✍️Kitap Dostu
✍️Stratejist
✍️Senarist
✍️TV-Radyo Programcısı-E
✍️Ulusal Gazetelerde Köşe Yazarı-E
✍️Kamu Y.& Siyaset Bilimi Doktoru
✍️Ekonomist
✍️AB&U.İ Uzmanı
Babacığım!
İyileşirsin diye dua ettim;
Dönersin diye ümit ettim;
Not defterime kayıt ettim;
Akrabalarımıza haber ettim!
Ama sen!
Dünyaya dün veda ettin;
Ümitlerimi yerle bir ettin;
Sebepsizce bizi terk ettin;
Hasretine bizleri esir ettin!
Nihayet!
Biz ise kadere iman ettik!!!
Kimi çocuklar gözleriyle görür,
Kimi çocuklar kalbiyle…
#Malatya’da yaşayan görme engelli İmranur, kalbiyle görenlerden biri.
Ve onun bir hayali var:
Bir gün #Haluk Levent’le aynı sahnede şarkı söylemek. 🎶
Şimdi o hayal, belki de bir “tweet” kadar yakın…
Çünkü Haluk Levent 9 Ekim’de Malatya Kültür Yolu Festivali’nde sahne alacak.
Belki bu paylaşım o güzel yüreğe ulaşır,
Belki de bir çocuk kalbinin duası sahnede yankılanır…
Haydi #Malatya hep birlikte İmranur’un sesi olalım…@haluklevent@ahbap@YenerOBA01@SeddarYavuz@samiermbb@ilhangecit44@avbayramtaskin@veliagbaba@MehmetFendogluu@ihsankocatr @sirac_official
#İmranurunHayali #HalukLevent #MalatyaKültürYoluFestivali #BirHayalGerçekOlsun #İyiliğeSesOl
#Malatya
🔵AŞK HİKÂYESİ (özet)-4
💠Köylü Kız ile Şehirli Oğlanın Serencamı….!
Türkiye’de sekiz yıllık kesintisiz ilköğretim sürecinin uygulamaya koyulduğu 1997 - 1998 eğitim öğretim yılında, İspir’in köylerinden ilçe merkezine okumaya gelen öğrencilerden Lâle çok iyi niyetli ve şefkatli bir karaktere sahiptir.
Lâle; okulunun ilk beş yılını “kısıtlı ve niteliksiz koşullarda” köyünde okumuş olmanın dezavantajıyla altıncı sınıfta ciddi uyum sorunları yaşar. Fakat ailesinin içinde bulunduğu zor ekonomik yaşam koşulları ile geleceğini garanti altında görebileceği bir dayanağının olmaması Lâle için etkili bir motivasyon (isteklendirme) kaynağı olur.
Lâle; yedinci sınıfa geçince, altıncı sınıfta karşılaştığı zorlukları tekrar yaşamamak için sınıf öğretmeninden tavsiyeler talep eder. Lâle’nin kibar, nezaketli, ahlâklı, ciddi, gayretli, azimli ve akıllı bir öğrenci olmasının farkında olan sınıf öğretmeni, bu öğrencisine bir çalışma programı hazırlar.
Matematikçi Sınıf Öğretmeni, Lâle’nin özellikle “odaklanma, kelime eksikliği, analiz eksikliği, ideal ve hedef yoksunluğu” hususlarındaki zorluklarını aşabilmesi için şâir Sezai Karakoç’un 13 tane kitabını, yaz tatilinde beşer kere okuması tembihiyle öğrencisine verir. Ayrıca okuduğu konular üzerinde fırsat buldukça çokça düşünmesini de şiddetle önerir.
Sevinçle sınıfına gitmek için koridorda yürüyen Lâle’nin elindeki kitapları gören Türkçe Öğretmeni de kitapları alıp inceler ve sınıf öğretmeninin yaz tatilinde okuması için verdiğini öğrenince çok memnun olur. Bunun üzerine Türkçe öğretmeni de ek katkıda bulunmak için Lâle’ye der ki:
“Evladım, Sezai Karakoç’un her bir kitabında kullandığı binlerce farklı kelime, edebi derinlik, içeriğe kazandırdığı ruh, içerik zenginliği, muhatabına beyin ile kalbi birlikte derinlemesine kullandırma özelliği, beyni geliştirici yönü, motivasyonu artırıcı yapısı, odaklandırma becerisi ve saire gibi çok sayıda özgün özellik diğer yazarların eserlerinde pek bulunmaz. Üstelik Sezai Karakoç’un kitapları ebat olarak çok ince ama her biri birer ansiklopediye bedel niteliktedir. Elinizdeki kitapları ne kadar fazla tekrarlı okursanız, gelecek yıllarda o kadar daha başarılı olursunuz.”
Gerçekten de öğretmenlerinin tavsiyelerine harfiyen uymasının da etkisiyle Lâle, yedinci sınıfta ciddi anlamda başarısı sıçraması yapar. Artık Sezai Karakoç’u tanıyan, kitaplarının kıymetini bilen ve eserlerini okumanın lezzetine varan Lâle, sekizinci sınıfa başladığı Eylül 1999’a gelindiğinde ünlü yazar ve şairin tüm edebiyat ve şiir kitaplarının bazılarını üçer kere bazılarını da beşer kere okumuştur.
Şefkatli özelliği ağır basan Lâle; sekizinci sınıfa başlamalarının daha ilk haftalarında, önceki yıllara göre sınıftaki rahatsız edici yönü daha da arttığı gözlemlenen “sınıfın şımarık çocuğu” Oğuz’un kendisine çekidüzen vermesi için, tıpkı öğretmenlerinin kendisine tavsiye ettiği gibi, Sezai Karakoç’un eserlerinden “Diriliş Neslinin Amentüsü” adlı kitabı okuması için ona verir.
Şımarıklığıyla ünlenen zengin çocuğu Oğuz, okuldaki herkes gibi Lâle’ye hayran olduğundan dolayı onun verdiği kitabı, kendisine söylendiğinden de daha bir itinayla iki haftada beş kere okur. Ayrıca Oğuz, hızını alamayıp kitapçıya giderek Sezai Karakoç’un başka bir kitabını da alıp, Lâle’nin takdirini kazanmak ister.
Oğuz; gittiği kitapçıda Sezai Karakoç’un kitaplarını incelerken, Sezai Karakoç’un “Leyla ile Mecnun” isimli “Şiirler – VII” kitabını alır. Oğuz, bu ikinci kitabı da beş kere okumakla kalmayıp, kendisini derinden etkileyen bazı şiirleri de ezberlemeye başlar ve kısa süre sonra tam bir Sezai Karakoç hayranı olur.
Birkaç ay içerisinde şımarıklığı şaşırtıcı bir hızla azalan Oğuz; sekizinci sınıfın ikinci dönemi başladığında, Sezai Karakoç’un çok sayıda eserini fazla tekrarlı bir biçimde okumuştur. Yaklaşık beş aylık bir Sezai Karakoç okumalarını etkisiyle Oğuz, artık herkesin takdirini kazanmasına vesile olacak bir duruş, vakar, olgunluk, ciddiyet ve kişilik sergilemeye başlar.
Bu arada Oğuz, çeşitli konularda deneme şiirler yazarak Lâle’ye okutup, onun takdirini kazanmaya çalışır. Bu vesileyle Lâle ile Oğuz’un samimiyetleri günbegün ilerler ve bu durum okuldaki herkesin de dikkatini çeker. Ancak özellikle okulun ikinci döneminde Lâle ile Oğuz arasında yoğunlaşan samimiyet sadece hedef, ideal ve mefkûre (ülkü) birlikteliğine dayanıyor gibi görünmektedir. Lâkin derinlerde birbirlerinden ayrılmalarına engel olacak müthiş bir İDEAL BİRLİĞİ, GÜVEN ve SEVGİ oluşmuştur.
Sekizinci sınıfın son haftalarında Lâle ile Oğuz bir taraftan yaz tatilini en etkili ve verimli bir şekilde geçirecek kitap okuma planlaması yaparken, diğer taraftan da aynı lisede okumanın hesaplarını yapmaktadırlar. Fakat her ikisi de, ailesinin ekonomik imkânsızlıkları nedeniyle Lâlenin liseye kayıt yaptırma ihtimalinin çok zayıf olduğunun bilincindedirler.
Hakikaten daha zorunlu sekiz yıllık eğitimini tamamlayabilmesi için Lâle’nin anne babası çok büyük zorluklara göğüs germek zorunda kalmışlardır. O nedenle, Lâle’nin liseye kaydolmasının “ümitsiz bir vaka” olduğunu düşünmektedirler. Buna rağmen, henüz 15 yaşlarını yeni doldurmuş bulunan iki kafadar, birlikte mücadele ettiklerinde üstesinden gelemeyecekleri hiçbir zorluğun olmayacağını düşünür ve önlerindeki bu “AYRILIK” riskini ortadan kaldırmak için çözüm yolu aramaya başlarlar.
Oğuz; en son çare olarak durumu kendi annesi ile konuşma hususunda Lâle’yi iknâ etmeye çalışırsa da başarılı olamaz. Fakat Oğuz; elinde olmayan bir hissiyatla Lâle’ye bağlanmış ve Lâle’nin de en az aynı derecede kendisine bağlandığının farkındadır.
Bu arada okulun bitmesine iki hafta kalmıştır. Eğer Lâle köyüne gitmeden bir “ORTAK ÇÖZÜM” bulamazlarsa, aralarındaki bağın kopabileceğinden de ciddi anlamda endişe duymaktadır. Hatta bazen lavaboya gitme bahanesiyle ayrılan Lâle’nin, gözleri kanlanmış olarak sınıfa geri dönmesi, onun da Oğuz ile birlikte liseye devam edemeyeceği endişesiyle ağladığını göstermektedir.
Okulun son haftasına girilmiş… Sınavlar bitmiş… Okuldaki tüm öğrenciler vedalaşma görüşmelerine koyulmuş… İki kafadar ise hâlâ birbirlerinden ayrılmalarına sebep olabilecek “KRİTİK SORUNU” çözmenin yollarını aramakla meşguldürler…
Nihayet okulun son günü gelir… Karneler dağıtılırken, okul birincisi olarak takdirname almasına rağmen Lâle anlaşılmaz bir biçimde sürekli ağlamaktadır. Oğuz her şeyin farkındadır ama mâlesef her şeyi kendi annesi ile konuşmasına Lâle bir türlü müsaade etmemiştir.
İki kafadar vedalaşırken birbirlerine hediyeler ve mektuplar verirler… Okul servisine binen Lâle ile servisin yanında onu yolcu etmeye çalışan Oğuz sürekli ağladıkları için birbirlerine el bile sallayamadan araba hareket ederek oradan uzaklaşır…
Lâle köye vardıktan sonra, Oğuz’un verdiği hediyelere bakarken, Oğuz tarafından kendisi için yazılmış olan şu şiiri bulur:
💠Ayrılık..!
🔹Elbet,
Her mahlûka ateşten gömlektir ayrılık;
Bin bir lezzet tatsa da yerin alır ayrılık!
🔹Elbet âşık,
Bahtiyarlık ummaz bitmemişse ayrılık;
Aldırmaz gelmişse de dünyadan ayrılık!
🔹Elbet ümit biterse,
Dindirilmez yas sonrası kefendir ayrılık;
Sonunda vuslat varsa hikâyedir ayrılık!
🔷Not: Duru Aşk ne ister?
1-Mahremiyet, mesafe, sınır, ölçü, özen ve dikkat ister!
2-Sessizlik, sakinlik, gizem, incelik ve nezaket ister!
3-Doğallık, özgünlük, hissiyat ve sâdelik ister!
4-Yumuşaklık, tebessüm ve hoşgörü ister!
5-Zaman, emek, fedakârlık, ulaşılmazlık ve sabır ister!
🔵Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; ÖZGÜN OLARAK YAZDIĞIM bu hikâyemsi roman özetini, "yozlaştırılmış bazı değerlerin aslında nasıl yaşanması gerektiği hususunu tarihsel örneklerden ve kültürel değerlerimizden esinlenerek yazdım" ve de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında paylaşıyorum!
🔵YALANA DAYALI PROPAGANDA TUZAĞINA BAKIŞ..!
1. Tarih boyunca pek çok medeniyetin ve devletin çöküşünde, "şaşırtıcı ama" ırkların bozulmasında, (sonradan isimlendirilen Hıristiyanlık ve Yahudilik gibi) hak dinlerin bozulmasında, (Tevrat, Zebur, İncil gibi) ilahi kitapların tahrif edilmesinde, emperyalist ve sömürgeci sistemlerin kurulmasında ve insanlığın sürekli olarak büyük acılar çekmesinde yalan dayalı propagandanın önemli bir rolü olmuştur! Bu propaganda türü; gerçekleri çarpıtarak, abartarak veya tamamen uydurarak insanların inanç, ahlak, düşünce ve davranışlarını manipüle etmeyi amaçlar!
2. Ayrıca yalan dayalı propaganda; tarih boyunca toplumları parçalamada ve yeniden şekillendirmede, aile ve ahlâkı bozmada, savaşları başlatmada ve siyasi güçleri değiştirmede etkili bir araç olarak kullanılmıştır! Bu propagandaların başat aktörleri, (küreselci esrarengiz olanlar dışarda tutulacak olursa) genellikle örgütlü derin yapılar ve açık örgütlü yapılar olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır!
3. Görünürde ya da SÖZDE bu yapılar tarafından kullanılan yalana dayalı propaganda, tarih boyunca pek çok farklı şeytani amaçlarla kullanılmıştır! Bu tarz propagandayı kullanan ana ve tali aktörler, genellikle gizli veya açık yöntemlerle kamuoyunu ve hatta devletleri manipüle ederek esas unsurun (ve kısmen tali unsurun) çıkarlarını koruma veya güçlendirmeye çalışmışlardır! Bu nedenle, propaganda araçlarını tanımak ve eleştirel bir bakış açısıyla değerlendirmek, hem bireyler ve toplumlar hem de devletler ve dini yapılar için son derece önemlidir!
4. Öte yandan Masonik, Rotary, Lions ve saire gibi dünya ölçeğinde örgütlü ve neredeyse tüm ülkelerde kılcallara yerleştiği yazılıp çizilen "binlerce ana ve yüz binlerce (bazılarına göre milyonlarca) tali (şube ve/veya uzantılı) esrarengiz örgütlerle doğrudan ilişkilendirilen "derin devlet" güdümünde devletlerin, toplumların, diğer örgütlü yapıların ve bireylerin "KÜRESELCİ HEDEFLER" için yönlendirilmesinde de yalana dayalı propaganda faktörünün belirleyici unsur ola geldiği yaygın bir biçimde çalışmalara konu edilmiştir!
