🔴TÜRKİYE BUNU İLK KEZ DUYACAK!
🔴POLATLAR YENİ NESİL ÇETELERLE GİZLİ BİR BAĞ KURDU MU?
🔴İŞTE MAFYA LİDERİNİN O İTİRAFI
Can Polat dosyasıyla ilgili çok sıcak gelişmeler var!
İzmir Çeşme'deki suikastın ardından tetikçi ve infaz timinin diğer 3 üyesi yakalanarak adliyeye sevk edildi. Can Polat'ın ölümünün ardından ise gözler yeniden bir kez daha Dilan Polat ile Engin Polat çiftine çevrildi. Akıllarda ise şu sorular var: Polatlar karanlık yapılarla gerçekten irtibatlı mı?
Yeni nesil çetelerle gizli bir bağ kurdular mı?
Bu videoda, herkesin merak ettiği bu sorulara doğrudan yanıt olacak, karanlıkta kalmış çok özel bir belgeyi, daha doğrusu şok edici bir itirafı satır satır anlatıyorum.
Bunu tüm Türkiye ilk kez bu videoda öğrenecek!
Bu arada hazırladığım başka özel dosyaları izlemek için YouTube kanalıma abone olmayı lütfen unutmayın...
Özgür Özel için fezleke hazırlanması yeni değil. Hakkında 56 fezleke var.
Ancak o fezlekeler, kürsüdeki konuşmalarında kullandığı ifadelerle ilgili.
İlk kez “FETÖ”, “rüşvet” gibi suçlamalarla hedef alınması ise yeni.
Belli ki bu yeni iki hamle, Türkiye siyasetinin gidişitanı belirlemeye aday unsurlar arasında.
Mahkeme kararıyla, delegelerin oyuyla seçildiği CHP genel başkanlığı koltuğu elinden alındı. Genel merkez binasına polis biber gazı sıkıp plastik mermi atarak girdi.
Bütün binayı kaplayan biber gazının etkisiyle öksürerek çıktığı binadan “Baba ocağını geri almak üzere çıkıyoruz” diye ayrılan Özgür Özel, günlerdir mücadele ediyor.
Hatta aylardır.
Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025’ten itibaren bir yargı kuşatmasının içinde kalan Özel’e son darbe mutlak butlan kararı oldu.
Aylardır “Ekrem İmamoğlu’nu bırak, Ankara merkezli iktidarın çizdiği eksende muhalefet yap” çağrılarına kulak asmayan Özel, bu kez de mutlak butlan mücadelesine girdi.
Parti genel başkanlığını geri almak için hem sokakta hem Meclis’te hem de parti içinde yoğun çaba sarf ediyor.
İktidar ve ona çalışan medya tarafından uzun süredir hedef tahtasına oturtulan Özel’in bu mücadelesini kırmak için yeni yollar aranıyor.
Bunun içinde için de siyasallaşan yargı yeniden devrede diyebiliriz.
İşte adım adım döşenen taşlar: https://t.co/NdWGzNJjYV
Özgür Özel’e adım adım bir cisim yaklaşıyor.
Bunu söylememin nedeni özellikle son 1 ayda yaşananlar.
Ben sıralayım siz karar verin;
7 Mayıs 2026: Gülen örgütü üyesi Enes Uludemir’in “tanık” olarak ifadesi alındı.
Uludemir, özetle Özel’in Gülen örgütünün desteğiyle 2009 yerel seçimlerinde CHP'nin Manisa Belediye Başkan adayı yapıldı ve seçim sürecinde örgütün finansal destek sağladığını iddia etti.
21 Mayıs 2026: Mutlak Butlan kararı verildi. Özgür Özel CHP lideri koltuğundan kaldırılıp, Kemal Kılıçdaroğlu getirildi.
30 Mayıs 2026: Kemal Kılıçdaroğlu “Arkamızdan sinsice sızan ruhunu satmış FETÖ ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizden özür diliyorum" dedi.
Burada bir parantez açmak gerekiyor.
