🔴Komünist Bakış | Kurtlar Vadisi'nden yeni sürüm Ergenekon çıkar mı?
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan değerlendiriyor:
📌Diziler toplum mühendisliğinin parçası mı?
📌Kozinoğlu cinayeti dosyası "çözüm süreci" için mi açıldı?
⏰21.30'da soL TV'de⤵️
https://t.co/bYHfq926IO
Arjantin halkı, Trump destekli Milei hükümetinin yarattığı sosyal ve ekonomik krizi protesto etmek amacıyla sokaklara döküldü.
Eylemciler, hükümetin ABD ve Trump ile kurduğu ilişkilere ABD bayrağını yerde tekmeleyerek tepki gösterdi.
ABD Suudi Arabistan’ın güvenliğini Mekke İttifakı’yla Türkiye’ye mi havale etti?
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman, Yemen’de Ensarullah Hareketine karşı ABD’den destek istedi alamadı, İngiltere’den destek istedi alamadı. Ancak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamasına bakılırsa, Ankara Riyad yönetimine destek vermeye yeşil ışık yaktı.
Şuradan👇🏽izleyebilirsiniz:
https://t.co/BHPz7HuW3J
Amasya Gümüşhacıköy ilçesinde madencilik yapmak istedikleri yere bakın. Koskoca bölgenin bütün suyunu yok edecekler. En bereketli topraklar bir avuç sermayedar için gözden çıkarılıyor. Dikkatli izleyin lütfen.
Dışişleri Bakanı Fidan “Suudi Arabistan'a yönelik ciddi saldırılar var, askeri ihtiyaçları karşılamada sıkıntı olmaz” demiş. Meclis’e dahi getirilmeyen bir anlaşma sonucunda bir sıcak çatışmanın içine çekiliyoruz.
Peki şunun yanıtını isteyebilir miyiz? Düşmanlarımızı neye göre belirliyoruz?
Suudi’lere saldırılıyor deniyor ama Suudiler de Yemen’e saldırdı. Evet, Yemen’de bir iç savaş var ama o zaman bu iç savaşta iktidar tarafını neye göre saptadı?
“Biz Yemen’de BM tarafından tanınan meşru hükümetin yanındayız” yanıtı tatmin edici olmaktan uzak.
Suriye’de yıllarca bu kuralın dışına çıkıldı ve Suriye iç savaşında meşru iktidara karşı savaşan güçlere yardım edildi.
“Suriye’de iktidar halk nezdinde meşruiyetini kaybetmişti” gerekçesinden hareket edeceksek şu anda Aden merkezli ve Suudi destekli kukla yönetimle kıyaslandığında ülkenin büyük çoğunluğunun desteğini alan Husiler çok daha meşru.
Gerçekten sormak gerekiyor, AKP iktidarı bu ülkenin düşmanını dostunu neye göre belirliyor?
Uyarıyoruz…
Ülkemizi İsrail, ABD ve Suudi Arabistan’ın yanında Yemen savaşına sokamazsınız!
“Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen'i bu hale kimler getirdi? Yemen şu anda ne durumda? On binlerce insan Yemen'de ölmedi mi? Ey Suudi Arabistan, siz önce bunların hesabını verin.”
2019’daki bu sözlerin sahibi Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP iktidarı, şimdi aynı Suudi Arabistan’ın yanında Yemen’e karşı bir savaşta yer almak üzere son derece hevesli açıklamalar yapıyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Yemen tarafından Suudi Arabistan'ın toprak bütünlüğüne, egemenliğine çok ciddi saldırılar olduğunu iddia ederken, “sözümüzün eriyiz” deyip, “Askeri ihtiyaçları özellikle belli teknik konularda olabilir. Bunu da karşılama yönünde sıkıntımız olmaz” ifadesini kullanıyor.
Öncelikle Hakan Fidan ve AKP iktidarına hatırlatıyoruz.
Meclis’e getirme zahmetinde dahi bulunmadığınız Mekke Anlaşması vesilesiyle, TBMM'den bir karar çıkarmadan Yemen’e karşı saldırıların parçası olamazsınız.
Eğer cesaretiniz varsa anlaşma ve savaş kararını Meclis’e getirin ve halkımızın gözünün içine bakarak “evet” oyu kullanın da görelim.
Ülkemizi Suudi Arabistan’ın Yemen’deki insanlık dışı, işgalci ve baştan aşağı hukuksuz saldırılarının parçası yapamayacaksınız.