5. Diğer yandan Masonluk, Rotary, Lions ve benzeri gibi pek çok ezoterik ya da esrarengiz örgütler ile İlluminati, Tapınak Şövalyeleri ve benzeri gibi pek çok tarihi ve gizemli topluluklar, "yalana dayalı propaganda" temelinde insanlığa kurulan tuzaklar ile ilgili olarak, binlerce yıldır çeşitli komplo teorilerinin merkezinde yer almaktadır denebilir (ya da denilmekte olduğu görülebilir)! Uygulamanın içinden gelen binlerce istihbaratçı ve pişmanlık duyan diğer on binlerce kişinin çeşitli biçimlerdeki itirafları ya da karşı propaganda çalışmaları sayesinde bu "KÜRESELCİ" örgütlerin, dünya siyasetini ve ekonomisini gizlice kontrol eden, tek dünya düzeni kurmayı amaçlayan "derin devlet" yapılanmalarının çekirdeğini oluşturdukları ve çalışmalarının tümünü yalana dayalı propagandaya dayandırdıkları anlaşılmaktadır!
[(Bu örgütlerin gizli toplantıları, binlerce sembolleri, üye listelerinin gizli tutulması, gelişmiş ülkelerin bazı kentlerindeki "ana merkezlere bağlı" olarak çalışmaları, bulundukları ülkeleri küreselci satanist derin yapının hedefleri doğrultusunda yönlendirmeye çabalamaları ve saire gibi özelliklere sahip oldukları yönündeki pek çok varsayım nedeniyle komplo teorilerinin başlıca konuları ola gelmişlerdir)]!
🔷Bu pencereden yedi asırlık Türkiye tarihine FARKLI bakışların özeti..!
1. Osmanlı Devletini "başat güç" konumundan aşağı düşüren, yalana dayalı propaganda tuzağı olmuştur!!!
2. Osmanlı Devletini "orta ölçekli güç" konumundan aşağı düşüren yalana dayalı propaganda tuzağı olmuştur!!!
3. Osmanlı Devletini "pazarlık ve paylaşım" masalarına sürükleyen temel unsur yalana dayalı propaganda tuzağı olmuştur!!!
4. Osmanlı Devletini nihayetinde dağılmaya mahkum eden ana unsur, yalana dayalı propaganda tuzağı olmuştur!!!
5. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna giden yolu açan esas unsurlardan biri yalana dayalı propaganda tuzağını yıkan bilgi, tecrübe ve bilinçlenme düzeyi olmuştur!!!
6. Türkiye Cumhuriyeti devletini parçalamak ve sözde "Büyük İsrail" için hazırlık yapmak amacıyla masaya sürüldüğü etraflı bir biçimde yazılıp çizilen "Kürt kartı" pazarlık konusu edilir ve aynı kökten geldikleri binlerce bilimsel çalışmada ispatlanmış olan Türk-Kürt kan (ve din) kardeşliği ayrılığa veya düşmanlığa mahkum edilirse, bunun başlıca nedenlerinden biri, yalana dayalı propaganda tuzağına düşmek olacaktır!!!
7. Türk-Kürt kan (ve din) kardeşliğine kurulan tuzak bozularak, bölgedeki Kürt halklarının Türk dünyasının şemsiyesi altına girmeleri hususunda ikna edilmeleri, yalana dayalı propaganda tuzağını yıkılması vesilesiyle olacaktır!!!
8. Türkiye Cumhuriyeti yıkılırsa şayet; esas nedenlerinden biri, yalana dayalı propaganda tuzağına düşmek olacaktır!!!
9. Türkiye Cumhuriyeti küresel bir süper güç olacaksa eğer, esas nedenlerinden biri, yalana dayalı propaganda tuzağını yıkarak gerçek potansiyelini harekete geçirme başarısını göstermesi vesilesiyle olacaktır!
🔷SONUÇ:
1. Derin yapılara karşı gerekli tedbirlerin alınması ve özellikle ETKİ AJANLIĞI karşısında tavizsiz olunması gerekir! Bundan dolayı, yalanın sistematik olarak kullanıldığı bir ortamda, derin ve örgütlü yapılara karşı alınacak tedbirler önceliklidir! Bu yapılar; bilgi kirliliği oluşturmak, toplumsal güvensizliği artırmak ve manipülasyonlarla hedeflerine ulaşmayı amaçlar! Bu nedenle şeffaflık, hesap verebilirlik ve bağımsız kurumların güçlendirilmesi elzemdir!
2. Devlet, toplum, aile ve birey yaşamından yalanı silecek bir bilinçlenmenin zemini ivedilikle hazırlanmalıdır! Bu bağlamda yalanın en büyük tehlikesi, toplumun gerçekliği algılamasını engellemesidir! Bu durum siyasi istikrarsızlığa, sosyal ayrışmalara ve ekonomik kayıplara yol açabilir! Yalanın yayılması, güvensizliği artırarak toplumsal dokuyu zayıflatır ve "MEDENİ" demokratik süreçleri baltalar!
3. Yalanla mücadelede ve bu amaçla adam devşirilmesini cezalandırmada, devlet kurumlarının her bakımdan donatılması, medya okuryazarlığının artırılması, kritik düşüncenin teşvik edilmesi ve doğru bilgiye erişimin kolaylaştırılması önemlidir! Ayrıca sosyal medya ve diğer medyanın düzenlenmesi ve yalan haberlerle mücadele eden platformların desteklenmesi gerekmektedir!
4. Benzer tehditlerle karşılaşmamak için, eğitim sisteminde medya okuryazarlığına ve istihbarat okumalarına yer verilmeli, bilgiye erişimde eşitsizliklerin giderilmesi için çaba sarf edilmeli ve başarılı olunması imkânsıza yakın olsa da uluslararası işbirliğiyle küresel çapta yalanla mücadele ağları oluşturulmasına önayak olmak gerekmektedir!
5. Yalanın etkileri sadece devletlere ait kurumları değil, bireyleri, aileleri, aynı zamanda toplumun tüm diğer kurumlarını ve değerlerini tehdit eder! Bu nedenle, psikolojik manipülasyon, yabancı müdahale, çocukların korunması, ailenin korunması, cinsiyetin korunması, ahlakın korunması, kültürel, dini ve ahlaki değerlerin korunması gibi konuların bir bütün olarak ele alınması gerekmektedir!
6. Yüksek teknoloji, yalanın yayılmasında önemli bir araç olarak kullanılıyor ama aynı zamanda bu sorunla mücadelede de kullanılabilir! Yapay zeka destekli araçlarla yalan haberlerin tespiti ve engellenmesi, şifreleme teknolojileriyle gizliliğin korunması ve güvenli iletişim kanallarının oluşturulması gibi çözümler geliştirilebilir!
7. Yalanın uluslararası bir sorun olduğu göz önüne alındığında, ülkeler arasında işbirliği yapmak ve ortak stratejiler geliştirmek büyük önem taşır! Ancak emperyalizm ve sömürgecilik geçmişine sahip ve de küresel derin yapılarla içlidışlı oldukları yazılıp çizilen gelişmiş ülkeler ile uluslararası kuruluşlar gibi diğer egemen güçler karşısında böylesine bir alternatif yapılanmaya önayak olmak oldukça zordur! Hâlihazırda doğum sancıları artmış bulunan çok kutuplu dünya sistemi inşa edilebilirse, dengeleyici güçlerin eline böylesine bir fırsatın geçmesi kuvvetle muhtemeldir!
8. Çok yaygın bir biçimde kullanıla gelen psikolojik manipülasyonların önlenmesine yönelik kapsamlı tedbirler alınmalıdır! Zira psikolojik manipülasyon, yalana dayalı propaganda süreçlerinde insanların düşünce ve davranışlarını kontrol etmek için kullanılan oldukça yaygın bir yöntemdir! Bu nedenle eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi, manipülasyon tekniklerinin bilinmesi ve psikolojik destek hizmetlerine erişimin sağlanması oldukça önemlidir!
9. Aile kurumu, kadınlar, cinsiyet ve özellikle çocuklar, yalanın etkilerine karşı en savunmasız gruplardır! Bu nedenle, bireyler için halk eğitim merkezleri ile belediyelerin kültür merkezlerinde ve çocuklar içinse okullarda medya okuryazarlığı eğitimi verilmeli, özellikle çocuklar "internette güvenli bir şekilde gezinme konusunda" eğitilmeli ve aileler de çocuklarını bu konuda bilinçlendirmelidir!
10. Toplumun temel değerlerini zayıflatarak sosyal dokuyu bozan YALAN ve YALANCILIK hastalıklarına karşı keskin çözümler geliştirilmelidir! Bu nedenle kültürel, dini ve ahlaki değerlerin korunması, toplum dayanışmasının güçlendirilmesi, ve yalanın etkilerine karşı dirençli bir yapının oluşturulması hayati derecede önemlidir!
11. Netice olarak; yalanla mücadele, sadece bireysel bir çaba değil, aynı zamanda devletlerin, sivil toplum örgütlerinin ve tüm toplumun ortak sorumluluğunu gerektirir! Böylesine kullanışlı ve kapsamlı bir sorunla başa çıkmak için çok yönlü ve uzun vadeli çözümler üretmek gerekmektedir!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu STRATEJİK ve JEOPOLİTİK tespitlerin tümünü de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Rusya, Çok ÂCİL Çare Üretemezse Parçalanabilir!!!
🔷Rusya, niçin PARÇALANMAK isteniyor?
🔹Rusya, hem yeni dünya güç dengesi oluşumunda düzenleyici bir jeopolitik konuma sahip olması hem el değmemiş ve abartılı derecede iştah kabartıcı doğal zenginliklere (yer altı üstü) sahip olması hem süper güç vasfını kaybetmiş olması hem BOP kapsamında hedefe oturtulmuş ülkelerden biri olması hem nüfus yapısı itibariyle yedi parçaya bölünebilecek yapıya uygun olması hem nükleer gücünden vazgeçmemek için direniyor olması hem ABD'nin dünya deniz yollarındaki egemenliğine meydan okurcasına kuzey kutbundan alternatif ve oldukça cazibeli DENİZ TİCARET YOLU açmakta ısrarlı olması hem Avrupa Birliği'nin alternatif küresel güç olmasına uygun koşulları sunuyor olması hem yenden süper güç olma iddiasında ısrar ediyor olması hem Türk Dünyası ile birliktelik inşa etmeleri halinde Çin'e eşdeğer bir yeni süper gücün ortaya çıkacak olması hem Hindistan'ın yeni süper güç olarak ortaya çıkmasına uygun koşulların inşa edilmesine kıskançlık göstermeden destek veriyor olması hem ilginçtir ama Anglosakson ittifakı ile Hindistan arasındaki Rusya coğrafyası üzerinde yapılan pazarlıklara Hindistan'ın ağzının sulanıyor olması (Hindistan'ı sömürge gördükleri için gerçekte aldatıyorlar) hem küresel derin yapının ABD (Batı) ile Çin (Doğu) arasında İKİ KUTUPLU yeni bir dünya sistemi kurmaya kararlı olması hem koşulların zorlaması nedeniyle mecburen Türkiye'nin (Türk Dünyasının) Batı karşısında bağımsız adımlar atmasına yönelik her türlü desteği veriyor olması hem Çin'e karşı ABD'nin yanında yer almaktan kaçınıyor olması hem de uzun zamandan beri ABD ile Çin arasında perde gerisi pazarlıklara konu ediliyor olması (sonuç henüz yeterince dışarıya sızmış değil) nedeniyle ciddi anlamda İŞTAH kabartıyor ve parçalanmak isteniyor!
(Dünya ölçeğindeki çeşitli görüşlerden çıkardıklarım..!)
🔷Rusya, her şeyin farkında ama hâlâ niçin ısrarla SÜPERGÜÇ rolü oynuyor?
1- Rusya, ülke coğrafyasının çok büyük bir parçasının Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) "sözde" sınırları içerisinde değerlendirilmekte olduğunu biliyordur!
2- Rusya, tüm ülkelerin tamamına yakınının kılcallarına kadar yerleşmiş küreselci örgütlerin doğrudan "BOP projesinin eksiksiz bir biçimde sonuçlandırılması" hususunda görevli ve sorumlu olarak davrandıklarını, itiraz eden ülkeleri içeriden ve dışarıdan ne duruma sürükleyebileceklerini çok iyi biliyordur!
3- Rusya, "emir ve talimatları" küresel derin yapıların merkezlerinden alan söz konusu küreselci örgütlerin tüm dünya coğrafyasına yayılmalarının ve kılcallara yerleşmelerinin neredeyse insanlık tarihi kadar eskiye dayandığını gayet iyi biliyordur!
4- Rusya, "parçalanma projesini uygulamak" amacıyla bir asırdan beri uygulanan çeşitli derin projelerle Rusya insanının bireysel, ailevi, ahlaki, kültürel, diğer değerler ve toplumsal yönden umursamaz, dirençsiz, özgüvensiz, bencil, bireyci, dinsiz, ayyaş, nefsani arzulara teslim, maddeye teslim ve güce boyun sunmaya hazır hale getirilmeye çalışıldığı gibi hususları şüpheye yer vermeyecek derecede bildiğini "Rusya Lideri Putin'in küreselci anlayışa meydan okuyan tavırlarıyla" açıkça gösteriyor!
5- Rusya, "Ukrayna'da tuzağa düşürüldüğü" gerçeği ile Ukrayna'nın yaklaşık bir yıldır bilinçli bir biçimde Batılı ülkeler tarafından desteksiz bırakılarak Rusya'nın iyice yıpratılmaya çalışıldığı, sahip olduğu nükleer silahlarını kullanamayacak derecede iç karışıklıklara sürükleneceğini, küreselci örgütlerin Rusya coğrafyasındaki uzantılarına üye on binlere varan yetkili kişilerin Rusya'daki her kurumda etkili ve yetkili konumda olmaları nedeniyle küreselci hamlelere karşı tedbirler alamayacak düzeyde çaresiz kaldıklarını ve destek almaya çalıştıkları ülkelerin de kılcallarına kadar küreselci örgütlerce ele geçirildiklerini net bir biçimde bilmektedir!
6- Rusya, Batılı ülkelerin sahip oldukları teknoloji ve çok yönlü güç (ekonomi, askeri güç, ittifak, sermaye, yüksek teknoloji ürünü silahlar) ile başa çıkamayacak derecede zayıf olduğunu, Çin'in ticari ve siyasi kaygılar nedeniyle Rusya için Batı ile doğrudan karşı karşıya gelme riskine girmeyeceğini, Kuzey Kore silah sanayiinin (askerlerinin) sadece bir süreliğine zaman kazandırmada işe yarayacağını, İran ile Batılıların (İsrail dahil) perde gerisinde çok rahat anlayış birliği içerisinde olabildiklerini, Batılılar tarafından eğitilerek savaşa hazır hale getirilen dünyanın pek çok ülkesinden on binlerce savaşçının peyderpey Ukrayna'da cepheye gönderildiğini, adı koyulmadan NATO ülkelerinin tüm güçleriyle Ukrayna cephesinde yer almaya hazırlandıklarını, kendi gücünün (asker, silah, ekonomi, sosyoloji, kişilerin psikolojisi, ortakları) en fazla bir iki yıldan daha fazla bu savaşa dayanamayacağını, bir taraftan gücü tükenirken diğer taraftan da iç çatışmalara teslim hale sürükleneceğini ve çaresiz bir biçimde son vuruşları seyretmekten başka elinden hiçbir şey gelmeyeceğini bilmektedir!