Mutlak butlan çıkmadan bir gün önce yaptığı “arınma” açıklamasıyla kararı önceden bildiği öne sürülen Kemal Kılıçdaroğlu’nun, FETÖ ifadesinin verilmesinden günler sonra, genel başkan olarak ilk yaptığı konuşmada “FETÖ iddiasında bulunması” zamanla açısından dikkat çekici.
Kılıçdaroğlu’nun yargının hamleleriyle paralel ilerleyen bu söylemleri tesadüf olup olmadığı parti tabanında sorgulanabilir.
Burada da Özgür Özel’in, Kılıçdaroğlu’na verdiği yanıtı hatırlatmakta fayda var;
“Kemal Bey bu sözleri hazır bir metinden kullanıyor.”
1 Haziran 2026: Antalya başsavcılığı “Özgür Özel ve ekibinin, Muhittin Böcek’i yeniden Antalya’dan aday göstermesi karşılığında para aldığı” iddiasıyla fezleke düzenlenmesi için yazı yazdı.
1 Haziran 2026: İstanbul Başsavcılığı, şaibe olduğu iddia edilen kurultayda oy kullanan tüm delegeler ile birinci derece yakınlarının MASAK raporları, banka hesap hareketleri ve SGK kayıtlarını istedi.
2 Haziran 2026: Tutuklunan Uşak belediye başkanı Özkan Yalım’ın kurultayda delegenin iradesinin sakatlandığı iddiasıyla bir kez daha ifadesi alındı
Özgür Özel ve 5 milletvekili hakkındaki savcılık yazısını okudum.
“Haklarında İddiada Bulunulan
Parlementerler” ibaresinin karşısında bir numarada Özgür Özel’e yer verilmiş.
Sonrasında da sırasıyla Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Sarı yer alıyor.
İşin ucu itirafçı olan Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in ifadelerine dayanıyor.
Antalya savcılığına göre, Özgür Özel ve ekibi, Muhittin Böcek’i yeniden Antalya’dan aday göstermesi karşılığında para aldı.
Savcılık yazısında hem Gökhan Böcek’in “Özgür Özel'in talebi üzerine Veli Ağbaba tarafından arandığı ve 1 Milyon Euro verdiği” yönündeki ifadesi hem de baba Muhittin Böcek’in “Oğlum Gökhan'ın 1 Milyon Euro istendiğine yönelik bu yönde söylediği beyanı doğrudur.” ifadesine atıf yapılmış.
Savcı, baba oğul Böcek’in ifadelerinin merkezindeki Özgür Özel’in yanı sıra isimleri geçen ve o dönem temas Böcek ailesiyle temas kurdukları iddia edilen Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Mustafa Erdem ve Cavit Sarı’yı da şüpheliler listesine almış.
Savcı, Böcek ailesinin CHP genel merkezinde para teslimine ilişkin iddiasının, baz ve HTS kayıtlarıyla eşleştiği iddiasında.
Bu iddiaları sıralayan Antalya savcılığı,
“Somut olay bakımından iddia edilen para tesliminin CHP Genel Merkezi’nde, yani Ankara ili Çankaya ilçesinde gerçekleştiği; milletvekilleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen telefon trafiğinin de önemli bölümünün Ankara/CHP Genel Merkezi hattıyla irtibatlı olduğu anlaşılmaktadır.” tespitini yaptı.
Adı geçenlerin de milletvekili olması nedeniyle dosyayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
Fezleke hazırlanıp TBMM’ye gönderip göndermeyeceğine Ankara savcılığı karar verecek. 👇👇
Hukukun olmadığı, düzenin bozulduğu ülkelere döndük.
Ozan Güven yargılandı.
2 yıl 3 ay hapis cezası aldı.
Ozan Güven’in yargılanıp ceza alması, arkadaşıyla oturduğu bir mekanda bu şekilde taciz edilmesi hakkını kimseye vermiyor.
Herkesin kendi adaletini sağladığı düzen hukuk devletiyle tamamen vedalaşmak riski taşıyor.
