin özü budur.
İşte bu yüzden o "ÖMER ABİ"
40 yıldır böyle, 40 yıldır yiğit.
Ömer Abi salt bir müzisyen değil; sesiyle düşünce kuran, ezgiyi bir hat sanatı gibi işleyendir, ağabeydir.
Dinleyeni pasif bırakmaz, içine çeker, dönüştürür, adam eder, dipdiri eder...
Türkiyeli Müslümanların 40 yılında adeta gürültüden hakikate, yüzeyden derinliğe, dağınıklıktan tefekküre bir kavga veriyor...
Ömer abi, "çağın idrakine sunulan bir medeniyet yankısı..."
Hüzne, trollüğe, bunalıma, çiğliğe, yozlaşmaya mağlup olmayan o güzelim umudun bestelenmiş halini dinlemek istiyorsanız Ömer abiden @omer_karaoglu kulaklarımızı da, kalplerimizi de ayırmayalım inşallah
59 yıl sonra ilk defa Mescid-i Aksa Ramazan’da ibadete kapatıldı!
Aksamızın ibadete kapatılması tüm uluslararası hukuklara aykırıdır tabi karşımızda hayvandan aşağı topluluk olduğu için uluslararası hukuk çöp!
#LETSOPENALAQSA
Güneş, Batı’dan mı doğacak?
İngiliz akademisyen Profesör Şeyh Abdülhakim Murad: "Şu anda çok sayıda insan İslam'a geçiyor. Öyle ki, buna İngiltere'deki camiler yetişemiyor. 40 yıllık müslümanlık hayatımda böyle bir akın görmedim. Bu bir mucize."