7- Rusya, "her şey ayan beyan ortada olmasına rağmen ülke niçin ateşe atılıyor" şeklindeki soruların ülke (Rusya) sokaklarında artık hiç çekinilmeden konuşulmakta olduğu, durumun farkında olan Çin ve İran'ın farklı hesaplar (yaklaşımlar) peşinde koşmaya başladıkları, ülke (Rusya) derin devletinin gidişattan ümidini kesme aşamasına sürüklenmekte olduğu, görünmeyen eller tarafından (konuşulmakta olan malum maşa örgütler tarafından) oluşturulması beklenen yaygın istikrarsızlıkların (terör, anarşi, kamplaşma, hesaplaşma, alt kimlik arayışları) ülkenin asıl derdi haline geleceği ve ülkenin kılcallarında saklanan küreselci örgütlere mensup güçlerin hayaleti karşısında çözümsüzlüğe sürüklenince NÜKLEER GÜÇ silahının artık ülke için sadece bir yük haline geleceği hususlarını da şüpheye yer bırakmayacak derecede net bilmektedir!
(Dünya ölçeğindeki çeşitli görüşlerden çıkardıklarım..!)
🔷Sonuç:
1. Rusya, proaktif "yaklaşım ve strateji" üreterek olabildiğince KIVRAK ve YAPICI yeni bir politika geliştirebilirse bu kötüye gidişi epeyce bir süreliğine erteleme şansını yakalayabilir!
2. Rusya, süper güç vasfını tümden yitirerek "orta büyüklükte bir ülke" konumuna sürüklendiği gerçeğini "utanmadan ve mahcubiyet yaşamadan" kabul etme olgunluğunu gösterip, Ukrayna ile eşit koşullarda ve 2008 öncesi şartlarda anlaşma yapabilmek için (kesinlikle dışarıya hiçbir sızıntı olmadan ve söz konusu ülkelerin kendi inisiyatifleri olarak) Türkiye ve Çin gibi ülkelerden arabuluculuk talebinde bulunup, gerekirse TAZMİNAT ödemeye bile razı olursa, bir ihtimal ömrünü bir süreliğine daha uzatabilir!
3. Rusya, hangi tavizi verirse versin, Ukrayna ile anlaşma yapmasına müsaade edilmeyeceğinin bilincinde! Öyle ise Batılı ülkelerin pazarlık masalarına sirayet ederek, vereceği büyük tavizlerle, Batılıları en az dört tane menfaat grubuna parçalamayı başarabilirse, ömrünü bir süreliğine daha uzatabilir!
4. Rusya, küreselcilerin dünyayı ABD ile Çin kutuplarına bölme planlarına karşı, perde gerisinde bu güçlerden her biriyle ayrı ayrı pazarlıklara girerek zaman kazanmayı deneyebilir! Ancak şayet söz konusu iki süper güç, Rusya'yı pay etme konusunda perde gerisinde anlaştırılmışlarsa, tek çare olarak Hindistan ile Pakistan ve Türk Dünyası ittifakı için her türlü fedakârlığı yapmasına kalıyor!
5. Rusya, Batılıların kendi ülkesini iç istikrarsızlığa sürüklemek için kullanacağı savunulan metotların bir benzerini Batılı ülkelerde uygulamayı becerebilir mi bilinmez! Ancak bu yöndeki görüşleri de hafife almamak gerekir!
6. Rusya, kendisinin parçalanması halinde Türk dünyasının, Hindistan'ın, Pakistan'ın ve Çin'in de aynı akıbete uğrayacaklarını düşünerek, bu ülkeleri sürekli olarak yanında göreceğini hesap ediyor! Ancak sömürgecilik ve emperyalizm deneyimi olan küresel yapı ve güdümündeki batılıların deneyimlerini hafife alırsa geri dönülmesi imkânsız bir parçalanmaya sürüklenmekten kurtulamayabilir!
7. Rusya; çok yakın ilişki içerisinde olduğu Türkiye ve İran'ın, "BOP bağlamında" bölge ülkelerinde yaşanmakta olan iç karışıklıklar ve parçalanmalar karşısında ciddi tecrübeler elde ettiklerinden dolayı, kendisinin (Rusya'nın) parçalanma sürecine sürüklenmesine asla sessiz kalmayacaklarını düşünüyor! Ancak bu önemli iki ülkenin güçleri neye yeter bilinmez!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu STRATEJİK ve JEOPOLİTİK tespitlerin tümünü de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Avrupa Parlamentosu seçim sonuçlarının anlamı...!
🔷Görünen Tablo..!
- Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin neredeyse çoğunda AŞIRI SAĞ denen ulusalcı ve milliyetçi kesimler abartılı derecede yükseliş gösterdi!
- Bu durum nedeniyle hem Avrupa ülkelerinin, hem ABD'nin, hem Rusya'nın, hem Çin'in, hem Türkiye ve diğer onlarca ülkenin siyasi, iktisadi, jeopolitik, jeostratejik, askeri, istihbarat ve sosyal hesapları ile duruşları yeniden masaya yatırılmaya muhtaç olabilir!
🔹Şok edici "seçim sonuçların" nedenleri:
1. AB üyesi ülkelere doğru yaşanan yoğun göçmen ve mülteci akını!
2. Rusya'nın Ukrayna'yı İŞGAL girişimi (Şubat 2022) üzerinden ya da bahanesiyle ABD'nin AB'yi ve AB üyesi ülkeleri alenen TAHAKKUMU altına alması!
3. Ukrayna'nın işgal ve istila girişimine maruz kalması sonrası genel olarak AB'nin (tüm üye ülkeler), özel olarak da AB üyesi gelişmiş ülkelerin (Almanya, Fransa ve İtalya) öngörülemeyecek boyutlarda iktisadi gerilemeyle karşı karşıya kalmaları!
4. Son iki yılda tüm AB üyesi ülkeler halklarının standartlarında ciddi anlamda düşüşlerin yaşanması ve sosyoekonomik yardımların abartılı derecede kısılması!
5. Son iki yılda "şaşırtıcı hız ve düzeyde" tüm AB üyesi ülkeler halklarının GELECEK KAYGILARI noktasındaki tırmanış!
6. Köpürtülen Rusya tehdidi ve AB üyesi ülkelerin "Rusya, Beyaz Rusya, Çin, İran ve Kuzey Kore" bloğu ile savaştırılma riski!
7. Nereden köpürtüldüğü yeterince açık olmayan KIŞKIRTMALAR ve TAHRİKLER nedeniyle "KAÇINILMAZ OLARAK" ortaya çıkmakta olan Rusya tehdidi!
8. Mevcut Hükümetlerin "genel yönetim başarısızlıkları ve sahici davranış sergileyememeleri" algısı!
9. Küreselci yapıların politika ve direktiflerinin "SORGULAMADAN UYGULANDIĞI" yönündeki yaygın şayialar (İklim ve çevre ile LGBTIQ ve değerler)!
10. ABD'nin baskısı, propagandası ve yanıltıcı yönlendirmesi sebebiyle Rusya-Ukrayna hesaplaşmasına dönüşen savaşa müdahale aşamasına gelinmiş gibi bir inancın tüm AB üyesi ülkelerin halklarında yaygınlaşması ve SAVAŞ korkusu!
11. Filistin halkının "soykırım" ve "katliam" vahşetleriyle doğrudan yüzleşmeleri hakikatinin AB nezdinde ve AB üyesi pek çok ülkenin şahsında görmezden gelinmesi, İsrail'e doğrudan veya dolaylı desteğin sürdürülmesi, İsrail katliamlarından kurtulan yaralı ve sağlam Filistinlilerin "AÇLIKTAN ÖLMELERİNE YÖNELİK SİSTEMATİK UYGULAMALAR" karşısında önemli ölçüde "SEYİRCİ" kalınması!
12. Süper güç ABD'yi dengeleyebilecek ve Avrupa'nın yeniden küresel ölçekte GÜÇ MERKEZİ haline gelmesini sağlayacak bir PROJE olarak lanse edile gelen Avrupa Birliği ya da "Avrupa Birleşik Devletleri" projesinin açıkça başarısızlığa uğradığına dair yüzlerce somut olay ve olgunun ortaya çıkması!
13. AB üyesi ülkelerin, "küreselci derin yapılara ait politikaları uygulamaları nedeniyle aile, ahlak, homojen halk, cinsiyet ve değerler" noktasında yozlaştırılarak içten çökertildiği" yönündeki düşüncenin kitlelerde oluşturduğu derin endişe!
🔷Sonuç:
1. Aşırı sağın kazandığı AB Parlamento seçim sonuçları karşısında ABD ve "ABD maşasını kullandığı iddia edilen küresel tek dünya devleti merkezi" umursamaz tavırlarını sürdürerek AB üyesi ülkeleri "TARİHSEL AVRUPA DURUŞU" aksine sürüklemekte ısrar ederlerse, üye ülkelerin ulusal parlamento seçimlerinde çok daha ezici sonuçların çıkmasının önüne geçemeyebilirler!
2. AB üyesi ülke seçmenlerinin aşırı sağa ilgisi artarak sürecek olursa, "Yahudi Soykırımı iddialarını kullanarak Avrupa halkları ile Avrupa ülkelerini İsrail'in 'SORGUSUZ SUALSİZ DESTEKÇİSİ' konumuna sürükleyen derin baskılar" artık işlemeyebilir!
3. Avrupa aşırı sağının tırmanışı artarak ulusal parlamentoların seçimlerine de damga vuracak olursa; küreselcilerin dikte ettiği "LGBTIQ, Karbon Ayak İzi, Aşılanma Zorunluluğu, İklim Anlaşmaları, Çevre Krizi İddiaları, Yapay Et, İnekler ile diğer hayvanların katliamı, insan nüfusunu azaltma çalışmaları, ULUSAL HOMOJENLİKLERİ ORTADAN KALDIRMA çalışmaları, Küresel sıfırlamaya hazırlık, Gündem 2030 ile ulus devletlerin, insanların ve diğer canlıların yaşamını tehdit ettiği anlaşılan küreselci projeler" Avrupa coğrafyasının dışına atılabilir!
4. Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik maratonunun gerçeklikle hiçbir alakasının olmadığı hakikati daha gerçekçi ve anlaşılır bir biçimde AB (üyesi ülkeler) tarafından İTİRAF edileceğinden dolayı; AB (üyesi ülkeler) ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha akılcı, sağlıklı ve dengeli bir zemine oturtulması şansı ortaya çıkacaktır!
5. Türkiye; Lozan Antlaşması'nın 16'ncı maddesi ile aynı anlayışı destekleyen çok sayıda diğer maddelerine dayanarak, "elimizden çıkmış bulunan ama hâlihazırda iç karışıklıklar nedeniyle ulusal bütünlüklerini kaybetmeye yüz tutmuş topraklar ile antlaşmalar hiçe sayılarak statüleri değiştirilen yerler (Adalar Denizi'ndeki adalar ile Kıbrıs gibi adalar)" üzerinde çeşitli boyutlarda (düzenleyici, denetleyici, egemenlik tesis edici) elde etmesi gereken hakları için uluslararası kurumlar nezdinde resmen harekete geçebilme cesaretini gösterebilir!
6. Batı Bloğu, varlığını sürdürecektir; ama ABD'nin AB (üyesi ülkeler) üzerindeki yönlendirici, hesaba çekici ve sömürücü gücü ya da etkisi abartılı düzeyde azalacaktır!
7. AB (üyesi ülkeler) ile Rusya ve Çin arasındaki ilişkiler "ABD'nin istediğinin aksine" daha olumlu bir yöne evirilecektir!
8. Türkiye; artık sadece BRİCS (sözde Küresel Güney) ile Batı (sözde Küresel Kuzey) arasında değil, bundan sonra Atlantik'in batısı (ABD) ile Atlantik'in doğusu arasında da DENGELEYİCİ GÜÇ ya da AKTÖR konumuna yükselebilir!
9. Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) bağlamında Türkiye'nin parçalanacağı yönündeki yaygın endişelerin yoğunluğu bir süreliğine azalabilir ve İsrail'in ileri gelenlerince dillendirilmekten çekinilmeyen "Va'dedilmiş Topraklar Projesi" ile ilgili çalışmalar daha sessiz bir biçimde sürdürülmek zorunda kalınabilir!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu STRATEJİK ve JEOPOLİTİK tespitlerin tümünü de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Küreselci "ALT KÜLTÜR" tehdidi ve DİĞER saldırılar!!!
🔹Alt Kültür inşasının kökeni:
- Evrensel kuşatıcılığa sahip olan İslam (farklı isimlerle anılan ilahi dinlerin tahrif edilmemiş arı duru hali) dininin "HAKKI ÜSTÜN TUTAN ve BATILI ifşa ederek insanların tümünü kurtuluşa sevk etme mücadelesi öteden beri BATIL tarafı rahatsız etmiştir!
- İnsanlığın ayrım gözetilmeden ve kamplaştırılmadan Müslüman olmaya ve bu vesileyle de "İslâm kardeşlik ailesi" içinde huzurlu, dengeli, güvenli, sağlıklı, güçlü, sorunsuz, sömürüsüz, adil, mutlu ve geleceğinden emin bir biçimde yaşamaya davet edilmesinin önüne çeşitli bariyerler koyup, insanlığı ŞEYTANİ tuzakların ağına düşürerek "sapkınlıklar ve kölelik" içinde sefalete sürükleyebilmek için günümüzde "küreselciler" denen derin mihraklar, Hz. Adem'den (a.s.) beri bıkmadan, usanmadan, azimlerinden hiçbir şey kaybetmeden çalışıyorlar!
- Bu yapı; en son 18'inci asrın sonlarından itibaren "ulus" olmanın önemi ve "ulus devlet" kurmanın ne derece önemli olduğu fikriyatını yayarak, iki asır içinde insanları yüzlerce gruba (ulusa) bölmeyi (ayırmayı) başarmışlardı!
- Aynı yapı, 20'nci yüzyılın sonlarından itibaren "post-modern" bakışı öne çıkartarak, her bir ulus içinden onlarca "ALT KÜLTÜR" üretmenin sağlayacağı "sözde" özgürlük hakkının bulunmaz tadını savunmaya başladılar! Yeni hedefleri ise 10 bin kadar kent devleti ve zamanla gerçekleştirilecek nüfus kıyımlarıyla birlikte 500 milyon nüfuslu bir dünya devleti inşa etmekmiş..!