Yeni Osmanlıcı iktidarın, Osmanlı’nın “Yemen hafızasını” diriltmeye çalışmasına asla izin vermeyeceğiz. Türkiye'yi Suudi Arabistan, İsrail ve ABD'nin Yemen'de işlediği suçun ortağı yapamayacaksınız..
Halkımız, İsrail ve ABD saldırganlığına karşı direnen Yemen halkını katledecek bir onursuzluğun parçası olmayacak, bunu sakın aklınızdan çıkarmayın!
Komedyen Deniz Göktaş 80 gündür kamuoyunda 'kuyu tipi' olarak bilinen Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'nde tutuluyor. Göktaş'ın 3 farklı suçlamadan 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapsi isteniyor.
1 kişi 8 kişilik fondan 45 milyar lira çekmiş!
Bunlar nasıl paralar? Çok parası olan, hiç bir şey yapmadan, çok daha fazla para kazanıyor.
Meğer 'yeni nesil çeteler' sokaklarda değil, başka yerde türemiş!
Faizsiz finanstan Rothschild’in bankasına…
Katılımevim’in tutuklu sahibi Serdar Turhan, fon krizinin patlamasından günler önce İsviçre’deki Rothschild Bankası’na milyonlarca dolar göndermiş
https://t.co/5yq4OZMH0B
Mehmetçik Suudi kraliyet ailesinin çıkarları için Yemen çöllerine gönderilemez.
Yemen’de Ensarullah hareketine vurulan her darbe, İsrail’e yarayacaktır. Gazze soykırımı karşısında Arap devletleri “açıklama” yapmakla yetinirken Yemen’in Ensarullah hareketi Filistinli kardeşlerini füzelerle savundu!
👇🏽
https://t.co/qE3bIZSMab
George Orwell entregó en 1949 a los servicios de inteligencia británicos y estadounidenses una lista con 38 nombres de personas célebres "sospechosas de simpatizar con el comunismo", entre ellos Charlie Chaplin.
Orwell llevaba desde mediados de la década de 1940 como un chivato paranoico apuntando en un cuaderno a todo tipo de periodistas, activistas, escritores y artistas comunistas a los que él consideraba sospechosos de tener "simpatías prosoviéticas" y merecedores de boicot por no ser trotskistas como él, llegó a apuntar a más de 135 activistas comunistas.
En 1949, finalmente entregó a 38 "sospechosos de ser comunistas" a los servicios de inteligencia occidentales mientras se encontraba en el hospital, le entregó nombre por nombre a Celia Kirwan, una espía británica, para que los persiguieran y les destruyeran su vida no solo con encarcelamientos como en EEUU, también evitando que fuesen contratados en su trabajo.
Además de Charlie Chaplin, la lista incluía a personalidades como el escritor George Bernard Shaw, el historiador E.H. Carr, el biógrafo Isaac Deutscher o el actor Michael Redgrave.
Karadeniz Sahil Yolu, Karadeniz için en büyük ihanetlerden biridir. Bunun yanında dereler HES'le boğulmuş, her köşede pıtrak gibi maden açılıyor, yaylalar maden sondajlarıyla delik deşik, ruhsatları her yanı sarmış. Hele kentler betona gömülmüş, berbat ötesi. Sonuç.
Eski spk başkanı Vedat akgiray bir dolandırıcıydı. Bimeks’te 4500 işçiyi soydular. Kardeşleri Marmara Üni’de ve Türkiye Uzay Ajansı’nda yöneticiydi. Şirketin Genel Müdürü Soylu’nun iç işleri bakanlığı döneminde Polsan’ın başına getirildi!
Biz onlarca kez Bimeks işçileriyle Boğaziçi Üniversitesi önünde gözaltına alındık.
Şimdi bize spk denetim hikayeleri anlatıyorlar.
Kardeşim siz 4500 işçinin hakkına çöktünüz. Aranızdan tek bir kişi çıkıp yapılır mı bu işçilere lan demedi..
Neredeydi Erdoğan?
Yoktu, görmüyor, duymuyormuş gibi yaptı..
Şimdi ki soygun da aynı biçimde devam edecek!
Temiz olan Bimeks işçilerinin haklarını öder!
Biz hâlâ cezalar alıyoruz Bimeks işçilerinin hakkını almak için yaptığımız eylemlerden..
Her kim devletin bu işlere hakkaniyetle müdahale edeceğini söylüyor ve Bimeks işçilerinin soyulmasına dair cümle kurmuyorsa dün de bugün de şerefsizliğin ve hırsızlığın ortağıdır