Bu tarz hareketlere asla prim verilmemeli
Bu listeye bakmak yeterli meseleyi anlamak için. “Derin devlet, derin Ankara” masallarıyla siyasi operasyonu perdelemeye çalışanlar var ama gerçek illa bir yerden uç verir görmek isteyenlere…
Ülke TV, TVNet, H Global, Kanal 24, Akit TV, TRT Haber, TGRT Haber, NTV, Habertürk, A Haber'i ben Kılıçdaroğlu'nun konuşmasını canlı verdiklerini gördüm. Bir tek TV 100 Kılıçdaroğlu'nu canlı yayınladıktan sonra Özgür Özel'e döndü. Diğerleri Özgür Özel'in konuşmasını yayınlamadı.
Özel'i sadece Halk TV ve Sözcü TV
yayınladı.
Beklenin aksine tüm krizlerde sakin ve sessiz kalan Mansur Yavaş, bugün Özgür Özel’in mitingine katılarak bir adım öne çıktı. “Kılıçdaroğlu’nun adayı” söylemleri üzerine net bir mesaj verdi.
Polis baskınında CHP genel merkezi yerine Meclis’e giden, belediyeler ekseninde yürüyen kavgadan da uzak duran Mansur Yavaş’ın bu tutumunun, cumhurbaşkanılığı adaylığı yolunda “güvenli ve siyasi tartışmanın olmadığı alanda kalma çabası” olarak görüyorum.
Özgür Özel’in, özellikle Ekrem İmamoğlu tutuklandığından bu yana “Mansur Yavaş’ı korumak” amaçlı bilinçli olarak siyasi tartışmalardan ve kavgalardan uzak tutuyor.
“İki forvetinden” biri Silivri’de olan Özgür Özel, Mansur Yavaş’ı “birilerinin radarından” son düzlüğe kadar saklama çabasında…
Bu çabası, Silivri’den çıkış anahtarının seçimi kazanmak olduğunu bilen İmamoğlu’dan destek görüyor.
Kemal Kılıçdaroğlu çok haklı!
Tek bir seçim bile kazanamayan Kemal Kılıçdaroğlu’nun “dertleri”
İşsizlikten,
Enflasyondan,
Emekli maaşının açlık sınırının altında kalmasından,
Asgari ücretin geçinememesinden,
Kira sorunundan,
Suç ve uyuşturucu batağındaki gençlikten,
Günde bir öğün yemeği atlamak zorunda kalan ilkokul çağındaki çocuklardan,
Okuduğunu anlamayan öğrenciler mezun eden eğitim sisteminden,
İlaç temin edemeyen kanser vb hastalarından,
Hastalıkla mücadele eden tutuklulardan,
Adalet arayan onlarca mağdurdan daha öncelikli.
Evet, Kemal Kılıçdaroğlu’nun dertlerini konuşmaya, tartışmaya devam edelim.
Kılıçdaroğlu:
"CHP'yi ayrıştıracak açıklamalardan kaçınılması gerekiyor. Bizim parti kültürümüzde eski başkanlara aşağılıyıcı dil asla kullanılmaz.
Benden önce de beni eleştirenler vardı ama ben bu dili kullanmadım. Birbirimize girmek, doğru değildir.
Biz CHP'yiz ve biz ahlaki sorumluluklarımıza sahip çıkmalıyız."
YSK’nın gerekçeli kararını görmek lazım ama yapılan kısa açıklamaya göre;
“Anayasa ve yasalara göre, hukuk mahkemelerinin kararlarıyla ilgili yetkimiz veya görevimiz yok” demiş.
Bu kâğıt üzerinde doğru.
Ancak “kongrelerle, seçimlerle ilgili yetki bende” vurgusu yaparak bir karar vermesi (hangi yönde olursa olsun) daha doğru olabilirdi.
YSK’nın “alanına girilmesine sessiz kalması” riskli bir kapıyı aralıyor.