- Küresel tek dünya devleti tezinin esasta insanların her bakımdan tutsak konuma sürüklendiği, "İslâmi ve insani" anlamda ahlakın yok edildiği, şeytani anlayışın her bakımdan hüküm sürdüğü ve saire gibi "insan ve İslâm fıtratına aykırı" bir dünya sistemi hedeflendiği "SOMUT VERİLERE DAYALI OLARAK" yaygın bir biçimde yazılıp çizilmekte veya anlatılmaktadır!
🔹Kültürel Çeşitliliği Artırma Tuzağına Noktasal Bakış;
- Farklı diller, gelenekler ve inanç sistemlerini teşvik ederek ulusal kimlik duygusunu zayıflatmaya çalışıyorlar!
- Bu, ulus devletlerin birliğini zayıflatıyor ve bölgesel çekişmelere yol açıyor!
- Örneğin, bir ülkede yaşayan farklı etnik gruplar arasında farklı dillerin konuşulması ve farklı geleneklerin benimsenmesi, ulusal birlik duygusunu zayıflatabilir.
🔹Küreselci "ALTKÜLTÜR" inşa tehdidine karşı çözüm:
- En esaslı çözüm, "ÜST KÜLTÜR" unsurunun üzerindeki küllerin süpürülmesidir!
- Misak-ı Milli sınırları içerisindeki ya da daha geniş bakarsak bugünkü Türkiye, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Filistin, Ürdün, Mısır, Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Yunanistan, Bulgaristan, diğer Balkan Ülkeleri, diğer Kuzey Afrika Ülkeleri, Türk Dünyası ülkeleri (Tacikistan), diğer Türkistan ülkeleri, önemli ölçüde Rusya, Orta Avrupa ülkeleri ve İtalya halklarının tamamının üst kimliğinde "Türk halkları mayası ya da Türk ÜST KÜLTÜR mayası" bulunmaktadır!
- Küreselci kültürel ayrıştırma, parçalama, kutuplaştırma, çatıştırma ve köleleştirme tuzağına karşı "Türk ÜST KÜLTÜR unsuru" koruyucu kalkan olabilir! İşte buna engel olabilmek için, asırlardan beri Türk halkını parçalara ayrıştırma çalışmaları sürdürülüyor!
- Örnek: Türklerin tarihinde, "TÜRK" kavramı yerine "KURT" kavramı kullanıldığı; Mezopotamya bölgesindeki "KÜRT" halklarının "KURT" simgesini kullandıkları ve onlarla ilgili üretilmeye çalışılan özgün yeni tarihte "DEMİRCİ KAVE/KAWA" faktörünün bile bu durumun somut kanıtı olduğu yönündeki iddialar bakınca, Türk halklarının ayrıştırılarak birbirlerine kırdırılmaya çalışıldığı yönündeki söylemlere hak verilebilir!
- Aynı şekilde Çarlık Rusya'sı, Sovyetler Birliği, Çin, Hindistan tarafından farklı isimler altında parçalara ayrıştırılma zemini hazırlanan Türk halkları ile ilgili tuzaklar da "TÜRK ÜST KÜLTÜR" çatısını parçalamaya dönük çok yönlü çalışmalara örnek verilebilir!
- Hakikaten mesela Kuzey Irak bölgesel Kürk (simgesel Kurt) halkının da tıpkı Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler ve saire gibi "kendi isim ve kimliği ile" Türk Dünyasının bir parçası olması kendileri için önemli bir güvence ve güç merkezi anlamı ifade edebilecekken, İsrail'in "VAAT EDİLMİŞ TOPRAKLAR" tezine eklemlenmeye çalışılması yönündeki söylemler (Mezopotamya'nın vaat edilmiş topraklar içinde olduğunu söyleyen S.T. adındaki kişinin talihsiz konuşmasındaki iddialar) aynı şekilde "TÜRK ÜST KÜLTÜR" gücünü parçalamaya yönelik sürdürülmekte olan küreselci "ALT KÜLTÜR" inşa çalışmaları bağlamında değerlendirilebilir!
🔷Küreselcilerin nihai hedefleri:
🔹İnsanlık ya da ilahi dinler tarihi ile yaşıt sayılabilecek olan "SATANİZM" temelli küresel derin yapının nihai hedefi tek dünya devletini sarsılmaz ve alternatif kabul etmez bir biçimde inşa etmek olduğu anlaşılmaktadır!
🔹Bunun için de "dünya ölçeğinde" tek devlet (dünya), tek kültür, tek felsefi din, tek dil, tek tip insan, tek anayasa, tek para, tek tip yaşam, tek falan şey ve tek filan şeyi (aklınıza gelebilecek belki de her şey için geçerli bu furyayı) inşa etmeye yönelik "örgütlü, organizeli, koordineli ve stratejik" çalışmalarını her geçen gün daha da kökleştirerek sürdürmek olduğu anlaşılmaktadır!
🔹Bu nedenle, söz konusu nihai hedefin önünde engel görülen herkesi ve her şeyi zayıflatarak, yozlaştırarak, çürüterek ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalarını tavizsiz bir biçimde sürdürmekte oldukları anlaşılmaktadır!
🔷Küreselcilerin ulus devletlere yönelik tehditleri:
🔹Siyasi Egemenlik yönünden:
- Ulus devletlerin siyasi egemenliğini ve bağımsızlığını zayıflatabilir!
- Ulusal karar verme süreçlerini uluslararası kurumlara ve şirketlere devredebilir!
- Küresel bir elit tabakanın çıkarlarını ulus devletlerin ve halklarının çıkarlarının önüne koyabilir!
🔹Ekonomik Kalkınma veya Bağımlılık yönünden:
- Ulus devletlerin ekonomik kalkınma kapasitesini sınırlayabilir!
- Yerel sanayi ve işletmeleri uluslararası rekabete karşı savunmasız hale getirebilir!
- Gelir eşitsizliğini ve yoksulluğu artırabilir!
- Ülkelerin dışarıya ekonomik bağımlılığını artırabilir!
- Ulus devletlerin kendi kaderlerini tayin etme yeteneklerini sınırlayabilir!
- Örneğin; bir ülke diğer bir ülkenin ürünlerine ve hizmetlerine bağımlı hale gelirse, kendi ekonomik politikalarını uygulamada özgürlüğü kısıtlanabilir!
🔹Sosyal Adalet yönünden:
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; sosyal adaleti ve eşitliği zayıflatabilir!
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; çevresel kirlilik, havayı zehirleyici zehirli parçacıkların püskürtülmesi ve sömürü gibi sosyal ve de çevresel sorunlara yol açabilir!
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; kültürel homojenizasyona ve yerel kimliklerin bile kaybolmasına katkıda bulunabilir!
🔹Demokrasi yönünden:
- Değerlerden beslenen "medeni demokrasi" bağlamında demokratik kurumları ve değerleri zayıflatabilir!
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; halkın siyasi katılımını ve temsilini sınırlayabilir!
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; popülizm ve otoriter rejimlerin yükselişine katkıda bulunabilir!
🔹Demokrasi yönünden:
- Değerlerden beslenen "medeni demokrasi" bağlamında demokratik kurumları ve değerleri zayıflatabilir!
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; halkın siyasi katılımını ve temsilini sınırlayabilir!
- Aksi yöndeki söylemlerine rağmen; popülizm ve otoriter rejimlerin yükselişine katkıda bulunabilir!
🔹Güvenlik yönünden:
- Ulus devletlerin güvenliğini ve istikrarını tehdit edebilir!
- Terörizm ve organize suç gibi ulus-ötesi tehditleri artırabilir!
- Göç ve sığınmacı akınlarına yol açabilir!
🔹Göçü Teşvik Etmek yönünden:
- İnsanların bir ülkeden diğerine göç etmesini daha da kolaylaştırmak için çalışılabilir!
- Bu da farklı kültürlerin bir araya gelmesine ve yeni alt kültürlerin oluşmasına ve homojen alt gruplaşmaların oluşması bile tamamen önlenebilir!
- Örneğin, bir ülkeye gelen göçmenler; kendi dillerini, geleneklerini ve inanç sistemlerini beraberlerinde getirebilirler! Bu durum, göçmenlerin yaşadığı bölgelerde yeni alt kültürlerin oluşmasına ve küreselci köle düzen karşısında direnç gösterebilecek tüm yapıların ortadan kaldırılmasına yol açılabilir!
🔹Kültür yönünden:
- Yerel kültürleri ve gelenekleri tehdit edebilir!
- Küresel bir popüler kültürün hakimiyetine yol açabilir!
- Kültürel "SÖZDE" homojenizasyona ve mevcut tüm kimlikler ile kültürlerin kaybına katkıda bulunabilir!
- Farklı diller, gelenekler ve inanç sistemlerini teşvik ederek "BU YÖNDEN DE" ulusal kimlik duygusu zayıflatılabilir!
- Bu durum; yeniden ulus devletlerin doğma ihtimalini zayıflatabilir ve dünyanın "yerel anlamda" her bölgesinde çekişmelere yol açabilir!
- Örneğin; bir ülkede yaşayan farklı etnik gruplar arasında farklı dillerin konuşulması ve farklı geleneklerin benimsenmesi, ulusal birlik duygusunu zayıflatabilir!
- O nedenle, küreselci derin mihrakların savaşlar ve sorunlar üreterek öncelikle ve özellikle "TEHDİT GÖRDÜKLERİ ÜLKELERE" milyonlarca göçmen gönderebilecekleri gerçeğini her bilinçli ülke ve halkı asla unutmamalı ve de gerekli tedbirleri ivedilikle almalıdırlar!
🔹Bilgi ve Haberleşme ile Medya yönünden:
- Bilgi ve haberleşmenin kontrolünü küresel şirketlere ve küresel yapıya hizmet eden güce (uzantı güçlere) devredebilir!
- Halkların yanlış bilgi ve propagandaya maruz kalma riskini artırabilir!
- Düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlayabilir!
- Küreselci derin ideolojiyi yaymak için tüm medya kullanılabilir!
- Bu, alt kültürlere dayalı ulusal kimlik duygusunu bile zayıflatabilir ve yerel anlamda çekişmeleri yaygınlaştırabilir!
- Örneğin; küreselcilerin kontrolündeki medya kuruluşları, sistematik bir biçimde farklı kültürler ve alt kültürler arasındaki farkları vurgulayan haberler ve programlar yayınlayarak kimliksiz ve kişiliksiz dünya toplumuna geçiş süreci hızlandırılabilir!
🔹Eğitim Sistemleri yönünden:
- Eğitim sistemleri, kendi ideolojileri ile sapkın yaşantı biçimlerini yaygınlaştırarak kökleştirebilmek için kullanılabilir!
- Bu durum "ulusal kimlik ile alt kimlikler" duygusunu zayıflatabilir ve yerel düzeyde bile çekişmelere yol açabilir!
- Örneğin; küreselciler tarafından hazırlanan ders kitapları, ulusal tarihi ve değerleri küçümseyen ve küreselci anlayışı her bakımdan yücelten propagandalar içerebileceğinden dolayı, genç nesillerin ulusal alt ulusal kimlik duygusunu zayıflatabilir!
🔷Küreselcilerin Dinlere Yönelik Tehditleri:
🔹Gizli ve Örtülü Tehditler yönünden:
- Dinlerin ve kutsal metinlerin tahrif edilmesi ile ilgili insanlık ve dinler tarihi boyunca sürdürülen sistematik çalışmalar!
- Dinî değerlerin ve inançların küçümsenmesi amacıyla küresel ölçekte medya ve bazı entelektüeller kullanılarak, dinî değerleri ve inançları küçümseyen, alaycı ve aşağılayıcı içerikler üretmek amaçlı çalışmalar!
- Dinî azınlıklara yönelik ayrımcılık çalışmaları sistematik hale getirmek suretiyle yaygın bir biçimde dinî azınlıklara yönelik ayrımcılık ve nefret söylemini teşvik edici çalışmalar!
🔹Açık ve Organize Tehditler yönünden:
- Dinî kurumlara ve liderlere yönelik saldırılar ile şiddet eylemlerine başvurulmasına yönelik çalışmalar!
- Dinî eğitim ve öğretimin dünya ölçeğinde engellenmesine yönelik strateji ve politikalar geliştirmeye yönelik çalışmalar!
- Dinî inançlara dayalı siyasi ve sosyal hareketlerin bastırılmasına yönelik yöntemler geliştirme amaçlı çalışmalar!
🔹Yasal ve Yasadışı Tehditler yönünden:
- Dinî özgürlüğü kısıtlayan yasalar çıkarma veya uygulamaya koyma amaçlı çalışmalar!
- Dinî gruplara yönelik yasa dışı faaliyetlerde bulunulmasına yönelik sistematik çalışmalar!
- Dinî finansmanı kontrol altına alma girişimleri bağlamında yapılan çalışmalar!
🔹Yumuşak ve Sert Tehditler yönünden:
- Dinî değerlerin sekülerleştirilmesi ve "GÜYA" modern yaşam tarzına uyarlamaya yönelik çalışmalar!
- Dinî inançların "SÖZDE" bilimsel yöntemlerle sorgulanması ve eleştirel bir bakış açısıyla ele alarak zayıflatması amaçlı çalışmalar!
- Dinî inançların siyasi ve ideolojik amaçlar için kullanılması sağlanarak; dinî çatışmalar ve gerginlikler üretme yönünde çalışmalar!
🔷Küreselcilerin Ahlaka ve Değerlere Yönelik Tehditleri:
🔹Ahlaki Değerlerin Zayıflaması yönünden:
- Maddecilik, küresel kültür, materyalist ve hedonist (hazcı) bir "HER TÜRLÜ SAPKIN HARAM" yaşam tarzını teşvik ederek, manevi değerleri ve erdemli davranışları gölgelemek amaçlı çalışmalar!
- Aile ve toplum bağlarını zayıflatarak; "bireyselliği ve yalnızlığı teşvik etmek" ederek dayanışmayı, fedakarlığı ve sorumluluk duygusunu zayıflatıp, ahlaki çöküşe yol açmak amaçlı çalışmalar!
- Milli manevi değerlerce yüceltilen saygı, iyilik, güzellik, doğruluk, azizlik itibarsızlaştırılarak; kin, nefret, kutuplaşma, çirkinlik, yalan, haksızlık, hukuksuzluk, önyargı, sapkınlık ve ayrımcılık cazibeli getirilerek ahlakın her bakımdan yozlaştırılması amaçlı çalışmalar!
🔹Ahlak Dışı Davranışların Artması yönünden:
- Suç ve şiddetin artırılarak tüm insanlığa yaygınlaştırılması amaçlı çalışmalar!
- Her alanda yolsuzluk ve rüşvet yaygınlaştırılarak; hak, hukuk, adalet, hakkaniyet, doğruluk ve dürüstlüğü zedelemek amaçlı çalışmalar!
- Çevre tahribatını önleme iddiasının arkasına saklanarak bir taraftan "küreselcilerin çıkarları" doğrultusunda üretim, tüketim ve dağıtımı yaygınlaştırarak çevre ile iklime ve havaya büyük zararlar verirken; diğer taraftan da çevre ve hava ile iklimi korumak bahanesiyle alternatif güçlerin doğmasını önlemek ve tüm insanlığı kontrol altına almak amaçlı çalışmalar!
🔹Geleneksel Değerlerin Aşınması yönünden:
- Din ve geleneklere karşı saygısızlığı teşvik ederek, manevi değerleri ve etik ilkeleri zayıflatmak amaçlı çalışmalar!
- Milli kültürleri aşındırarak, yerel değerleri ve gelenekleri yok etme amaçlı çalışmalar!
- Bölgesel ve küresel eşitsizliği artırarak, adaletsiz bir dünya düzeni ortaya çıkartmak amaçlı çalışmalar!
- Bireyi, aileyi, toplumu, halkları ve insanlığı fesata uğratmaya yönelik sistematik hamlelerini yaygınlaştırarak kalıcı hale getirmek üzere cinsiyeti, ahlâkı, kültürü, dini, tohumu, karakteri ve hücreleri bozma amaçlı çalışmalar!
🔷Küreselcilerin Cinsiyete Yönelik Tehditleri:
🔹Cinsiyet Eşitsizliğinin Tersten Artması yönünden:
- Kadınların marjinalleştirilerek HEDEF haline getirilmesi için "cinsiyet eşitsizliği ve yoksulluğu" varmış gibi yaygın algı ile olgu üretmek amaçlı çalışmalar!
- Kadınlara yönelik şiddet (ekonomik, fiziksel, cinsel ve psikolojik) üretmeye zemin hazırlamak ve küreselcilere karşı direnç gösterme potansiyeline sahip erkekleri cinsel bakımdan bozmak ya da kukla haline getirmek amaçlı çalışmalar!
- Kadınların siyasi ve sosyal hayattan dışlanmasına zemin hazırlamak için kadınların siyasi ve sosyal hayattan dışlanmasına yol açacak "SÖZDE" pozitif ayrımcılık uygulamaları devreye girdirerek karşı CİNSEL TEPKİLERİ YAYGINLAŞTIRMAK amaçlı çalışmalar!
- Erkek cinsiyetini bozmak, insanlara yapay gıdalar yedirerek direnç yönlerini ortadan kaldırmak ve insan fıtratını yozlaştırmak suretiyle ÖZELLİKLE erkeklerin tümünü küreselci dayatmalara karşı itaatkâr bir hale getirmek amaçlı çalışmalar!
🔹Geleneksel Cinsiyet Rollerinin Dayatıldığı Propagandası yönünden:
- Aileyi dağıtmak, ahlâkı bozmak ve direnç kabiliyetini yok eden bireyselliği yaygınlaştırmak için "GÜYA" kadınlara aile içi roller ile geleneksel cinsiyet rolleri dayatıldığı ve kadınların "SÖZDE" aile içi rollere hapsedildiği propagandasını yaygınlaştırmak amaçlı çalışmalar!
- Aynı amaçlara hizmet etmek üzere; küresel medya ve popüler kültür kullanılarak, "SÖZDE" erkek egemenliğini meşrulaştıran ve pekiştiren uygulamalar olduğu, bu vesileyle cinsiyet ayrımcılığı ile şiddetin normalleştirildiği propagandalarını yaygınlaştırmak amaçlı çalışmalar!
- Kadını aileden ve akraba bağından kopartarak daha rahat sömürebilmek ve de erkeklere karşı kullanarak cinsiyetçi çatışmaları dünya ölçeğinde yaygınlaştırmak için "GÜYA" dini değerler ile on binlerce yıllık insanlığın ortak mirası konumundaki kültürel değerlerin "SÖZDE" kadını genel pazar ürünü yaparak, bedenini metalaştırarak "cinsel sömürüye ve objeleştirmeye" yol açmakta olduğu yönünde yaygın propaganda yapmak amaçlı çalışmalar!
🔹Cinsel Kimlik ve Cinsel Yönelimlere Karşı Ayrımcılık PROPAGANDASI yönünden:
- Erkek cinsiyetini bozmak, kökleşmiş ahlâkı yozlaştırmak, evlilikleri en aza indirmek, dünya nüfusunu azaltmak yönündeki stratejilerine meşruluk kazandırmak için "LGBTİ+" bireylerini "HORMONLU BESLENME ve HER YAŞTA AŞILAMA" yöntemiyle üretip, yaygınlaşmasına uygun yasal zeminler oluşturmak suretiyle insanlığın nefretini tahrik ederek, "GÜYA" dünya ölçeğinde "LGBTİ+ bireylere yönelik" nefret ve şiddet yayılıyormuş algısı oluşturmak amaçlı çalışmalar!
- Küresel kültür, cinsel kimlik ve cinsel "sapkın" yönelimleri patolojileştirerek [doku ve hücrelerde oluşan hastalıkları özel testler kullanarak teşhis etmek], "LGBTİ+ bireylere karşı" önyargı ve ayrımcılığı abartılı derecede körükleyip "ASIL SAPKINLIĞA DUR DEMEK HEDEFLİ YASAL ÇALIŞMA" maksadının dışına çıkartarak insanlığı her bakımdan çökertmek ve köleleştirmek amaçlı çalışmalar!
- "HORMONLU BESLENME ve HER YAŞTA AŞILAMA" yöntemiyle sistematik ve programlı bir biçimde sapkın isteklere ve cinsel değişimlere sürükledikleri "MAĞDUR ve MASUM" kişileri kurtarmak yerine, o kişilerin cinsel özgürlüklerinin kısıtlandığı yaygarasını dünya genelinde yaygınlaştırmak ve insanlığı kalıcı bunalıma sürüklemek amaçlı çalışmalar!
🔷Küreselcilerin Aileye Yönelik Tehditleri:
🔹Aile Yapısının Zayıflaması yönünden:
- Göçlerin teşvik edilmesi nedeniyle AİLE üyelerinin iş ve eğitim için farklı bölgelere göç etmesi, ailelerin parçalanmasına ile bir arada kalmalarının zorlaşmasına ve hedef ülkelerdeki ulusalcı HOMOJEN yapının HETEROJEN hale getirilmesine, dolayısıyla ulus devletlerin içerden parçalanmaya hazır hale getirilmesine zemin hazırlama amaçlı çalışmalar!
- Sapkın küresel kültürü pompalayıp, geleneksel aile değerlerini aşındırarak, bireyselliği ve hedonizmi (hazcılığı) teşvik etmek ve de sapkın hazcılığı "HAVUÇ" olarak sunma amaçlı çalışmalar!
- Ekonomik zorluklar, eşler arasındaki iletişimsizlik ile hesaplaşmayı teşvik edici "SÖZDE POZİTİF AYRIMCILIK" iddiasındaki yasal düzenlemeler ve aile içi şiddeti teşvik edici "ERKEĞİ KADIN KARŞISINDA HAREKET EDEMEZ DERECEDE KISITLAYIP, DEĞERLERİNİN AYAKLAR ALTINA ALINMASI KARŞISINDA YASAL HAK ARAYIŞINDA BULUNAMAZ KONUMA SIKIŞTIRAN AYRIMCI MEVZUAT" ve bağlantılı uygulamalar gibi faktörler hazırlanarak boşanma oranlarının artmasına yol açmak amaçlı çalışmalar!
🔹Aile içi Şiddetin Artması yönünden:
- Feminist ideoloji temelinde cinsiyetçi mevzuat ve uygulamalar, cinsiyetçi ekonomik zorluklar, erkeğin sırtına yüklenen boşanma sonrası ekonomik sorumluluklar, işsizlik ve yoksulluk gibi faktörler vesilesiyle aile içi gerginliği ve şiddeti artırmak amaçlı çalışmalar!
- Aile içi şiddetin başat nedeni olduğu bilimsel verilerle ispatlanmış olan alkol ve uyuşturucu kullanımının desteklenmesi vesilesiyle aile içi şiddetin önemli bir risk faktörü haline getirilmesi amaçlı çalışmalar!
- Küresel medya ve internet kullanılarak çocuk istismarını ve pornografisini teşvik edip, çocukların korunmasını zorlaştırmak için aileyi dağıtarak çocukları sahipsiz konuma sürüklemek ve hormon aşısı ile katkılı gıdalar yedirerek cinsiyet değiştirmeye hazır hale getirme amaçlı çalışmalar!
- Eşlere ZİNA Hakkı tanınması ve kadının beyanının esas kabul edilmesi nedeniyle keyfi veya ispatsız şiddet iddiaları (ekonomik, fiziksel, psikolojik ve duygusal şiddet vd) nedeniyle Kocaların kendi kazancıyla almış olduğu evinden uzaklaştırılarak sokağa atılması, başka bir erkeğin kendi çocuklarının gözleri önünde evine alınması gibi hadiseler karşısında yasal hiçbir tedbir alamayacak duruma düşürülmesi, süreç neticesinde oluşan her koşulda ailenin ekonomik sorumluluklarını taşımak zorunda bırakılması gibi usandırıcı ve suça teşvik edici nitelikte uygulamaları yaygınlaştırma amaçlı çalışmalar!
🔹Aile Ekonomisinin Zayıflaması yönünden:
- Küresel ekonomik sistem vasıtasıyla "işsizlik, sendikasız çalışma ve düşük ücretler" gibi politikaları dünya ölçeğinde yaygınlaştırıp, ailelerin geçimini zorlaştırmak ve aile ekonomisini zayıflatmak suretiyle AİLE müessesesini yıkmak amaçlı çalışmalar!
- Sosyal devlet politikalarını yetersiz hale getirerek, hem aileleri ekonomik açıdan daha da savunmasız hale getirmek hem de ekonomik zorluklar neticesinde boşanmaların gerçekleşmesi halinde kadını, ekonomik yönden boşandığı erkeğin sırtına yükleyerek, CİNSİYET ÇATIŞMALARINI dünya genelinde yaygın hale getirme amaçlı çalışmalar!
- Küresel medya ve internet ile eğitim politikaları kullanılarak tüketim çılgınlığını küresel pazar pazarın iştahına uygun hale getirmek, aileleri aşırı tüketime teşvik etmek ve aile bütçelerini zorlamak suretiyle aile kurumunu dağıtmak amaçlı çalışmalar!
🔷Küreselcilerin Ulusal Ekonomilere Yönelik Tehditleri:
🔹Ekonomik Bağımlılığın Artması yönünde:
- Ülkeleri, küresel finansal sistemden borçlanarak "YÖNLENDİRME" yatırımlarını finanse etmeye mecbur hale getirip, dış borç yükünün artmasına ve ulusal egemenliğin zayıflamasına hizmet etmek amaçlı çalışmalar!
- Uluslararası kurumlar ile diğer baskı vasıtaları kullanılarak liberal ve şimdi de neo-liberal ekonomi politikalarını tüm ülkelere dikte ederek, gelişmesini tamamlayamamış ülkeler ile özel sektörlerini korumasız rekabetçi ticaret ortamında sömürmek, yüksek teknolojiyi deneme ihtimali olan ulusal sanayileri çökertmek ve işsizlik ile küreselci yapılanmalara bağımlılığı artırmak amaçlı çalışmalar!
- Küreselci yapılar ile bağlantılı ve dünya ölçeğinde örgütlü esrarengiz örgütlere üye kişilerin kendi ülkelerindeki konumlarını "küresel kuruluşlar ve ulus-ötesi şirketler" lehine kullanmaları veya etki ajanlığı yapmaları nedeniyle söz konusu kuruluşlar ile şirketler, ulusal ekonomik karar alma süreçlerinde önemli bir rol oynamaktadır! İşte bu ve benzeri emperyalist hamleler vasıtasıyla ekonomik karar alma süreçlerinde ulusal iradenin zayıflamasına ve ulusal çıkarların zedelenmesine yol açmak amaçlı çalışmalar!
🔹Ekonomik Eşitsizliğin Artması yönünden:
- Ülkelerdeki orta sınıfları eritmek ve zengin tabaka ile fakir kesimler arasındaki uçurumu derinleştirerek, hem devletler ile halkları arasındaki bağı kopartmak hem de sınıflar arasındaki çatışmaları derinleştirerek ülkeleri kent devletleri şeklinde parçalara ayırmak amaçlı çalışmalar!
- Ülkelerdeki ekonomik sistemi işlemez hale getirerek yoksulluğu ve gelir eşitsizliğini geri dönülemez noktaya taşımak amaçlı çalışmalar!
- Küresel piyasa ekonomisine uyum sağlayamayacak ve rekabetçi piyasaya ayak uyduramayacak bir geri ve dışa bağımlı ekonomik yapı inşa etmek, her bakımdan eşitsizlikler ile sosyal huzursuzluk ve istikrarsızlık riskini artırmak amaçlı çalışmalar!
🔹Çevresel Tahribat yönünden:
- Küreselleşme ideolojisine ve bu ideolojinin seçkinlerine hizmet amaçlı yürütülen bilinçli çevre tahribatları ile aynı amaçla yapılan "ÇEVREYİ, HAVAYI, SUYU VE İKLİMİ tahrip edici" uygulamaları yaygınlaştırmak amaçlı çalışmalar! (Paris İklim Anlaşması ve bu yönde yapılan propagandalara hizmet etmenin ne derece tehlikeli olduğu net olarak anlaşılmaktadır!)
- Küresel yapıya yön veren güçler ile temsilcilerinin şirketlerinin doğal kaynakları sömürerek, çevreye ve halka zarar veriyor olmaları örtbas edilerek, söz konusu kaynakların ulusal şirketler ile ulusal devletlerin kullanımına kapatılması amaçlı çalışmalar!
- Küreselci başat aktörlerin güdümündeki küresel ekonomik sistemin emperyalist işleyişi nedeniyle bile "İKLİMDE, HAVADA, SUDA VE GENEL OLARAK ÇEVREDE" herhangi bir ürkütücü bozulma olmamasına rağmen, söz konusu unsurlara yapılan yapılan dışardan müdahaleler neticesinde hasıl olan ürkütücü sonuçlar gerekçe edilerek tüm ülkeler ile halkları her bakımdan kontrol altında tutacak uluslararası anlaşma, sözleşme ve protokolleri kabul ettirmek amaçlı çalışmalar!
🔷Küreselcilerin Kültürlere Yönelik Tehditleri:
🔹Kültürel Homojenleşme yönünden:
- Küresel kültürel tek tipleşme amaçlı çalışmalar ..!