Bundan sonra, herhangi bir hukuk mahkemesi, “şaibe iddiaları olan” bir parti kongreleriyle ilgili YSK’nın alanına girebilecek.
Örneğin, mesleğe yeni başlamış bir asliye hukuk hakimi, BAM veye YSK kararı uyarınca parti yönetimleriyle ilgili bu tarz tedbir kararları alabilir.
YSK, gerekçeli kararında yetki çizgisini iyi çizmeli.
Başladı yine “derin Ankara” hikayeleri:)
Siyasallaşmış bir yargının, siyasete müdahalesini, ana muhalefet partisine yol çizmesini “derin Ankara” söylemleriyle yumuşatmaya çalışan partili televizyon veya YouTube yorumcularına kulak asmayın.
“Derin Ankara” olsaydı devleti en iyi tanıyan isimlerden biri olan Devlet Bahçeli kameralar önünde butlana karşı çıkmaz, “Kılıçdaroğlu feragat etmeli” açıklamasıyla topa girmezdi.
“Derin Ankara” olsaydı en başından Yüksek Seçim Kurulu’ndan (YSK) CHP kurultaylarına onay çıkmazdı.
Listeyi uzatabiliriz ama fazla ciddiye almaya gerek yok.
Mutlak butlan kararı çıktı .
Karar cümlesi;
“4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Seçimli Kurultaydan ÖNCEKİ DURUMA
DÖNÜLMESİNE, kurultay tarihinden önceki genel başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve parti organlarının görevlerine AYNEN DEVAM ETMELERİNE”
👇👇👇
Mehmet Akif Ersoy iddianamesi: Cinsel hayatı normal dışı bulundu, onlarca yıl hapsi istendi
İddianamede şüpheliler listesinde yedi beyaz yakalı var;
Bir haber kanalının eski genel yayın yönetmeni, bir YouTube içerik üreticisi, bir müzik yapımcısı, bir inşaat mühendisi, bir kripto para piyasası uzmanı, bir gayrimenkul uzmanı ve bir iş insanı.
Suç örgütü kurarak uyuşturucu temin edip cinsel saldırıda bulunmakla suçlanıyorlar.
Mağdurlar da aralarında bir haber spikerinin de yer aldığı 11 kadın.
Sadece medyayla sınırlı kalmayan, iş dünyasından futbol kulübü başkanlarına, gece kulübü baskınlarından Sabancı ailesinin çocuklarının gözaltına alınmasına kadar sıçrayan uyuşturucu soruşturmalarının fitilini ateşleyen bu olayın jandarmaya yapılan bir ihbarla başladığı ortaya çıktı. 👇👇👇
Ünlülere yönelik olarak yapılan medya yöneticilerinden futbol dünyasına uzanan uyuşturucu soruşturmalarının ilkinin iddianamesi tamamlandı.
İddianamede, uyuşturucu verilerek iradeleri zayıflatılan kadınlara cinsel saldırı düzenlendiği önü sürülüyor.
Soruşturmada adı geçen bazı isimlerse iddianemede yer almadı.
https://t.co/QeGC6VnKGA
Türkiye’nin en acı deniz kazasını duymuş muydunuz?
Bugün çoğunluk hatırlamasa da 1958 Türkiye’si uzun bir süre bu trajediyi konuşuyor. Günlerce süren arama çalışmaları, denize atılan çelenkler ve günlerce süren cenazeler…
396 kişinin hayatını kaybettiği Üsküdar Vapuru faciasından bahsediyoruz.
Fi tarihinden kalma meseleleri balık hafızalarda tazelemek üzere mercek altına aldığımız Fil Hafızası serimizin ikinci bölümü şimdi yayında: https://t.co/nZiWPaKUzL
🔴Cezaevindeki damat Tuncer ile Fayn ekibi görüştü.
Tuncer, annesi Meryem’den bir yıl sonra öldürdüğü 6 yaşındaki Melike’yi gömdüğü yerle ilgili yeni konum verdi.