- Tek tipleşme bağlamında yerel dillerin ve geleneklerin yok olması amaçlı çalışmalar..!
- Tek küresel kültürü inşa bağlamında ulusların ve daha alt konumdaki toplumların kültürel kimliklerinin kaybı amaçlı çalışmalar..!
🔹Kültürel Mirasa Zarar yönünden:
- Üst kültürlerin dayanaklarını yok etmek için her şeyi sömürme ve yağma amaçlı çalışmalar..!
- Üst kültürle bağlantılı kültürel mirasın tahribi amaçlı çalışmalar..!
- Küresel tek kültürün inşası amaçlı kullanılmak üzere kültürel mirasın yurtdışına kaçırılması amaçlı çalışmalar..!
🔹Kültürel Değerlerin Çarpıtılması yönünden:
- Kültürel değerlerin yanlış temsili, aleyhte önyargı ve nefret söylemini körükleme amaçlı çalışmalar..!
- Kültürel değerleri metalaştırmak ve küreselci başat güçlerin çıkarlarına uygun ticari bir meta haline getirmek amaçlı çalışmalar..!
- Kültürel değerleri siyasete malzeme edip, kültürler arası çatışmaları tetikleyerek, üst kültürü aşındırmak amaçlı çalışmalar..!
🔷Sonuç: Yer kalmadı!!!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitlerin tümünü de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵ÖZET "Uluslararası Politika" KRİTİĞİ!!!
🔹Batılılar (ABD ve İngiltere ile AB), göz göre göre Rusya'yı yemliyorlar! Rusya, mâlesef tuzağın ortasına çekiliyor! Bu büyük tehdik karşısındaki Rusya ise hâlâ daha klasik tavrıyla efelenmeyi ve saf saf Ukrayna'nın derinliklerine ilerlemeyi sürdürüyor! Rusya Lideri Putin, açıkça Napolyon ile Hitlerin akıbetine düşecek tersten!
▪️Batılılar; eğer Çin'i ikna ederek anlaşabilirlerse, en ciddi paylaşım savaşının başat konusu Rusya olacak! ABD ile Çin anlaşabilirlerse, Hindistan'ı da PAYLAŞIM MÜZAKERELERİNE davet edecekler!
🔸Batılılar; Rusya'nın paylaşımı hususunda Çin'i henüz İKNA edemediklerinden dolayı, Çin'i çevrelemeyi (kuşatmayı) sürdürüyorlar! Şayet Çin; Batılıların blöfünü yerse, devasa Rusya coğrafyası ile Türkistan coğrafyası "YENİ" hakimiyet mücadele alanı olacak!
🔹Hâlihazırda Çin, taksimat sırasının kendisine gelebileceği endişesi nedeniyle ABD liderliğindeki batılıların "TAKSİMAT" planına ikna olmuyor! Hindistan ise tamamen Batılıların nihai kararına talipli..!
▪️Türkiye ve İran'ın dikkati, ne yazık ki Ermenistan'a Batılıların ilgisi tiyatrosu ile meşgul edilmeye çalışılıyorlar! Ayrıca Türkiye (Türk Dünyası) ile ilgili öteden beri kullanılagelen "HAVUÇ ve SOPA" politikası şimdilerde çok daha yoğun bir biçimde devreye girdirilmiş gibi görünüyor!
🔸Türkiye (Türk Dünyası), kesinlikle "zayıflamış" durumdaki bir Rusya'yı tehdit gibi gösteren Batılı tezlere itibar etmemelidir! Batılılar, "SALAM TAKTİĞİ" marifetiyle Adriyatik'ten Çin Seddine kadarki Türkistan coğrafyasını da Rusya coğrafyası ile birlikte parçalara ayırarak YUTMA peşinde!
🔹Açıkçası küresel yeniden yapılanma sürecinde, Küresel Derin Yapının asker olarak kullanmaya çalıştığı iki güç var: ABD ve Çin! Bu iki süper gücün karşıt salvoları ve manevralarına pek aldanmamak gerekir! Eğer bu iki güç "perde gerisinde" anlaştırılırlarsa, vitrinlere oynaya oynaya, küresel yapının "ULUSLARI ya da ULUS DEVLETLERİ ufalamaya da küçük parçalara ayırma" stratejik planını uygulamayı birlikte sürdüreceklerdir!
▪️Küresel yapının nihai hedefi belli: "Kudüs Merkezli ve gevşek konfederasyonlara (10 bin civarında kent devletçiği) dayalı Tek Dünya Devleti! Dolayısıyla bu süreç başarılı bir biçimde sürdürülebilirse, Çin ile ABD de yüzlerce kent devletçikleri halinde parçalanacaklardır!
🔸İslâm dünyasındaki ayrışmanın kabileler düzeyine kadar düşürülmesi ile ilgili çalışmalar hızlı bir biçimde sürdürülüyor! Küreselcilerin bu noktada başarılı olabilmelerinin en birinci koşullarından birisi de Türk-Kürt ayrışmasını tüm boyutlarıyla birlikte gerçekleştirmektir!
▫️Açıkçası kanı, ırkı, kültürü, tarihi, değerleri, acıları, sevinçleri, hayalleri, hevesleri ve diğer ilgi uyandıran her şeyleri aynı kökten beslenen ve de aynı olan bu insanları "TÜRK-KÜRT" şeklinde ayrıştırma, düşman etme ve birbirine kırdırma yönündeki küreselci oyunu bozacak bir "MİLLİ" güç ve irade bir an önce meseleye el koyamazsa, ne yazık ki geç kalınmış olacaktır!
🔷Sonuç olarak; neredeyse tüm dünyada kılcallara kadar yerleşmiş ve perde gerisi talimatlarla pek çok devleti yönettiği iddia edilen küresel yapı karşısında el pençe divan durup boyun sunan "EDİLGEN LİDERLER" yönetimlerin başında olduğu sürece, uluslararası politikaya "stratejik akıl" yerine "güdümlü akıl" yön vermeyi sürdürecektir! Bu sayede de ulus devletlerin içten ve dıştan birbirlerine düşürülerek paramparça edilmelerinin önüne geçilemeyecektir!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitler ile dolaylı analizlerimi de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Bir ülkede "canlı ve güçlü EKONOMİ" için DÖVİZ nasıl biriktirilebilir?
🔷Asıl mesele!
🔹Ekonomi yönetimi, tüm yönetim çeşitleri içerisinde en kolay olanıdır; yeter ki BAĞIMSIZ ve OLMASI GEREKEN politikalar uygulanabilsin..!
🔹Hangi ülkenin EKONOMİ yönetiminin kumanda masasına geçmem sağlanırsa sağlansın, TAM YETKİLİ OLDUĞUM SÜRECE, model bir yönetim sergileyebilirim!
🔹Sıradan bir marketi başarılı bir biçimde yönetebilen market sahibi bile, kendi işletmesini işlettiği ruh ve kişilik haliyle herhangi bir ülkenin ekonomi yönetimini yönetecek olsa, asla herhangi bir başarısızlığa meydan vermez!
🔹Dünyada hâlihazırda var olduğu anlaşılan "akıllara durgunluk veren derin ilişkilerin dilini bilmeden ve sergilenen akıl oyunlarını savuşturma becerisine sahip olmadan başarılı bir ekonomi yönetimi sergilemek" mümkün değildir!
🔹Dünyadaki makro ve mikro ölçekteki ekonomilere yön veren mahfillere ulaşabilmek, onlara şirin gözükebilmek, onların takdirini kazanabilmek ve onları ikna edebilmekle MODEL bir ekonomi yönetimi sergilemek değil de, sadece sömürüye aracılık yapmak ve ciddi bedeller ödenmesi karşılığında sıcak para musluklarının açılması vesilesiyle piyasaların bir süreliğine rahatlatılması sağlanabilir!
🔹Pek çok ülkede kökleşmiş durumda olduğu yazılıp çizilen veya anlatılan "ŞAHSİ MENFAAT ELDE EDEBİLMEK İÇİN DÜNYA EKONOMİSİNE YÖN VEREN GÜÇLERE TAVİZLER VERMEK" tarzında ifade edilen "GÜÇ ZAAFİYETİ ve DİĞER ZAAFİYETLER veya ZAYIFLIKLAR" sorunu ise başka bir mesele...!
🔹Öte yandan ehliyet, liyakat, ülkeye (millete) sadakat, kalite, bilgi, bilinç, insaf, erdem, vicdan, kişilik, kimlik, ahlâk ve diğer değerler noktasında yerli ve milli olmak ise bambaşka bir diğer mesele...!
🔷Döviz fazlası elde etmek için "KÂĞIT" OYUNLARINA GİRİŞMEYE LÜZUM YOK!"
🔹Yapılması gerekenler:
1. İlgili ülkede üretim ve tasarrufa gereken özeni göstermek,
2. İlgili ülkenin rekabet gücünü artıracak politikalar uygulamak,
3. İlgili ülkede yeni pazarlara giriş ve mevcut pazarlarda pay artışı için teşvikler sunmak,
4. İlgili ülkenin ihraç ürünlerinin çeşitliliğini ve katma değerini artırmak,
5. Ar-Ge ve inovasyona yatırım yapmak,
6. Aleyhe sonuçlar doğurmayacak şekilde uluslararası ticaret anlaşmaları ve serbest ticaret bölgeleri vesilesiyle entegrasyonu artırmak,
7. İlgili ülkenin ürettiği ve yurt dışına satabileceği ürünlerin ve hizmetlerin çeşitliliğini ve rekabetçiliğini artırmak,
8. İhracatçı firmalara "tavizsiz denetim ortamında" finansal ve teknik destek sağlamak,
9. Yerli üretime öncelik veren ve ithalata bağımlılığa son veren politikalar uygulamak,
10. Stratejik ithal ürünlerinde gümrük vergileri ve kotalar gibi korumacı önlemler konusunda ASLA TAVİZ vermemek,
11. Yerli malı kullanımının desteklenmesi, teşvik edilmesi ve bu hususta herkesin (kişi, kurum vs) bilinçlendirilmesini milli mesele haline getirmek,
12. Bilim, teknoloji, enerji, yarı mamul ve hammadde gibi stratejik konularda dışa bağımlılığı ortadan kaldırmak,
13. İthal ikameci üretimi her alanda (sanayi, tarım vd) desteklemek ve teşvik etmek,
14. Turizm, finans, sigorta, telekomünikasyon gibi hizmet sektörlerinde ve saire yatırımları teşvik etmek,
15. Yabancı yatırımcıların hizmet sektörüne girişini belli kıstas ve denetimlere tabi olmak kaydıyla kolaylaştırmak,
16. Hizmet sektörüyle ilgili her çeşit ihracatı da diğerleri gibi destekleyecek ve teşvik edecek politikalar uygulamak,
17. Yüksek vasıflı (nitelikli) ve ahlâklı işgücü yetiştirmek ve de fazlasını dışarıya göndermek,
18. Yabancı yatırımcılar için "belli kıstas ve denetimlere tabi olmak kaydıyla" cazip bir yasal ve diğer koşulları oluşturmak,
19. Hiç gecikmeden gerekli tüm yatırım teşvikleri ve vergi indirimlerini sunmak,
20. Hukuki, sosyal, iktisadi, kültürel, dış ve iç politik istikrarı sağlamak,
21. Ülke ya da ülkeye dair herkesle (her şeyle) ilgili imaj, itibar ve kaliteyi geliştirmek,
22. Türkiye söz konusu olursa; göçmen işçilerin göndereceği dövizleri teşvik etmek ve bu konuda gerekli destekleri devreye girdirmek,
23. Türkiye söz konusu olursa; diaspora olarak kabul edilebilecek Osmanlı milletleri ile bağları "MİLLİ BOYUTLARDA" denecek düzeyde güçlendirmek,
24. Türkiye söz konusu olursa; Türk Dünyası (Pakistan, Libya, Arnavutluk, Afganistan vs gibi 20 kadar diğer ülkeler de dahil) ile tek ulusal ekonomi anlayışıyla işleyen bir ekonomi düzeni inşa etmek,
25. Türkiye söz konusu olursa; kritik, stratejik, öncelikli ve özel her çeşit projeler için yardım ve hibelerin artırılması için dünya ölçeğindeki tüm kanallarda girişimlerde bulunmak,
26. Türkiye söz konusu olursa; kritik, stratejik, öncelikli ve özel her çeşit projeler için borçlanma yoluyla yurt dışından kaynak girişi sağlamak,
27. Döviz kurunu "sadece ülke ve millet menfaati için" istikrarlı bir şekilde yönetmek,
28. Ülkeye yabancı sermayenin akışını teşvik edecek yapısal yeniden yapılanmalar gerçekleştirilerek, ülkeye yoğun bir biçimde girecek olan dövizleri toplamak,
29. Ülkeye kontrollü ve yönlendirilebilecek şekilde yabancı sermayenin akışını (girişini) sağlamak için rekabetçi bir döviz kuru seviyesi belirlemek,
30. Ülkenin (milletin) menfaati dışı döviz spekülasyon ve manipülasyonlarını engellemek,
31. Cari işlemler dengesini sürekli olarak pozitifte tutmaya yarayacak politikaları tavizsiz uygulamak,
32. İhtiyaçtan fazla biriktirilecek olan döviz rezervlerini etkin, verimli ve bilinçli bir şekilde yönetmek,
33. Ekonomik istikrarın korunması ve sürdürülebilir bir büyüme modelinin benimsenmesi yoluyla dışarıya döviz çıkışının önüne geçmek ve de dışarıdan artı döviz girişine zemin hazırlamak,
34. Makroekonomik hedeflere odaklanacak şekilde mikro ekonomi politikaları uygulamak,
35. Milli ekonomi temelli üretim, tüketim, dağıtım, ticaret ve paylaşım politikaları sonucunda sıfırlanacak olan ENFLASYONUN belli oranda var olabilmesi için sosyo-ekonomi politikalarını tüm Osmanlı milletlerine yaygınlaştırmak,
35. Faiz, döviz, borsa ve algı bağlamında devreye girdirilen "HAYALLERİ BESLEYEN PROPAGANDA VE OYUNLARA DAYALI EKONOMİ" politikalarına tüm kapıları kapatmak,
36. Mali disiplini, ekonomik istikrarı ve her türlü güveni korumak,
37. Her türlü israfı önlemek ve tasarrufu ödüllü hale getirmek,
38. Uluslararası finansal kuruluşlarla ve çok uluslu firmalarla ilişkileri "milli menfaat temelinde" geliştirmek,
39. Milli menfaat temelinde bölgesel ve küresel ticaret anlaşmalarına katılmak,
40. Milli menfaat temelinde kalkınma yardımları ve hibeler için uluslararası kuruluşlarla iş birliği yapmak!
🔷Sonuç:
Küresel ekonominin karmaşık ve emperyalist güçlerin etkisiyle şekillendiği günümüzde, milli menfaatleri gözeten bir ekonomi politikası oluşturmak her zamankinden daha önemli hale gelmiştir!
Bu politika, ulusal kalkınmayı, ekonomik bağımsızlığı ve sosyal refahı hedeflemeli ve küresel oyunlardan ve emperyalist sömürüden arındırılmış bir çerçevede inşa edilmelidir!
Bu bağlamda ekonomik kararlar ulusal çıkarlar doğrultusunda ve ulusal egemenlik çerçevesinde alınmalıdır!
Her bir ülke için yabancı sermayenin ve borçlanmanın kontrol altına alınması ve ulusal ekonominin dışa bağımlılığının azaltılması önemlidir!
Ayrıca ekonomik kalkınmanın tüm topluma fayda sağlaması ve gelir eşitsizliğinin azaltılması için gerekli adımların atılması hususunda tavizsiz adımlar atılmalıdır!
Öte yandan yerli üretimi teşvik etmek ve ithalata bağımlılığı azaltmak için çeşitli teşvikler ve düzenlemeler yapılmalı!
Özellikle ve öncelikle milli güvenlik ve kalkınma açısından kritik öneme sahip sektörlerin yabancı sermayenin kontrolüne girmesinin önlenmesi için gerekli önlemler alınmalı!
Diğer yandan teknolojik bağımsızlığın ve kalkınmanın temeli olan Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerine devlet desteği sağlanmalı!
Bu arada ekonomik kalkınmanın temel unsuru olan kalifiye işgücü yetiştirmek için eğitim sistemine yatırım yapılmalı!
Ek olarak ekonomik kalkınmanın tüm topluma fayda sağlaması için gelir eşitsizliğini azaltmaya ve yoksulluğu bertaraf etmeye yönelik politikalar uygulanmalı!
Netice olarak; küresel ve emperyalist oyunlardan arındırılmış, milli menfaati esas alan bir ekonomi politikası, "ulusal kalkınmayı, ekonomik bağımsızlığı ve sosyal refahı gerçekleştirmek" için hayati önem taşımaktadır! Pek tabii olarak bu politikanın başarıyla uygulanması, güçlü bir siyasi irade, etkin bir kamu yönetimi ve toplumun tüm kesimlerinin desteğine bağlıdır!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitler ile dolaylı analizlerimi de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Türkiye'de "TEDAVİSİ DEVLET TARAFINDAN 'YETERİNCE' KARŞILANMAYAN VE TEDAVİSİ ÇOK PAHALI OLDUĞU İÇİN HALKTAN PARA TOPLAYARAK ÇÖZÜM BULMAYA ÇALIŞAN ÇOK SAYIDA HASTALAR" için YASA çıkartılarak "TEDAVİLERİNİN TÜMDEN DEVLET TARAFINDAN KARŞILANMASINI" arz ve talep ediyorum!
▪️Söz konusu hastalıklardan bazıları:
1. Spinal Musküler Atrofi (SMA)!
2. Pompe Hastalığı (kaslarla ilgili)!
3. Gaucher Hastalığı (genetik hastalığı)!
4. Fabry Hastalığı (genetik hastalığı)!
5. Mucopolysakkaridoz (MPS) (genetik hastalığı)!
6. Hunter Sendromu (genetik hastalığı)!
7. Hurler Sendromu (genetik hastalığı)!
8. Sanfilippo Sendromu (genetik hastalığı)!
9. Niemann-Pick Hastalığı (genetik hastalığı)!
10. Batten Hastalığı (genetik hastalığı)!
11. Çeşitli Kanser Hastalıkları!
12. Ve diğerleri!
@RTErdogan@tcbestepe@dbdevletbahceli@Mustafa_Destici@drfahrettinkoca@NumanKurtulmus@ErbakanFatih
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitlerimi ya da taleplerimi sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Rusya paramparça edilecek ama hâlâ uyuyor!!!
🔹Rusya coğrafyası ile uzantısındaki kutup bölgesindeki yeraltı zenginlikleri ve coğrafi alan, "emperyalist" Batılılar ile Çin ve Hindistan'ın iştahını kabartıyor!
🔹Rusya; kendisi için en büyük tehdidin sadece "ABD liderliğindeki Batılılar" tarafından yöneltildiği yanılgısı sebebiyle adım adım içine çekilmeye çalışılan "ÖLÜM" kuyusuna doğru sürükleniyor!
🔹Ukrayna sahasında özellikle "insan gücü" tüketilecek olan Rusya, kendisini "PAYLAŞIM" savaşına konu etmek isteyen Batı (ABD-AB), Çin ve Hindistan karşısında "NÜKLEER" silahlarının işe yaramadığını görünce sessiz sedasız boyun sunmak zorunda kalacaktır!
🔹Batı (ABD); kimseleri ortak etmeden yutmak istiyorsa da Rusya'yı, küresel "BAŞAT" aktör olmaya kararlı görünen Çin ile "ÖRTÜLÜ" bir şekilde küresel "BAŞAT" aktör olmaya çalışan Hindistan'ı süreçten uzak tutmayı başaramayacaktır!
🔹Türk dünyası (Türkiye); hem genel olarak Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), hem de özel olarak Rusya'nın paylaşımı projesi bağlamında parçalanması olmazsa olmaz derecede hedefe koyulmuş gibi görünüyor! Böylesine bir TEHDİT ve TEHLİKE kapıya dayanmak üzereyken bile, Rusya'nın paylaşım savaşında Batı (ABD-NATO) tarafından piyon (ASKER) olarak kullanılmaya çalışılması karşısında "YATIŞTIRICI ve KUCAKLAYICI" bir üslupla hareket edip, perde gerisinden "ABARTILI ve TAHMİNLERİN ÖTESİNDE" bir güç biriktirme uğraşı verilmesi takdire şâyan ama bence yetmez (gerekirse üç beş kat daha hızlı hareket etmek gerekir)!
🔹Rusya ve Türkiye (Türk Dünyası), öteden beri önlerine koyulan Batılı propaganda araç, yol ve yöntemlerden sıyrılarak "ÖZGÜN ve ÖZEL" değerlendirmelerini yapabilirlerse, artık ayan beyan ortada görülmekte olan "YIKICI" emperyalist projeleri savuşturma noktasında "BELKİ" başarılı olabilirler!
🔹Küresel derin yapıların güdümünde neredeyse bütün ülkelerin kılcallarına yerleştirilmiş bulunan örgütlü yapılar ile devşirmelerin doğrudan destekleriyle Batı (ABD-NATO) kaynaklı projelere hizmet eden kişiler, yapılar ve kuruluşlar var olduğu sürece, genel manada BOP gibi ya da özel manada Rusya'nın parçalanması gibi projeleri başarısızlığa uğratmak mümkün değil gibi gözüküyor! Bu duruma en iyi örnek, öteden beri bölgemizde sorunsuz bir biçimde uygulamaya koyulan emperyalist, sömürgeci ve KATLİAMCI Batılı projelerdir!
🔷Sonuç:
🔹Rusya'nın zayıflamış bir biçimde de olsa varlığını sürdürmesi, Türkiye (Türk Dünyası) için olmazsa olmaz derecede öneme haizdir!
🔹Rusya; önüne konan "yeme odaklanma" ve "cambaza bak" aşamalarına takıldığından, kendisinin tarih sahnesinden silinmesine yönelik sürdürülmekte olan hazırlıklara "ŞÜPHECİ" bir biçimde yaklaşıp, köklü "STRATEJİ DEĞİŞİKLİKLERİ" yapmıyor!
🔹Rusya; küresel yapıyla bağlantılı odakların karartmaları nedeniyle "ABD/Batı-Çin ve ABD/Batı-Hindistan ve de çok daha derinden ABD/Batı-Çin-Hindistan" tarafından sürdürülen "PAYLAŞIM PAZARLIKLARI" karşısında şüphe, tereddüt ve ümit bataklıklarında debelenmekle meşgul!
🔹Türk Dünyası (Türkiye); ne yazık ki tehlikeli bir tuzağa çekilerek, sözde Rusya'nın kuşatılması projesi nedeniyle ABD'nin (Batı'nın) yoğun ilgisine mazhar olduğu yanılgısına sürüklenerek, eş zamanlı oarak sürdürülen BOP bağlamında ciddi "ZORLAMALAR" ile karşılaşabilir! Bu konuyu açıkça ifade etmek istimiyorum; ama Irak, Suriye, Libya, Yemen ve Ukrayna'nın durumlarından ders alıp, özellikle iç kutuplaşmalardan uzak durarak gücümüze güç katmak için her birlikte kolları sıvamalıyız!
🔹Rusya'nın tüm bu kuşatma, tehdit ve tehlikelerden kurtulması o kadar çok basit ki...! Ama gördüğüm kadarıyla basit strateji değişiklikleri yapmaktan ve bazı iddialarını ertelemekten ve de bazı korkularının esaretinden kurtulmaktan acizler!
🔹Küresel yapının hangi sürprizleri ne zaman sahaya ya da sahneye süreceği belli değil! Bu durum nedeniyle ABD, Çin, Hindistan, AB'nin güçlü ülkeleri, diğer gelişmiş ülkeler de her an için "ŞOK ve ÖTELENMESİ İMKÂNSIZ" tehlikelerle yüzleşebilirler!
🔹Şu halde ABD, Çin, Rusya, Hindistan, İngiltere, fransa, Almanya, Japonya vs gibi tüm ülkeler hâlihazırda "PİYON" rolüne bürünmüş durumdalar! Herbiri ağzını açmış, küresel derin mahfillerden gelebilecek "ŞOK" talimatları bekleme konumundalar! Böylesine bir "ESARETE MAHKUM" olmamak için tüm insanlığın huzur, mutluluk, esenlik, onur, itibar ve rahatını garanti eden İslâm medeniyetine kulak vermek tek çıkış yoludur!
🔵AİLE nasıl korunabilir ve iki taraflı işlendiği anlaşılan ŞİDDET nasıl önlenebilir?
💠Ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte yapılan çeşitli araştırmalara göre AİLE kurumuna zarar veren ve karşı cinsler arasında karşılıklı ŞİDDET fiilini teşvik eden unsurlar şunlardır:
1. Sigara ve Alkol Kullanımı,
2. Yetersiz Uyku ve Yorgunluklar,
3. Sağlıksız ve Yetersiz Beslenme,
4. Hareketsizlik ve Hantallık,
5. Stres ve Endişeler,
6. Şüphe ve Tereddütler,
7. Olumsuz Düşünce Kalıpları,
8. Sosyal İzolasyon ve Dışlanma,
9. Çeşitli hastalıklar,
10. Aşırı Teknoloji Kullanımı,
11. Zararlı Dizi ve Diğer Yayınlar,
12. Tehlikeli ve Sinsi Algı çalışmaları,
13. Madde Bağımlılığı ve Denetimsizlikler,
14. Sadakatsizlik ve Sebepsiz uzlaşmazlıklar,
15. Cinsiyetçi Mevzuat ve Uygulamalar,
16. Yıkıcı ve Kutuplaştırıcı STK yapılanmaları,
17. İktisadi ve Bağlantılı sorunlar,
18. Haksızlıklar ve İdraksizlikler,
19. Keyfi ve Tutarsız yaşam kalıpları,
20. Bilgisiz ve Bilinçsiz bir yaşam,
21. Merhametsiz ve Menfaatçi yaklaşımlar,
22. Sabırsız ve Sebatsız davranışlar,
23. Kötü Arkadaş ve Yakınlar,
24. Yanlış ve Zararlı Düşünce akımları,
25. Yalancılık ve Riyakârlıklar,
26. Sorumsuzluk ve Saygısızlık,
27. Negatiflik ve Hoşgörüsüzlük,
28. Şımarıklık ve Aşırılıklar,
29. Ümitsizlik ve Cesaretsizlikler,
30. Empati ve Muhabbet eksikliği,
31. İletişim kazaları ve Dinlemeyi bilmemek,
32. Güvensizlik ve Vesvese,
33. Vefâsızlık ve Bencillik,
34. Katılık ve Tavizsizlik,
35. Geçmişe ve Geçirilmişlere abartılı takılmak,
36. Sevgisizlik ve Sevdasızlık,
37. Ölçüsüzlük ve Ayarsızlık,
38. Kısa Vadeli Düşünmek ve Anlık Kararlar vermek,
39. Gözden ve Gönülden uzak olmayı tercih etmek,
40. Hudutsuz ve Hadsizlikler,
41. Haksızlık ve Hakkaniyetsizlikler,
42. Sürdürülebilirliğin hesaba katılmaması,
43. Değerlerin Yozlaştırılması,
44. Kazanımların kaybettirilmesi,
45. Ortak akıl ile hareket edilememesi,
46. Şefkat ve Merhamet eksikliği,
47. İffetsizlik ve Edepsizlik,
48. Cimrilik ve Aç Gözlülük,
49. Hıyanet ve Sırrı İfşa etmek,
50. Asık Suratlı ve Saldırgan olmak,
51. Kötü niyetli ve Düşük Gayeli olmak,
53. İyilik, Güzellik ve Doğrulukta Yarışmayı becerememek,
54.Zorluklar ve Sıkıntılar karşısında pes etmek,
55. Kanaatsizlik ve Korkaklık.
💠Ulusal, bölgesel ve küresel ölçekte AİLE kurumuna zarar veren ve karşı cinsler arasında karşılıklı ŞİDDET fiilini teşvik eden unsurları kaldırmanın yolları şunlardır:
1. Milli, Manevi ve İnsani Değerler eğitimini uygulamalı olarak 7'den 77'ye herkese yaygınlaştırmak,
2. Değerleri aşındıran zararlı fikir ve düşünce akımlarına karşı 7'den 77'ye herkesi eğiterek ve öğreterek donatmak,
3. Yukarıda sayılan sorunlu durumların tümüne karşı köklü UYGULAMALI EĞİTİM VE ÖĞRETİM müfredatı 7'den 77'ye herkese uygulanmalı,
4. Yukarıda sayılan sorunlu durumların tümüne karşı tavizsiz müdahaleler ve cezalandırmalar yapmak,
5. Değerlere zarar veren her türlü ve her yerdeki faaliyetlere karşı köklü tedbirler almak ve herkesi bilgilendirerek bilinçlendirmek,
6. Değerlere zarar veren her türlü ve her yerdeki yayınlara karşı ağır müeyyideler getirmek,
7. Milli, Manevi ve İnsani değerler ile donatılmış "ehliyetli, liyakatli, değerlere sadakatli" kişilere emanetleri tevdi etmek,
8. Cinsiyetçi ve ikilik oluşturucu tüm kurallar ile uygulamaları ortadan kaldırmak,
9. Küreselleşmeci ve Batılı tüm TEK TİPLEŞTİRİCİ kurallar ile uygulamalar ortadan kaldırılmalı,
10. Küreselleşme ideolojisine hizmet ettiği ve tek merkeze bağlı olduğu yazılıp çizilen tüm örgütler ortadan kaldırılmalı!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitlerin tümünü de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Aile Birliğinin Önemi!
💠Çocukların sağlığını korumak ve sağlıklı bir yaşam sürmesi isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Eşlerin sağlığını korumak ve sağlıklı bir yaşam sürmeleri isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Ülkenin gücünü koruması ve güçlenerek tarih yazması isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Devletin içten çökertilmesinin önüne geçilmek isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Kişileri, aileleri, toplumları ve ülkeleri içerden çürüten içki, kumar, fuhuş ve diğer olumsuzlukların ortadan kaldırılması isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Bilgili, bilinçli, düzenli, dengeli ve idealist bir nesil yetiştirilmek isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Sorunlardan arınmış ve yüzleri gülen insanlardan müteşekkil bir toplum inşa edilmek isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
💠Devlet ile milletin her bakımdan barışık olması isteniyorsa AİLE BİRLİĞİ korunmalı!
🔷Aile birliği nasıl korunabilir?
1. Eğitimli, bilgili, bilinçli, ahlaklı, inançlı ve sağlıklı bir nesil yetiştirilmeli ve de evliliğe adım atabilecek koşulların tamamını yerine getirebilecek potansiyel eş adayları inşa edilmeli!
2. Aile kurumu ve Evlilik müessesesinin her türlü kazanımın temeli olduğu bilinci beşikten mezara kadar herkese aşılanmalı!
3. Günübirlik esinlenmelerden kaynaklanarak çıkartılan kanunlar yerine; on binlerce yıllık değerler, görenekler, kültürel birikim ve inançların toplamından süzülerek üretilecek kanunlara göre AİLE inşası hakkına zemin hazırlanmalı!
4. Aile ve evlilik ile ilgili alanları ÇATIŞMA ALANI gibi kullanma peşinde koşan "küresel eğilimli" CİNSİYETÇİ ve AYRIŞTIRICI ve de ÇATIŞTIRICI tüm müdahaleler tamamen ortadan kaldırılmalı!
5. "Evlilik Ehliyet Belgesi" tüm eş adaylarına zorunlu hale getirilmeli!
6. Evlilik için zorlu psikolojik, duygusal, zihinsel ve diğer pek çok zorlu TEST aşamalarının geçilmesi zorunlu hale getirilmeli!
7. Evlilik müessesesine adım atabilme ve aile kurumunu inşa edebilme OLGUNLUĞUNA ERİŞMİŞ, bu anlamda her türlü sorumluluğu alabilecek, her çeşit sabrı gösterebilecek eş adayları ortada olmadığı sürece, evliliğe asla müsaade edilmemeli!
8. Devlet ve Millet birlikte; AİLE, EVLİLİK ve MÜŞTEREK ÇOCUKLAR söz konusu olduğunda taraf olmalı ve keyfiliklere, ihanetlere, tezgâhlara, tuzaklara, bozgunculuklara, fitne fesatlara, yıkıcılıklara, bozgunculuklara asla müsaade etmemeli!
9. Evliliği bitirmenin, Aileyi dağıtmanın, Yuvayı bozmanın, müşterek çocukları içinden çıkılması imkânsız bunalıma sürüklemenin, toplumun temelini dinamitlemenin YASAL ve HUKUKEN ağır bedeli olduğu herkese iyice öğretilmeli!
10. Evlenecek ihtiyaç sahibi kişilerin asgari tüm ihtiyaçları ve "icabında" zorunlu istihdamları DEVLET tarafından garanti edilmeli!
11. Keyfi, haksız, yersiz, lüzumsuz ve anlamsız bir biçimde boşanan kişiler ile onları o karara sürükleyen herkesin ağır hukuki ve ceza-i bedel ödemelerine uygun yasal ve kurumsal koşullar oluşturulmalı!
12. Aile içi anlaşmazlıklar, huzursuzluklar ve daha ileri sorunların çözümünde, öncelikli olarak YAPICI ve YATIŞTIRICI ve de DESTEKLEYİCİ akraba "HAKEM" heyetleri devreye girdirilmeli; lüzumu halinde devletin destekleyici ve teşvik edici maddi/manevi desteklerinden istifade edilmeli!
13. Evliliğe rıza gösteren her bayan için peşin "TEBRİK ÖDEMESİ" ve evlilik devam ettiği sürece (erkek eş tarafı hata yaparak boşanmaya neden olmadığı sürece) sadece GÜVENCE olarak tutulan bir maddi taahhüt belgesi oluşturulmalı!
14. Evlilik yapanlar ile başkaca kanallardan elde edilecek kaynaklar vasıtasıyla AİLEYİ KORUMA FONU oluşturulmalı!
15. SÜRESİZ NAFAKA, 6284 ve eşlere ZİNA serbestisi getiren tüm düzenlemeler ya da boşluklar kesin bir biçimde ortadan kaldırılmalı!
16. Aile bireyleri arasında "SIFIR ŞİDDET ORTAMI" için tüm eğitici, bilgilendirici, bilinçlendirici, destekleyici, düzenleyici, denetleyici, kucaklayıcı, teşvik edici ve mükâfatlandırıcı koşullar oluşturulmalı!
17. Çocuklar ile eşlerin azami ölçüde huzurlu yaşamı yasal ve kurumsal güvence altına alınmalı!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitler ile dolaylı analizlerimi de sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Küresel "BATIL" yapı (SATANİZM) ile KÜRESEL "HAK" yapı (İSLÂM) hesaplaşması mı?!!!
💠Uzun yıllardan beri yapılan milyonlarca ifşaattan anlaşılan, "JEFFREY EPSTEIN OLAYI ve CHABAD (ŞABAD) SKANDALI" sadece buz dağının zirvesinde küçük bir TAŞ hükmünde..! Zira dünya ölçeğinde yaygın milyonlarca hücre tarzı yapıların belirgin derecelerine ulaşmış "ÜYE" kişilerin, her bakımdan suç ve günah olan bazı skandal ritüellere dahil edilerek "ŞEYTANA UŞAK ve ilgili İDEOLOJİYE HİZMETKÂR" yapıldıkları yönündeki yüz binlerce "İFŞAAT" sayılan değerlendirmeler buna işaret etmektedir!
💠Ne yazık ki, yine binlerce değerlendirmede vurgulandığına göre; dünya genelinde İslâmi yapılar içerisine sızdırılmış ajanlar marifetiyle yaptırılan skandalları gerekçe edilip, İslâm dinini yıpratarak kendine alan açmaya çalışan "KİRLİ" küresel yapı ve uzantılarının "GİZLİ AJANI" rolüne soyunmuş rolündeki "AJAN PROVOKATÖRLER" üzerinden dolaylı olarak İslâm dinine saldırmaları da "JEFFREY EPSTEIN OLAYI ve CHABAD (ŞABAD) SKANDALI" vesilesiyle "İFŞA" olmuş durumdadır denebilir!
💠Yine çok sayıda değerlendirmelerden anlaşıldığına göre; falan vakıf veya filan cemaat içine sızdırılmış "sözde MÜSLÜMAN ama özde SATANİST BESLEMELER" eliyle işletilen ahlaksızlıkları vesile ederek dolaylı bir biçimde İslâm dinine saldıranlar "JEFFREY EPSTEIN OLAYI ve CHABAD (ŞABAD) SKANDALI" karşısında niçin çıkıp bir kere olsun "ÖZÜR" dilemiyorlar, anlaşılır gibi değil! Kaldı ki, "İSLÂM-İ CEMAAT" sanılan pek çok yapının içerisine sızmış İslâm düşmanı yapılara ait ajanların rolüne ilişkin yüz binlerce değerlendirme ortada iken, dış mihrakların güdümünde dünyanın çeşitli bölgelerindeki bazı cemaatlerde görülen "MÜNFERİT SKANDALLAR" gerekçe edilerek İslâm dinine saldırılması asla iyi niyetle bağdaştırılamaz! Hakikaten de "ILIMLI İSLÂM" projesi ve tek din İslâm olmasına rağmen "DİNLER ARASI DİYALOG" projesine öncülük ederek İslâm dinini sulandırmaya çalışanlar gibi pek çok dış bağlantılı yapıların "İslâm-i Cemaat" olarak değerlendirilmesi bile İslâm dinine çamur atmaktan başka bir şey değilken, bu tarz yapılar içinde yaşanan bazı skandallar gerekçe edilerek İslâm'a ve Müslümanlara ya da İslâmi cemaatlere saldırılması kesinlikle iyi niyetli bir değerlendirme olarak kabul edilemez!
🔵Diğer yandan;
💠Küresel derin yapıyla ilgili İFŞA yazılarının trilyonda biri "somut olarak" ortalığa saçılmaya başlayınca (JEFFREY EPSTEIN OLAYI ve CHABAD (ŞABAD) SKANDALI); Küresel "TEK" Dünya Devleti teziyle dünya ölçeğinde "ÖRÜMCEK AĞI" kurulmuş olduğu yönündeki yığınla görüşler "NİHAYET" her kesim tarafında İNANDIRICI bulunmaya başlandı..! Bu durumda; çeşitli ülkelerde islâmi cemaatleri diline dolayanlar, acaba küresel derin yapıların pek çok ülkenin kılcallarına kadar yerleştiği belirtilen örgütlü yapıları gündemlerine alarak "İFŞA" edebilecekler mi?!
💠"JEFFREY EPSTEIN OLAYI" ile ilgili söz konusu "SUÇ ADASI" benzeri belki de daha binlercesinin dünyaya yayılmış olabileceğinden yaygın bir biçimde bahsedilmesi asla hafife alınmamalıdır! Bu bağlamda şu soruları herkes kendisine sormalı: Söz konusu "tuzağa düşmüş" olan herhangi bir ülkedeki yöneticilerden ilgili ülkeye hiçbir "HAYIR" gelir mi? Her türlü "ŞANTAJ ve TEHDİT" altında olduğu anlaşılan o tarz kurbanların kendi ülkelerine, kendi halklarına ve kendi değerlerine "İHANET" etmelerini engelleyebilecek herhangi bir tedbir alınabilir mi? Bu tarz operasyonlara tabi tutulmuş ülkelerde, içerden işgal edilmiş yapılara toptan operasyonlar yapılmadan ilgili ülkelerin güven ve esenliğe kavuşturulması mümkün olabilir mi?
💠JEFFREY EPSTEIN OLAYI tarzı "ŞANTAJ ve TEHDİT ile MENFAAT" ağını yöneten derin yapılar ve uzantılarının "AJANLARI ya da KURBANLARI" vasıtasıyla tertemiz kurumlara ve sistemlere nasıl tuzak kurarak o yapıları kirlettikleri ve de halkların nazarında değersizleştirdikleri hususundaki değerlendirmeler asla hafife alınmamalıdır! Meselâ İslâmi herhangi bir kuruma sızdırılan ajanlarına işletilen "AHLAKDIŞI ve YÜZ KIZARTICI" mel'anetlerini İslâm'a mal ederek çekilebilecek operasyonların tahmin edilemeyecek boyutlara taşınabilecekleri hususlarını da ihtimal dışı görmemek gerekir! Asıl öyle durumlardan sonra, kendilerinin skandallarını perdeleyebilmek için aleyhte karalama kampanyalarını ayyuka çıkarabilirler!!! !
💠İslâm dini "TERTEMİZ" bir din ve bu dinin birincil kaynakları olan Kur'an-ı Kerim ve Hadis-i Şerifler (Sünnet) ise "TAHRİF EDİLMEMİŞ" (doğrudan ve dolaylı) yegâne ilâhi kaynaklardır! Mâlesef bu hakikat karşısında "ALTERNATİF" arayışına girişen karşı taraf; hâlihazırda sadece İslâm'ın reddettiği "haksızlık, hukuksuzluk, ahlaksızlık, edepsizlik, adaletsizlik, kumpas, karalama, tuzak, tehdit ve şantaj" vasıtalarını kullanarak ne yazık ki "HAKİKAT GÜNEŞİNİ KARARTMAYA" ve "İNSANLIĞI KÖLELEŞTİRMEYE" çalışmakta ve bu vesileyle de dünya hakimiyetini ele geçirmeye çalışmaktadır!
💠Tüm insanlık artık daha uyanık olmalı ve güvendikleri kişilerin "ŞÜPHE UYANDIRICI" söz, tutum, davranış ve uygulamaları karşısında "SORGULAMA METODU" yolunu kullanmayı öğrenmelidir! Bu bağlamda Allah'ın (cc), "ŞEYTAN (aleyhillâne)" ile ilgili olarak insanlığa yaptığı uyarılar ile ilgili Kur'an-ı Kerim'deki ayetleri ((Bakara Suresi'nin 168, 208-209; Yusuf Suresi'nin 5; Yasin Suresi'nin 60-64; En'am Suresi'nin 142; İsra Suresi'nin 53; Fatır Suresi'nin 6; Zuhruf Suresi'nin 62'nci ayetleri)) her insan tekrar tekrar okuyarak "İLÂHİ İHTAR ve UYARILARI" rehber edinebildiği ölçüde istikamet tutabileceği bir kere daha anlaşılıyor diye düşünülebilir!
🔷Tüm diğer paylaşımlarımda olduğu gibi; tamamen bilimsel bilgi ve diğer değerlendirmelerden doğrudan faydalanarak aktardığım bu tespitlerimi sadece "kamu güvenliği, kamu düzeni, kamu yararı ve kamu sağlığı" bağlamında yapıyorum!
🔵Şantaj ve Tehdit ile Menfaat tuzaklarına karşı "mayalı ve korunaklı" olmayan, "ZAYIF ve ZAAFLI" kişilerin yöneteceği ülke veya kurumların ayakta durmasının İMKÂNSIZ olduğu hususu, dünya ölçeğinde bir kere daha somut verilere dayalı biçimde ortaya saçıldı: JEFFREY EPSTEIN OLAYI!
🔵Çocukların çığlığı ve sahipsizliği!
💠Çocuk için aile birliği ile anne baba uyumu en kıymetli hazinedir!
💠Anne babası boşanan çocuğun yıkılan dünyası ve yaşadığı travma asla hiçbir metotla düzeltilemez!
💠30 yıldır üzerinde çalıştığım bu "EMSALSİZ YIKIM" için ÂCİL çözüm şart!
🔵Müslümanların sorunu: CEHÂLET!
"Va'dedilmiş topraklar" tezi ve bu bölgede 22 ülkenin parçalara ayrılacağı yönünde PROJE varken, hâlâ daha "sağcı-solcu, alevi-şii-sünni, ırkçılık, cinsiyetçilik ve saire" gibi gerekçelerle ortalığa saçılan FİTNE-FESATA alet olmak nedir?!
CEHÂLET!